İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

18 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
İsmail Hacıoğlu, 30 Kasım 1985 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İsmail Hacıoğlu aslen Bulgaristanlıdır, babası eski Fenerbahçeli futbolcu Bulgar Mehmet lakaplı Mehmet Hacıoğlu'dur. Oyunculuğa ilkokul 5. sınıftayken piyeslerde oynayarak başlayan İsmail Hacıoğlu, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü’nde oyunculuk eğitimi aldı. Ardından Mimar Sinan Üniversitesi, Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nü kazanan Hacıoğlu okulu ilk senesinde bıraktı. 2003 yılında çekilen Karşılaşma filmindeki performansıyla 40. Antalya Altın Portakal Film Festivali “Umut Veren Genç Oyuncu Ödülü” kazandı. 2010 yılında çekilen Çakal filmindeki performansıyla 16. Sadri Alışık Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görülen Hacıoğlu 2010 yılında oyuncu Vildan Atasever ile evlendi. Çift 21 Ocak 2015 tarihinde boşandı. Hacıoğlu, 5 Şubat 2016’da evlendiği Duygu Kaya'dan 19 Temmuz 2020'de boşanmıştır. Bu evliliğinden Yemin isminde bir kızı vardır. Uyuşturucu kullanmış olması sebebiyle TRT'deki dizisinden apar topar çıkarılmıştır.

Mehmetçik Kutlu Zafer dizisi, Birinci Cihan Harbi’ne hazırlanan Osmanlı devletinde, tek hayalleri devletin yeniden dirilişi ve kurtuluşu olan, gönlünde vatan sevdasından başka bir şey bulunmayan Mehmet ve arkadaşlarının destansı hikâyesini konu alıyor.

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.

Kesişme; İyi ki Varsın Eren, Trabzon Maçka'da teröristlerle kahraman Mehmetçiğin çatışması sırasında hayatını kaybeden Eren Bülbül ve onu korumaya çalışırken şehit olan Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in hayat hikayesini konu ediyor.

Filmde, ilk Dünya Rekoru’na imza attığında 15 yaşında olan, spor kariyerine 7 Dünya Rekoru, üç farklı olimpiyatta kazandığı 3 Olimpiyat Altın Madalya, 6 Avrupa Şampiyonluğu ile 7 tane Dünya Şampiyonluğu ve daha nice başarılar sığdıran ülkemiz ve dünya spor tarihine adını altın harflerle yazdıran efsanevi halterci Naim Süleymanoğlu’nun hayat hikayesini konu ediliyor.

Avustralya’da yaşayan iki Türk, geçimlerini devecilik ve el arabası ile dondurma satarak sağlar. 1915 yılında memleketlerinde savaş çıktığını öğrenen ikili, Çanakkale’ye cepheye gitmeye karar verir. Ancak, yetkililer onların adadan çıkmalarına izin vermez. Bu sırada Avustralya’da Türkler aleyhine propaganda yapılmaya başlanır. İngilizlerin Avustralya’da asker devşirmeye başladığını öğrenen iki Türk, ülkelerinde veremedikleri mücadeleyi Avustralya’da vermeye karar verir.

1950 yılında Kuzey Kore, Güney Kore' ye saldırdığında Birleşmiş Milletler' in yaptığı yardım çağrısı sonucu Türkiye, Kore'ye bir tugay gönderir. Her şey gönderilen tugayın içindeki askerlerden birisi olan Süleyman Astsubay'ın savaş meydanında annesi babası öldürülmüş küçük bir kız bulmasıyla başlar. Süleyman Astsubay bulduğu 5 yaşındaki küçük kıza ay gibi yüzü olduğu için Ayla ismini verir. 15 ay boyunca Ayla'nın bakımını üstlenen Süleyman Astsubay'ın artık Türkiye' ye dönmesi gerekmektedir. Ayla'yı bırakıp gitmek istemeyen Süleyman, Ayla'yı Türkiye'ye götürmek için birçok yolu dener ancak bir türlü Kore yasalarını aşıp Ayla'yı Türkiye'ye dönerken yanına alamaz. Savaş günlerini geride bıraktıktan 60 yıl sonra Ayla ve Süleyman tekrar bir araya gelirler.

