İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

31 filminden 4'ü İzlenir çıktı, 1 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Evli olan Hakkı Kıvanç, biri erkek, biri kız iki çocuk babasıdır. Bir süredir mide kanseri tedavisi gören Kıvanç 30 Ocak 2015 tarihinde 83 yaşında İstanbul'da öldü. Cenazesi Kasımpaşa Kulaksız Mezarlığında defnedilmiştir. 1955 yılında Kızımla Beraber Ağladık filminde figüran olarak başladığı oyunculuk hayatında birçok filmde rol aldı. Yeşilçam filmlerinin değişmez yardımcı oyunculardan biri olan Hakkı Kıvanç, mafya adamı, polis, kahveci gibi karakterleri canlandırdı. Filmlerin yanında 1980'li yıllardan başlayarak bazı televizyon dizilerinde de rol aldı.

Davaro ve Hıyarto aileleri arasındaki kan davası iki yüz yıldır sürmektedir. Yıllardır Almanya'da çalışan Memo, Cano ile evlenmek için başlık parasını toplayınca köye döner. Düğünün yapıldığı sırada Memo'nun babasını öldüren Sülo cezaevinden çıkar. Töreler gereği Memo'nun Sülo'yu öldürmesi gerekmektedir. Cano ile evlenmek isteyen Memo, Sülo'nun teklif ettiği oyunu kabul eder. Fakat işler plânladıkları gibi gitmeyecektir.

Mülayim devlet dairesinde odacıdır, gittiği hastanede raporlarının karışması ve çok yakında öleceği haberini almasıyla bütün hayatı değişir.

Manav Halil kendi halinde yaşayan bir adamdır. Bir akşam, arkadaşlarının ısrarıyla gittiği pavyonda şarkıcı olan Sabiha'yla tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Sabiha, arkadaşı Müjgan'ın birbirlerine uygun olmadıkları yönündeki uyarılarına rağmen Halil'i evine alır ve birlikte yaşamaya başlarlar. Ancak, Sabiha'nın Halil'in hayatıyla ilgili bilmediği gerçekler vardır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun adım adım adım çöküşe gittiği gerçeğini algılayamayan ve bu nedenle düşman işgaline rağmen İstanbul Hükümetini samimi bir çabayla savunmayı sürdüren bir din adamı (Çetin Tekindor) Kuvayi Milliye'nin ilk tohumlarının atıldığı Akşehir'e gelir. Görevi, sarayın otoritesini tanımayan bu yeni hareketi, din adamı kimliğini kullanarak daha doğuş sürecindeyken provoke etmektir. Ancak, kahramanımız zaman içinde gördükleri ve yaşadıklarıyla giderek bilinçlenecek, ulusal kurtuluş ordusunun en önde gelen mücahitlerinden birine dönüşecektir. Kendisine silahlı cihadı öğreten deli dolu çete reisi (Erol Taş), yaşadığı uzun dönüşüm sürecinin ardından ona şöyle der: "Ben buraların ağasıyım. Sen de artık ağa oldun. Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz. Ben varken sen de bundan böyle Küçük Ağa olarak anılacaksın."

Ragıp Elibol (Kemal Sunal) zengin ve cimri bir işadamıdır. Çocuklarının annesi Melek ile ayrılmış, Dürdane (Yasemin Yalçın) ile evlenmiştir. Oğlu Cengiz üniversitede okumakta, kızı Zeliha ise evde koca beklemektedir. Bir gün Ragıp’a arabalarıyla gezerken çarpar. Aslında yapmak istedikleri ve parasızlıktan yapamadıkları çok şeyleri olan dört genç bu olanağı onun sağlayabileceğini düşünerek Ragıp’ı kaçırırlar. Gizli bir örgüt olduklarını söyleyip fidye isterler. Karısı Dürdane polise haber verir, fidye karşılığı tehdit edildiğini anlatır. Bu fidye işine ailesi ve iş ortağı da dahil tanıdığı herkes sevinir. Hiç kimse de istenen fidyeye katılmaz. Ragıp kendisini kaçıranların sayesinde hiç seveni olmadığını öğrenmiştir. Gençler paradan ümidi kesince Ragıp’ı serbest bırakırlar.

