İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Hülya Avşar, 10 Ekim 1963'te Edremit'te doğdu. Babası Celal Kürt ve annesi Emral ise Türk kökenli bir aileye mensuptur.[5][6] Anne tarafı Yörük ve Girit göçmeni, baba tarafı ise Kayseri-Pınarbaşı'ndan Kars-Ardahan'a göç eden Kürtleşmiş bir Türkmen aşiretidir. Bulvar Gazetesi'nin düzenlediği Kâinat Güzellik Yarışması'nda birinci seçildi (1983) fakat evlendiği ortaya çıkınca tacı geri alındı. 1983 yılı Avşar'ın yaşamında dönüm noktasıydı. Fikret Hakan ve Salih Güney ile başrolü paylaştığı Haram filmi ile kariyerine başladı. 1983 ve 2018 arası birçok filmde yer aldı. Bunlardan en tanınmışları: Tutku (1983), Yabancı (1983), Ayşem (1984), Mavi Mavi (1985), Uzun Bir Gece (1986) ve Berlin in Berlin'dir. (1993) Müzik eğitimi aldıktan sonra kariyerine şarkıcılığı da ekleyen Avşar, 1995 yılından sonra oyunculuk ve sahne sanatını birlikte icra etti. (Kaynak: Vikipedi)

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

Evli ve iki çocuk annesi Bahar’ın hayatı, 19 yaşındaki kızının yanlış bir adama aşık olmasıyla değişir. Kızı Ela’nın ilk aşkı, yaşıtı bir üniversite öğrencisi değil babasının, başkasıyla evlenmek üzere olan 35 yaşındaki patronudur. Kızını bu yanlış ilişkiden kurtarmaya çalışan Bahar, ne yapsa da olacakların önüne geçemez. Bahar ve ailesinin hayatı, Ela’nın 19. yaş gününde sonsuza kadar değişir.

Hayatta en güvendiği kişi kızı Zümrüt (Hülya Avşar) olan Osman Karahan (Müşfik Kenter) kızı ile yılların sırlarını paylaşmakta ve her zaman var olan yakınlıklarını son günlerde pekiştirmektedir. İş hayatında da babasını yalnız bırakmayan Zümrüt, babası ile şirkete giderken bir suikast sonucu babasını kaybeder. Cinayetin sebebini hiç kimse bilmemektedir. Osman Karahan’ın ölümü ile birlikte aile içindeki birlik zayıflamaya başlamıştır. Tüm yaşananları dışarıdan takip eden German ailesinin planları, Osman Karahan’ın ölümü ile hayata geçmeye başlar. Osman Karahan’ın vasiyeti her iki ailede şaşırtacak ve olaylar akıl almaz bir noktaya varacaktır. Bu sırada Zümrüt güvenebileceği bir dost edinir.

1960’lı yıllarda İstanbul'da bir kenar mahallede yaşayan fakir ve mutsuz bir genç kızın, kendini filmlerin dünyasına kaptırarak yoksul yaşamından kurtulmak için gösterdiği çabayı konu edinir.

Film, bir anne ile kızın sorunlu ilişkisini anlatır. Fatma, kocası Metin’le zengin bir yaşam sürmektedir. Ancak kocasının kendisini aldattığını öğrenen Fatma ondan boşanır. Çiftin tek kızı olan Hülya ise boşanmanın sorumlusu olarak annesini görmektedir. Hülya, günlerini içki ve uyuşturucu âlemlerinde geçirir. Durumdan endişelenen annesinin sözünü dinlemez. Ancak Fatma'nın Fikret isimli iş adamıyla ilişkiye başlaması, Hülya'yı annesinden intikam almak için harekete geçirecektir.

Film, yaşadığı travmayı atlatabilmek için küçük bir kasabaya yerleşen bir adamın yaşadıklarını konu edinir. Cemile, mühendis Orhan’la evlenebilmek için elinden geleni yapar. Orhan ise Cemile’den kurtulmanın yollarını aramaktadır. Orhan bir gün Gülderen adında bir kadınla tanışır. İkili evde bulundukları sırada Cemile gelir. Gülderen’i öldüren Cemile, ardından intihar eder. Orhan ise olayın etkisini atlatabilmek amacıyla civardaki bir kasabaya yerleşir. Burada Gülseren adında bir kızla tanışır. İkili, aşk ve nefret arasında değişen bir ilişki yaşamaya başlar.

