İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Helin Kandemir (born 2 June 2004) is a Turkish actress. She received the Best Actress Award at the International Istanbul Film Festival for her role in the movie Kız Kardeşler.

Kız Kardeşler, annelerinin ölümün ardından farklı yollara savrulmak zorunda kalan üç kız kardeşin hikayesini konu ediyor. Reyhan, Nurhan ve Havva küçük yaşta öksüz kalan üç kız kardeştir. Annelerinin ölümünün ardından kardeşler kasabaya farklı ailelerin yanına besleme olarak gönderilir. Birbirlerinden ayrılmak zorunda kalan kardeşler yeni yaşamlarına uyum sağlamakta epey zorlanır. Kızlar, yanlarında kaldıkları ailelerin yanında tutunamayınca, baba ocağına geri gönderilir. Aradan geçen yılların ardından köylerine dönen kız kardeşler, yeniden bir araya geldiklerinde kaçtıkları gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.

Cihan, büyük bir heyecanla üniversiteye hazırlanmaktadır. Hayal ettiği gibi üniversiteyi kazandığında başka bir heyecanın da içinde bulur kendini: “Aşk”. Yaşamaya yeni başladığını hisseden Cihan, aslında tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanmıştır ve bunu ilk öğrenen annesi Figen olur. Figen, kızının ömrü yettiğince onun hayatını benzersiz ve kızının hak ettiği gibi geçirebilmesi için çetin bir mücadeleye girişir.

Ekim, orta sınıf bir mahallede yaşayan lise öğrencisi genç bir kızdır. Bir sabah okula giderken yaşadığı trajik bir olayla hayatı temelinden sarsılır. Gözünün önünde en yakın arkadaşı Leyla’ya bir araba çarpıp kaçar. Ona çarpan araba, mahallenin yakınındaki zengin çocukların gittiği özel bir okulun içine saklanarak sırra kadem basar. Mahalleli adalet isterken okul yönetimi mahalleden başarılı üç gence vereceği bursla tepkileri yumuşatmaya çalışır. Ekim’le birlikte Bekir ve Ayşe de sınavı kazanmıştır, ancak çok geçmeden hayatlarının aslında daha da zorlaşmak üzere olduğunu anlarlar. Ancak Ekim’in en yakın arkadaşını yatağa mahkum edenlerin peşini bırakmaya niyeti yoktur. Emin olduğu tek şey vardır. Suçlu, okuldaki zengin ve şımarık çocuklardan biridir. Onun bir yandan bu karanlık sır perdesini aralamak ve adaleti sağlamak için uğraşırken, duyguları kafasını karıştıracak ve yüreğini alt üst edecektir.

Lise öğrencisi Özgür, nadir bir hastalık olan yüz körlüğü ile yaşar. Özlem ile tanıştığında aralarında büyülü bir bağ hisseder ve hayatında ilk kez aşkın peşinden gitmek ister. Ancak hastalığı, Özlem'in çözmesi gereken büyük bir soruna yol açar.

Bihter, Halit Ziya Uşaklıgil'in unutulmaz eseri "Aşk-ı Memnu"dan uyarlanıyor. Bihter'i başarılı oyuncu Farah Zeynep Abdullah canlandırırken Behlül'ü Boran Kuzum, Nihal rolünü Helin Kandemir, Bihter Ziyagil'in annesi Firdevs Yöreoğlu'nu ise Hande Ataizi canlandırıyor.

Genç bir kadın olan Azra, özel ders adı ile gençlere yaşam ve ilişki koçluğu yapar. Ancak onun hayatı, apartmanlarına yeni gelen komşusu sayesinde bambaşka bir hal alır. Yeni yakışıklı komşusu, Azra'ya bildiği doğruları unutturur. Ne de olsa terzi kendi söküğünü dikemez.

Orta yaşlarındaki Aziz, hayatından memnun değildir. Yıllardır dirsek çürüttüğü işini sevmemekte ve hayallerinden günbegün uzaklaşmaktadır. Kayınbiraderi işsiz kaldıktan sonra kız kardeşi ve ailesi evine yerleştiğinden beri evinde de huzur bulamamaktadır. İçten içe, dört yıldır ilişkisi olduğu kız arkadaşı Burcu ile ilişkisinin de tükendiğini hissetmektedir. Yalnızlığı ve kendi başına olma ihtiyacı gittikçe artar. Özgür olmak isteyen Aziz, bir döngüde sıkışmıştır ve çıkış yolu bulması gerekmektedir.

Kız Kardeşler, annelerinin ölümün ardından farklı yollara savrulmak zorunda kalan üç kız kardeşin hikayesini konu ediyor. Reyhan, Nurhan ve Havva küçük yaşta öksüz kalan üç kız kardeştir. Annelerinin ölümünün ardından kardeşler kasabaya farklı ailelerin yanına besleme olarak gönderilir. Birbirlerinden ayrılmak zorunda kalan kardeşler yeni yaşamlarına uyum sağlamakta epey zorlanır. Kızlar, yanlarında kaldıkları ailelerin yanında tutunamayınca, baba ocağına geri gönderilir. Aradan geçen yılların ardından köylerine dönen kız kardeşler, yeniden bir araya geldiklerinde kaçtıkları gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.

