İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

3 filminden 1'i İzlenir çıktı, 12 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Sanat hayatına, 1964 yılında Halkevlerinde tiyatro ile başlayan Aylanç, ertesi yıl Orhan Elçin Tiyatrosu'nda sahneye çıkmaya devam etti. Daha sonra Ankara Birlik Tiyatrosu Sahnesi'nde görev yapan sanatçı, Ankara Sanat Tiyatrosu'na geçmesinin ardından, bu kuruluşta 20 yıldan fazla süreyle birçok oyunda rol aldı. Tiyatroyla birlikte seslendirme çalışmalarına da başlayan sanatçı, TRT'nin ilk dublaj ustalarından biridir. Jale Aylanç, kamera karşısına da geçerek, sinema ve dizi filmlerde rol almıştır.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

90’lı yıllarda Yeşilova isimli bir Ege kasabasında yaşayan sıcak, samimi insanların hikayesini anlatır Yeşil Deniz. Belediye hoparlöründen 24 saat anons yapılan, herkesin herkesi tanıdığı ve hakkında dedikodu yapacak kadar malumata sahip olduğu bir yerdir Yeşilova. Kasaba halkı Yeşil Deniz adını verdikleri tarlalarda çalışırken tek eğlence kaynakları kasabanın radyosu olan Ova Fm ve Radyocu İsmail’in yaptığı istek programıdır. Bu kasabada eğer bir kişi birine istek yollarsa o kişinin de karşı tarafa yollaması şarttır. Yoksa elalemin içine çıkacak yüzü kalmaz. Tabii ki bu istekler ücrete tabidir… İstek programı halkın eğlencesi olmasının yanı sıra kasabada hiç eksik olmayan aşk hikayelerinin de en büyük romantizm kaynağıdır. “Yeşil Deniz” Yeşilova halkı için yalnızca tarlanın adı değil, hayatın adıdır aslında…

Mehmet ailesiyle yoksul bir semtte, bir gecekonduda oturmaktadır. Geceleri bir gazinoda klarnet çalarak ailesini geçindirmeye çalışır. Ayrıca besteler de yaparak zengin olmanın peşindedir. Oturdukları ev kayınbiraderine aittir. Kayınbiraderi evlerini bir müteahhide satınca Mehmet ve ailesi zor durumda kalır. Kayınbiraderine borçlanan Mehmet ev tutmak için gündüzleri de çalışmaya başlar.

Hakan kadınlarla uzun süreli ilişki kurmakta problem yaşayan genç bir çapkındır. Yaşadığı sahil beldesine gelen turistlerle kısa süreli ilişkiler yaşar, bağlanmaktan hep kaçınır. Ablasının terk ettiği eniştesi ve 5 yeğeninden başka hayatına kimseyi sokmaz. Hakan için işler, bir gün tesadüfen karşılaştığı Bahar'a ilk görüşte aşık olmasıyla tamamen değişir. Bahar ile yakınlaşmaya çalışan Hakan, Bahar'ın son derece nadir görülen bir rahatsızlığı olduğunu öğrenir. Bahar geçirdiği bir kaza sonucu, kaza gününden sonra olan hiçbir şeyi hafızasında tutamamaktadır. Her gün aynı güne –iki yıl önceye – uyanıp oradan devam etmektedir. Bahar'ın abisi ve babası da onun mutsuz olmasını engellemek için her gün kaza günündeymiş gibi davranmakta, türlü türlü numaralarla Bahar'ı da buna inandırmaktadırlar. Hakan'ın da olaya dahil olmasıyla birlikte üçü birden Bahar'ı mutlu etmek için her yolu denerler. Hakan, her sabah bir önceki günü unutan Bahar'ı kendisine her gün yeniden aşık etmek zorunda kalır.

Sağlık lisesinden yeni mezun olup, kasabanın sağlık ocağında hemşireliğe adım atan Hanife ve aykırı kız kardeşi Hatice, küçük ve kendi halinde, muhafazakar bir kasabada yaşamaktadırlar. Hanife ne kadar çekingen ve içine kapanıksa, Hatice bir o kadar haylaz, laf dinlemez ve başına buyruktur. Edebiyata meraklı Hanife kimselere göstermeden bir şiir defteri tutarken, Hatice çevresindeki herkesi unutacak kadar şarkı söylemeye tutkundur. Bir gün yeni atanan kaymakamın oğlu Tarık kasaba merkezine gelir ve iki kız kardeşin hayatı o günden sonra tamamen değişir.

