İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 2'si İzlenir çıktı, 11 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Hümeyra, 15 Ekim 1947 tarihinde, Ankara Hukuk Fakültesi dekanı Muvaffak Akbay ile 4 dil bilen Malike Hanım'ın kızı olarak Ankara'da dünyaya geldi. Avusturyalı mürebbiyesinin katı kurallarıyla büyüdü. 5 yaşındayken bale eğitimi almaya başladı. İlkokula Ankara Koleji'nde başladı ama 10 yaşındayken babasını kaybedince annesiyle İstanbul'a taşındılar. Liseyi Londra'da dayısının yanında okudu. Gitar çalıp beste yapmaya, Trafalgar Meydanı'nda şarkı söylemeye başladı. 18 yaşında İstanbul'a döndü. İstanbul Ekspres gazetesinin Cemiyet ve Beyoğlu muhabiri olarak iş hayatına başladı. Genç yaşlarında balerin olmak isteyen ve gerekli eğitimi alan Hümeyra'nın hayatı, daha sonra döneminin önemli plak şirketlerinden Melodi Plak ile çalışmaya başlamasıyla değişti. Plak kapaklarının tasarımlarını yapan bir grafiker olarak çalışmaya başlayan Hümeyra, şirkette çalıştığı bir günün sonunda rahatlamak için gitarıyla çaldığı ve seslendirdiği, kendi bestesi olan Olmasaydı adlı şarkıyı tesadüfen dinleyen patronu tarafından keşfedildi. Albümler birbirini kovalarken, Hümeyra tiyatro ve sinema ile de ilgilenmeye başladı. 1980 yılında Atıf Yılmaz'ın yönettiği Talihli Amele ile başlayan sinema macerası, Ömer Kavur'un unutulmaz eseri Kırık Bir Aşk Hikayesi ve gene Atıf Yılmaz imzası taşıyan Asiye Nasıl Kurtulur? ile devam etti. 90'lı yılların ortalarında uzun bir süre ekranlardan kaybolan Hümeyra, 2000'li yıllarda sitcom dizisi Avrupa Yakası ve Çağan Irmak'ın yönettiği drama filmi Babam ve Oğlum ile ekranlara başarılı bir dönüş yaptı. 2007 yılında, TÜRSAK Vakfı tarafından düzenlenen İstanbul Uluslararası Sinema Tarih Buluşması'nda "Işık Saçan Apollon Heykelciği" ödülü aldı. Butik ve gece kulübü işletmeciliği yapmışlığı da vardır.

Ali Tahir (Birkan Sokullu) Sakarya Cephesi’nde savaşırken şehit düşer. Defnedilmek üzereyken yaşanan bir mucize ona yeniden hayat verir. Ancak bu mucize Ali Tahir’in hiç yaşlanmamasına neden olur. 130 yıllık yaşamına çok şey sığdıran Ali Tahir için hayatına devam etmek daha da zorlaşır. Ali Tahir’in -son ismiyle Kemal’in- sırrını bilen tek kişi ise çocukluğundan beri tanıdığı Turgut (Necip Memili) olmuştur. Asıl mesleği avukatlık olan ama yazmaya heves duyan ve ilk romanını yazmak için uğraşan Harika (Ebru Şahin) ise halası Süreyya (Zerrin Tekindor) tarafından büyütülmüştür ve halaları, kardeşi ve kuzenleriyle birlikte 8 kadın aynı evde yaşamaktadır. Evden romanını yazmak için ayrılan Harika’nın hiç ummadığı anda yolu Kemal’le kesişir.

Emekli bir adliye memuru olan Agâh Beyoğlu, İstanbul’un en kalabalık ve hareketli semti Beyoğlu’nda yalnız ve münzevi bir yaşam sürdürmektedir. Kızı yurtdışında yaşamakta, eşi ise yıllar önce vefat etmiştir. Agâh’ın bu tekdüze yaşantısı, kendisine konan Alzheimer Başlangıcı teşhisiyle altüst olur. Hastalığından ötürü er geç bütün anılarını unutacaktır. Bu gerçek karşısında başta bocalasa da Agâh, unutmanın bir fırsat olduğunu fark eder. Yıllardır planladığı ancak sürekli ertelediği bir cinayeti işlemek için bir fırsat! Nasıl olsa işleyeceği bu suçu gelecekte hatırlamayacak, hatırlamayacağı için de vicdan azabı çekmeyecektir.

