İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

15 dizisinden 4'ü İzlenir çıktı
Doğum Tarihi: 24.05.1955 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta, lise ve yüksekokulu (bir senesi Balıkesir olmak üzere) İstanbul’da okudu. Lise ve üniversite yıllarında müzikle (baterist olarak) ilgilendi. Şehir Tiyatro’su ailesine 1982 yılında katıldı. Çocuk oyunlarıyla çıktığım sahneye halen devam etmektedir. Oynadığı Oyunlar: Gölgenin Canı, Palyaço Prens, Barış Kervanı çocuk oyunları olmak üzere; Taziye, Katharine Blum’un Çiğnenen Onuru, Dallar Yeşil Olmalı, Ağrı Dağı Efsanesi, Vanya Dayı, Biz Aşağıda İmzası Olanlar, Gülme Komşuna, Estepeta Püf, Lüküs Hayat (Müzisyen olarak), Aydınlanma Ateşi, Düğün ya da Davul, Kocasinan, Hâkimiyet-i Milliye Aşevi, Kara komplo, Tahtaravallide üç kişi, Yedi Kocalı Hürmüz, Keşanlı Ali Destanı, Fotoğrafçı, Gizli Oturum, İstanbul Hatırası, Toros Canavarı, Müfettiş, Sarıpınar 1914, Bizans Düştü, Gün Uzar Yüzyıl Olur (Mankurt) Oynadığı Diziler: Küçük İbo, Bücür Cadı, Ustura Kemal, Ay Tutulması, Arka Sokaklar, Bulutların Ötesi, Bir Bulut Olsam, Cumhuriyet, Kurtuluş, Tek Türkiye, Kuş Yuvası, Aziz Ahmet, Sır Kapısı, Sular Durulmuyor, İkinci Bahar, Arka Sıradakiler, Kızım Ve Ben, Esir Şehrin İnsanları. Reklamlar: Yapı Kredi Bankası, Pamuk Bank, Akbank ve Bingo reklam filmlerinde oynadı. Yapı kredi bankası reklamında komutan rolüyle ödül aldı. TRT radyosu ve TGRT radyosunda yayınlanan Arkası Yarın ile radyo tiyatrolarında yönetmen ve konuşmacı olarak çalıştı. Reklam, yabancı ve yerli dizi ile filmlerde halen seslendirme yapmaya devam ediyor.

İstanbul'un eski semti Samatya'da, Antep Sofrası adlı kebapçının sahibi Ali Haydar, eşi ölmüş, kızlarıyla yaşayan bilge bir adamdır. Dükkanında çalışmaya başlayan Hanım'la aralarında bir aşk doğar. Hikaye, bu iki karakterin ve çevrelerindeki renkli kişiliklerin (Neriman, Vakkas, Timoti, Şeco vb.) sevinçleri, hüzünleri, umutları ve hayal kırıklıklarıyla dolu yaşamlarını anlatır. "Öteki Türkiye"nin samimi ve dokunaklı bir portresini çizer.

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.

Dizide, genç ve hırslı dedektif Kemal ile tecrübeli ortağı Settar, İstanbul’da işlenen gizemli bir seri cinayet vakasının peşine düşüyor. Hem kişisel hayatları hem de olaylara yaklaşımlarıyla birbirine tamamen zıt bu ikiliye, bir üniversitede öğretim görevlisi olan Yaşar da katılıyor. Ekip, cinayetleri çözmeye çalışırken buldukları her delille yüzyıllar boyu saklı kalan bir sır perdesini de aralıyor. Bu sır açığa çıkmaya yaklaştıkça, her bir karakterin geçmişinin hayaletleri de ortaya çıkmaya başlıyor.

İstanbul'da bir taksi durağı... Durağın sahibi eski usta şoförlerden Ramazan. Kulağı kesik, ağır, oturaklı ve babacan... Ve Artist Celal'den Şeker Kazım'a, Kenan'dan Ömer'e, Erdal'dan Ekrem'e ve durağın çaycısı Abuzer'e uzanan büyük bir taksici ailesi... Her birinin aileleri, bitmez tükenmez sorunları, çelişkileri, müşterileri ile...

Acımasız bir gangster, kendi şeref kurallarına göre adalet dağıtır.

