İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 1'i İzlenir çıktı
James Robert Rebhorn, 1 Eylül 1948 tarihinde Philadelphia, Pensilvanya, ABD'de dünyaya gelmiştir. Eğitim hayatına Wittenberg Üniversitesi'nde siyaset bilimi ve tiyatro okuyarak başlayan Rebhorn, oyunculuk tutkusu ağır basınca prestijli Columbia Üniversitesi'nde Güzel Sanatlar alanında yüksek lisans yaparak profesyonel eğitimini tamamladı. Kariyerine 1980'lerin başında tiyatro sahnelerinde ve "Texas", "Guiding Light", "As the World Turns" gibi popüler gündüz kuşağı pembe dizilerinde rol alarak adım attı. Uzun boyu, ciddi duruşu ve otoriter ses tonuyla Hollywood'un en üretken ve aranan karakter oyuncularından biri haline geldi; kariyeri boyunca sıklıkla politikacı, avukat, doktor veya üst düzey hükümet yetkilisi rollerinde izleyici karşısına çıktı. Onu sinemada geniş kitlelere tanıtan ve kalıcı bir yer edinmesini sağlayan projelerin başında, 1992 yapımı ödüllü "Kadın Kokusu" (Scent of a Woman) filminde canlandırdığı sert lise müdürü Bay Trask karakteri gelir. Aynı yıl hit komedi "Kuzenim Vinny" (My Cousin Vinny) (1992) filminde de dikkat çeken bir performans sergileme fırsatı buldu. 1990'lar ve 2000'ler boyunca gişe rekorları kıran birçok kült yapımın vazgeçilmez yüzlerinden biri oldu. Al Pacino ile tekrar bir araya geldiği "Carlito'nun Yolu" (Carlito's Way) (1993), tüm dünyada büyük yankı uyandıran bilimkurgu gişe canavarı "Kurtuluş Günü" (Independence Day) (1996) filminde canlandırdığı Savunma Bakanı Albert Nimziki karakteri ve David Fincher'ın zihin yakan gerilimi "Oyun" (The Game) (1997) filmindeki Jim Feingold rolüyle hafızalara kazındı. Başarılı kariyerini "Yetenekli Bay Ripley" (The Talented Mr. Ripley) (1999), "Zor Baba" (Meet the Parents) (2000) ve Todd Haynes imzalı "Cennetten Çok Uzakta" (Far from Heaven) (2002) gibi çok farklı türlerdeki önemli filmlerle zenginleştirdi. Kariyerinin olgunluk ve son yıllarında sinema kadar televizyon dünyasında da çok güçlü performanslara imza attı; hit dizi "White Collar"da (2009-2013) canlandırdığı Özel Ajan Reese Hughes ve bol ödüllü politik gerilim dizisi "Homeland"de (2011-2013) başkarakter Carrie Mathison'ın babası Frank Mathison karakterine hayat vererek büyük beğeni topladı. Yaşamı boyunca yüzü aşkın sinema, televizyon ve tiyatro projesinde yer alarak Amerikan endüstrisinin en güvenilir isimlerinden biri oldu. James Rebhorn, uzun süredir mücadele ettiği cilt kanseri (melanom) nedeniyle 21 Mart 2014 tarihinde 65 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.

Cindy ve Jim Green çok mutlu bir evlilik sürdüren genç bir çifttir ve hayatta en çok istedikleri şeylerden biri çocuk sahibi olmaktır ama tıbbı bütün çareler tükenmiş gibi görünmektedir. Bir gece evlerinin arka bahçesine bütün dileklerini yazdıkları bir kutu gömerler. Yağmurlu ve fırtınalı bu gecenin sonunda birden Timothy adında bir çocuk karton bir kutunun içinde beliriverir! Timothy genç çift adeta bir mucizedir. Fakat Timothy Green gelirken beraberinde de pek çok beklenmedik sürpriz getirecektir... Ahmet Zappa'nın hikayesini senaryolaştıran Peter Hedges aynı zamanda filmin yönetmenliğini de üstleniyor. Romantik komedilerin gediklisi Jennifer Garner'ı ve en son The Thing'de seyrettiğimiz Joel Edgerton'ın başrolleri paylaştığı yapım fantastik öğeler de içeren bir komedi-dram...

Yakın bir gelecekte, yeni bir dövüş sporu ortaya çıkmıştır. Bu, yaklaşık 2000 kiloluk dev robotların kıyasıya dövüştüğü bir boks maçıdır. Robotlar insanlar tarafından eğitilmektedir. Bu antrenörlerden biri de Charlie Kenton'dır.

