İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 filminden 1'i İzlenir çıktı

Çocuk hastanesinde tanışıp büyülü anlar yaşayan Bilge ve Can, 21 yıl sonra aniden telepatik olarak birbirlerini duymaya başlar. Çok geçmeden Can bu mücizenin arkasında büyük bir sır olduğunu keşfeder. Bunca yıl sonra onları bir araya getiren kaderin başka planları vardır.

Kızı ve damadı bir dolandırıcılık kurbanı olduğunda, İstanbullu üçkâğıtçı Asım Noyan yasa dışı bahis dünyasından deli fişek bir patronla karşı karşıya gelir.

Bizim İçin Şampiyon, efsane yarış atı Bold Pilot sayesinde bir araya gelen Halis Karataş ve Begüm Atman arasındaki büyük aşkın hikayesini konu ediyor. Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde, Türk atçılığının önemli ismi Özdemir Atman’ın sahibi olduğu Bold Pilot, at yarışı ile ilgilenmeyenlerin bile sevgisin kazanan bir attır. Bold Pilot ve onun daimi jokeyi Halis Karataş birlikte unutulmaz başarılara imza attı. İkilinin 1996 yılı Gazi Koşusu’ndaki 2:26:22’lik rekoru hala geçilemedi. Bold Pilot diğer bir başarısı da Halis Karataş ve Begüm Atman’ın bir araya gelmesine vesile olması. Ünlü jokey ve Begüm Atman arasındaki destansı aşkın konu edildiği filmin yönetmen koltuğunda Ahmet Katıksız oturuyor. Senaryosunu Katıksız ile Serkan Yörük’ün kaleme aldığı filmde ünlü jokey Halis Karataş’a Ekin Koç, Begüm Atman’a ise Farah Zeynep Abdullah hayat veriyor. Türkiye Jokey Kulübü eski başkanlarından Özdemir Atman’ı ise usta oyuncu Fikret Kuşkan canlandırıyor.

Berhudar Bakır, 30'lu yaşlarda kendi halinde bir hayat süren, babasına benzememeye çalışan bir çilingirdir. Babası 10 sene önce evi terk etmiş, annesiyse onun kederine dayanamayıp vefat etmiştir. Yapayalnız bir hayat süren Berhudar bir gün 10 yıldır görmediği babasının vefat ettiği haberini alır. Cenaze günü babasının Mafya Babası Fahrettin’e 100 Bin Lira borcu olduğunu ve bunu 7 gün içinde ödemesi gerektiğini öğrenen Berhudar'ın artık bütün amacı bu parayı 7 gün içerisinde bulabilmektir. Bu sırada hayatına giren Avukat Ezel'in de Mafya Babası Fahrettin'le başının belada olması ikisinin bir maceranın içerisine girmesine sebep olacaktır.

Başarılı doktor İnan Kural, öfkeli bir hasta yakını tarafından vurulur. Mucize eseri kurtulur ama uyandığında son 12 senesini hatırlamamaktadır. Bu sürede ailesini kaybettiğini öğrenen İnan, şimdi mesleğini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Düpedüz yabancısı olduğu bir hayata uyanan İnan, parçalanmış hayatını birleştirmeye karar verir. Hayatının son döneminde mucize dediği aşkı Elif, yıllar önce ayrıldığı eski eşi Aylin, onun kardeşi Toprak ve kırdığını bile hatırlamadığı tüm kalpleri onarırken, hastaların hayatı ve ölümle mücadele ettiği, zorlu ama inadına umutlu bir yolculuğa çıkar.

Küçük bir çocukken kan davası nedeniyle babasını kaybedip İstanbul’a sürülen Halil İbrahim (Deniz Can Aktaş), 20 yıl sonra memleketi Karadeniz’e yakışıklı, güçlü bir delikanlı olarak geri döner. Burada sevdiği kız Yasemin (Biran Damla Yılmaz) ile evlenecek ve yeni hayatını kuracaktır. Fakat yaşananlar buna izin vermez. Bir intikam yolculuğuna çıkan Halil İbrahim’in hayatı Leto’lardan Zeynep’in (Miray Daner) çıkması ile tamamen değişecektir.

