İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

3 filminden 1'i İzlenir çıktı, 14 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Hazal Türesan (born 20 July 1985) is a Turkish actress. She appeared in Kara Para Aşk as Asli Denizer, Tatli Intikam as Başak, Fazilet Hanim ve Kizlari as Yasemin and Mucize Doktor as Beliz.

Para ve hırs yüzünden hızla kirlenen dünyada, suçlularla giriştiği amansız mücadelelerde büyük başarılar kazanan Ömer Komiser, kız arkadaşı Sibel'le nişanlanmak için İstanbul'a gelir. Roma'da yaşayan Elif ise doğum gününde ailesiyle birlikte olmak için İstanbul'a gelir. Ömer ile Elif aynı gece ölüm acısı yaşarlar. Ömer'in kız arkadaşı ve Elif'in babası cinayete kurban giderler. İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar. Gergin ve önyargılı bir tanışmanın ardından peşlerine düştükleri her ipucu yollarını kesiştirir. Ömer, Sibel'in katilini bulmaya, ona atılan iftiraları temizlemeye kararlıdır. Elif ise ömrünün en zor anlarını yaşarken, babasının göründüğünün aksine karanlık bir hayatı olduğu gerçeğiyle yüzleşir. Bu Elif'in yüzünde patlayan ne ilk ne de son tokat olacaktır. Elif, ailesi için tehlikelerle dolu, karanlık yolda kaybolmak üzeredir.

Düşünce biçimi ve hayat tarzı açısından birbirinden farklı üç kardeş. Tahsin, Yasin ve Remziye, doğdukları şehir olan Tokat'ta babalarının gizemli ölümünden dolayı toplanmak durumunda kalırlar. Üç kardeş birlikte geçirdikleri süre boyunca zaman zaman sıcak ilişkilerle yakınlaşırken kimi zaman ciddi gerginlikler yaşarlar. Bazı anlarda ikiye bir ittifaklar oluşur. Ardından aralarındaki güç dengeleri değişip bambaşka formlar alır. Kardeşliğin karmaşık yapısı tüm hatlarıyla yaşanır. Üç kardeş, ortak geçmişlerini farklı anımsadıklarını fark ederler. Hiçbir şey hiçbirinin bildiği gibi değildir.

Zülfikar Karslı, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle otogardaki eski gücünü yitirirken, herkes gözünü yurt dışından döneceği söylenen oğlu Zafer’e dikmiştir. Babasından kalan borçlarla boğuşan seyyar tamirci Timur’un yolu bu sırlarla dolu aileyle kesişir ve hiç bilmediği bir kaderin içine, Zülfikar Karslı'nın veliahtı Zafer Karslı olarak adım atar. Zülfikar'ın çocukları Kudret, Derya, Cennet, Zafer ve Zafer'in eşi Reyhan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Kızıl Goncalar, seküler bir Atatürkçü olan Levent (Özcan Deniz) ve mutaassıp bir tarikatın içinde yaşayan Meryem’in (Özgü Namal) kaderlerinin kesişmesini konu alırken, inanç ve fikir ayrılıklarına rağmen "evlat" söz konusu olduğunda anneliğin/babalığın birleştirici gücüne dikkat çekiyor.

Ezgi, görünüşte bir kadının isteyeceği her şeye sahipti... Bir evlat, onu seven yakışıklı ve ilgili bir koca, sevdiği bir iş, zengin ve rahat bir yaşam... Bir gün karşısına çıkan bir yabancının sözleri her şeyi alt üst etti: "Kocan seni öldürmek istiyor!" Ezgi artık kime güveneceğini bilmiyordu...

Baba dizisinde, bir Anadolu kasabasında yaşayan Saruhanlı ailesinin kendi hallerindeki sakin hayatlarının trajik bir olayla değişmesi anlatılacak. Geleneklerine çok bağlı Emin Saruhanlı (Haluk Bilginer) ve ailesi, bir uçak kazasının ardından hayatlarını alt üst eden bir gerçeği öğrenirler.

Temizlik işlerine giden Fatma, kayıp eşi Zafer’i ararken beklenmedik bir kaosun içine çekilir. Fatma kimsenin şüphelenmediği görünmez bir “temizlikçi” olduğunu fark eder.

Bir suça ortak oldular ve küllenen aşkları yeniden alevlendi. Peki şimdi ne yapacaklar? "Vahşi Şeyler" evliliğin anatomisini sorgularken hem aksiyon hem de komedi bir an olsun eksik olmuyor.

Deniz zeki, yetenekli, kendini işine adamış bir edebiyat öğretmenidir. Mehmet Emir ise ünlü bir cerrah. Oğlu Deniz’in öğrencisidir. Her ikisi de epey zamandır hayatlarına kimseyi sokmamıştır. Aralarındaki çekim, onları önce beraber çıktıkları bir akşam yemeğine daha sonra da hayatlarını alt üst edecek bir dizi olayın içine sürükler. Masum bir yemeğin kendileri ve ailelerini büyük yıkımlarla karşılaştıracağı akıllarına bile gelmez. Peki o gece ne olmuştur? Deniz ve Mehmet Emir dışında kimse bilmemektedir. İkisi de geceyi farklı anlatır. Ve gerçeğin peşinde gerilimli soluk soluğa bir maceraya atılır. Yapmaları gereken tek şey doğru söylediklerini ispatlamaktır.

