İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

9 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
İlker Kaan Kaleli, 11 Mayıs 1984 tarihinde İstanbul, Türkiye'de dünyaya gelmiştir. Alman bir anne ve Van kökenli Türk bir babanın oğlu olan Kaleli, çok kültürlü bir aile yapısında büyüdü. Çocukluk yıllarında müziğe duyduğu yoğun ilgiyle piyano ve gitar çalmayı öğrendi, hatta bir dönem DJ'lik yaptı. Üniversite eğitimini İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Yönetimi bölümünde tamamladıktan sonra oyunculuk tutkusunun peşinden giderek Londra'ya taşındı. Dünyanın en prestijli oyunculuk okullarından biri olan London Academy of Music and Dramatic Art'ta (LAMDA) eğitim gördü ve burada sahne sanatları üzerine derinleşti. Türkiye'ye döndükten sonra oyunculuk kariyerine 2012 yapımı "Son" dizisiyle adım atan Kaleli, hemen ardından "Kayıp Şehir" (2012) dizisindeki İrfan rolüyle dikkatleri üzerine çekti. Bu projedeki performansıyla sektörde kendine sağlam bir yer edinen oyuncu, 2013 yılında "Kayıp" dizisinde rol aldı ve ilk sinema filmi deneyimini "Silsile" (2014) ile yaşadı. Ancak onu ülke çapında bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin en ikonik noktası haline gelen proje, 2015-2017 yılları arasında yayınlanan "Poyraz Karayel" dizisi oldu. Hem polis hem de mafya babasının damadı olan, edebiyata düşkün ve nevi şahsına münhasır "Ahmet Poyraz Karayel" karakteri, Türk televizyon tarihinin en unutulmaz karakterlerinden biri haline geldi. Bu rolüyle Altın Kelebek Ödülleri'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü. "Poyraz Karayel"in ardından dijital platform projesi "Dip" (2018) ve toplumsal meselelere değinen "Öğretmen" (2020) dizilerinde başrol oynayarak farklı karakterleri canlandırma yeteneğini sergiledi. Kaleli, uluslararası arenadaki başarısını ise BBC yapımı "The Serpent" (2021) dizisindeki Vitali Hakim rolüyle kanıtladı. İngilizce performansıyla küresel izleyicinin de dikkatini çeken oyuncu, sınırlarını daha da genişleterek İspanyol yapımı "La Pasión Turca" (Türk Tutkusu) (2024) dizisinde başrol oynadı ve İspanyolca konuşarak uluslararası bir aktör olduğunu bir kez daha gösterdi. Son dönemde ise "Kara" (2023) dizisinde yer aldı. Oyunculuğunun yanı sıra iyi derecede İngilizce ve İspanyolca bilen Kaleli, müzikle olan bağını hiç koparmamış, rol aldığı projelerde seslendirdiği şarkılarla da beğeni toplamıştır.

Ailesinin hayatını karartanlardan hesap sormak için yola çıkan Kara, geçmişe ait sırları çözdükçe düşmanının kızı olan Zeynep’e daha çok yakınlaşacak. İntikam için çıktığı bu yolculuk ikisinin de kaderini birbirine bağlayacak. İntikam ve aşk arasında yaşanacak büyük bir mücadeleye hazır mısınız?

Acımasız katil Charles Sobhraj, 1970'lerde Güneydoğu Asya'da "Hippi Yolu"nu keşfe çıkan gezginleri kendine av olarak seçer. Sarsıcı olaylardan uyarlandı.

Hikayenin baş kahramanı olan fizik öğretmeni Akif Erdem; öğrencilerine bir “insanlık dersi” vermek istemektedir. Yalnız Akif Öğretmen; bildiğimiz, alıştığımız öğretmenlerden daha farklı bir ders anlatma yöntemi kullanmaktadır. Akif Erdem, bu son dersi için öncelikle Küçükkapı Lisesi 12A sınıfını rehin alır ve bir bomba kullanarak sınıfı okulun geri kalanından kopartır. Çocuklar ve Akif artık dışarı çıkamayacaklardır… Ve Akif Öğretmen; çocuklara bir soru sorar; “12A sınıfı öğrencisi Rüya Örnek’in ölümüne aranızdan kim sebep olmuştur?” Rehin alınan gençlerin bu durumdan kurtulmalarının tek bir yolu vardır; doğruyu söylemek! Çocuklara ve hatta tüm ülkeye “iyi insan” olmanın önemini anlatan, empati kurmayı ve düşünmeyi öğreten Akif Öğretmen’i zamanla anlayacak ve çok sevecek olan öğrenciler; yaptıkları yanlışların farkına varıp son derslerini başarıyla tamamlayacaklardır.