Şerif Ali köyün yakışıklı ama işsiz güçsüz gencidir. Yaşadığı köyde birçok kadınla adı çıkmıştır. Şerif Ali'nin komşusu Gülsüm genç yaşta eşini yitirmiştir ve 17 yaşındaki kızı Hacer ile yaşamaktadır. Gülsüm Şerif Ali'ye aşıktır ve onunla birlikte olma hayalleri kurmaktadır ama aynı zamanda genç kızı Hacer de Şerif Ali'ye aşıktır. Şerif Ali'nin gönlüyse Hacerden yanadır.

Genç bir kadınla ona âşık iki gencin öyküsünü konu edinir. Hülya bir fabrikada işçidir. Sözlüsü Faruk ise şofördür. Yakın bir zamanda evlenmeyi plânlarlar. Bu sırada Faruk iş adamı Fikret’ten çok para kazanabileceği bir iş teklifi alır. Teklifi kabul ederek Avrupa’ya gider. Faruk ile iletişimi kesilen Hülya tesadüfen karşılaştığı Fikret’in sevgilisi olur. Faruk'un Türkiye’ye dönmesi ile Hülya iki erkek arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

İnsan hakları mücadelesine adanmış bir yaşam süren Rosa'nın Londra'da katıldığı bir protestoyla değişen hayatı, onu İstanbul'a uzanan zorlu bir yolculuğa sürükler. Aynı protestoda tanıştığı Ali'yle yolları bu kez İstanbul'da yeniden kesişir. Kısa sürede filizlenen bu aşk, ikisi için de ağır bir sınavın kapısını aralar.

Evli ve iki çocuk annesi Bahar’ın hayatı, 19 yaşındaki kızının yanlış bir adama aşık olmasıyla değişir. Kızı Ela’nın ilk aşkı, yaşıtı bir üniversite öğrencisi değil babasının, başkasıyla evlenmek üzere olan 35 yaşındaki patronudur. Kızını bu yanlış ilişkiden kurtarmaya çalışan Bahar, ne yapsa da olacakların önüne geçemez. Bahar ve ailesinin hayatı, Ela’nın 19. yaş gününde sonsuza kadar değişir.

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

O Ses Türkiye, birçok ülkede The Voice adı ile yayımlanan şarkı yarışması programının Türkiye versiyonu. 10 Ekim 2011 tarihinde Türkiye'de Show TV'de yayımlanmaya başladı ve 14 Mart 2012 tarihinde Show TV'ye veda etti. 2012-2013 ve 2013-2014 sezonunda Star TV'de yayımlandı. 2014-2015 sezonundan itibaren ise Acun Ilıcalı'ya ait TV8 kanalında, Acun Medya yapımcılığında ve Acun Ilıcalı sunuculuğunda yayımlanmaktadır.

Anadolu’da mobilyacılık yapan Osman çekyatı bulmuştur. Daha önceden Osman’ın yanında çırak olarak çalışan insanlar İstanbul’a giderek işlerini büyütmüşlerdir. Vaktinin çoğunu İstanbul’daki alışveriş merkezlerinde geçiren Osman’ın karısı Neriman ise işlerin büyümesi için İstanbul’a taşınmalarının şart olduğuna Osman’ı ikna eder. Böylece kendiside İstanbul’daki sosyetenin içine girerek sınıf atlayabilecektir. Osman daha fazla para kazanmak için geldiği İstanbul’da daha ilk günlerden para kaybetmeye başlamıştır bile. Ancak kaplanların olduğu yerde kedilerin miyavlamayacağını herkese göstermekte de kararlıdır.

