İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 4'ü İzlenir çıktı
John Joseph "Jack" Nicholson, 22 Nisan 1937 tarihinde Neptune City, New Jersey'de dünyaya gelmiştir. Gösteri dünyasının en ilginç aile hikayelerinden birine sahip olan Nicholson, çocukluğunu büyükannesi tarafından büyütülerek geçirdi ve yıllarca annesini ablası, büyükannesini ise annesi olarak bildi; gerçeği ancak 37 yaşında, ünlü olduğu dönemde Time dergisi araştırmacıları sayesinde öğrendi. 17 yaşında Hollywood'a taşındı ve MGM'in animasyon departmanında ofis boyu olarak işe başladı. Oyunculuk kariyerinin ilk yılları, B-filmlerin kralı Roger Corman'ın yapımlarında geçti. "The Cry Baby Killer" (1958) ile başlayan bu süreçte, "The Little Shop of Horrors" (1960) ve "The Terror" (1963) gibi düşük bütçeli yapımlarda rol aldı ve senaryolar yazdı. Nicholson'ın kariyerini değiştiren ve onu bir yıldıza dönüştüren proje, Dennis Hopper'ın yönettiği yol filmi "Easy Rider" (1969) oldu. Canlandırdığı alkolik avukat George Hanson karakteri, ona ilk Oscar adaylığını getirdi ve karşı kültürün simgesi haline geldi. 1970'ler, Nicholson'ın sinemayı domine ettiği yıllar oldu. "Beş Kolay Parça" (Five Easy Pieces) (1970) ve Roman Polanski'nin "Çin Mahallesi" (Chinatown) (1974) filmleriyle efsaneleşti. Kariyerinin ilk zirvesi, Milos Forman'ın yönettiği "Guguk Kuşu" (One Flew Over the Cuckoo's Nest) (1975) filmindeki isyankar akıl hastası Randle McMurphy rolüyle geldi ve bu performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında ilk Oscar'ını kazandı. 1980'lerde Stanley Kubrick'in "Cinnet" (The Shining) (1980) filminde canlandırdığı yazar Jack Torrance karakteriyle korku sinemasının en ikonik performanslarından birine imza attı; doğaçlama yaptığı "Here's Johnny!" repliği sinema tarihine geçti. "Sevgi Sözcükleri" (Terms of Endearment) (1983) ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ikinci Oscar'ını kucakladı. 1989'da Tim Burton'ın "Batman" filminde Joker karakterine hayat vererek hem eleştirmenlerden tam not aldı hem de gişede devasa bir başarı yakaladı. 1990'larda "Birkaç İyi Adam" (A Few Good Men) (1992) filmindeki sert komutan rolüyle hafızalara kazındı. "Benden Bu Kadar" (As Good as It Gets) (1997) filmindeki obsesif kompulsif yazar Melvin Udall rolü ise ona üçüncü Oscar heykelciğini getirdi. 2000'li yıllarda Alexander Payne'in "Schmidt Hakkında" (About Schmidt) (2002) filmindeki dingin performansı ve Martin Scorsese'nin "Köstebek" (The Departed) (2006) filmindeki acımasız mafya babası Frank Costello rolüyle ustalığını sürdürdü. Son olarak 2010 yapımı "Nerden Biliyorsun" (How Do You Know) filminde rol alan Nicholson, bu tarihten sonra fiilen emekliye ayrıldı. Toplamda 12 Akademi Ödülü adaylığı ile tarihin en çok aday gösterilen erkek oyuncusu unvanını elinde bulunduran Jack Nicholson, karizmatik gülüşü, değişmez güneş gözlükleri ve Los Angeles Lakers maçlarındaki sadık taraftarlığıyla Hollywood'un yaşayan en büyük efsanelerinden biridir.

Güney Boston’da büyümüş olan genç çaylak Billy Costigan’a, Costello’nun çetesine sızma görevi verilir. Billy, Costello’nun güvenini kazanmaya çalışırken, “Güney Yakası”nın sokaklarından gelen bir başka genç polis Colin Sullivan da eyalet polis teşkilatında basamakları hızla tırmanmaktadır. Üstlerinin bilmediği şey, Colin’in Costello için çalıştığı ve suç patronunun polisin hep bir adım önünde olmasını sağladığıdır. Her iki adam da, içine sızdıkları organizasyonun planları ve karşı planları hakkında bilgi toplarken, sürdürdükleri çifte yaşamları yüzünden oldukça zorlanmaktadırlar. Ama hem gangsterler hem polisler aralarında bir köstebek olduğunu anlayınca, Billy ve Colin sürekli olarak düşman tarafından yakalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

Roman Polanski'nin en ünlü ve başarılı filmlerinden birisi olan "Çin Mahallesi", zengin ve saygın bir toprak sahibi olan Hollis Mulwray'in (Darrell Zwerling) araştırılmasıyla başlayan gizemi anlatıyor. Mulwray'in karısı Evelyn Cross Mulwray (Faye Dunaway), özel dedektif Jake Gittes'den (Jack Nicholson) kocasının diğer kadınlarla olan ilişkisini araştırmasını istiyor. Mulwray'in başka kadınlarla fotoğraflarını çeken Gittes, bir süre sonra kendini korkunç bir komplonun ve sıradışı bir ilişkiler ağının içerisinde buluyor.

