İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 filminden 1'i İzlenir çıktı, 1 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Hiroyuki Shimosawa Sanada (Hiroyuki Sanada/ 真田 広之), 12 Ekim 1960, Tokyo, Shinagawa doğumlu Japon aktör, eski şarkıcı, eski müzisyen ve dövüş sanatçısıdır. Sanada, kariyerine ailesinin oyuncu olan bir komşusu sayesinde 5 yaşındayken başladı. O zamanlar Sonny Chiba'nın öğrencisiydi ve bir süre birlikte JAC (Japan Action Club)'ta çalıştı. Bu sayede kendini dövüş sanatlarında da sıkça geliştirme fırsatı buldu. Japonya'da olduğu süre zarfında müzisyenlik ve şarkıcılık da yapmıştır. Sanada, Nihon Üniversitesi mezunudur ve yirmili yaşlarında New York'a gittiği, ancak kırklı yaşlarında Los Angeles'a taşındığı bilinir. 1999-2000 yılları arasında Royal Shakespeare Company'de bir davet üzerine King Lear oyununda sahne almıştır. Başarılı performansı sonrası MBE (Britanya İmparatorluk Nişanı/Fahri Üyesi) ödülünü kazanmıştır. Kariyerini uzun bir süre boyunca Hollywood'da devam ettiren Sanada, FX'in "Shōgun (2024)" dizisinde ilk kez yönetmenlik görevini üstlenmiş ve 76. Primetime Emmy Ödülleri'nde hem En İyi Drama Dizisi ödülünü bir yapımcı olarak hem de Bir Drama Dizisinde En İyi Erkek Başrol Oyuncu ödülünü kazanmıştır.

John Wick'in geçmişteki düşmanlarıyla yüzleşmek zorunda kaldığı ve uluslararası bir suikastçı ağına karşı verdiği mücadeleyi konu alır. Bu kez, John Wick, özgürlüğü için savaşırken, eski dostlarının ihanetleriyle de karşılaşır. Wick, çeşitli yerlerde geçen çatışmalarda ustaca dövüş yeteneklerini sergilerken, her sahne heyecan verici bir şekilde kurgulanmıştır. "John Wick: Bölüm 4", hem dövüş sanatları tutkunları hem de aksiyon severler için unutulmaz bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Japonya'da 1600 yılında geçen hikayede Lord Yoshii Toranaga, yakınlardaki bir balıkçı köyünde gizemli bir Avrupa gemisi karaya oturduğunda, Naipler Konseyi'ndeki düşmanları ona karşı birleştiği için hayatı uğruna savaşmaktadır.

Hayranların gözde şampiyonları, Dünya Alemi'nin ve savunucularının varlığını tehdit eden Shao Kahn'ın karanlık yönetimini devirmek için nihai, kuralsız, kana bulanmış bir savaşta karşı karşıya gelir.

John Wick'in geçmişteki düşmanlarıyla yüzleşmek zorunda kaldığı ve uluslararası bir suikastçı ağına karşı verdiği mücadeleyi konu alır. Bu kez, John Wick, özgürlüğü için savaşırken, eski dostlarının ihanetleriyle de karşılaşır. Wick, çeşitli yerlerde geçen çatışmalarda ustaca dövüş yeteneklerini sergilerken, her sahne heyecan verici bir şekilde kurgulanmıştır. "John Wick: Bölüm 4", hem dövüş sanatları tutkunları hem de aksiyon severler için unutulmaz bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Suikast Treni'nde Brad Pitt, birçok işte raydan çıktıktan sonra işini barışçıl bir şekilde yapmaya kararlı şanssız bir suikastçı olan Uğur Böceği'ni canlandırıyor. Ancak kaderin başka planları olabilir, çünkü Uğur Böceği'nin son görevi onu dünyanın en hızlı treninde dünyanın dört bir yanından gelen ölümcül düşmanlarla - hepsi birbiriyle bağlantılı ama çelişkili hedeflere sahip - bir çarpışma rotasına sokar...