Atiye, genç ve güzel bir ressamdır. Ailesi ve sevgilisi Ozan’la mutlu bir hayatı olan Atiye, dünyanın en eski tapınaklarından olan Göbeklitepe’ye bir ziyaret gerçekleştirir. Atiye’nin bölgede yaptığı gezi sırdasında, Erhan adındaki bir arkeolog, Atiye ile Göbeklitepe arasında mistik bir bağlantı olduğuna dair bir sembol keşfeder. Bu olayın peşini bırakmayan ve irdelemeye başlayan Atiye, geçmişin izlerini de bulmaya çalışır ve kendisine bambaşka bir yol çizer. Atiye, geçmişi kovaladıkça ve yeni detaylara ulaştıkça, geçmişle geleceği, gerçek ile ruhani olayları birbirinden ayırt edememeye başlar.

Savant sendromlu deha Ali Vefa’nın en büyük hayali doktor olmaktır. Engeline ve karşılaştığı bütün önyargılara rağmen tıp fakültesini bitirmiş, stajını tamamlamış ve geriye sadece ihtisas yapmak kalmıştır. Yaşadığı taşra şehrinden ayrılır ve manevi babası Adil Erinç’in Başhekimi olduğu İstanbul Berhayat Hastanesi’nde Cerrahi Bölüm Asistanı olarak işe başlamak üzere yola çıkar. Ama havaalanında meydana gelen bir kaza Ali’yi hayatının en önemli toplantısına geç bırakır. Aynı sıralarda hastane yönetim kurulu toplanmış, Ali’nin işe alınıp alınmayacağını tartışmaktadır. Adil hariç kimse otizmli birinin doktor olabileceğine inanmaz. Ve Ali, saatlerce geç kalarak, korka korka, kendisine acımayla, inançsızlıkla bakan yönetim kurulunun karşısına çıkar… Önyargılar kırılabilir mi? Hayaller gerçek olabilir mi?

Mia, kendisini vampire dönüştüren Dmitry’yi öldürüp yeniden insan olmak için İstanbul’a gelir. Fakat İstanbul’un onun için başka planları vardır. Mia kendisini iyiyle kötünün, aşkla nefretin, yaşamla ölümün birbirlerine dönüştüğü soluk soluğa bir hikayenin tam merkezinde bulur. Bu hikayede ona eşlik edenlerse karanlık ve çekici Karmen, geçmişinde büyük bir sır barındıran savaşçı Numel ve İstanbul’un kenar mahallelerinde vampirlere karşı direnen avcılardır. Hepsinden de önemlisi, insanlar ve vampirler arasında büyük bir savaş başlamak üzeredir. Mia'nın en büyük sınavı ise büyük savaş başladığında kimin tarafında savaşacağıdır.

Ömrünü zengin bir hayat hayaliyle sürdüren ve buna ulaşmanın anahtarını kızlarında gören Fazilet Hanım’ın, kızları üzerinden hayatına olan öfkesini ve geçmişi ile hesaplaşmasının hikayesi.

Aşkta bir türlü yüzü gülmeyen Pelin, nihayet şeytanın bacağını kırar ve hayallerindeki erkekle evlenmeye karar verir. Ancak müstakbel damat, nikah günü ortadan kaybolur ve Pelin, aşık olduğu adam tarafından düğününde terk edilir. Ardından, görmüş geçirmiş bir kadın, Pelin’in mutlu olamama sebebini, geçmişte üzdüğü birinin ahından kaynaklandığını söyler. Her şey Pelin’in bu ahın peşine düşmesiyle başlar.

Para ve hırs yüzünden hızla kirlenen dünyada, suçlularla giriştiği amansız mücadelelerde büyük başarılar kazanan Ömer Komiser, kız arkadaşı Sibel'le nişanlanmak için İstanbul'a gelir. Roma'da yaşayan Elif ise doğum gününde ailesiyle birlikte olmak için İstanbul'a gelir. Ömer ile Elif aynı gece ölüm acısı yaşarlar. Ömer'in kız arkadaşı ve Elif'in babası cinayete kurban giderler. İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar. Gergin ve önyargılı bir tanışmanın ardından peşlerine düştükleri her ipucu yollarını kesiştirir. Ömer, Sibel'in katilini bulmaya, ona atılan iftiraları temizlemeye kararlıdır. Elif ise ömrünün en zor anlarını yaşarken, babasının göründüğünün aksine karanlık bir hayatı olduğu gerçeğiyle yüzleşir. Bu Elif'in yüzünde patlayan ne ilk ne de son tokat olacaktır. Elif, ailesi için tehlikelerle dolu, karanlık yolda kaybolmak üzeredir.

Bir grup gencin gelecek kaygıları ile birlikte aşkları, dostlukları ve aile yaşantılarının karşısında verdikleri mücadele...