On sene önce kızının düğününde fenalaşan ve nedeni belirlenemeyen bir sebeple komaya giren Gül Hanım, onun dünya umurunda olmayan kocası gamsız Hasan, annesinin yokluğunda aileyi bir arada tutmaya çalışan zavallı Defne ve başına buyruk büyüyen üç çocuğun eğlenceli hikâyesi anlatılıyor.

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

İpek hayallerinin peşinden cesaretle koşabilen 17 yaşında bir genç kızdır. Hayatın hiçbir isi, pası sinmemiştir ona. Annesi Melek de en çok bu yüzden korkmaktadır işte... Çünkü bu zamana kadar bütün kötülüklerden koruduğu kızı, İstanbul'a gidip oyunculuk okumak istemektedir. Melek hayatında ziyaretler dışında Balıkesir'den dışarıya adımını atmamıştır. Büyük şehirlerin türlü kötülükler dolu olduğunu bilir de, onlarla nasıl baş edilir. Onu bilmez. Bu yüzden de göndermek istemez İpek bakışlısını... İpek'ten önce bir çocuğu daha olmuştur. Ama onu ecel almıştır elinden... Ama Melek şimdi çok kararlıdır. Biricik kızını kimseye teslim etmeyecektir. Özellikle de İstanbul'a ve şaşalı hayatına... Ama Melek'in henüz bilmediği bir şey vardır. İstanbul zorluklarının yanında hem kendisine hem de İpek'e güzel sürprizler de hazırlamaktadır. Belki de İpek haklıdır: "Hayal ediyorsan sonuna kadar gitmeye cesaret de etmelisin... Merhaba İstanbul... Özgürlüğümün Başkenti"

1970'lerde biri devrimci öğrenci, biri idealist doktor, biri de hastalıklı, kıskanç ve sinsi olan birbirinden farklı üç kız kardeşin hikayesinin anlatıldığı dizide üçünün de aklını karıştıran yakışıklı bir erkeğin hayatlarına girmesiyle gelişen olaylar ekrana taşınacak.

Mezopotamya'nın bereketli toprakları. Hiçbir penceresi birbirine bakmayan, yüksek avlulu evleri, daracık sokakları olan topraklarda kanun tanımaz töreler, töreye karşı gelen aşk! Kalbinde hep hasret büyütmek zorunda kalan bir kızla, töreleri ve kalbi arasında kalan Boran'ın tutkulu aşk hikâyesi! Yazgısı, onu üç yaşındayken özünden, ailesinden koparıp, İstanbul'a sürükler. Kökleri doğuda, batı dünyasına ait Sıla, bir yalanla büyür. Sıla başka bir dünyaya kök salmaya çalışırken o farkında değildir ki, o topraklar kızların kaderini başkaları yazar. Sıla'nın hiç duymadığı berdel kelimesi, hayatının tüm seyrini değiştirir. Hiç tanımadığı ağabeysinin canını kurtarmak için, hiç görmediği aşiret reisi Boran'la zorla evlendirilir. Artık Sıla kocaman bir evde, yıkılmaz kuralları olan bir töreye hapistir. Sıla her gün kaçış planları yapar ama farkında değildir ki, asıl kaçmaya çalıştığı şey, içinde yavaş yavaş büyüyen Boran'a duyduğu umarsız aşktır.

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.

Estağfurullah Yokuşu fakir bir mahallede onurlu bir şekilde yaşamak için mücadele eden ve desteği birbirlerine duydukları sevgiden alan iki gencin aşk hikayesi. Bu aşk hikayesinden yola çıkılarak mahallede yaşanan yaşam kavgası, delice kıskançlıklar, derin pişmanlıklar, yıllarca saklandıktan sonra gün ışığına çıkan sarsıcı sırlar, taşkın öfkeler, insanın yüreğini yakıp kavuran aşklar anlatılmaktadır.

Eşinin kendisini aldatması üzerine kızıyla yeni bir hayata atılan Leyla’nın hikayesi.
Görsel yok