Kendi halinde bir gişe memuru olan Kenan, babasıyla yaşayan, işiyle evi arasındaki küçük dünyada gidip gelen ve insanlarla iletişim kurmaktansa, kendi hayallerinde yaşamayı tercih eden bir karakterdedir. Çatalca gişeler bölgesinde çalışan ve görevinin başındayken zaman zaman kendi kendine konuşmasıyla bilinen Kenan’ın, diğer insanlarla olduğu gibi babasıyla da mesafeli bir ilişkisi vardır. Kenan’ın kalp hastası olan babasına, gündüzleri Nurgül bakıcılık yapar. 30 yaşlarındaki konuşkan ve anaç Nurgül, Kenan’ı, babasını ve yıllar önce vefat etmiş annesini küçüklüğünden beri tanımaktadır. Kenan’ın işiyle evi arasında sıkışıp kalmış monoton hayatı, yeni işletme şefinin Çatalca’yı denetlemeye geldiği gün değişecektir.

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye’nin gittikçe gerginleşen atmosferi, her geçen gün işlenen onlarca cinayet ve yitip giden bir dolu hayata eşitti. Sokağın kanla boyanan kaldırımları, siyasilerin bu kanı daha da arttıran demeçleri ile ülkedeki derin kaos ortamını besliyordu. Türkiye’nin bu son derece gergin atmosferine bir de ülkenin en önde gelen gazetecilerinden Abdi İpekçi’nin öldürülmesi eklenince bu ortamı yapacaklarına sebep olarak gören askeri yapı, ülke yönetimine müdahaleye hazırlanıyordu. Zincirbozan'da Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü dönemden 12 Eylül askeri darbesine kadar geçen süre, siyasilerin terör olaylarına kayıtsız kalmanın ötesinde nasıl körükleyici davranışlarda bulundukları ve askerin darbe hazırlıkları anlatılmaktadır.

Dizide, genç ve hırslı dedektif Kemal ile tecrübeli ortağı Settar, İstanbul’da işlenen gizemli bir seri cinayet vakasının peşine düşüyor. Hem kişisel hayatları hem de olaylara yaklaşımlarıyla birbirine tamamen zıt bu ikiliye, bir üniversitede öğretim görevlisi olan Yaşar da katılıyor. Ekip, cinayetleri çözmeye çalışırken buldukları her delille yüzyıllar boyu saklı kalan bir sır perdesini de aralıyor. Bu sır açığa çıkmaya yaklaştıkça, her bir karakterin geçmişinin hayaletleri de ortaya çıkmaya başlıyor.

İlişkileri lisede yapılan acımasız bir "şakaya" dayanan ve 20 yıl sonra hayatın yollarını yeniden kesiştirdiği dört kadının güç mücadelesinde eski kinler ve hırslar ortaya çıktıkça aralarında cinayete kadar varan korkunç bir hesaplaşma başlar. Merve Aksak (Aslıhan Gürbüz), Oya Toksöz (Gökçe Bahadır), Arzu Kaymaz (Tülin Özen) ve Pelin Kaner'in (Bade İşcil) karıştığı bu vakâyı (ya da vakâları), Cinayet Büro Başkomiseri Kemal (Tansu Biçer) ve yardımcısı Derya (Hayal Köseoğlu) çözmeye uğraşırlar ancak bu dört kadının çetrefilli dünyasını aydınlatmak düşündüklerinden daha zor olacaktır.

Özel Seyid Onbaşı Fen Lisesi'nde Okul Müdürü Elif Aslan ile Beden Eğitimi Öğretmeni Bekir Aksu arasında, birbirlerine şimdiye kadar itiraf edemedikleri bir çekim vardır. Çevrelerindeki herkesin farkında olduğu bu bağ onları sürekli birbirleriyle didişmeye iterken, aslında her geçen gün biraz daha birbirlerine yakınlaştırmaktadır.

Bir insanın kaderi, belki de bir ulusun kaderini değiştirir... Ustura Kemal'in hikayesi, Mütarekenin, yokluk yıllarının, yorgun ama gururlu İstanbul'un, bir milletin kurtuluş mücadelesini ekranlara yansıtıyor.İşgale karşı omuz omuza, birlikte dayanışma içerisinde yaşayan azınlıkların, Osmanlı topraklarında kardeşçe yaşayan her milletten insanın hikayesini, İstanbul'un ara sokaklarında yaşayan insanların sımsıcak dostluklarını, aşklarını izlerken geçmişi çok büyük bir özlemle anacak.