Tüm vaktini eski Türk filmlerini seyretmekle geçiren Serkan, set işçisi abisinin zoruyla bir huzurevinde çalışmaya başlar. Orda bir zamanların unutulmaz oyuncusu Güzin İpekle karşılaşır. Aralarında sıcak bir dostluk başlar.

Cennetin Çocukları, İskender’in karanlık sokaklardan sıcacık bir aile ortamına uzanan dönüşüm yolculuğunu ekrana taşıyor.

30’lu yaşların sonunda olan ve aynı evi paylaşan iki yakın arkadaş Erman ve Ozan’ın hayatları, dışarıdan bakıldığında düzenli ve sıradan görünür. Fakat yaşadıkları apartman ve çevresindeki insanlar yüzünden her günleri hiç ummadıkları bir kaosa dönüşür. “Karma”, sakin tavırları ve çözüm odaklı bakışlarıyla bu kaosun üstesinden gelen iki arkadaşın hikayesini anlatıyor.

İstanbul’da geçen ve imkânsız bir aşkı konu alan dizide; tıp fakültesinde okuyan güçlü ve umut dolu genç bir kadın olan Şehrazat, sevgilisi Ferhat’la mutlu bir gelecek hayali kurarken, Ferhat’ın suçsuz yere idama mahkûm edilmesi tüm hayatlarını altüst eder. Şehrazat, sevdiği adamı darağacından kurtarmak için karanlık nüfuzuyla tanınan Büyükbey’den çaresizce yardım ister. Ancak, bilmediği bir gerçek vardır: Büyükbey’in yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz. Büyükbey’in kızı Şirin ve yeğeni Kubat’ın mutsuz evliliği, imparatorluğunu korumak için kurduğu planla birleşince herkesin hayatı kökünden değişecek ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Hayatı boyunca hayalperest annesi Şirin’in masallarıyla büyüyen Masal annesinin kalp hastalığı nedeniyle hastaneye kaldırılmasıyla soğuk ve gerçekçi bir dünyanın içine hapsolur ve alabildiğine yırtıcı, hırçın, her kötülüğü yapabilecek bir kıza dönüşür. Masal’ın ilk destek göreceği kişi öğretmeni Evgin olurken işler zamanla herkes için tersine dönecektir. Kahramanımız Masal yolculuğu boyunca, bir yandan kendi masalını ararken bir yandan da hikayenin diğer kahramanlarının yarım kalmış masallarını tek tek tamamlayacak ve bu yolculukta Masal’ın en yakını ise yanından ayrılmayan köpeği Köfte olacaktır…

“Katledilen hayallerin gerçek hayat hikayeleri” başlığıyla paylaşılan posterde gazete kupürleri yer alıyor ve gerçek olayların manşetleri göze çarpıyor. Bu manşetlerde kadın cinayetleri vurgusu çoğunlukla yer alıyor ve dizinin temelinde bu olayların anlatılması bekleniyor. Dizinin diğer yapımlar gibi bir mini dizi formatında olması ve şimdilik tek sezon yayınlanması planlar arasında.

Fırat Bulut, İstanbul Adliyesi'nde görevli bir cumhuriyet savcısıdır. Başarılı bir savcı olan Fırat, eşi Zeynep ve beş yaşındaki kızı Nazlı'yla mutlu bir hayat yaşar. Ancak bir gün uyandığında son dört ayda olanları hiçbir şekilde hatırlamadan kendisini cezaevinde bulur. En son anısı, kızının doğum gününü kutladığı gecedir. Şok ve dehşet içinde, karısını ve kızını öldürmekle suçlandığını fark eder. İkinci duruşması yaklaşmaktadır ve müebbet cezasına çarptırılmıştır. Karısını ve kızını gerçekten öldürmüş müdür? Cumhuriyet savcısı Fırat Bulut’un hapsedilmesinden önce araştırdığı en son dava, ülkenin en önce gelen ailelerinden olan Yesarilerin halefleri olan ikiz kardeşlerden, Barış Yesari'nin davasıdır. Barış Yesari'nin evinde bir genç kız öldürülmüştür. Hafızası geçici olarak mı yoksa sonsuza dek mi kaybolmuştur teşhis konulamayan Fırat Bulut, masumiyetini kanıtlamak için hem hatırlamak, hem hayatta kalmak hem de cezaevinden kaçmak zorundadır.

