İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Tiyatroya Ankara Ekin Tiyatrosu'nda başladı. Savaş Yurttaş ve Şener Kökkaya gibi isimlerin tedrisatından geçti. 2007 yılında çekilen Kutsal Damacana filminde ufak bir rol almasına rağmen unutulmayacak bir repliğe imza atmıştır. 2009 yılında bu sefer Kolpaçino filminde, Hüseyin adında bir kabadayıyı oynamıştır. 2005-2007 yılları arasında Show TV'de yayınlanan Acı Hayat dizisinde, önce "Terzi"nin, daha sonra "Mehmet Kosovalı"nın sağ kolu olan "Numan" karakterini canlandırmıştır. Çoğunlukla mafya ve ağır abi rollerinde oynamıştır. 3 Mart 2022 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu 50 yaşında hayatını kaybetti. 4 Mart 2022 tarihinde Okmeydanı Cemevi'ne kaldırılan cenaze töreniyle birlikte Ankara'ya gönderilerek Karşıyaka Mezarlığı'na defnedildi.

Müzisyenlik yapan Salih ve Gürkan, yeraltındaki bir düğün salonuna gelirler. Düğün sahibi, hazırlanmaları için onları evin kömürlüğüne bırakır fakat ‘kulis’te başka bir misafir daha vardır. Aynı saatlerde, iki maföz tip de, yakaladıkları banka güvenlik görevlisini sorgulamak üzere bu kömürlüğe getirip tıkmışlardır. Mafya elemanına diklenen güvenlik görevlisi öldürülür ve olaya şahit olan Salih ile Gürkan’ın müzisyenlik hayatları tamamen altüst olur.

1711 yılında Osmanlı İmparatorluğu, Rus İmparatorluğunu yenmiş fakat ardından duraklama dönemine girmiştir. Hikâye Patrona Halil'in kardeşinin padişahın emri ile asılmasıyla başlıyor. Dönemde Osmanlı savaştan uzaklaşmış ve daha çok lale bahçelerinde eğlenceler düzenlemektedir. Bu duruma karşı çıkan Yeniçeri ocağı ve bazı padişah karşıtı çeteler örgütlenmeye çalışsalarda bir isyana cesaret edememişlerdir. Fakat Patrona Halil kardeşinin ölümüne çok içerlemiş ve padişah'ın tahtan indirilmesi için halkı galeyana getirme planları yapmaktadır. İç ve dış tehditler de etkinlik kazanma peşindedir. Padişaha ve Osmanlı'ya karşı kurulan komplonun farkına varanlar olur. Ama bazı şeyler için her şey çok geçtir.

Kardeş olduklarını öğrenmeden düşman olan kardeşlerin hikayesi Düşman Kardeşler, sıcak bir Trakya dizisi.. Hayatın içinden, gerçek aşkların ve gerçek kavgaların yaşandığı, içimizden insanların hikayelerinin anlatıldığı Düşman Kardeşler, İstanbul'da başlayıp Gelibolu'ya uzanıyor..

Roket Pizza adlı bir pizzacıda motorlu kurye olarak çalışan Gürbüz, çalıştığı restoranın müdürü olabilmeyi ve sözlüsü Aylin'le bir an önce evlenmeyi hayal etmektedir. Ancak Aylin'in kıskançlıkları, Gürbüz'ü canından bezdirmiştir. Yanlış hiçbir şey yapmadığına sözlüsünü ikna edebilmek için yakın arkadaşı Ferhat'ın önerisiyle bir gününün her anını kameraya kaydetmeye karar verir. Ancak yanlışlıkla bir cinayeti kaydeder, üstelik katiller kendisini görmüştür. Gürbüz, Ferhat'la birlikte başına sardığı beladan kurtulmaya çalışırken zorlu bir kovalamacanın ortasında kalır.

İlk filmde oğlunu evlendiren İsmail, ikinci filmde torununu sünnet ettirme telâşına girişir. Eski takım bir araya gelir, başını olmadık belâlara sokar, sünnet düğünü şehir çapında bir hadise halini alır.

Müzisyenlik yapan Salih ve Gürkan, yeraltındaki bir düğün salonuna gelirler. Düğün sahibi, hazırlanmaları için onları evin kömürlüğüne bırakır fakat ‘kulis’te başka bir misafir daha vardır. Aynı saatlerde, iki maföz tip de, yakaladıkları banka güvenlik görevlisini sorgulamak üzere bu kömürlüğe getirip tıkmışlardır. Mafya elemanına diklenen güvenlik görevlisi öldürülür ve olaya şahit olan Salih ile Gürkan’ın müzisyenlik hayatları tamamen altüst olur.