Yaşları ilerlemiş ve aşktan ümidi kesmiş iki insanın bir evlendirme programında karşılaşmasıyla değişen hayatlarının hikâyesi. Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası? Bu evlilik yalnızlıklarına çare olacak mı yoksa bir yastıkta iki yalnız olmaya devam mı edecekler? Bir yanda üç kere boşanmış gönül işlerinde başarısız bir adam öteki tarafta aldatılmış yaralı bir kadın. Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak. Ama bu işten dönüş yok. Çünkü aşk bacayı sardı artık. Peki ya çocuklar? Babalarının evlenmelerini hiç istemediler. Şimdi ne yapacaklar? Birbirinden farklı bu kadar insan bir eve toplanırsa neler olur?

Maraz Ali, İstanbul'un en büyük suç çetesinin lideridir. Ancak Maraz Ali ve çetesinin çok büyük bir suç örgütü olarak gören polis, vaktiyle İstanbul'da görev yapan ama sonradan İzmir'e tayin edilen Adanalı'yı, İstanbul'a geri çağırır ve macera başlar.

B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumlardır. Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda birer eş, birer anne, birer evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır. İçinde bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkumların kendi koydukları kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek kural vardır: Güçlü olan ayakta kalır! Sadist gardiyanların, kin ve güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen, korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki. Tüm bu şiddet ve yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının hakim olduğu bir iç dünya yaratmayı başarabilen isimsiz kahramanlar onlardır.

Münevver Hanım Kız Yurdu'ndaki öğrencilerin yaşadığı birbirinden komik olayları anlatan dizi.

Hayatın hırsızlık yapmak zorunda bıraktığı bir genç kız, Mavi… İdealleri olan ama uygulamaların hayal kırıklığına uğrattığı genç bir polis komiseri, Çınar… Lüks arabaları parçalayan, şaşırtıcı bir zekaya sahip şeytani bir çete reisi, Aksak… Sürükleyici, duygusal bir öykü. Büyük, çarpıcı bir aşk hikâyesi. Hayat koşullarının, kaderin hırsızlığa mecbur ettiği Mavi ile Ahlak ve Kumar Masası’nda dedektif olarak görev yapan Çınar’ın ümitsiz aşklarının hikayesi...

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.

Zeliş annesiyle birlikte yaşayan yoksul bir aile çocuğudur. Annesi Şehriye çalıştığı fabrikada uğradığı iftira sonucu işinden atılmıştır. Mahallede köfte satan Köfteci Abbas Şehriye'den hoşlanmaktadır. Zabıta Enver, ev sahibi Virhane ve Abbas'a aşık olan şişman komşu Cazibe Abbas'ın en büyük baş belalarıdır. Şehriye'nin kaynı Haydar da Şehriye ile evlenmek istemektedir. Zeliş, iyi ve yardımsever bir çocuk olduğu için bir gece rüyasında bir melek tarafından ödüllendirilir ve bazı doğaüstü yeteneklere sahip olur.

İstanbul'un eski semti Samatya'da, Antep Sofrası adlı kebapçının sahibi Ali Haydar, eşi ölmüş, kızlarıyla yaşayan bilge bir adamdır. Dükkanında çalışmaya başlayan Hanım'la aralarında bir aşk doğar. Hikaye, bu iki karakterin ve çevrelerindeki renkli kişiliklerin (Neriman, Vakkas, Timoti, Şeco vb.) sevinçleri, hüzünleri, umutları ve hayal kırıklıklarıyla dolu yaşamlarını anlatır. "Öteki Türkiye"nin samimi ve dokunaklı bir portresini çizer.

İstanbul'da bir taksi durağı... Durağın sahibi eski usta şoförlerden Ramazan. Kulağı kesik, ağır, oturaklı ve babacan... Ve Artist Celal'den Şeker Kazım'a, Kenan'dan Ömer'e, Erdal'dan Ekrem'e ve durağın çaycısı Abuzer'e uzanan büyük bir taksici ailesi... Her birinin aileleri, bitmez tükenmez sorunları, çelişkileri, müşterileri ile...

Memnun Kaygısız, Ordulu ve çapkın biridir. Sabriye onun ilk karısıdır. Birkaç yıl sonra çeşmenin başında Terbiye'yi görür ve o an ona aşık olur. Yine birkaç yıl geçmeden tarlada Kafiye'yi görür. Bu üç eşinden tam 36 çocuğu olur. Evi geçindirmek konusunda ne yapacağını bilmeyen Memnun'un aklına, asker arkadaşı ve tertibi İsmail'in yanına, yani İstanbul'a gitmek gelir. Artık İsmail'in başı Memnun, üç karısı ve 36 çocuğu ile derttedir. Tabii hanımı Zeynep ve ev sahipleri Hacı Gaffur Bey'in de.
Görsel yok