İstanbul Emniyet’e bağlı olarak intihar girişiminde bulunan kişileri vazgeçirmekle görevli olan Sahir, bir gün telefonuna gelen bir ihbarla, Bilge’yi bulur. Hayatı sırlarla dolu, gizemli bir bilim kadını olan Bilge’yle tanıştığı andan itibaren Sahir’in önünde yeni ve tehlikeli bir dünyanın kapıları aralanacaktır. İkilinin eşiğinde olduğu bu kapının ardında her sır, yeni bir sırrı doğurmaktadır. Sahir ve Bilge içine atıldıkları bu büyük savaşta hem birbirlerine destek olacak hem de geçmişten, bugünden ve yarından gelen ve gelecek olan yaralarını birlikte saracaklar.

Aşkın ve nefretin, dostluğun ve düşmanlığın, iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir hikaye... Poyraz, dibi görmüş bir adam. Hayatta sevdiği, değer verdiği her şeyi ailesini, mesleğini, karısını ve oğlunu kaybetmiş. Bütün bu dertlerle dalga geçerek ayakta kalmış. Canından çok sevdiği oğlunu, kayınpederi Ünsal’dan almak için çaresizlik içinde düşünürken, oğlunu almak için eski amiri Mümtaz, ona bir teklif yapar. Bahri Umman adlı bir mafya babasının yanına girecek ve ona bilgi sağlayacaktır. Çaresiz kalan Poyraz, bu teklifi kabul etmek zorunda kalır. Bu arada Ayşegül diye bir kızla tanışmıştır. Poyraz, kendi başını belaya sokma konusunda uzman olduğundan, Ayşegül’ü de her belanın içine katmayı başarır. İkili, ilk andan itibaren birbirlerinden hoşlanmışlardır. Ne var ki bu iki yaralı, yorgun ve yalnız insan için aşk imkansız gibi görünmektedir. Çünkü Ayşegül, Poyraz’ın patronu Bahri Umman’ın kızıdır ve üstelik Poyraz bu gerçeği Ayşegül’den saklamak zorundadır.

Kemal ve eşi Leyla’nın, çocukları Kerem ve Yasemin’le birlikte herkesi kıskandıracak bir hayatları vardır. Büyük bir aile şirketi, güzel bir ev, dışarıdan her şeye sahip, kusursuz bir aile gibi görünürler. Ancak bu muhteşem aile tablosu bir gecede yerle bir olur. Şarman Holding’in veliahtı, Leyla Şarman Özdemir ve Kemal Özdemir’in biricik oğulları Kerem, annesi ve babasının evde olmadığı bir gece, iki polis tarafından götürülür ve daha sonra kendisinden haber alınamaz. Ailenin biricik oğullarını bulmak için verdikleri amansız mücadele, aile içerisindeki ilişkilerin sarsılmasına ve herkesin kendine sakladığı sırların açığa çıkmasına da neden olur.

Hikâyenin odağında Anadolu vilayetinden Tarlabaşı, İstanbul'a yeni taşınan Trabzonlu Toptaş ailesinin yeni yaşam yerlerinde yaşadıkları maceralar konu edinilmiştir. Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Ailenin İstanbul'a taşınmasının ardından ilk kaybı Meryem'in (Nazan Kesal) eşini, çocukların ise babalarını kaybetmeleri olur. Meryem kayınpederi ve çocuklarıyla dul kalır ve aile, art arda yaşadıkları beklenmedik olaylar Toptaş ailesini yavaş yavaş zorunlu göçe doğru ilerler. Yeni bir yaşam umuduyla apar topar İstanbul'a gelen aile bu şehrin getireceği zorluklara dayanmaya çalışırlar. İstanbul'a geldiklerinde seks işçiliği yapan bir kadın olan Aysel (Gökçe Bahadır) ve onun transseksüel arkadaşı Duygu (Ayta Sözeri) ile komşu olurlar.

Aslında hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Mutlu bir evlilik... Birbirine aşık bir karı koca... Çocuklarının üzerine titreyen anne baba... Şüphesiz, yalansız, güven dolu bir ilişki... Bir gün bütün hayatınızın aslında koca bir yalandan ibaret olduğu gerçeği yüzünüze bir tokat gibi çarpabilir... Aylin evliliği boyunca bir gün bile şüphe duymamıştı Selim’den... Bir gün bile yalan söyleyebileceğini düşünmemişti, aldatılacağını aklına getirmemişti. Ta ki o güne kadar… Bir uçak kazası haberiyle yaşamı altüst olana kadar… Onların “Son”u nasıl olacak?

1970'lerde biri devrimci öğrenci, biri idealist doktor, biri de hastalıklı, kıskanç ve sinsi olan birbirinden farklı üç kız kardeşin hikayesinin anlatıldığı dizide üçünün de aklını karıştıran yakışıklı bir erkeğin hayatlarına girmesiyle gelişen olaylar ekrana taşınacak.