İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 4'ü İzlenir çıktı
Hasibe Eren (tam adı Hasibe Özlem Eren) 6 Haziran 1975 tarihinde Almanya'da doğan Türk komedyen ve oyuncu. İstanbul Üniversitesi'nde Piyasa Araştırmaları ve Reklamcılık bölümünü bitirdi. Daha sonra Edebiyat Fakültesi tiyatro eleştirmenliği ve dramaturji bölümünü bitirdi.1996'da Show TV'de yayınlanan Sıdıka dizisi ile ünlendi. 1996'dan bu yana, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları çocuk eğitim biriminde görev yapmaktadır. Anlat İstanbul filminde, Külkedisi bölümünde oynadı. Ayrıca, bu filmde Ece Hakim 'e ve Azra Akın'a, Babam ve Oğlum filminde ise, Ege Tanman 'a oyuncu koçluğu yaptı. 2006'da Avrupa Yakası adlı dizide Makbule rolünü üstlendi. 2007 ve 2008'de de aynı rolü oynadı. 24'ün aktüalite programı Bir Zamanlar Türkiye ile 2008'de televizyon sunuculuğuna adım attı. Programda, Türkiye’nin popüler kültür tarihi, siyah beyaz fotoğraflarımızda kalan ufak detaylar ve nostaljik alışkanlıklar anlatılmaktadır.

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.

Sıdıka Saka ve İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan Sinoplu Saka ailesinin maceralarını anlatır. Sıdıka okula gönderilmemiş olsa da kendisini eğitebilmiş, kitap okuyan, espritüel bir ev kızıdır. Aklı az olan bir abisi, baskıcı ve alkolik bir babası, Sıdıka'nın sorunlu olduğunu düşünen ve bir an önce onu evlendirmek niyetinde olan bir annesi vardır. Sıdıka'nın günleri evde kapalı kalarak geçmektedir ve dış dünya ile tek bağlantısı pencereden dışarıyı izlemektir.

Burası "Şaşıfelek Çıkmazı", dünyanın tam ortası. Burada kadınlar atmaca gibidir, burada erkekler son derece dengesiz ve tutkuludur. Burada yaşayan çocuklar, kafalarını dinlemek için büyüklerin erkenden uyumasını beklerler.

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

Belgesel ve kurmaca arasında gezinen Hiçbir Şey Normal Değil, dünyanın ilk “çevre dostu” otellerinden Naturland’ın absürt ve tartışmalı bir portresini sunuyor. 1990’ların en popüler tatil köylerinden biri olan, oyunbaz mimarisiyle ünlü Naturland, 2014’te kaderine terk edildi ve ardında karanlık sırlar bıraktı. Otelin trajik olaylar ve uçsuz bucaksız tuhaflıklarla dolu otuz yıllık tarihini merkezine alan bu atmosferik film, bir ütopyanın nasıl distopyaya dönüştüğünü mekân ile hafıza, tüketim ile yıkım, devlet ile siyaset ilintilerini de kurarak anlatıyor.

Hazine, annesini defnetmek için gittiği memleketinde planladığından daha uzun süre kalmak zorunda kalan Mesut'un, kardeşi Musa yüzünden katıldığı define arayışıyla birlikte başından geçenleri konu ediniyor.

Hayatı hep kuralına göre yaşamış Kudret’in düzeni yaşadığı sürpriz olaylarla tepetaklak olur. O da çok sevdiği arabasına atlayıp Antep’e doğru yola çıkar. Yolculuk boyunca hem arabasının hem de Kudret'in başına gelmeyen kalmaz. Kudret yüzlerce kilometrenin sonunda hem dostluğun önemini keşfedecek hem de kuralsız yaşamın keyfini öğrenecektir.

1930'lu yıllarda Zonguldak’a iş sebebiyle yeni taşınan Halit'in güzeller güzeli karısı Mükerrem, şehrin en varlıklı ailelerinden birinin oğluyla adı konulmayan bir ilişkiye başlar.

İdealist ve dürüst bir Hâkim, oğlunun suça karışmasının ardından, onu koruyabilmek için amansız bir savaşa girer. Hâkim Ömer Arif Derman, karısının ani ölümünden sonra, oğlu Ozan'la kendine yeni bir dünya kurmaya çalışmaktadır. Bu dünya Ozan'ın kaza sonucu birini öldürmesiyle alt üst olur… Ömer Arif, oğlu Ozan'ı korumak için, bugüne kadar inandığı tüm ilkelerinden vazgeçmek zorunda kalır. Zira Ozan'ın ölümüne neden olduğu genç, bir Mafya liderinin oğludur. Oğlunun hayatının tehlikede olması, Ömer Arif Derman'ı bambaşka bir adama dönüştürecek; oğlunu kurtarmak için gireceği savaşta, sadece kendini değil, sevdiklerini de ateşe atacaktır.

Onur Buldu’nun 5 farklı karaktere hayat verdiği Sizi Dinliyorum’da, her bölümde 5 farklı çift ve birçok konuk oyuncu yer alıyor. Onur Buldu ve karakterleri, Sizi Dinliyorum’da eşsiz bir ilişki terapisi deneyimi sunuyor.