1983 yapımı Larry McMurtry'nin kitabından James L. Brooks tarafından sinemaya uyarlanan bu film ile En İyi Uyarlama Senaryo Akademi Ödülü, En İyi Yönetmen Akademi Ödülü'nü ve filmin yapımcısı olarakta En İyi Film Akademi Ödülü kazanmıştır. James L. Brooks'un 30 yıllık sevgi dolu ilişkisinin senaryolaştırılmış versiyonunda, Shirley McLaine ve Debra Winger son derece dokunaklı unutulmaz bir anne kız ilişkisinde izliyoruz.

Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.

Güney Boston’da büyümüş olan genç çaylak Billy Costigan’a, Costello’nun çetesine sızma görevi verilir. Billy, Costello’nun güvenini kazanmaya çalışırken, “Güney Yakası”nın sokaklarından gelen bir başka genç polis Colin Sullivan da eyalet polis teşkilatında basamakları hızla tırmanmaktadır. Üstlerinin bilmediği şey, Colin’in Costello için çalıştığı ve suç patronunun polisin hep bir adım önünde olmasını sağladığıdır. Her iki adam da, içine sızdıkları organizasyonun planları ve karşı planları hakkında bilgi toplarken, sürdürdükleri çifte yaşamları yüzünden oldukça zorlanmaktadırlar. Ama hem gangsterler hem polisler aralarında bir köstebek olduğunu anlayınca, Billy ve Colin sürekli olarak düşman tarafından yakalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

Dave Buznik sakin huylu, suya sabuna dokunmayan, peygamber gibi bir iş adamıdır. Bir uçak yolculuğu esnasında meydana gelen bir olay, yaşamını altüst eder. Sinirli bir insan izlenimi veren Buznik, öfkeyi konrol edebilmeye yönelik bir programa katılmak durumunda kalır. Fakat programı yürüten hocanın, kendi öfkesine hakim olabilme yönünde bazı sıkıntıları vardır.

1983 yapımı Larry McMurtry'nin kitabından James L. Brooks tarafından sinemaya uyarlanan bu film ile En İyi Uyarlama Senaryo Akademi Ödülü, En İyi Yönetmen Akademi Ödülü'nü ve filmin yapımcısı olarakta En İyi Film Akademi Ödülü kazanmıştır. James L. Brooks'un 30 yıllık sevgi dolu ilişkisinin senaryolaştırılmış versiyonunda, Shirley McLaine ve Debra Winger son derece dokunaklı unutulmaz bir anne kız ilişkisinde izliyoruz.

Cinnet, yazar Jack Torrance’ın, kış sezonunda kapalı olan Overlook Oteli’nin bakımını üstlenerek, ailesiyle birlikte otele taşınması sonrasında gelişen metafiziksel olayları konu alır. Jack’in doğaüstü sezgilere sahip olan küçük oğlu, zamanla otelin içerisinde yalnız olmadıklarını, geçmiş ve gelecekten gelen hayaletlerle birlikte yaşadıklarını görür ve ailesini buna inandırmaya çalışır. Aile bir kar fırtınası sebebiyle dağda konuşlanan bu otelde mahsur kaldığındaysa Jack doğaüstü varlıklar tarafından ele geçirilir ve yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar.

Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.

Roman Polanski'nin en ünlü ve başarılı filmlerinden birisi olan "Çin Mahallesi", zengin ve saygın bir toprak sahibi olan Hollis Mulwray'in (Darrell Zwerling) araştırılmasıyla başlayan gizemi anlatıyor. Mulwray'in karısı Evelyn Cross Mulwray (Faye Dunaway), özel dedektif Jake Gittes'den (Jack Nicholson) kocasının diğer kadınlarla olan ilişkisini araştırmasını istiyor. Mulwray'in başka kadınlarla fotoğraflarını çeken Gittes, bir süre sonra kendini korkunç bir komplonun ve sıradışı bir ilişkiler ağının içerisinde buluyor.

Köklü ve entellektüel bir aileden gelen Robert Dupea, bir işten başka bir işe geçtiği kötü bir kariyere ve bir kadından başka bir kadına uzanan kötü bir özel yaşama sahiptir. Son olarak bir petrol kuyusunda çalışan Dupea zamanın büyük kısmını içerek, poker oynayarak ve seksi ama aptal kız arkadaşıyla birlikte olarak geçirmektedir. Fakat babasının ölüm döşeğinde bulunması için eve çağrıldığında, Dupea zeki ve güzel bir kadınla karşılaşır ve ona aşık olur.

Kült film sıfatını hakkıyla kazanmış filmlerin başında gelen Easy Rider, Hollywood’da başarılı ama bağımsız, karşı kültürel ve düşük bütçeli filmler dönemini başlatmıştır. Wyatt ve Billy adında iki motorcunun süslü Harley Davidson’ları üzerinde Los Angeles’tan doğuya doğru yaptıkları bu özgürlük arayışı, alternatif bir yol filmi olmakla birlikte iki kahramanın Amerikan rüyasına ulaşma yolunda bilinmezlerle dolu destansı yolculuklarını anlatıyor. Film, paranoyanın, bağnazlığın ve şiddetin hüküm sürdüğü konformist Amerika’da idealist 60’ların çöküşüne tanıklık ediyor. Filmde özgürlükler ülkesi olarak sunulan Amerika'nın aslında kendi içerisinde farklılıklara ve bireysel özgürlüğe karşı ne kadar hoşgörüsüz bir tutum takındığından bahsedilmektedir.Zamane kuşağın bu mantaliteyi değiştirmeye çalışması ve kendi bakış açısını ortaya çıkarma çabası filmin ana temasını oluşturur. Film dönemin en eleştirel yapımlarından biridir..