Mehmet ailesiyle yoksul bir semtte, bir gecekonduda oturmaktadır. Geceleri bir gazinoda klarnet çalarak ailesini geçindirmeye çalışır. Ayrıca besteler de yaparak zengin olmanın peşindedir. Oturdukları ev kayınbiraderine aittir. Kayınbiraderi evlerini bir müteahhide satınca Mehmet ve ailesi zor durumda kalır. Kayınbiraderine borçlanan Mehmet ev tutmak için gündüzleri de çalışmaya başlar.

Arkadaşları Toprak’ı elim bir trafik kazasında kaybeden Mert, Gökçe ve Bora; bir rock festivalinde sahneye çıkmak isteyen Toprak’ın en büyük hayalini gerçekleştirmek için babası Seyfi ile beraber çalışmaya başlarlar. Ancak bu uğurda para kazanmaları ve çekecekleri kliple festivale kabul edilmeleri gerekmektedir. İş arama serüvenleri tuhaf bir rektör olan Niyazi’nin odasında son bulur. Niyazi’nin teklifiyle mahalle muhtarının yanına gider ve kendilerini bir anda ramazan davulcusu olarak bulurlar.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

90’lı yıllarda Yeşilova isimli bir Ege kasabasında yaşayan sıcak, samimi insanların hikayesini anlatır Yeşil Deniz. Belediye hoparlöründen 24 saat anons yapılan, herkesin herkesi tanıdığı ve hakkında dedikodu yapacak kadar malumata sahip olduğu bir yerdir Yeşilova. Kasaba halkı Yeşil Deniz adını verdikleri tarlalarda çalışırken tek eğlence kaynakları kasabanın radyosu olan Ova Fm ve Radyocu İsmail’in yaptığı istek programıdır. Bu kasabada eğer bir kişi birine istek yollarsa o kişinin de karşı tarafa yollaması şarttır. Yoksa elalemin içine çıkacak yüzü kalmaz. Tabii ki bu istekler ücrete tabidir… İstek programı halkın eğlencesi olmasının yanı sıra kasabada hiç eksik olmayan aşk hikayelerinin de en büyük romantizm kaynağıdır. “Yeşil Deniz” Yeşilova halkı için yalnızca tarlanın adı değil, hayatın adıdır aslında…

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...

Genç tıp öğrencisi Türkan'ın ideallerine ulaşma tutkusu, bu uğurda aşkından vazgeçişi ve bir zamanların vebası olan cüzzama hastalığına karşı verdiği mücadele Saylan'ın hayatına paralel bir anlatımla ele alınıyor. Kurucusu olduğu ya da katkıda bulunduğu çeşitli derneklerle yaşamının son gününe kadar insanlara yardım elini uzatmayı yaşam prensibi edinmiş Türkan Saylan'ın hayatının bilmediğimiz yönleri televizyon ekranlarına taşınıyor.
Görsel yokİdealist bir nefroloji doçenti olan Peride, Boğaz'da bahçe içinde üç katlı bir evde oğlu Oğul ve yıllardır ev işlerinde yatılı yardımcı olarak çalışan Şerife ile birlikte yaşamaktadır. Kendisini gibi doktor olan kocasını bir trafik kazasında kaybetmiştir. Çok zengin olan ailesinin maddi desteğini geri çevirecek kadar gururlu bir kadın olan Peride, bir hastasına yetişmek için evden apar topar çıktığı bir gün, Karadenizli bir taksi şoförü olan Recep ile tanışır. İki küçük kızını trajik bir kaza sonucu kaybeden Recep, geçmişin enkazı altında ezilmiş, kendi halinde bir adamdır. Peride için, bir şoförle aşka yelken açmak ne denli imkansız gibiyse yaralarını kapatmamaya yeminli Recep için de, bu dobra ve kendinden çok farklı kadının aşkına kayıtsız şartsız teslim olmak da o denli imkansızdır. Ama birbirlerini daha ilk görüşlerinde hissettikleri o karşı koyamama duygusu, yakınlaştıkça katlanacak; bu aşk her şeye rağmen ikisini de içine alan bir girdaba dönüşecektir.

