İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

21 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
İpek Tenolcay (d. 12 Temmuz 1970, İstanbul), Türk manken, sinema ve dizi oyuncusudur.Uzun süre mankenlik yaptıktan sonra 1996 yılında Şehnaz Tango adlı televizyon dizisinde rol aldı. Tenolcay, ayrıca sunuculuk da yaptı. Örümcek dizisindeki baş rolü, onun büyük kitlelerce tanınmasını sağladı. İyi derecede İngilizce bilen oyuncu, bir çocuk annesidir.

Dizi, varlıklı bir aile olan Soykanlar’ın başına geçen Aslan’ın, kendisiyle aynı yerden yaralı psikolog Devin’le tanışmasıyla aile içinde değişen dengeleri, gelişen olayları ve ‘aile’ kavramının en tartışmalı yönlerini ele alacak.

Haziran, ne zamandır hayalini kurduğu Tokyo’daki pozisyon için patronu Doygun’la görüşmeye gider. Ancak hayalindeki terfiyi almak için patronuna bir konuda yardım etmesi gerekecektir: Kırlangıç Adası’na gidip arsasını satmamak için direnen, Ada’nın da gelişiminin önünü tıkayan huysuz adamın bir açığını bulmalıdır. Haziran, bahsedilen araziye gittiğinde Poyraz’la tanışır. Poyraz onu turist kafilesiyle beraber fabrikadan atmaya çalışır. Daha ilk andan birbirlerine gıcık olurlar. Bu sırada Haziran patronun ihtiyacı olan bilgiye ulaşır. Çok sevdiği İstanbul’a dönmek için sabırsızlanırken yıllardır görmediği teyzesiyle karşılaşır. Vapuru da kaçırınca mecburen Ada’da kalırlar. Ne olduğunu anlayamadan kendisini Poyraz’la dans yarışmasında dans ederken bulan Haziran çok geçmeden patronu tarafından yanlış yönlendirildiğini öğrenir. Dahası istemeden zarar verdiği kişinin Poyraz olduğunu anlar. Neden olduğu zararı düzeltmeyi kafasına koyan Haziran, Poyraz’a bir teklifle gider.

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Kolombiyalı bir anne ve Kapadokya'lı bir babanın kızı olan Maria Yıldırım, yıllar sonra doğduğu büyülü topraklara geri döner. Bu yolculuk sırasında yörenin en büyük ailelerinden biri olan Candemir Ailesi'nden Mustafa Candemir'le tanışır. Biri kaderinde ne yazılıysa onu, diğeri ise kendi kaderini kendi yazmaya inanan bu iki genç kısa sürede birbirlerine deliler gibi aşık olurlar.

Sanem sabahları birkaç saat babasının bakkalında çalıştıktan sonra bütün gününü hayal kurarak ve kitabı üzerinde çalışarak geçirmektedir ve hayatından son derece mutludur. Ta ki anne babası kendisine doğru düzgün bir iş bulmazsa evlenmek zorunda olduğunu söyleyene kadar! Sanem bunun üzerine mecburen ablasının iş yerinde çalışmaya başlar. Hayallerini süsleyen büyük aşkının kendisini orada beklediğinden habersizdir henüz, üstelik bilmeden Can'a ve şirkete kurulan bir tuzağın parçası olur... Yalanlar üzerine kurulan bir aşk olabilir mi? Ya Sanem? Nefret ettiği Can'a kalbini kaptırabilir mi?

Sevdiği adam için işlemediği suçu üstlenen bir kadın Meryem, Kariyer ve güç uğruna her şeyi yapabilecek bir Savcı Oktay, Âşık olduğu kadını kaybettikten sonra intikam hırsı ile gözü kararan Savaş… Yağmurlu bir gecede yaşanan kaza bu üç insanın hayatını değiştirir. Adalet adamı Oktay güce, gücün adamı Savaş adalete muhtaç ilerler bu yolda. Her iki adamın günahlarının yükünü Meryem çeker… Ta ki aşk denkleme dâhil olup, adaleti getirene kadar…