1939 yılında kömür şehri Zonguldak’ta bir kasabada madenci Davut (Uğur Güneş), kardeşleri ve ana-babasıyla mütevazı bir hayat sürmektedir. Madenin sahibi Paşazade Malik Bey (Murat Daltaban) adında zengin bir adamdır. Yağmurun çok yağdığı bir gün uyarıları dikkate almayan Malik Bey yüzünden beklenen olur ve maden çöker. Davut, bu düzene karşı sesini yükseltmeye karar verir. Malik Bey’in de Davut için hiç beklenmeyen bir teklif vardır. Malik Bey’in kızı Gülfem (Esra Bilgiç) hayatın gerçeklerinden uzak, korunarak büyütülmüştür. Gülfem, ele avuca gelmez, söz dinlemez, hatta kaba-saba bir adam olarak gördüğü Davut’un zamanla içten içe hayranlık duymaya başlar. Malik Bey ise kızı Gülfem’i, Ali Gelik (Necip Memili) adında zengin bir maden patronuyla evlendirmeyi düşünmektedir.

1977 yapımlı, başrollerinde Türkan Şoray ve Tarık Akan’ın oynadığı “Baraj” isimli filmin dizi uyarlaması olarak izleyici karşısına çıkacak olan yapımda Nazım’ın (Feyyaz Duman), internette bir arkadaşlık sitesinde Nehir’le (Biran Damla Yılmaz) tanışma hikayesi konu alınıyor. Birbirlerini hiç görmemiş olma durumu, Nehir’in fotoğrafını göndermesiyle değişir. Nehir’in çok güzel ve kendinden genç olduğunu düşünen Nazım yüzündeki yara yüzünden kendi fotoğrafını göndermeye çekinir ve Nehir’in ısrarı ve onu kaybetme korkusundan dolayı Nazım, baraj inşaatına İstanbul’un renkli hayatından sürgün gönderilmiş, yakışıklı ve çapkın bir genç olan Tarık’ın (Burak Yörük) fotoğrafını gönderir. Nehir’in fotoğraftaki Tarık’ı beğenmesi ve sürpriz bir şekilde baraja gelmesi işleri karıştıracaktır...

Ve karşınızda ekranların en trajikomik ailesi: Sayılmazlar. Abla Melek Sayılmaz, abi Armağan Sayılmaz, ve kız kardeşler Biricik ve Cansın Sayılmaz’dan oluşan ailemiz İstanbul’da oldukça sıkıcı bir hayat sürdürmektedir. Melek Sayılmaz’ın hayattaki tek arzusu, bir başına büyüttüğü kardeşlerinden bir an önce kurtulmak ve böylece o hep hayalini kurduğu Bodrum’a ilk otobüsle kaçabilmektir. Ancak sivri dilli, hazır cevap ve kardeşlerinden illallah diyen ablamız Melek hanım, öyle pek de melek sayılmaz.

Biri gelinlik provasından, biri nikah masasından, biri düğün salonundan kaçan üç kadın; Almilla, Şebnem ve Kainat’ın hayatlarının aşkına yetişmek için gittikleri İzmir Adnan Menderes Havaalanı’nda yolları kesişir. Hayatı bir anda kesişecek ve kader ortaklıkları İstanbul’da da devam edecek, aşkı kovalayan üç kadının iç içe geçen hikayeleri, onları birbirine sımsıkı bağlayacaktır. İstanbul’a adım atar atmaz, hem de hiç farkında olmadan şöhret rüzgarına tutulan kızlarımız için hayli ışıltılı başlayan İstanbul macerası, giderek kabusa dönüşecek ve "kaçak gelinler"imiz, İstanbul duvarına toslayacaktır. Üstelik bu İstanbul serüveninde, hayallerindeki "beyaz atlı prens"ler de onları hep hayal kırıklığına uğratır ve olaylar iyice içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Murat ve Candan şehirli, üniversite mezunu bir çifttir. İki yıldır evlidirler ve çift olarak pek de uyumlu oldukları söylenemez; İkisi de farklı dünyalardan gelmektedirler. Murat ve ailesi Anadolu kültürüne daha yatkınken, Candan ve ailesi ise daha batılı bir düşünce yapısına sahiptir. Ancak birbirlerine deli gibi âşık olan bu çift her ne kadar anlaşmazlık içinde olsalar da birbirlerinden bir türlü kopamazlar. Evliliklerinin beşinci yılında bir çocuk sahibi olma kararı alırlar ve Candan aşklarının meyvesi, biricik oğulları Yankı’ya hamile kalır. Aşklarının meyveleri artık kucaklarındadır ve mutlu bir aile tablosu çizmektedirler. Candan ve Murat hala birbirlerinden çok farklı bir çifttirler ancak Yankı’dan sonra aralarındaki sorunları sevimli yollarla çözmeyi öğrenmişlerdir.