Doğdugu günden beri her olaya gülen Yusuf Şaplak'ın hayat hikayesi, yaşadıkları... Filmde çok ince noktalarda verdiği toplumsal mesajlar izleyiciye filmin ana teması için yol gösterir niteliktedir.

Eşi, çocukları ve kaynanası ile yoksul bir yaşam sürdüren Osman (Kemal Sunal), geçimini hamallık yaparak temin etmektedir. Mahalle esnafına ve evsahibine borcu dağ gibi birikmiştir. Eşi Leman (Yasemin Yalçın) ve kaynanası (Nevzat Okçugil) tarafından da sürekli aşağılanması cabası!.. Birgün mahallenin biletçisi Şakir (Şemsi İnkaya) ona zorla bir piyango bileti satar. Osman bileti bir yere saklar ama nereye sakladığını unutur. Osman büyük ikramiyenin Şakir’in sattığı biletlerden birine çıktığını öğrenir ve kendisinin sanarak büyük bir sevince kapılır.

Başak (Fatma Girik) iki rakip gazino sahibinin paylaşamadığı ünlü bir şarkıcıdır. Başak artık öldürüleceğinden şüphelenir ve korkarak kılık değiştirip yurt dışına kaçmıştır. Gazinocular Başak'ı ararken karşılarına Veysel'e (Kemal Sunal) Japon arkadaşı tarafından hediye edilen şarkıcının bir kopyası çıkmıştır. Bu bir kadın görünümlü robottur.

Sakarlığı ve beceriksizliği yüzünden bir baltaya sap olamayan Rıfkı, kendini Tarzan sanmaktadır ve zamanının büyük çoğunluğu ormanda geçmektedir. Fakir ve saf bir delikanlı olan Tarzan Rıfkı tesadüfler sonucu kendisini mafyanın içinde bulur. Ve bu kanunsuz adamlar Rıfkı'yı kendi kirli işlerinde kullanmak isterler. Ama sakarlığı yüzünden mafyanın bütün işlerini alt üst eden Rıfkı, sonunda mafya babasını da çileden çıkarır. Çareyi Rıfkı'yı ortadan kaldırmakta arayan mafya, akla gelmeyecek her türlü yola başvurarak harekete geçer.

Film, çevresinin telkinleriyle hareket eden bir adamın öyküsünü konu alır. Zülfü ile Zülfiye evlenirler. Ancak Zülfü’nün malvarlığını ele geçirmeye çalışan amcası Abbas, ikiliyi ayırmaya çalışır. Abbas, Zülfiye hakkında dedikodu çıkarır. Zülfü’yü, karısını öldürmesi için kışkırtır. Sonunda Zülfiye, ailesiyle birlikte gizlice İstanbul’a göç eder. Zülfü, amcasının telkinleriyle Zülfiye’yi öldürmek için İstanbul’a gider. Ancak Zülfiye’nin babasına ait arazide maden çıkınca bütün plânlar değişecektir.

İş adamı Şinasi Bey, hukuk tahsili yapmış olan oğlu Selim'in bir bar kızına gönlünü kaptırmasından ve her şeyden elini eteğini çekmesinden ötürü dertlidir. Güzelliği ile cemiyet hayatında nam salmış olan hayat kadını Semra'ya, yüklü miktarda ödeme yaparak oğlunun kalbini çalması ve gönlünü kaptırdığı kızdan ayırması konusunda yardım ister. Uludağ'da inzivaya çekilmiş olan Selim ile görevini yerine getirmek üzere aynı otele giden afet-i devran Semra'nın hikayesi de yine orada başlar. Ancak isim konusunda bir yanlış anlaşılma neticesinde işler karışır.