Mia, kendisini vampire dönüştüren Dmitry’yi öldürüp yeniden insan olmak için İstanbul’a gelir. Fakat İstanbul’un onun için başka planları vardır. Mia kendisini iyiyle kötünün, aşkla nefretin, yaşamla ölümün birbirlerine dönüştüğü soluk soluğa bir hikayenin tam merkezinde bulur. Bu hikayede ona eşlik edenlerse karanlık ve çekici Karmen, geçmişinde büyük bir sır barındıran savaşçı Numel ve İstanbul’un kenar mahallelerinde vampirlere karşı direnen avcılardır. Hepsinden de önemlisi, insanlar ve vampirler arasında büyük bir savaş başlamak üzeredir. Mia'nın en büyük sınavı ise büyük savaş başladığında kimin tarafında savaşacağıdır.

Bayram ve Kerem küçük yaşlardan itibaren insanlarla çok fazla diyalog kuramadıkları için asosyal olmuş ve bütün vaktini bilgisayarda geçiren iki yakın arkadaştır. İnsanların yüzlerine söyleyemediklerini bilgisayar vasıtasıyla dile getirip bir de üstüne para kazanıyorlardır. Yani kısaca “TROL” olmuşlar. Bayram’ın kuzeni ve bizimkilerin tam tersi bir karakter olan Kuzen Volki Amerika’dan dönmüştür. Dijital dolandırıcılık yapmak için takım kuruyordur. Bayram ve Kerem’i peşinden sürükleyerek yeni nesil bir dolandırıcılık şebekesinin içine sokar. Takımda bir eksik kalmıştır; Seyran. Güzelliği ve zekası sayesinde bir dolandırıcılık abidesi olan Seyran da ekibe katılır. Özellikle zengin insanları kredi kartları üzerinden dolandırmayı hedefleyen ekibimizi uzun soluklu, bol maceralı ve aşırı komik bir yolculuk bekliyordur.

Zehra, annesi Aynur'la birlikte, İstanbul'un sayılı zenginlerinden sayılan Çamay ailesinin yanında çalışıp, yaşamaktadır. Zehra, birlikte büyüdüğü Çamay ailesinin tek veliahttı Barış'a âşıktır. Barış da Zehra'ya karşı duygularını fark eder. Fakat bu aşkın önünde çok sayıda engel vardır. Aynur'un evlatlık verdiği ama herkesin öldü bildiği Zehra'nın ablası Ceren intikam için geri gelir ve oklarını önce kendi ailesine sonra ilgisi olan herkese yöneltir.

Yiğit küçüklüğünde çirkin görünümlü bir çocuk olup büyüdüğünde iyi, çekici bir görünüme kavuşan biridir. Deniz de küçüklüğünde çok güzel bir çocuk olup bir yetişkin olduğunda çirkin olan bir kızdır. Deniz bir gün çocukluk aşkı Yiğit ile tekrar karşılaşacaktır.

Kaan garsonluk yaparak kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan müzik sevdalısı bir gençtir. En yakın arkadaşı Cüneyt, babasını, alt katlarındaki daireyi Kaan'a kiralamaya ikna etmiştir. Yediği içtiği ayrı gitmeyen bu iki arkadaşın hayatı, Kaan'ın bir baltaya sap olamamış abisi Bora'nın eve yerleşmesiyle karışır. Ancak yıllar önce başından talihsiz bir evlilik geçmiş olan Kaan'ın hayatını altüst edecek olan sürpriz, kapının önüne bırakılan bir pusetin içindedir. Hem Cüneyt'in babası Macit'ten saklanması, hem de özenle bakılması gereken bu minik bebek, ortaokuldan arkadaşları olan "Duba Didem"in de hayatlarına tekrar girmesine sebep olacaktır.

Toprak zengini ailesinin en küçük ferdi olan Deniz Gökçener, âşık olduğu adamın babasını, Zeytin Tepesi'nin en zengin adamı Malik Karatay'ı öldürmekten hüküm giyer. Suçunu kabul etmese de ailesi dahil herkes onun cinayeti işlediğine inanır. Denetimli serbestlikten yararlanarak özgür kaldığında Zeytin Tepesi'ne geri döner, ancak kasabanın gözünde bir katildir. Üstelik ailesi de dağılmıştır. Canından çok sevdiği annesini aramaya devam etmeye kararlı olan Deniz karşısına hep engel çıkaran eski sevdiği Tarık ile mücadele edecektir.