Görevi sırasında yaşanan deprem felaketinde köy halkını yağmacılardan koruyan Erkan ve köylü kızı Dicle’nin tanışmalarıyla değişen kaderlerini konu alıyor.

Küçük bir kasabadan İstanbul'a okumaya gelen Zehra, annesinin eski bir arkadaşının yanına taşınır. Büyük şehre uyum sağlamaya çalışırken Zehra'nın benliği ve inancı sınanacaktır.

Döneminin ilerisinde bir hayat sürdüren Şakir Paşa ailesinin entrika ve sırlarla dolu hayatlarını anlatan dizinin hikayesi 1912’de başlıyor. Halikarnas Balıkçısı adıyla Bodrum’u bugünkü ününe kavuşturan Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın İtalyan eşiyle beraber Büyükada’ya ailesinin evine dönmesi, herkesin hayatını kökünden değiştirecektir. Bu değişim sadece yaşandığı dönemi etkilemekle kalmayacak; aileden, modern resmin ustası prenses Fahrelnissa Zeid, ilk Türk gravür sanatçısı Aliye Berger ve ilk Türk seramik sanatçısı Füreya Koral gibi birbirinden başarılı isimlerin çıkmasına da vesile olacaktır.

Ekim, orta sınıf bir mahallede yaşayan lise öğrencisi genç bir kızdır. Bir sabah okula giderken yaşadığı trajik bir olayla hayatı temelinden sarsılır. Gözünün önünde en yakın arkadaşı Leyla’ya bir araba çarpıp kaçar. Ona çarpan araba, mahallenin yakınındaki zengin çocukların gittiği özel bir okulun içine saklanarak sırra kadem basar. Mahalleli adalet isterken okul yönetimi mahalleden başarılı üç gence vereceği bursla tepkileri yumuşatmaya çalışır. Ekim’le birlikte Bekir ve Ayşe de sınavı kazanmıştır, ancak çok geçmeden hayatlarının aslında daha da zorlaşmak üzere olduğunu anlarlar. Ancak Ekim’in en yakın arkadaşını yatağa mahkum edenlerin peşini bırakmaya niyeti yoktur. Emin olduğu tek şey vardır. Suçlu, okuldaki zengin ve şımarık çocuklardan biridir. Onun bir yandan bu karanlık sır perdesini aralamak ve adaleti sağlamak için uğraşırken, duyguları kafasını karıştıracak ve yüreğini alt üst edecektir.

Feride, can korkusuyla eniştesi Cemil’in yanından kaçtıktan sonra adını Gizem olarak değiştirmiştir. Kendine yeni bir hayat kuran genç kadının mutlu bir evliliği vardır. Gizem, bir TV programında bütün ailesinin öldürülmüş olduğunu ve Cemil’in hala onun ve aşığıyla kaçmış olan ablası Nesime’nin peşinde olduğunu öğrenir. Nesime ve Feride’nin yolları yıllar sonra tekrar kesişir. Gizem, kendisinin ve ablasının gerçek kimlikleri ortaya çıkmasın diye uğraşırken, kocası Mehmet’in de eşinden gizlediği geçmişinden gelen sırları vardır.

Cihan ve Aylin Fırtına, oğulları Mert (19), büyük kızları Cemre (16) ve küçük kızları Melisa (7) ile; mutluluk ve refah içinde, imrenilecek bir hayat yaşamaktadır. Kariyerleri, evleri, hayatları… Kısacası çizdikleri aile tablosu mükemmeldir. Ama bu mükemmel hayatları tek bir yanlış anlama ile darmadağın olur. Onlar hem çocuklarını hem de ailelerini korumak için her şeyi göze almak zorundadırlar.

Cihan, büyük bir heyecanla üniversiteye hazırlanmaktadır. Hayal ettiği gibi üniversiteyi kazandığında başka bir heyecanın da içinde bulur kendini: “Aşk”. Yaşamaya yeni başladığını hisseden Cihan, aslında tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanmıştır ve bunu ilk öğrenen annesi Figen olur. Figen, kızının ömrü yettiğince onun hayatını benzersiz ve kızının hak ettiği gibi geçirebilmesi için çetin bir mücadeleye girişir.

Fatih, genç, başarılı, umut vaat eden bir diplomat adayıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin yurt dışı temsilciliklerinden birine atanmış, görevine başlayacakken Virankaya’dan gelen acı haber hayatını değiştirir. Çünkü Virankaya Kaymakamı şehit edilmiştir. Fatih Başkan’ın desteğini alarak onun yerine kaymakam olmaya gönüllü olur. Ülkesi için masa başında rahat bir görev yapmaktansa ateş altında olmayı tercih etmiştir. Yüreği vatan sevgisi ile dolu, devletini ana babası yerine koyan 7 kişilik ekibiyle at izinin it izine karıştığı Virankaya’ya gider. İsimlerini ancak tarihin satır aralarından okuyup yüreklerinde hissedecek olanların bildiği bu ekip, görünmez düşmanlarıyla savaşırken önce o düşmanların maskelerini düşürmek zorundadır. Çünkü düşman onlar gibi mert değildir. Kullandığı kuklaları vardır.