Zümrüt Kuloğlu Nevşehir’in en müflis mahallesinde babası, annesi ve iki kız kardeşiyle birlikte yaşamakta, İç Anadolu’nun en kudretli ailelerinden Demirkanların fabrikasında çalışmaktadır. Zümrüt’ün annesi Ülfet halinden sürekli şikayet eden, kızlarını hayırlı bir kısmetle evlendirip yaşadıkları rezil hayattan kurtulmanın hesapları peşinde olan bir kadındır. Zümrüt bir yandan onun baskılarıyla başa çıkmaya uğraşırken diğer yandan Demirkanların varislerinden Adil Demirkan'ın evlenme teklifini annesinden gizlemeye çalışmaktadır. Ne var ki Ülfet bunu öğrenecek ve kızını nikah masasına oturtmak için bin bir çeşit oyuna başvuracaktır. Zümrüt ise her şeye rağmen direnecektir. Çünkü yüreğini kavuran bir sır vardır. Zümrüt, Demirkanların Suriye’de şehit düşen torunu Serhat’a aşıktır. Ve bu aşk küle dönmüştür.

“Çocuk” Dört kadının annelikleriyle sınandığı yolda, çocuklarının da anneleriyle sınanacağı bir hikayedir… Hayat kadını bir annenin kızı olan Akça kendi evladına daha iyi bir gelecek verebilmek için anneliğinden vazgeçerken, varlıklı bir ailenin gelini olan Şule, bir ömür boyu Akça’nın bebeğine annelik yapmaya söz verir. Adını Efe koyduğu bebeğe evladı gibi bakıp büyütürken kendi çocuğunun doğmasıyla işler değişir. Kayınvalide Asiye’nin ise herkesin hayatını alt üst edecek büyük bir sırrı vardır.

Mehmetçik Kutlu Zafer dizisi, Birinci Cihan Harbi’ne hazırlanan Osmanlı devletinde, tek hayalleri devletin yeniden dirilişi ve kurtuluşu olan, gönlünde vatan sevdasından başka bir şey bulunmayan Mehmet ve arkadaşlarının destansı hikâyesini konu alıyor.

Uluslararası bağlantıları olan bir suç örgütünü çökertmek için görevlendirilen bir istihbarat ajanının hayat hikayesine odaklanıyor. Ali Kemal sözde sigorta şirketi yöneticisi karısı Esra ve kızı Tuğba’yla yaşayan sıradan biridir. Ancak ülkenin ekonomisinden politikasına kadar bir çok spekülasyonu yapabilecek olan iş adamı Ekrem’in peşindeki gizli bir devlet ajanıdır. İstihbarat müdürü Melek, Ali Kemal’i çocuk esirgeme kurumunda keşfetmiştir. Kardeşleri Sevda ve Nejat’la çocuk esirgeme kurumunda büyüyen Ali Kemal, halen daha kardeşlerini koruyup kollamaktadır. Fakat çevresindeki herkes onun bir ajan olduğunu bilmemektedir. Diğer yandan Ali Kemal’in başındaki işler yetmiyormuş gibi karısı Esra’nın kız kardeşi Ece ile kocası Suat’ın İstanbul’a yanlarına gelmesi yeni sorunlar açar başına. Babasının katilini bulmak için mücadele ederken, her zaman doğruların peşinde koşar. Ekrem’in bir türlü ele geçirilememesinden dert yanan Melek başka bir çözüm yolu bularak Ali Kemal’e Ekrem’in kız kardeşi Zeynep’i kendisine aşık etmesini ister.

Karakolda zabit olarak görevli Zeyrek ve Çeyrek, kayınvalideleri Saadet'e ait olan konakta içgüveysi olarak hayatlarından memnun bir şekilde yaşamaktadırlar. Sakarlıkta birbirleriyle yarışan Zeyrek ve Çeyrek'in pek parlak bir zabitlik kariyerleri yoktur.