Saf köylü Osman, yanında ırgat olarak çalıştığı Hasan Ağa'nın kızı Emine'ye deliler gibi aşıktır... Bunu ağaya açıklayınca ağa öfkeden deliye döner. Ancak Osman ailesiyle birlikte kapısına dayanınca da yüklü miktarda başlık parası ister. Aşkından divane olan Osman yüzünden başlık parası arttıkça artar ve 600 bin liraya yükselir. Parayı biriktirmek için gurbete çalışmaya giden Osman tamamladığı başlık parasıyla köye dönerken soyulur. Dönüşte Emine'yi alamadığı gibi, toprakları elinden alınan babasının da ölümüne tanık olur. Tekrar şehire dönen Osman hem başlık parası biriktirmek, hem toprakları geri almak için çare aramaya başlar. İkinci İstanbul macerasında karşısına çıkan askerlik arkadaşı Şevket, ona kısa yoldan zengin olmasına yarayacak tokatçılığı öğretmeye başlar. Şevket'ten insanları ve hayatı tanımaya öğrenen Osman, ona saflığı ve iyiliği öğretecektir.

Genç bir kadınla ona âşık iki gencin öyküsünü konu edinir. Hülya bir fabrikada işçidir. Sözlüsü Faruk ise şofördür. Yakın bir zamanda evlenmeyi plânlarlar. Bu sırada Faruk iş adamı Fikret’ten çok para kazanabileceği bir iş teklifi alır. Teklifi kabul ederek Avrupa’ya gider. Faruk ile iletişimi kesilen Hülya tesadüfen karşılaştığı Fikret’in sevgilisi olur. Faruk'un Türkiye’ye dönmesi ile Hülya iki erkek arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

Film, düşmanları tarafından sevgilisinden ayrılmaya zorlanan bir adamın öyküsünü konu edinir. Ferdi ve Zeynep’in yolları bir rastlantı sonucu kesişir. İki genç kısa zamanda duygusal olarak yakınlaşır. Ancak Ferdi bir çiftlikte çalışan ve ağaya yüklü miktarda borçlanan dedesine yardım etmek için habersizce ortadan kaybolur. Bu çiftlik Zeynep’in babası Naci Bey’e aittir. Zeynep’in çiftliğe gelmesiyle birlikte Ferdi için zorlu günler başlar. Zeynep babasının serveti ve aldığı eğitim nedeniyle Ferdi’yi hor görür. Bu sırada babası Zeynep’i Erol’la evlendirerek onun servetinden yararlanmayı plânlamaktadır. Zeynep ise çareyi Ferdi’yle kaçmakta bulur. Bu olay üçlü arasında yıllarca devam edecek bir kinin ortaya çıkmasına neden olacaktır

Yedi Bela Hüsnü, sevdiği kızın kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışan genç bir adamın hikayesini konu ediyor. Genç bir adam olan Hüsnü, kalbini mahallenin güzel kızı Hüsniye’ye kaptırır. Ama ne yazık ki hisleri karşılıklı değildir. Genç kızın kalbini kazanmaya çalışan Hüsnü, arkadaşı Cemal’den kendisine yardım etmesini ister. Hüsnü, Cemal’in verdiği taktikleri harfiyen yerine getirse de sonuçta değişen bir şey olmaz. Bu sırada Hüsniye’nin yaşadığı mahallenin tapuları, türlü oyunlarla Malik adındaki bir adama geçmiştir. Malik, mahallede yaşayanlardan kısa sürede evlerini boşaltmalarını isteyince insanlar ne yapacaklarını şaşırır. Herkes yaşananlara karşı çıkabilecek bir babayiğidin çıkmasını beklemektedir. Hüsnü de arkadaşlarının gazıyla hem mahalleliyi yaşadığı sorundan kurtarmak hem de Hüsniye’nin bu sayede kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışır. Ancak bu durum onun peşine kiralık katilin düşmesine neden olacaktır.

Davaro ve Hıyarto aileleri arasındaki kan davası iki yüz yıldır sürmektedir. Yıllardır Almanya'da çalışan Memo, Cano ile evlenmek için başlık parasını toplayınca köye döner. Düğünün yapıldığı sırada Memo'nun babasını öldüren Sülo cezaevinden çıkar. Töreler gereği Memo'nun Sülo'yu öldürmesi gerekmektedir. Cano ile evlenmek isteyen Memo, Sülo'nun teklif ettiği oyunu kabul eder. Fakat işler plânladıkları gibi gitmeyecektir.