Takıntılı bir interpol ajanı olan Louis Salinger ve Manhattan Bölgesi avukatı Eleanor Whitman, dünyanın en güçlü bankalarından birine adaleti getirmeyi amaçlamaktadır. Kara para aklama, silah ticareti dahil birçok yasal olmayan işlemleri su yüzüne çıkarırlar. Salinger ve Whitman'ın araştırmaları, onları Berlin'den Milano'ya oradan New York'a ve son olarak İstanbul'a götürür. Kendilerini uzun soluklu global bir kovalamanın içinde bulurlar. Salinger ve Whitman'in terörü finanse etmeye devam eden bankanın amansızca peşini bırakmamaları, hayatlarını riske sokacaktır.

Müzmin bekar Kate Holbrook, hayatını işine adamış başarılı bir iş kadınıdır. 37 yaşına geldiğinde nihayet çocuk sahibi olmaya karar verir. Fakat hamile kalma şansının çok düşük olduğunu öğrenir. Kate, çare olarak taşıyıcı anne tutmaya karar verir. Taşıyıcı anne, şahsına münhasır Angie, Kate'in evine taşınınca bir anda her şey alt üst olur. Kurallarından ödün vermeyen Kate, Angie'yi her şeyiyle en mükemmel hamile anne adayına dönüştürmeye çalışır.

1950'li yılların Amerika'sında, sakin ve sessiz bir hayat süren Whitaker ailesi Connecticut'ta herkesin imrendiği bir mutluluk çizmektedir. Ancak Cathy, eve erken geldiği bir gün inanılmaz bir manzara ile karşı karşıya kalır. Kocası Frank'i başka bir erkekle beraber odalarındaki yatakta yakalamıştır. Aralarında bu konuyu hiç konuşmayan ve hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam eden ikili, gitgide birbirlerinden uzaklaşmaya başlar. Kendini yalnız ve mutsuz hisseden Cathy bahçıvanları Raymond ile dostane bir ilişki geliştirir. Hem evli beyaz bir kadının bekar ve siyah bir erkekle yakın gözükmesi çevredeki insanların olumsuz tepkilerine yol açacaktır.

Erkek hemşire olarak çalışmakta olan Greg Focker (Ben Stiller), uzun süredir birlikte yaşadığı Pam (Teri Polo) evlenme teklif etmeyi planlamaktadır. Ona evet demeden önce babasından kendisini resmen istemek zorunda olduğunu söyler. Böylece sevgilisinin anne ve babasıyla tanışacağı ve orada geçireceği günlerin hiç de kolay olmayacağı bir yolculuğa çıkmak zorunda kalan Greg, başına geleceklere katlanacak gücü kendinde görmektedir çünkü Pam'i çok sevmektedir. Pam'in babası eski bir CIA ajanıdır (Robert De Niro) ve evinin bodrumunda bir yalan makinesi bulunmaktadır. Aynı anda Pam'in kız kardeşi de bir doktorla evleneceğini ilan etmiştir. Tabii böyle bir ortamda işler biraz karışır. Hatta babasının her şeyden çok sevdiği Himalayalara özgü bir kedi olan Jinxie de ortadan kaybolunca baba adeta çıldırır ve evde tam bir cehennem hayatı başlar.

1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.

Tüm zamanların en çok izlenen filmlerinden olan "Kurtuluş Günü", güçlü uzaylı yaratıkların insanoğluna saldırısını konu alıyor. Olaylar, çok büyük uzay gemilerinin ortaya çıkmasıyla başlar. Bu harika görüntü, gemilerin tüm dünyadaki şehirlere ateş açmasıyla sona erer. Şimdi dünyanın tek umudu, bu saldırı sonrası sağ kalan savaşçılarıdır. İnsanoğlunun geleceği, kurtulanların düzenleyeceği son bir saldırıya bağlıdır. 2 Temmuz'da dünyanın her yerindeki iletişim sistemleri, tuhaf bir atmosfer olayı sonucu bozulur. Hemen sonrasında silahlı kuvvetler tarafından, devasa nesnelerin dünyaya doğru yaklaşmakta olduğu açıklanır. Uzaylılarla her türlü iletişim denemesinin başarısız olmasının ardından, şimdi kablo teknisyenliği yapan eski bilimadamı David Levinson, uzaylıların bir günden daha kısa süre içerisinde dünyanın önemli noktalarına büyük bir saldırı gerçekleştireceğini fark eder.