İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

6 filminden 1'i İzlenir çıktı
Harold Perrineau, 7 Ağustos 1963 tarihinde Brooklyn, New York'ta dünyaya gelmiştir. Sanata ve performansa olan ilgisi onu, Shenandoah Üniversitesi'ne bağlı Shenandoah Konservatuvarı'nda müzik ve drama eğitimi almaya yöneltti. Kariyerine dansçı olarak başlayan Perrineau, oyunculuk dünyasına geçiş yapmadan önce çeşitli tiyatro ve dans topluluklarında deneyim kazandı. Profesyonel oyunculuk kariyerine 1980'lerin sonunda, ünlü "Fame" dizisinin televizyon uyarlamasında iki sezon boyunca canlandırdığı dansçı Tyrone Jackson rolüyle başladı. Bu rol, onun hem oyunculuk hem de dans yeteneğini sergilemesini sağladı. 1990'lar boyunca Perrineau, kariyerini tiyatro, sinema ve televizyonda önemli rollerle inşa etti. 1996 yılında Baz Luhrmann'ın yönettiği modern kült klasik "Romeo + Juliet" filminde canlandırdığı Mercutio karakteriyle büyük beğeni topladı. Bu enerjik ve unutulmaz performans, onun uluslararası alanda tanınırlığını artırdı. Bir yıl sonra, HBO'nun çığır açan ve sert drama dizisi "Oz"un (1997-2003) kadrosuna katıldı. Dizide tekerlekli sandalyeye mahkum anlatıcı Augustus Hill karakterini canlandırdı. Bu rol, onun dramatik oyunculuktaki derinliğini gözler önüne serdi ve eleştirmenlerden tam not aldı. yüzyılın başında Perrineau, kariyerinin en büyük ticari başarılarından birine imza attı. Wachowski Kardeşler'in bilimkurgu klasiği "The Matrix Reloaded" (2003) ve "The Matrix Revolutions" (2003) filmlerinde, Nebuchadnezzar gemisinin pilotu Link karakterine hayat verdi. Bu rol, onu küresel bir izleyici kitlesiyle buluşturdu. Ancak Harold Perrineau'yu dünya çapında bir fenomene dönüştüren ve en çok tanındığı rollerden biri olan karakter, ABC'nin efsanevi dizisi "Lost" (2004-2010) ile geldi. Dizinin ilk sezonlarında, oğlu Walt ile ilişkisi hikayenin merkezinde yer alan inşaat işçisi Michael Dawson'ı canlandırdı. Michael'ın oğlunu kurtarmak için verdiği mücadele, yaptığı tartışmalı seçimler ve yaşadığı trajik olaylar, dizinin en dramatik ve en çok konuşulan hikaye örgülerinden birini oluşturdu. Bu karmaşık ve ahlaki olarak zorlayıcı rol, Perrineau'nun kariyerinde silinmez bir iz bıraktı. "Lost"un ardından Perrineau, çok yönlü bir aktör olarak çalışmaya devam etti. "28 Hafta Sonra" (28 Weeks Later) (2007) adlı korku filminde ve Oscar ödüllü "Zero Dark Thirty" (2012) gibi önemli yapımlarda rol aldı. Televizyonda ise "Sons of Anarchy", "Constantine" ve özellikle de başrollerden birini üstlendiği "Claws" (2017-2022) dizisiyle başarısını sürdürdü. Son olarak, büyük beğeni toplayan gizem-korku dizisi "From"da (2022-günümüz) canlandırdığı Şerif Boyd Stevens karakteriyle yeniden eleştirmenlerin ve izleyicilerin takdirini kazandı. Harold Perrineau, kariyeri boyunca farklı türlerde unutulmaz karakterlere hayat veren, sektörün en güvenilir ve yetenekli aktörlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

Oğlu yanlış bir suçlamayla satıcılığından 10 yıl hapis cezası alınca, düzenli ve sakin bir aile hayatı süren babasının yapacak tek bir şeyi alır: polisle iş birliği yaparak kılık değiştirecek ve uyuşturucu çetesinin en tepesindeki adama ulaşmaya çalışacaktır. Kendi hayatını da riske attığı için eşiyle kavga etse de oğlunu hapiste çürütmeye hiç niyeti yoktur... Filmin yönetmenliğini Ric Roman Waugh üstlenirken senaryo da Waugh ile birlikte Justin Haythe'nin imzası var. Aksiyon türündeki filmin oyuncu kadrosunda ise Dwayne Johnson, Susan Sarandon, Jon Bernthal gibi isimler yer alıyor...

Rage virüsünün Britanya adalarına yayılmasının yarattığı kaos kontrol altına alınmış ve insanlar yavaş yavaş boşaltmak zorunda kaldıkları evlerine geri dönmeye başlamışlardır. Amerikan ordusu da Londra'nın çeşitli yerlerinde düzenin sağlanması ve insanların güvenle evlerine yeniden yerleşebilmelerini sağlamak için yardım etmektedir.

Matrix'te tasvir edilen olaylardan altı ay sonra, Neo, özgür insanlar için iyi bir kehanet olduğunu kanıtladı, çünkü giderek daha fazla insan Matrix'ten kurtulup Direniş'in tek kalesi olan Zion'a getiriliyor. Neo'nun kendisi, süper hız, Matrix'in içindeki şeylerin kodlarını görme yeteneği ve belirli bir dereceye kadar ön biliş gibi süper güçlerini keşfetti. Ancak bu direnişe kötü bir haber var: 250.000 makineli nöbetçi Zion'u kazıyor ve onlara 72 saat içinde ulaşacak. Zion nihai savaşa hazırlanırken Kahin Neo, Morpheus ve Trinity'ye Kaynağa ulaşmalarına yardım edecek Anahtarcı'yı bulmalarını söyler. Bu arada Neo'yu Trinity'nin ölümünü tasvir eden tekrarlayan rüyalar endişelendiriyor ve sanki bu yeterli değilmiş gibi, Ajan Smith bir şekilde silinmekten kurtulmuş, eskisinden daha güçlü hale gelmiş ve Neo'yu bir sonraki hedefi olarak belirlemiştir.

Neo, başka bir cephede savaşı bitirmek için savaşırken aynı zamanda Ajan Smith'e karşı koyar. İnsan şehri Zion, makinelerin kitlesel istilasına karşı kendini savunur.

William Shakespeare'ın trajik aşk destanı Romeo ve Juliet'in, Avustralyalı dahi yönetmen Baz Luhrman tarafından sinemaya uyarlanan bu modern versiyonunda kılıçların yerini, kılıç isimleri taşıyan silahlar alıyor. Günümüz Florida'sında geçen filmde Romeo (Leonardo DiCaprio) ve Juliet (Claire Danes), kentin iki düşman ailesinin çocuklarıdır. Trajik bir rastlantı sonucu iki genç birbirlerine aşık olurlar ve ailelerin savaşının ortasında bir kaçış bulmaya çalışırlar.

Auggie'nin New York'taki tütüncü dükkanında tıpatıp aynı olan günler birbirini takip etmektedir ta ki Auggie, bize hayatın küçük detaylarının farkına varmayı öğretene kadar. Paul Benjamin, her gün sokakta gördüğü ama tam olarak kavrayamadığı hayat ile ilgili kendisine bir roman kazandıran bir sürü olaylar dizisi yaratır. Sonunda artık bir öykü oluşturma sırası Auggie'ye gelmiştir.