Eski bir MMA dövüşçüsü olan Cole Young kendisine kalan mirastan habersiz, Dış Dünya’dan gelen İmparator Shang Tsung'un en iyi savaşçısı olan Sub-Zero'nun saldırısına uğrar. Sub-Zero'nun onu yakalaması için neden gönderildiğini öğrenmek için çıktığı macerada, kendini bir anda Dünya'nın en iyi savaşçıları ile birlikte Dış Dünya’dan gelen savaşçılara karşı ölümcül bir dövüşe hazırlanırken bulur.

Las Vegas'ta bir zombi salgınının başlamasının ardından bir grup paralı asker, benzeri görülmemiş büyüklükte bir soygun gerçekleştirmek için karantina bölgesine girer.

Tarih öncesi çağlardan beri kendilerine kötü bir efendi arayışında olan Minyonlar; Dracula'dan Firavun'a, Napolyon'dan, dinozorlara kadar birçok kişiye hizmet etmeye çalışsalar da hepsi bir gün yok olmuştur. Hizmet edecek bir efendi bulamayınca Antartika'da kendi hallerinde yaşamaya başlayan minyonların kaderi 1960'lı yıllarda değişir. Çünkü 3 kişilik maceracı bir minyon ekibi, Amerika'ya doğru yola çıkar.

Destansı 3 boyutlu fantastik-macera filmi 47 Ronin eski Japonya’nın en ebedi öyküsünden doğdu. Filmin başrolündeki Keanu Reeves 47 kaçak samurayın lideri olan Oishi’ye katılıyor. Birlikte ustalarını öldüren ve onları sürgüne gönderen hain efendiden intikam almak için yola çıkıyorlar. Vatanlarının onurunu kurtarmak için, savaşçılar sıradan savaşçıların ölümüne yol açabilecek bir dizi zorluktan geçmek zorunda kalıyorlar.

Dünyaca meşhur çizgi roman serisinden uyarlanan bu destansı macera, X-Men aleminin en popüler karakteri Wolverine’i günümüz Japonya’sına götürüyor. Wolverine bu hiç bilmediği dünyada, beklenmedik düşmanlara karşı ölüm kalım savaşı verirken sonsuza dek değişiyor. Hayatında ilk defa fiziksel ve duygusal zorlamalara karşı bu kadar kırılgan bir halde, sadece samuray kılıçlarına karşı değil, aynı zamanda kendi ölümsüzlüğüne karşı da savaşıyor.

Dedektif Carter ve Müfettiş Lee, bu sefer pek de alışkın olmadıkları bir yerde Paris sokaklarında suçluların peşinde yeni bir mücadele veriyorlar. Fakat ne diline ne de yaşam tarzına alışkın olmadıkları bu şehirde işleri o kadar da kolay olmayacaktır. Büyük çaplı bir suç örgütünü çökertmek için geldikleri Paris'te, aynı zamanda eski dostları Büyükelçi Han'ın kızı Soo Yung'u da kurtarmak istemektedirler. Ama bu sefer oldukça sıkı bir maceranın içine düşmüşlerdir.

Yıl 2057, insanlık güneşin her geçen gün giderek yok olmasını izlemektedir… Bu insanlığın da yok olması demektir. Dünya’nın son umudu Icarus II adlı bir uzay gemisindeki sekiz kişilik erkek ve kadınlardan oluşan Kaptan Kaneda liderliğindeki ekiptedir. Görevleri güneşi tekrar hareket geçirmesi ve beslemesi beklenen bir nükleer başlığı taşımaktır.Bu yolculuk sırasında Dünya ile radio bağlantıları kesilir. Ekip bundan 7 yıl önce aynı amaçla göreve çıkarılan Icarus I’den değişik sinyaller almaya başlarlar. Yaşadıkları garip bir kaza onları görevlerini bir yana bırakıp hayatları için savaşmak zorunda bırakacaktır. Peki ya hepimizin geleceği...