Akıncı Kara Fuat bundan 600 yıl önce Transilvanya Valisi Vlad’ı yakalamış ve hapse atmıştır. Yıllarca hapiste kalan Vlad, çıktıktan sonra acımasızlığı ile ün salmış herkesi kazığa oturtmuştur. Tanrı’nın gazabına uğrayan Vlad halkının kanını içerek vampire dönüşmüş ve Kara Fuat’ın peşine düşmüştür. Yüzyıllar boyunca soyu Kara Fuat’a dayanan herkesi yok eden Vlad’ın son hedefi, Kara Fuat soyunun son temsilcisi Sebahattin’dir. Sebahattin, yetim olarak yetiştiği konakta çalışmaktadır. Bütün bu yaşananlardan haberi olmadan hayatını sürdüren Sebahattin’in karşısına bir gün gizemli bir adam çıkar. Transilvanyalı Vlad onun da izini bulmuştur..

Fikret, eski mesleği olan gemiciliğe dönmüş, tayfa olarak çalıştığı gemiyle uzak denizlere açılmıştır. Gemi Hint okyanusunda seyrederken Somali’li korsanların saldırısına uğrar, korsanlar gemiyi ele geçirir, Fikret denize atlayıp kaçar.Ertesi gün Fikret baygın bir halde Hindistan sahilinde bir kumsalda karaya vurur. Bir kaç hintli köylü Fikret’i bulur, tedavi etmek için yakınlardaki bir Budist tapınağına götürürler.Aradan beş ay geçer, Fikret sağlığına kavuşur, tapınakta eğitim gören Serkan adındaki bir Türkle tanışıp arkadaş olur.

Birbirine kenetlenmiş yedi kişinin bir günde başına gelen maceraların öyküsü... "Para darphanede basılır, imzası atılır, banknot yapılır, deste deste akar gider. Milyonlarca temiz, milyonlarca pis el değer. Anlatılmaz bir sevgisi, anlatılmaz bir acısı vardır. Dünyada para için istenilecek en güzel dilek pis tarafını tutmamaktır, eğer tutarsan.

Yaşar Yaşamaz… Adına yakışır bir hayat yaşıyordu çocukluğundan beri. Bir gün yolu hiç düşünmese de hapishaneden geçiverdi! Hapishanede verildiği Adem baba koğuşunun sakinleri onu oldukça sıcak karşıladılar. Özellikle koğuş ağası Halil, onun gibi naif bir insanın hapishanede ne işi olduğunu merak ediyordu. Ve Yaşar anlatmaya başladı. Annesi o çocukken ölmüş, babası sahip çıkmıştı Yaşar’a. Ölen kardeşlerinden dolayı ona Yaşar adını vermişti babası, yaşar bedenen yaşadı, ama, İlkokul çağına geldiğinde nüfus dairesine gittiler babasıyla birlikte, maksat okula kayıt için nüfus kağıdı almaktı aslında ama, olmadı!... Kütükte daha önce iki kez şehit düşerek öldüğü yazıyordu!

Hayatını gemilerde tayfalık yapıp geçiren Fikret, artık İstanbul'a demirleyip yerleşik bir yaşam seçer. Hayatı kendisinden öğrenen ve bir dediğini iki etmeyen saf arkadaşı Asım'la bir gün karşılarına çıkacak olan o büyük fırsatı umut ederek yuvarlanıp giderler. Yaşadığı semtteki kilisesinin papazı Artin'in Vatikan'a gitmesini fırsat bilen ve kilisenin nimetlerini kendi tezgahına uydurup geçinmeye devam eden Fikret ve can yoldaşı Asım'ın karşısına bir gün gerçekten hiç beklenmedik bir iş gelir. Fikret'i kilisenin papazı sanıp başlarına gelen sihirli bir olayın çözümü için bu sahte papazın çaresine başvuran aile; ne kendi başlarına geleceklerden haberdardır ne de sahte papaz Fikret, karşısına çıkacak olan büyük sürprizden haberdar.

Sinan, dedesinin değerleriyle büyümüş, dürüst, ahlaklı, vicdanlı bir gençtir. Ancak aradığı aşkı henüz bulamamıştır. Sinan’ın dedesi ölüm döşeğindeyken ona ilginç bir vasiyette bulunur. Vasiyete göre Sinan şu üç şarta uyan kızı bulup evlenmelidir: “Erken kalksın, eskinin kıymetini bilsin, bir de bal porsuğuna benzesin yeter” Sinan dedesinin vasiyetini yerine getireyim derken kendisini komik bir maceranın içinde bulur. Bu macerada ona en yakın arkadaşı Azim, patronu Güven, ailesi, yakın çevresi ve dedesinin cami arkadaşları Burhan, Namık ve Talat amcalar eşlik edecektir.

