İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
İpek Türktan (d. 1981, Mersin) Türk oyuncu. Anadolu Leoparı isimli filmdeki performansı ile 32. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülü almıştır. Kusursuzlar filmiyle 19. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü kazanmıştır.

Hasta annesinin ölümü ile sarsılan Ali, babasından intikam almak üzere gizemli bahçıvanıyla kafa kafaya verir. Ancak ailesi ve yetkililer yaşlı adamın ortadan kayboluşunu araştırdıkça Ali eylemlerinin haklılığından şüphe etmeye başlar.

Film, Sadık adında bir adam üzerinden, gerçekten iyi bir insan olmanın anlamı sorgulanıyor. Sadık, insan kaçakçıları ve katillerin dünyasında adalet arayan bir adamdır. Ancak bu süreçte o, iyilik ve kötülük arasındaki çizginin bulanıklaştığını fark eder.

Defne’nin özel güçleri vardır. Kadıköy’ün en iyi falcısı Hale’den tarot seansı için bir randevu alır. Tarot kartları dizilir, ancak Defne’nin umrunda değildir Hale’nin söyledikleri. Gerçekten kimin falına bakılıyordur? Ayrıca arkada dolanan tuhaf adam da kimdir? Gerçeklerle yüzleşildikçe kartların bir önemi kalır mı?

Eskişehir’de karısı Mukaddes ve kızı Simge ile birlikte yaşayan Tufan, küçük bir matbaada çalışmaktadır. Yan dairede yalnız oturan komşuları Huriye, bir gece aniden fenalaşır. Doktor, Huriye’nin bir süre tek başına kalmaması gerektiğini söyler. Tufan, bakacak kimsesi olmayan Huriye’yi ortada bırakmayı göze alamaz ve bir süre onu evinde tutmaya karar verir. Yaşadığı kimi korku ve kaygıların sonucunda Tufan’ın “iyilik” hali önemli sınavlardan geçer.

İstanbullu genç bir kadın psikiyatrist, tayinle geldiği ama şehre çok da uzak olmayan bir taşra kasabasında mecburi göreve başlar. Hafta içi görevine kasabada devam ederken hafta sonları da İstanbul'daki evine gelir. Çekici kocası Cem ile dışardan kusursuz gibi görünen bir evlilik sürdürmektedir; ama içten içe ters giden bir şeylerin olduğunu hisseder. Öte yandan bir gün hastaneye getirilen küçük yaşta bir kadın hasta olan Elmas ile ilişkisi Şehnaz'a bambaşka bir kapı açarken akli dengesini yitirmek üzere olan Elmas da Şehnaz'ın yardımıyla ruhundaki düğümleri bir bir çözecektir.

Sevgilisiyle birlikte olduğu gece karısı ve küçük kızını trafik kazasında kaybeden Ahmet, “akıl-fikir işleri” yapan mühim bir şahsiyettir. Kimseyi umursamayan, hiçbir şeyin önünde eğilmeyen biri olarak bu trajik olaydan pek etkilenmeden yaşamına devam eder ama bir süre sonra, görünürde bir sebep olmaksızın kendinde ve yaşamında bazı değişimler olmaya başlar. Küçük terslikler, tuhaf aksilikler art arda gelmekte, çok sevdiği kadınlarla arası bozulmakta, hayat karşısında zorlanmakta ve kendisinden beklenmeyecek zafiyetler göstermektedir.

Genç bir kadın, geçmişine dair uzun süredir gizli kalmış bir sırrı keşfeder ve gerçeği ortaya çıkarmak için bir dizi mektubun yazarlarının izini sürer.

Ailesinin gözbebeği İnci (Nilsu Berfin Aktaş), Ulusözler Koleji’nin burslu öğrencisidir. Sınıf arkadaşı ve aynı zamanda okul sahibinin oğlu Mert’ten (Eren Ören) hamile kalır. Üniversite sınavına hazırlanan ve hayallerine koşan iki gencin hayatı sonsuza kadar değişir. Evlatlarının hayatındaki değişim aileleri de derinden etkileyecektir. İnci’nin annesi Seher (Günay Karacaoğlu), aynı okulda hademe olarak çalışmaktadır. Selahattin (Şevket Çoruh) ile kurdukları dünyada, evlatları için mücadele etmektedirler. En büyük hayalleri de onları her zaman gururlandıran kızları İnci’nin doktor olmasıdır. Turgut (Murat Aygen), Ulusözler Koleji’nin sahibi ve müdürüdür. Baskı ve korkuyla sindirdiği Aylin’le (Didem Balçın) evlilikleri proje gibidir. Aylin her ne kadar bu projenin bir parçası olarak kalsa da evlatları için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır. Henüz doğmamış bebeğin, iki genç ve aileleri üzerinde estireceği rüzgar merak konusudur.

Metropol hayatına sıkışmış, hasta, mutsuz ve yolunu kaybetmiş bir ruh olan Nisan, beraber katıldıkları bir şifa seansının ardından ortadan kaybolan arkadaşının izini sürerken şaibeli bir tarikata ulaşır. Tüm şüphelerine karşın tarikatın vaadine kayıtsız kalamayan Nisan, gizemli bir adam olan Tufan’ın peşinden bilinmezliklerle dolu bir maceraya atılır.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.