Rıfkı (Kemal Sunal), ölen babasının mallarını satmak için Almanya'dan köyüne geri döner. Köyde birden adı ermişe çıkar. Rıfkı, yağmur duasına çıkan köylüler için yarım saat içinde yağmur yağdırır. Üfürükçülük yapar. Evde kalmış yaşlı kadınların kısmetini açar. Kötürümleri üfleyerek ayağa kaldırır. Bu arada bazı çıkarcılar, köyün Belediye Başkanı seçimlerine Rıfkı'nın girmesini isterler. Bir başka Belediye Reisi adayı Rıfkı'ya seçimlere girmemesi için rüşvet verir. Rıfkı seçimleri kazanır, ancak sonunda üçkağıtçı olduğu ortaya çıkar.

Birbirlerine çok benzeyen bir mafya babasıyla bir figüranın iç içe geçen hikâyesi anlatılır. Filmlerde figüranlık yapan Osman, Lale ile evlenmek ister. Kızın ağabeyi Hamza, başlık parası olmadan bu evliliğe izin vermez. Bir gün Osman mahalleden birkaç arkadaşıyla birlikte gazinoya eğlenmeye gider. Gazino patronu, Osman'ı kendisine çok benzeyen mafya babası Seyfi ile karıştırır. O günlük haracını Osman'a verir. Aynı olay Osman'ın gittiği diğer gazinolarda da tekrarlanır. Bu durumu öğrenen diğer mafya liderleri Seyfi'yi kendi bölgelerinden haraç almakla suçlar. Bunun üzerine Seyfi kendi adına para toplayan Osman'ın peşine düşecektir.

Film, karısına kalan miras yüzünden hayatı kararan bir adamın yaşadıklarını konu alır. Ferdi bir fabrikada bekçilik yapmaktadır. Günün birinde mahalleye yaşlı bir adam taşınır. Hüsnü adındaki bu adam torunu Zeynep’le yaşamaktadır. Ferdi’nin çalıştığı fabrikanın sahibi Sabri Bey bütün servetini Zeynep’in dedesi Hüsnü’ye borçludur. Hüsnü’nün İstanbul’a geldiğini haber alan Sabri Bey, Zeynep’i sekreter olarak işe alır. Öte yandan vasiyetnamesini hazırlayan Sabri Bey, servetinin yarısını Zeynep’e bırakır. Bir süre sonra Ferdi ile Zeynep evlenir. Ancak fabrika avukatlarından Hasan vasiyetnameden haberdardır. Sabri Bey’in hovarda oğlu Erol’la birlik olan Hasan fabrika hissesinin Ferdi’ye geçmemesi için çare arar. Bunun için Ferdi’nin öldürülmesi gerektiğine karar verirler.

Mülayim devlet dairesinde odacıdır, gittiği hastanede raporlarının karışması ve çok yakında öleceği haberini almasıyla bütün hayatı değişir.

Afiş asarak geçimini sağlayan Apdi, şarkıcı Nevin Şenses'e âşıktır. Mafya babası Barut Osman da aynı kadını sevmektedir. Kadını elde etmek için her şeyi yapan Osman, Nevin'i artık bezdirir. Bu yüzden Nevin'in menajeri Osman'dan kurtulmak için bir plân yapar. Ünlü kabadayı Urfalı Apdi'yi gazinoya çağırtır. Urfalı Apdi yolda kaza geçirir ve o akşam buluşmaya gelemez. Bu sırada gazinoya gelen Abdi'yi herkes Urfalı Abdi zanneder. Abdi'nin ardından Barut Osman da gazinoya gelir fakat kapıda komiserle karşılaşır. Komiser, Osman'ı en ufak vukuatında hapse atacağını söyleyerek tehdit eder. Bu yüzden Abdi'ye dokunamayan Osman, onun her dediğini yapmak zorunda kalır.

Tek yumurta ikizi kardeşler birbirlerini görmeden yıllarca ayrı dünyalarda yaşamlarını sürdürürler. İkisi de birbirlerinden farklı şartlarda yetişmiştir. Biri etrafında terör estiren bir gangster, diğeri ise mütevazı bir banka memuru olup çıkar.