Evli ve iki çocuk annesi olan Canan, evlendikten ve çocuklar doğduktan sonra kendisine eskisi kadar özen göstermemiş, kadınsı çekiciliğini zamanla kaybetmiştir. Yorgun ve yaşlı bir kadın gibi görünen Canan, bakımlı ve yaşına rağmen hala çekici bir erkek olan kocası Zafer'in kendisinden uzaklaştığını hisseder. Canan hislerinde yanılmaz ve Zafer'i genç ve güzel sekreteri Alev'e kaptırır. Kocası ondan ayrılacağını açıklayınca yıkılan Canan kısa bir düre sonra kendisini toplayarak Zafer ve Alev'den intikam almaya yemin eder... Bir dizi estetik operasyon sonucu bambaşka bir kadına dönüşen Canan artık eski Canan değil, orta yaşına rağmen oldukça alımlı ve çekici bir kadın olan Duygu'dur!

Hayatta en güvendiği kişi kızı Zümrüt (Hülya Avşar) olan Osman Karahan (Müşfik Kenter) kızı ile yılların sırlarını paylaşmakta ve her zaman var olan yakınlıklarını son günlerde pekiştirmektedir. İş hayatında da babasını yalnız bırakmayan Zümrüt, babası ile şirkete giderken bir suikast sonucu babasını kaybeder. Cinayetin sebebini hiç kimse bilmemektedir. Osman Karahan’ın ölümü ile birlikte aile içindeki birlik zayıflamaya başlamıştır. Tüm yaşananları dışarıdan takip eden German ailesinin planları, Osman Karahan’ın ölümü ile hayata geçmeye başlar. Osman Karahan’ın vasiyeti her iki ailede şaşırtacak ve olaylar akıl almaz bir noktaya varacaktır. Bu sırada Zümrüt güvenebileceği bir dost edinir.
Görsel yok
İlk başta 18 Şubat 1996'da Ramazan Bayramına özel olarak hazırlandı. Programa konuk olarak Huysuz Virjin katıldı. Programın yoğun ilgi görmesi üzerine 2 kez "altın saatler"de tekrarlandı. Yaklaşık 2 ay sonra program için Show TV ile anlaşıldı ve program Haziran 2002'ye kadar Show TV'de devam etti. Eylül 2002-Haziran 2004 arasında Kanal D'de yayınlandı. 2006'da TGRT'de yeniden yayına başladı. Medyapım'la özdeşleşen Hülya Avşar Show, ANS'ye transfer olduktan bir yıl sonra yayından kaldırılmıştır. Son olarak 2011'de TNT'de yeniden yayına giren talk show yayınına son vermiştir. 2014 yılında TV8'de bir süre yayınlanmıştır fakat daha sonra sona ermiştir. 2020 yılında Hülya Avşar'ın kendi YouTube kanalında yeniden konuklar ağırlayıp sohbet ederek programa yeniden başlanmıştır.

Türkiye Müzik Ödülleri (1995'ten 2009'a kadar Kral TV Video Müzik Ödülleri ve 2009'dan 2013'e kadar Kral Müzik Ödülleri adıyla), her yıl Doğuş Yayın Grubu tarafından düzenlenen, Kral TV'de yayınlanan ve internet ortamında da canlı izleme imkânı bulunan müzik ödülleri törenidir. Uzan döneminde de Star TV ile ortak yayınla yayınlanan ödüller 2012'de düzenlenen törenle birlikte Kral Pop TV ve Star TV ile ortak yayınla yayınlanmaya başlamıştır.

Cem Özer tarafından sunulan, ilk bölümü 20 Eylül 1991'de Star TV'de yayınlanan bir talk show programıdır. 2 yıl sonra 22 Temmuz 1993 Show TV'ye geçen program, Cem Özer'in Beğenmeyen Dinlemesin lafıyla herkesi güldürmüştür. 10 Şubat 1995'te Kanal D'ye transfer olmuştur. Cem Özer Demiştir Ki, Ben sizin yerinizde olsam, yalnız bu programı izlerdim. Çünkü ben yalnız bu programdayım. Medyapım'la özdeşleşen Laf Lafı Açıyor, ANS'a transfer olduktan 1 yıl sonra bitmiştir. Cuma geceleri yayınlanan program 9 Mart 2007'de yuvası olduğu Show TV'ye geri dönmüştür. 2010-2012 yılları arasında Digiturk'e özel yayın yapan Digi televizyonunda Show TV'deki ekrana gelen bölümlerin tekrarı yayınlandı.