İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

1971 yılında 6 yaşındayken Almanya'ya göçmen olarak giden bir ailenin çocuğudur. Temel eğitimini Almanya'da tamamladı. Almanya'da bir yabancı olarak uyum problemi ve sosyal sorunların yoğun olduğu bir şehirde yaşıyordu. Almanya'daki Türk kadınlarının dramını Alman toplumuna yansıtabilmek için sinemayı bir araç olarak seçti. Daha sonra 3 yıl boyunca özel bir tiyatro öğretmeninden oyunculuk dersleri aldı. Kendini hazır hissettiği anda Alman televizyon kanallarında oyuncu olarak çalışmaya başladı. 1989 yılında Jale Arıkan'ın ilk sinema filmi "Öykü Anlatıcısı" (Der Geschichtenerzähler), (Yönetmen: Rainer Boldt) çekildi. Ardından 1990 yılında Nursim karakteriyle "İstanbul'da Bir Aşk" (Eine Liebe in Istanbul), (Yönetmen: Jürgen Haase) çekildi. 1992 yılında Lars Becker'in yönettiği ve Diego Wallraff, Christian Redl ile Ralph Herforth'un birlikte oynadıkları "Gölge Boksu" (Der Schattenboxer) filmini çevirdi. Yine aynı yılda Alman televizyon filmi "Tatort: Stoever's Fall"de oynadı. 1993'te yönetmen Hajo Gies ile "Kedi ve Fare" (Maus und Katz) (Başrolde: Mario Adorf) filminde yardımcı oyuncu, yine 1993'te Theodor Kotulla'nın yönettiği "Kadınların Gecesi" (Nacht der Frauen) televizyon programında başrolde oynadı. 1996 yılında "Landgang für Ringo" filminden sonra aynı dönemde, Alman ARD ve ZDF kanallarında moderatörlük yaptı. 1996 yılında Alman Stern dergisi, Türk kızı Jale Arıkan'ı sinemadaki projeleri nedeniyle kapak yaptı. 1996'da kısa bir süre Amerika'ya giderek "Hollywood'da bir Star olmak" (Einmal Star in Hollywood) filmini çekti. Elizabeth Hurley ve Dennis Hopper ile birlikte oynadığı filmde Naomi karakterini canlandırdı. 1998 yılında Alman oyuncu Tatjana Blacher'in bir Türk fahişeyi canlandırdığı "Bir Meleğin İntikamı" (Ein Engel schlägt zurück) filminde başrolde oynadı.

Bir adam bir kadını sever ve dünya değişir. Ama hayatı kökten değiştiren, aşkı değil, aşkına ulaşabilmek için cesaret edebildikleridir. O kişiye duyduğu aşkın acımasızlığında öylesine büyük fırtınalar başlatır ki, sonunda, dokunduğu her şeyi yıkar. Ve bazen.. Hayatın kendini yenilemesi için önce her şeyin yıkılması şarttır. Çok satan Fi - Çi - Pi üçlemesinden Nüket Bıçakçı tarafından senaryolaştırılan, tutkunun peşinden koşanların, yanma pahasına ateşe uçanların ve acıdan geçerek süregelen yaşama karşı dik duranların hikayesi...

İstanbul işgal altındadır. Son Maliye Nazırı olan Reşat Bey'in eşi Behice Hanım ve teyzesi ile arasında olan sıkıntılardan bahsetmektedir. Kemal Bey, Sarıkamış Olayında cepheye gitmiş, esir düşmüş ve verem hastalığıyla birlikte evine geri dönmüştür. Fakat yaptığı suçlardan dolayı vatan haini ilan edilmiş, hakkında tutuklanma kararı çıkmıştır. Bunun üzerine Reşat Bey, Kemal'i evden atmıştır. Fakat teyzesi torunun bu haline üzülüp Reşat Bey'in haberi olmadan Kemal'i eve gizlice sokmuştur.

En büyük hayali bir gün başarılı bir modacı olmak olan Öykü, küçük bir mahallede annesi ve erkek kardeşiyle birlikte yaşayan çalışkan bir üniversite öğrencisidir. Çocukluk yıllarından beri en yakın arkadaşı Burcu’nun ağabeyi Mete’ye aşıktır. Ne yazık ki herkesten sakladığı büyük aşkını mahalle arkadaşı Şeyma’ya kaptırır. Durum böyle olunca da, aşkını kalbine gömer ve duygularını kendi içinde yaşamaya başlar. Yoksa Öykü her türlü imkansızlığa rağmen hayallerinin aşkı olan Mete’ye kavuşabilecek midir?

Bir adam bir kadını sever ve dünya değişir. Ama hayatı kökten değiştiren, aşkı değil, aşkına ulaşabilmek için cesaret edebildikleridir. O kişiye duyduğu aşkın acımasızlığında öylesine büyük fırtınalar başlatır ki, sonunda, dokunduğu her şeyi yıkar. Ve bazen.. Hayatın kendini yenilemesi için önce her şeyin yıkılması şarttır. Çok satan Fi - Çi - Pi üçlemesinden Nüket Bıçakçı tarafından senaryolaştırılan, tutkunun peşinden koşanların, yanma pahasına ateşe uçanların ve acıdan geçerek süregelen yaşama karşı dik duranların hikayesi...

Yusuf İstanbul’un kalabalığında, yaşadığı tüm zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışan genç bir adamdır. Bir şekilde hayata tutunmaya ve günü kazasız belasız bitirmeye çalışır. Kurduğu bu düzende hayatını yolundan çıkaracak tek şey bir aşktır. İnsanın en çok korktuğu da başına geldiğinden Yusuf hiç beklemediği bir anda aşkla tanışır.

En büyük hayali bir gün başarılı bir modacı olmak olan Öykü, küçük bir mahallede annesi ve erkek kardeşiyle birlikte yaşayan çalışkan bir üniversite öğrencisidir. Çocukluk yıllarından beri en yakın arkadaşı Burcu’nun ağabeyi Mete’ye aşıktır. Ne yazık ki herkesten sakladığı büyük aşkını mahalle arkadaşı Şeyma’ya kaptırır. Durum böyle olunca da, aşkını kalbine gömer ve duygularını kendi içinde yaşamaya başlar. Yoksa Öykü her türlü imkansızlığa rağmen hayallerinin aşkı olan Mete’ye kavuşabilecek midir?

İstanbul işgal altındadır. Son Maliye Nazırı olan Reşat Bey'in eşi Behice Hanım ve teyzesi ile arasında olan sıkıntılardan bahsetmektedir. Kemal Bey, Sarıkamış Olayında cepheye gitmiş, esir düşmüş ve verem hastalığıyla birlikte evine geri dönmüştür. Fakat yaptığı suçlardan dolayı vatan haini ilan edilmiş, hakkında tutuklanma kararı çıkmıştır. Bunun üzerine Reşat Bey, Kemal'i evden atmıştır. Fakat teyzesi torunun bu haline üzülüp Reşat Bey'in haberi olmadan Kemal'i eve gizlice sokmuştur.