Fatih Sultan Mehmet Mora kentinin başsız kaldığını öğrenir. Mora’da karışıklık başgöstermiştir. Rum Kani Paşa bu karışıklığın nedeni olarak sadrazamı suçlar. Kara Murat ise Rum Kani Paşa’nın sadrazamın yerinde gözü olduğu için iftira attığını, bunun doğru olmadığını ileri sürer. Fatih Sultan Mehmet bu sözler üzerine Kara Murat için ölüm fermanı çıkarır.

Para sıkıntılarından dolayı evlerini satmak zorunda kalan iki arkadaş evlerinin bahçesinde petrol bulunca evi satmaktan vazgeçer ve mahallelerinde yaşayan karaborsacı ve tefeci bir adama karşı mücadeleye başlarlar.

Filmde, Kara Murat’ın kaçırılan kaptan-ı derya’yı kurtarmaya çalışması anlatılır. Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fetheder. Daha sonra Ege denizindeki birçok adayı vergiye bağlar. Kaptan-ı Derya Yunus Paşa adalardan vergileri toplar. Adalardan İstanbul’a döndüğü bir gün Kara Korsan ve tayfası gemiye baskın yapar. Yunus Paşa’yı yakalayarak gemiyi yağmalarlar. Durumdan haberdar olan Padişah, yaveri Kara Murat’ı görevlendirir. Yunus Paşa’yı kurtararak Kara Korsan’ı cezalandırmasını buyurur. Kara Murat, zindandaki korsanları kullanarak Kara Korsan’ın peşine düşecektir.

Sakarlığıyla çevresindekileri bıktıran Şakir'e İstanbul'da ölen amcasından büyük bir miras kalır. Fakat mirası paylaşmak istemeyen bir akrabası onu ortadan kaldırmak için planlar yapmaya başlar.Fakat Şakir yine sakarlıklarıyla olaylardan kurtulmayı başarır. Bu olaylar sırasında yolda ve İstanbulda karşılaştığı Gardolap Fuat ile kovalamacaları sürmektedir. Filmin sonunda akrabası malları alamayacağını anlar ve delirir. Şakir ise yine sakarlık yaparak dükkânını havaya uçurur ve köyüne geri döner.

Filmde, Ahmet ve Kemal isimli iki eski arkadaşın bir cinayeti çözmek için birlikte verdikleri mücadele anlatılır. “Baba” lakaplı Ahmet, muhasebe memuru olarak geçimini sağlamaktadır. Aynı fabrikada işçi olarak çalışan oğlu Ali ise bir sendika üyesidir. Fabrika müdürü, oğlunu sendikadan ayrılmaya ikna etmesi için Ahmet’e baskı yapmaktadır. Bu sırada fabrikada başlayan grev sırasında Ali öldürülür. Ahmet, oğlunun katilini bulmak için askerlik arkadaşı olan iş adamı Kemal’den yardım ister. Bu süreçte hem Kemal hem de Ahmet kendi hayatlarını sorgulamaya başlayacaktır..

Mutlu bir aile yaşantısı olan sevimli Gülşah bir gün eve geldiğinde beklenmedik bir tabloyla karşılaşır. Evde anne babasını bulamayan küçük kız, babasının haksız yere hapse girdiğini; annesinin ile hastaneye kaldırıldığını öğrenir. Bu büyük trajedi karşısında şaşkına dönen kız yine de metanetini korur ve küçük kardeşine sarılarak her şeyin üstesinden gelmeye ant içer. Küçük kız artık bir yandan küçük kardeşine bakacak, diğer yandan da hapisteki babasına ve hastanedeki annesinin geçimini sağlayacak parayı kazanacaktır. Hayatta tek başına kalan Gülşah, çeşitli işlerde çalışıp ailesini geçindirirken küçük yaşta fazlasıyla olgunlaşmayla tanışacaktır.

Mafya babasının oğlu olan Kemal babasından habersiz tren garlarında pişmaniye satmaktadır. Saf ve gözü fazla açık olmayan Kemal aynı zamanda önüne gelen herkese kafa tutmaktadır. Babasının bir iş görüşmesi sırasında Muhtar isimli adamı tarafından öldürülmesi üzerine Babanın mirası bölünür. Babanın sağ kolu olan Avukat babanın oğlu Kemala ulaşarak durumu anlatır. Avukat sayesinde babasının mirasını geri almak için İstanbulun en namlı kabadayılarının mekanını tek tek ziyaret eder ve babanın oğlu Kemal niye nam salmaya başlar. Muhtar'ın babasının öldürdüğünden habersiz yanında gezdirir. Muhtar her seferinde onu tuzağa düşürmek için planlar kurmaya başlar ama babanın oğlu kemal saflığı şapşallığı yüzünden her zaman planlarından kurtulmayı başarır ve olaylar gelişir.

