İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

29 Mart 1983 tarihinde Ankara’da dünyaya gelen Iraz Yöntem ünlü oyuncu, sunucu Selçuk Yöntem'in kızıdır. Annesi Cihan Yöntem, 10 sene kadar Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde dans ve hareket dersi vermiş, en son Ankara Devlet ve Opera Balesi’nden emekli olmuştur. 2004 yılında Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olmuştur. Mezuniyetin ardından 2 yıl Şahika Tekand ile stüdyo oyunculuğu üzerine çalışmış ve profesyonel oyunculuk hayatına atılmıştır. 2011 yılında ise Kadir Has Üniversitesi Drama Bölümü'nde Yüksek Lisans yapmış, kendilerine ait Tiyatro Hal’de yöneticilik ve yazarlık yapmıştır. 3 sene Oyuncular Sendikası’nda yönetim kurulu üyeliğini üstlenmiştir.

Ayla (Özge Özberk), kızı Eylül ve kocası Sertaç (Sinan Tuzcu) ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Eşinin kendisini kapı komşusu ile aldattığını fark etmesiyle büyük bir şok yaşar. Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister. Ege'de küçük bir kasabada yaşayan akrabalarının sünnet düğünü için onu kasabaya çağırması, aradığı fırsattır. Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider. Ama oradaki yaşam ve akrabaları, yıllar önce bıraktığı gibi değildir. Orada öğreneceği çok şey ve yaşayacağı çok zorluk ve yanında mutluluk vardır.

B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumlardır. Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda birer eş, birer anne, birer evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır. İçinde bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkumların kendi koydukları kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek kural vardır: Güçlü olan ayakta kalır! Sadist gardiyanların, kin ve güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen, korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki. Tüm bu şiddet ve yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının hakim olduğu bir iç dünya yaratmayı başarabilen isimsiz kahramanlar onlardır.

Doktorlar Türkiye'nin en ünlü ve en iyi hastanesinde eğitime başlayan bir grup genç cerrahın hikayesidir. Ancak kahramanlarımızı tanıdıkça ve onların renkli, bir o kadar sıra dışı hayatlarına tanık oldukça hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlarız. Hayatın tüm renkleri bu dizinin içinde yer alacaktır. Hastaneye gelen her hasta, kurtarılan ya doktorların elinden kayıp giden her hayat bize bir gerçeği gösterecektir. Ne kadar kibirli ya da önyargılı olduğumuzu... Nefretlerimizi ya da sevgilerimizi... Gururumuzun, kıskançlığımızın, öfke ya da açgözlülüğümüzün eşlik ettiği hayatımızda kaybettiklerimizin değerini. Elbette aşkla beraber! Bu dizi... Bütün değerlerin içinin boşaltıldığı, paranın tek güç olduğu ve her kapıyı açacağı düşüncesinin empoze edildiği dizilerin arasında bir vaha olacaktır!

Ayla (Özge Özberk), kızı Eylül ve kocası Sertaç (Sinan Tuzcu) ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Eşinin kendisini kapı komşusu ile aldattığını fark etmesiyle büyük bir şok yaşar. Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister. Ege'de küçük bir kasabada yaşayan akrabalarının sünnet düğünü için onu kasabaya çağırması, aradığı fırsattır. Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider. Ama oradaki yaşam ve akrabaları, yıllar önce bıraktığı gibi değildir. Orada öğreneceği çok şey ve yaşayacağı çok zorluk ve yanında mutluluk vardır.

B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumlardır. Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda birer eş, birer anne, birer evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır. İçinde bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkumların kendi koydukları kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek kural vardır: Güçlü olan ayakta kalır! Sadist gardiyanların, kin ve güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen, korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki. Tüm bu şiddet ve yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının hakim olduğu bir iç dünya yaratmayı başarabilen isimsiz kahramanlar onlardır.
Görsel yokMuzaffer, Banko Dershanesi'nin müdürüdür. Dershane öğrencileri ÖSS'de istenen başarıyı yakalayamamıştır. Bir eğitmenden çok tüccar gibi davranan, sınıflara haddinden fazla öğrenci alan ve tek düşüncesi para olan Banko Dershanesi'nin sahibi Hayri, kendi yanlışlarını görmeyerek bütün suçu Muzaffer ve diğer öğretmenlerin üstüne atar. Muzaffer ve öğretmen arkadaşları, Para delisi Hayri'nin bu tutumuna daha fazla dayanamaz ve istifa ederler. Öğrencilerin yaşadığı stresi ve üzerlerindeki baskıyı çok iyi anlayan bu eğitimciler her türlü zor şarta göğüs gererek hep beraber bir dershane kurarlar. Amaçları o sene sınavda sıfır çeken öğrencileri bir araya toplayıp, idealist bir eğitim anlayışıyla hepsinin ÖSS'de başarılı olmalarını sağlamaktır. Muzaffer ve eğitimci arkadaşları, eğitimin paradan ibaret olmadığını tüm meslektaşlarına ve ebeveynlere ispatlamak için Son Tercih'i kurarlar.

Doktorlar Türkiye'nin en ünlü ve en iyi hastanesinde eğitime başlayan bir grup genç cerrahın hikayesidir. Ancak kahramanlarımızı tanıdıkça ve onların renkli, bir o kadar sıra dışı hayatlarına tanık oldukça hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlarız. Hayatın tüm renkleri bu dizinin içinde yer alacaktır. Hastaneye gelen her hasta, kurtarılan ya doktorların elinden kayıp giden her hayat bize bir gerçeği gösterecektir. Ne kadar kibirli ya da önyargılı olduğumuzu... Nefretlerimizi ya da sevgilerimizi... Gururumuzun, kıskançlığımızın, öfke ya da açgözlülüğümüzün eşlik ettiği hayatımızda kaybettiklerimizin değerini. Elbette aşkla beraber! Bu dizi... Bütün değerlerin içinin boşaltıldığı, paranın tek güç olduğu ve her kapıyı açacağı düşüncesinin empoze edildiği dizilerin arasında bir vaha olacaktır!
Görsel yokEski bir motokros yarışçısı olan Murat ile Zeynep ile ilk gençlik yıllarında tanışmış birbirlerine deli gibi aşık olup evlenmişlerdir. Çocukları Emre dünyaya geldikten sonra, aşk tepetaklak olur ve Zeynep bir gün evi terkeder. Aradan yıllar geçer, Zeynep oğlunu aramakta, Murat İstanbul'dan hala kaçmaktadır. Safranbolu'da bir lunaparkta çalışan Murat ve oğlu Boncuk Emre baba-oğul olarak yaşamaktan çok mutludurlar. Yıllar önce onları terk eden Emre'nin annesi Zeynep, iş için tesadüfen yolunun düştüğü Safranbolu'da Murat ve Emre'ye rastlar. Zaten uzun zamandır oğlunu aramakta olan Zeynep, Emre'yi almak ister. Ama Murat'ın oğlunu onları yıllar önce terk edip giden kadına vermeye hiç niyeti yoktur.