Özpamuk Tekstil’in getir-götür sorumlusu Yaşar Yüksel, karısı Safiye, kızı Yıldız, baldızı Melike ve kayınbiraderi Gündüz ile İstanbul’un bir gecekondu semtinde kıt kanaat yaşayan bir aile babasıdır. Çalıştığı şirketin sahibi Cengiz Özpamuk çapkın oğlu Ozan’ı karıştığı bir skandal sonrası genel müdürlükten alır ve inadına yerine Yaşar’ı getirir. Üstelik Yaşar ailesi ile birlikte Jetset Konakları’ndaki genel müdür villasına taşınabilecektir. Ozan ise babası, babaannesi Zahide ve üvey annesi Gizem’in sürekli gerilim yaşadığı yan evdeki gençlik odasına geri dönmek zorunda kalır. Ailesi sınıf atlama ve sosyeteye ayak uydurma heyecanına düşmüşken; Yaşar’ı ise şirketin şu ana kadar hiç çıkmadığı üst katında, moda ve tasarım dünyasının göbeğinde herkesin saygısını kazanması gereken zor bir dönem beklemektedir.

Aile İşi; birbirini doğru düzgün tanımayan, normal şartlarda birbirleriyle asla yan yana gelemeyecek olan 7 kişinin; geçmişine dair hiç bir şey hatırlamayan ve konuşamayan küçük bir kız için sahte bir aile kurması üzerine tasarlanmış bir projedir. Bu 7 kişi üstlendikleri anne, baba, babaanne, dede, abla, abi ve amca rolünde hiç bir açık vermemek, küçük kızı mutlu bir aile yuvasında yaşadığına inandırmak zorundadırlar. Bu işi başarmaları durumunda hem ihtiyaçları olan parayı kazanacaklardır, hem küçük kızın geçmişini hatırlamasını sağlayarak bir anlamda ona hayatını geri vereceklerdir. Fakat bu oyun zamanla gerçek olmaya başlar, birbiriyle hiç anlaşamayan bu 7 kişi gerçek bir aileye dönüşür. Yani neredeyse bir aileye dönüşür.

Efsane kadrosuyla herkesin beğenisini kazanan Güldür Güldür Show, aileden aşka, şöhretten teknolojiye, futboldan arkadaşlığa, birçok konuya kendisine özgü mizah anlayışı ile yeni bir yaklaşım getirmeye devam ediyor.

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

Gençliğinde çok iyi top oynarken sakatlanmış, pes etmeyip teknik direktörlüğe hırs yapmış emekli, içi futbol ateşi ile yanan Ziya Fikret Tamyol'un yaşamından kesitler... Başarısızlığa yenilmeyen, umutlarının peşinden koşarak, inandığı, güvendiği ve gönülden istediği hedefine ulaşmakta ilerleyen bir teknik direktörün öyküsü...

Aşırı titiz, simetri ve düzen takıntılı Psikiyatrist Hikmet (Haluk Bilginer), eşi evi terk edince artık yalnız yaşayacağını düşünürken, kendisinin tam aksine aşırı dağınık, pasaklı ve sorumsuz eski dostu Cevdet (Özkan Uğur) da eşinden ayrılıp Hikmet'in evine taşınır. Birlikte yaşamaya başlamaları, bir dizi komik olaylar zincirinin başlangıcı olacaktır.

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.

Fırat İstanbul'un en ünlü gece kulüplerinden Edda'nın ortaklarındandır. Para sıkıntısı yoktur, dört çocuğuna hem annelik hem de babalık yapmaya çalışmaktadır. En büyük sorunu 5 yaşındaki sorunlu kızı Naz'dır. Eylül de bebekken geldiği bir yetiştirme yurdunda büyümüş, çok çalışmış, annesini ve babasını hiç tanımamanın üzüntüsünü başarılarıyla örtmüş, çok başarılı bir genç kız olarak makus talihini yenmiştir. Fırat'ın tersine çok sakindir, hayata gülümseyerek bakmayı ilke edinmiştir. Fırat, küçük kızına bakıcılık yapacak birisini aramaktadır. Bu arayış, yetiştirme yurdundaki dünyasında arkadaşlarıyla birlikte yaşayan Eylül'ün karşısına bir sürpriz olarak geliverir. Ama bakalım bu yeni iş Eylül'ün hayatına neler getirecek?

Sıdıka Saka ve İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan Sinoplu Saka ailesinin maceralarını anlatır. Sıdıka okula gönderilmemiş olsa da kendisini eğitebilmiş, kitap okuyan, espritüel bir ev kızıdır. Aklı az olan bir abisi, baskıcı ve alkolik bir babası, Sıdıka'nın sorunlu olduğunu düşünen ve bir an önce onu evlendirmek niyetinde olan bir annesi vardır. Sıdıka'nın günleri evde kapalı kalarak geçmektedir ve dış dünya ile tek bağlantısı pencereden dışarıyı izlemektir.

Burası "Şaşıfelek Çıkmazı", dünyanın tam ortası. Burada kadınlar atmaca gibidir, burada erkekler son derece dengesiz ve tutkuludur. Burada yaşayan çocuklar, kafalarını dinlemek için büyüklerin erkenden uyumasını beklerler.