Boşanmış bir ailenin büyük oğlu olan Tarık ve kardeşi Necdet, anneleri Neriman'la aynı çatı altında tembel bir hayat sürmektedirler. Tarık, büyük aşkı Hülya'nın onu terk etmesiyle yaşadığı bu tatlı rüyadan uyanmak zorunda kalır. Bu ayrılık yüzünden Tarık ve en az onun kadar tembel arkadaşları hayatın gerçek yüzü ile karşı karşıya gelirken onlara ağabeylik yapan ve koruyup kollayan Nadir Ağabey, hikayeleriyle onları hayata hazırlayacaktır.

II. Mahmud’un annesi ve Topkapı Sarayı'nın Son Valide Sultan'ı Nakş-ı Dil Sultan’ın Hayat Hikayesi...

Yer Bosna Hersek... Tarih 6 Nisan 1992... Bosna Savaşı... Aslında, tarihler 14 Eylül 1995'i gösterene dek sürmüş, acımasız bir katliam! 3 seneyi aşkın süren savaşta; yaklaşık 200 bin insanın öldüğü, iki milyon kadarının da yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığı Bosna Savaşı'nın yarattığı aile dramları...

Dizi, geçmiş zamanların İstanbul’unda saray çevresi ve halk arasında yaşanan ramazan âdetlerini, yardımlaşmayı, dünden bugüne değişmeyen gelenekleri ve Osmanlı mutfağına ait eşsiz yemekleri Dilruba ve Ahmet’in saf aşkı eşliğinde izleyiciyle paylaşıyor. İftarıyla, sahuruyla, Cumhur Müezzinliği ve Enderun Teravihi ile, saray mutfağından konak iftarına, güllaçtan temcid pilavına sofra gelenekleri, Osmanlı ramazanlarının maddi manevi tüm lezzetleri bir arada…
Görsel yokSuna ailesi tarafından doğduğu gün terk edilmiş ve yetiştirme yurdunda anne özlemi ile büyümüş genç bir kadındır. Suna’nın basit ve huzurlu yaşantısı annesinin kimliğini öğrenmesi ile darmadağın olacaktır. Geçmişi elinden alınan Suna’nın artık tek çaresi geleceğine sahip çıkmaktır.

Ayten eşini kaybettikten sonra maddi sıkıntı çeken, iki çocuk sahibi bir annedir. Çocuklarının hem koruyucusu ve kollayıcısı, hem de artık onuruyla geçindiren kişidir. Kızı Laçin ise ailesinin yaşadıklarından sonra gücün maddiyattan geçtiğine inanmaya başlar. Laçin için yeterince para kazandıktan sonra etik değerler önemini kaybeder. Ayten, kızı Laçin'e bir noktadan sonra söz geçiremeyecektir.

Polat Alemdar, kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirip Türkiye'deki mafyanın tepesinde bulunan Kurtlar Konseyi'ni çökertmiş ve Türkiye'deki mafya yapılanmasının sonunu getirmiştir. Bu görevi layığıyla yerine getirdikten sonra Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın (KGT) başına geçer ve devlet adına önemli operasyonlarda bulunmak için harekete geçer. Ancak yeni misyonu daha derin ve tehlikelidir.

Zeytindağı'nın ilçe olması için çabalayıp duran Rıdvan'ın özverileri sonunda meyvesini vermiş, Zeytindağı ilçe olmuş ve buraya bir kaymakam atanmıştır. Büyük bir heyecanla kaymakamı karşılamak için hazırlıklar yapan yöre halkını, en önemlisi de Rıdvan'ı çok şaşırtacaktır.

Sokaklardan başlayıp belli bir hiyerarşik bütünlük içinde kademe kademe yükselen ve en tepede son derece etkili bir "konseye" dönüşerek ülkeyi avcuna almayı amaçlayan çok güçlü bir mafya örgütü ile o örgütle mücadeleye soyunanların serüvenleri anlatılır. Bu hem toplumsal hem de bireysel yansımaları olan bir serüvendir.