Köklü bir aile olan Ortaçlıların yıllardır içlerinde sakladıkları sırlar, yeni bir evliliğin ardından bir bir ortaya çıkmaya başlayınca, aile yavaş yavaş çatırdamaya başlar. Gerçekler ortaya çıktıkça meydana çıkan tablo kabul edilmesi zor bir geçmişin izlerini taşımaktadır. Ortaçlı Ailesi'nin fertleri yıllardır bazı sırları kendi evlatlarından dahi gizlemiş ve her birinin hayatlarını kendi istedikleri gibi yönlendirmişlerdir. Ama artık herkes kendi hayatını yaşamak isteyecek, ailenin bir arada kalması çok zor olacaktır. Modern ve geleneksel dünyayı bir araya getiren yine aşk olur.
Görsel yokNazlı Denizhan çocuk yaşta ailesini kaybedince büyük bir mirasın sahibi olur. Halasının yanına İstanbul'a taşınan Nazlı, burada İstanbul sosyetesinin içerisinde köyünden ve geleneklerinden uzak, lüks bir hayat sürer. Ta ki amcasının onu oğlu Ayhan'la evlendirmek istediğini öğrenene kadar. Nazlı bu fikre karşı çıkınca amcası tüm servetini elinden alır. Beş parasız ortada kalan Nazlı, Trabzon'daki anneannesinden kalma eski konağı satmak için memleketine döner. Fakat işler sandığı kadar kolay gelişmeyecektir.

Adını Karadeniz'in Fırtına Deresi'nden alan dizide, Trabzon'un yemyeşil köylerinden birinde Ali ve Zeynep arasında yaşanan tutkulu aşk hikayesi anlatılıyor. Ali'nin babası Hasan, kısa zamanda zengin olma hayalleri kuran ve bu uğurda ailesini geçindiren bahçesini, tarlasını ihmal etmiştir. Zeynep'in babasını da bu definecilik macerasına dahil eder. Fakat Zeynep'in annesi Emine, kızını köye gelin vermek istemez, üstelik onun gibi düşünen başkaları da vardır.

Hayat Van'da seve seve göreve başlamış bir yeni öğretmendir. Hayat kararlıdır ve küçük bir köyde göreve başlar. Merkeze uzak bu köy, bugüne dek öyle çok öğretmen görmemiştir. Gelen öğretmenler de kısa bir süre kalmış, başka yerlere tayin aldırmışlardır. Bu yüzden köy çocukları okul için uzak köylerden birine yürüyerek gitmektedir. Hayat gelir gelmez camları, kapısı kırık dökük, sınıfları bakımsız bu köy okuluna yüreğinin sihrini taşıyan bir değnekle dokunacak ve yavaş yavaş değişim başlayacaktır. Minik öğrencileri de Hayat öğretmenlerinin emeğini, sevgisini boşa çıkarmayacak, Hayat onlara ışık tuttukça onlar da kitaplarına defterlerine dört elle sarılacaktır. Bu köyde yaşadıklarıyla annesinin çocukluğundan beri anlattığı köy hikayeleri daha bir anlam kazanacak, ete kemiğe bürünecektir.

Baraj yapımı nedeniyle sular altında kalacak olan bir Anadolu kasabasının feodal insanlarının dramını anlatır. Gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı bu insanlar için ata toprağını terk etmek ve başka diyarlara göçmek ölümden de beterdir. Bu ailelerden biri filmin kahramanlarını oluşturur. Ailenin büyük oğlu Haydar bu bunalımlı ortamda, kasabada iffetsiz bir kadın olarak nam salmış olan Gülizar'ın kızı Zeynep ile evlenir. Aile Haydar'ı evlatlıktan reddeder. Haydar bütün kasaba erkeklerinin hedefi haline gelir. Kasabanın bıçkınları Gülizar ve Zeynep'i bir gece kaçırırlar. Haydar kaçıranları bulur ve onları ateş yağmuruna tutar. Genç yaşta elini kana bulayan Haydar ile Zeynep dağ köylerine kaçarlar. Dağda kaçak Murat ile tanışırlar. Artık tek hedefleri vardır: Denize inip karşılara kaçmak ve kurtulmak.

Hiçbir teknolojinin olmadığı, gelen bütün öğretmenlerin kısa süre içinde ayrıldığı bir köye öğretmen olarak atanan Engin öğretmenin karşılaştığı olaylarla mücadelesini konu alan dizi.