İstanbul'un Fethi sırasında Bizans surlarına ilk Osmanlı bayrağını dikecek olan kişi olmak isteyen Doğan Bey ve Şahin Bey birbirlerine zıt olan iki karakterdir. Fakat görev yerlerini terk eden bu ikiliye Akşemseddin ceza verir.

Mardin'in en güçlü aşiretlerinden olan Bahtiyanların konağında, konaktakilerden daha güvenilen bir adam vardır. Aziz Bahtiyan'ın sağ kolu Nadir, ağasına duyduğu sadakat ve sözü dinlenirliği ile tüm yöre halkı tarafından sayılan ve sevilen biri olmuştur. Karısı ve oğluyla konağın müştemilatında yaşayan Nadir, Mardin'e Aziz Ağa'nın oğlu Civan Bahtiyan aracılığı ile büyük bir kumara gelen Kudret ve kızkardeşi yüzünden zor anlar yaşar. Haksızlığın ve ihanetin en büyüğünü yaşayan Nadir ve onun yanındakiler için firar başlar.

Hain bir komploya uğrayan İpek, ölümden kıl payı dönmeyi başarmış ancak ömür boyu kafasında bir kurşun ile yaşamaya mahkûm olmuştur. Tüm bu yaşadıkları yetmezmiş gibi, istemediği halde annesinin katili bulmak için Kutlu Ailesi’ne katılmaya mecburdur. İpek’in, Kutlu Malikanesi’ne gelmesiyle dengeler değişecektir. “Şüphe”, büyük bir servete sahip, şaşalı yaşantıları ile göz kamaştıran çok güçlü bir ailenin ışıltılı olduğu kadar, soluk kesecek entrikalarla dolu, sırlarla örülü güç ve iktidar savaşını konu alıyor.

Köklü bir aile olan Ortaçlıların yıllardır içlerinde sakladıkları sırlar, yeni bir evliliğin ardından bir bir ortaya çıkmaya başlayınca, aile yavaş yavaş çatırdamaya başlar. Gerçekler ortaya çıktıkça meydana çıkan tablo kabul edilmesi zor bir geçmişin izlerini taşımaktadır. Ortaçlı Ailesi'nin fertleri yıllardır bazı sırları kendi evlatlarından dahi gizlemiş ve her birinin hayatlarını kendi istedikleri gibi yönlendirmişlerdir. Ama artık herkes kendi hayatını yaşamak isteyecek, ailenin bir arada kalması çok zor olacaktır. Modern ve geleneksel dünyayı bir araya getiren yine aşk olur.
Görsel yokSinekli Bakkal, Abdulhamit devri İstanbul’unun kenar mahallelerinden birisidir. Bir geçitten çok bir toplantı yeri gibidir. Bu sokakta oturanlardan biri mahalle imamıdır. Onun kızı, Emine ise babasının istemesine rağmen “Kız Tevfik” denilen bir halk sanatçısı ile evlenir.

Bembeyaz bir deniz görünümündeki uçsuz bucaksız pamuk tarlalarıyla Aslanbaşlar, Adana'nın en zengin ailelerinden biridir. Binlerce dönüm pamuk tarlasının sahibi olan bu aile büyük bir çiftlik evinde yaşamaktadır. Aslanbaş Holding'in esas gözbebeği pamuktur. Pamuk gözbebeği olsa da diğer alanlarda da başarıyı yakalamışlardır. Aslanbaşların hizmetinde binlerce kişi çalışmaktadır. Tarlalarda ırgatlar, çiftlik evinde hizmetçiler, fabrikada işçiler, holdingteki çalışanlar Aslanbaş Ailesi; ana-babaları ölmüş olan dört erkek kardeşten oluşur. Bütün olaylar; Ömer'in ilk kez "Beyaz Gelincik Ceren" ile karşılaşmasıyla başlar. Ondan sonrası; bir bir ortaya dökülen sırlar, bazen aşk bazen iktidar için söylenen yalanlar, merak içinde sonu beklenecek gelişmeler…

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.