Filmde, çocuğu kaçırılan bir babanın çocuğunu kurtarmaya çalışması konu edilir. Yumurcak’ın annesi doğum esnasında hayatını kaybeder. Babası Serdar, acısını unutmak için kendini işine verir. Yumurcak’ın her şeyiyle mürebbiyesi Zeynep ilgilenir. Serdar, gençliğinde hızlı bir delikanlıdır. Cezaevine düştüğü günlerde kabadayı Cafer’le tanışmıştır. Cafer’in o yıllarda çok iyiliğini görür. Yıllar sonra eski arkadaşından bir telefon alır. Başı derttedir. Serdar eski günlerin hatırına yardıma koşar. Ancak Cafer kirli işlere bulaşmıştır. Babasının düşmanları Yumurcak’ı kaçırma plânları yapmaktadır. Bu iş için seçtikleri adamsa Cafer’dir.

Genç bir adam olan Orhan, kardeşini öldürenlerden intikam alınca hapishaneye düşer. Dört duvar arasındayken beste yapan Orhan, bunları çocukluk aşkı olan Füsun'a gönderir. Füsun besterin kimden geldiğini bir türlü öğrenemez. Aradan geçen yılların ardından özgürlüğüne kavuşan Orhan, bir iş için İstanbul'a gider. Burada hapishaneden tanıdığı bir adam ile karşılaşan Orhan, Füsun'un da dahil olduğu tehlikeli bir durumla karşı karşıya kalır.

The film deals with the migration from the village to the city with a realistic narrative. The immigration phenomenon described in workers' hands in a factory refers to both the modernization process in the period and the unionization. Hacer emigrates to Istanbul with his father, two children and his wife. Her husband left her and she was a helpless. Hacer was influenced by the union of the working factory, who owns the crippled friends. Hacer thought very much about to traditions versus modernization. It is the last of the film of director Ömer Lütfi Akad's Bridal-Wedding-Recoup trilogy. And it is still the inaccessible film of Turkish cinema history with its movie theme, cast, and acting success.

Bebekken kaybolan ve vahşi ormanda ayılar tarafından büyütülüp, onlar gibi davranan Hanzo, bir gün kazı için köye gelen bir grup tarafından yakalanır.

Film, bir plak şirketinde tezgâhtarlık yapan Reyhan’la şoför Mehmet’in aşk hikâyesini anlatır. Mehmet otomobil alabilmek için Almanya’ya gidecektir. Nişanlısı Reyhan ise gitmesini istememektedir. Gazinocular Kralı Ekrem bir vesileyle Reyhan’ı dinler. Onu ses yıldızı yapmaya karar verir. Önce teklifi reddeden Reyhan, otomobil alıp Mehmet’in Almanya’ya gitmesini engelleyebileceğini düşünerek Ekrem'in teklifini kabul eder. Reyhan’ın şöhreti tercih ettiğini düşünen Mehmet ise onu terk eder. Mehmet Almanya’ya gitmek üzereyken Ekrem’in kurduğu tuzakla hapse düşer. Hapiste öğrendiği kumar hileleri ona zenginliğin yolunu açar. Mehmet, Ekrem’den ve Reyhan’dan intikam almaya kararlıdır. Ancak Mehmet'in bilmediği bir gerçek vardır.

Manav Halil kendi halinde yaşayan bir adamdır. Bir akşam, arkadaşlarının ısrarıyla gittiği pavyonda şarkıcı olan Sabiha'yla tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Sabiha, arkadaşı Müjgan'ın birbirlerine uygun olmadıkları yönündeki uyarılarına rağmen Halil'i evine alır ve birlikte yaşamaya başlarlar. Ancak, Sabiha'nın Halil'in hayatıyla ilgili bilmediği gerçekler vardır.