Cesur Yürek’te yüreğinden ve bileğinden başka güvenecek hiçbir şeyi olmayan Ömer Korkmaz karakterine can verecek olan Onur Tuna, ailesi, mahallesi ve arkadaşları için büyük bir mücadele içine girecek. Ruveyda Öksüz’ün canlandırdığı Berrin karakterinin hayattaki en büyük ikilemi ise, idealist bir hukukçu olmasına rağmen, aşık olduğu adamın adaleti kendi elleriyle dağıtmaya karar vermiş bir kabadayı olmasıdır…

Mihrap sıradan bir gün geçirdiğini sanırken, hayatı aniden tepetaklak oluyor. Polis sorgusu, nezaret, haciz şoku bir yanda, bir yanda kocasının sırra kadem basması... Mecburen çocuklarını yanına alıp, senelerdir uğramadığı eski mahallesine dönüyor. Fakat hiçbir şeyi bıraktığı gibi bulamıyor. Sado dışında... Büyük aşk, seneler geçse de bir damla eksilmemiş. Ama artık her şey için çok geç. Mihrap için en önemlisi çocukları artık. Mihrap, çocuklarına bakabilmek için çetin bir mücadeleye giriyor.

1711 yılında Osmanlı İmparatorluğu, Rus İmparatorluğunu yenmiş fakat ardından duraklama dönemine girmiştir. Hikâye Patrona Halil'in kardeşinin padişahın emri ile asılmasıyla başlıyor. Dönemde Osmanlı savaştan uzaklaşmış ve daha çok lale bahçelerinde eğlenceler düzenlemektedir. Bu duruma karşı çıkan Yeniçeri ocağı ve bazı padişah karşıtı çeteler örgütlenmeye çalışsalarda bir isyana cesaret edememişlerdir. Fakat Patrona Halil kardeşinin ölümüne çok içerlemiş ve padişah'ın tahtan indirilmesi için halkı galeyana getirme planları yapmaktadır. İç ve dış tehditler de etkinlik kazanma peşindedir. Padişaha ve Osmanlı'ya karşı kurulan komplonun farkına varanlar olur. Ama bazı şeyler için her şey çok geçtir.

Kardeş olduklarını öğrenmeden düşman olan kardeşlerin hikayesi Düşman Kardeşler, sıcak bir Trakya dizisi.. Hayatın içinden, gerçek aşkların ve gerçek kavgaların yaşandığı, içimizden insanların hikayelerinin anlatıldığı Düşman Kardeşler, İstanbul'da başlayıp Gelibolu'ya uzanıyor..

İstanbul’un varoş mahallelerinden birinde yaşamakta olan, kaynakçı Mehmet ve manikürcü Nermin birbirlerini ölesiye seven iki gençtir. Evlenip yuva kurmak istedikleri halde parasızlık yüzünden sürekli zorluk yaşarlar. Cemiyet hayatının ünlü isimlerinden birisi olan Belkıs Kervancıoğlu, manikür yaptırmak için Nermin’i ihtişamlı malikanesine çağırır. Belkıs, kocası Sefa, kızı Filiz ve ünlü bir playboy olan oğlu Ender’le yaşamaktadır. Ender, kız kardeşi Filiz’le aşk üzerine girdiği küçük bir münakaşanın ardından, bir iddia kazanmak uğruna Nermin'i gözüne kestirir. Başta zararsız görünen, ancak sonrasında Nermin’in hayatını cehenneme çevirecek taktiklerle, genç kızın hayatına bir daha çıkmamak üzere girmeyi başarır. Mehmet zengin ve ışıltılı bir dünyaya doğru gün geçtikçe yoksulluk yüzünden kaybettiği aşkının intikamını alacaktır. Bunun da tek bir yolu vardır: Ülkenin önemli zenginlerinden birisi olan Ender ve ailesini önünde diz çöktürebilecek kadar güçlü bir zengin olmak...

Cennet Mahallesi, İstanbul'un kenar semtlerinden biridir. Dans, müzik, aşkların bol olduğu bir yerdir burası. En güzel kızlar, en afilli delikanlılar, en hoş sohbet duygulu insanlar burada yaşar. Bu mahallenin gülü güzeller güzeli dansöz Sultan ile yanık sesli kemancı Ferhat birbirlerine deliler gibi aşıktır ama iki taraf aileleri arasında 4 göbek önceden başlayan düşmanlık bu iki sevgilinin aşkına engel olmaktadır. Sultan'ın anası bohçacı Pembe ile Ferhat'ın babası zurnacı Yunus da yıllar önce birbirlerine büyük sevda ile bağlanmışlar; ama bu düşmanlık onların da mutluluğunu bozmuştur.