İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

9 filminden 2'si İzlenir çıktı, 2 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Jared Francis Harris, 24 Ağustos 1961 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi İrlandalı aktör Richard Harris ve aktris Elizabeth Rees-Williams'ın üç oğlundan ikincisi olan Harris, köklü bir sanat ailesinden gelmektedir. Kardeşleri Damian Harris bir yönetmen, Jamie Harris ise kendisi gibi bir oyuncudur. Çocukluğunu İngiltere'de geçiren Harris, üniversite eğitimi için Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti ve Duke Üniversitesi'nden mezun oldu. Daha sonra oyunculuk eğitimini tamamlamak üzere Londra'ya dönerek prestijli Central School of Speech and Drama'da eğitim gördü. Kariyerinin başlarında Royal Shakespeare Company'de sahne alarak tiyatro kökenli sağlam bir temel oluşturdu. Sinema dünyasındaki ilk dikkat çekici çıkışını, 1996 yapımı biyografik film "I Shot Andy Warhol"da ikonik sanatçı Andy Warhol'u canlandırarak yaptı. Bu rol, onun karakter oyunculuğundaki başarısının ilk sinyallerini verdi. 90'ların sonu ve 2000'lerin başında "Happiness" (1998), "Mr. Deeds" (2002) ve "Resident Evil: Apocalypse" (2004) gibi çeşitli türlerdeki filmlerde yan roller üstlendi. "The Curious Case of Benjamin Button" (2008) filminde Kaptan Mike rolüyle de akıllarda yer etti. Jared Harris'i gerçek anlamda bir televizyon yıldızı yapan ve yeteneğini geniş kitlelere kanıtlayan yapım, AMC'nin kült dizisi "Mad Men" (2009-2012) oldu. Dizide canlandırdığı trajik İngiliz finans müdürü Lane Pryce karakteri, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Primetime Emmy adaylığını getirdi. Bu başarının ardından, bilimkurgu dizisi "Fringe"de (2008-2012) kötü karakter David Robert Jones'u canlandırarak çok yönlülüğünü sergiledi. Sinemada ise Guy Ritchie'nin yönettiği "Sherlock Holmes: A Game of Shadows" (2011) filminde Sherlock'un ezeli düşmanı Profesör Moriarty'yi canlandırarak büyük bir gişe filminde baş kötü karakter olarak yer aldı. Ayrıca Steven Spielberg'in "Lincoln" (2012) filminde General Ulysses S. Grant'e hayat verdi. Harris'in kariyerindeki ikinci büyük sıçrama, tarihi dramalarla geldi. Netflix'in ödüllü dizisi "The Crown"da (2016-2017) Kral VI. George'u canlandırdığı performansı, eleştirmenlerden tam not aldı. Ancak kariyerinin zirve noktası, HBO'nun ses getiren mini dizisi "Chernobyl" (2019) oldu. Sovyet bilim insanı Valery Legasov'u canlandırdığı bu rol, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında BAFTA TV Ödülü kazandırdı ve bir kez daha Emmy'ye aday gösterildi. Son yıllarda bilimkurgu ve gerilim türlerine ağırlık veren oyuncu, AMC'nin antoloji dizisi "The Terror"da (2018) Kaptan Francis Crozier rolüyle başrolü üstlendi. Isaac Asimov'un eserinden uyarlanan Apple TV+ dizisi "Foundation"da (2021-) ise matematikçi Hari Seldon karakteriyle izleyici karşısına çıktı. Babasının gölgesinden çıkarak kendi ismini marka haline getiren Harris, karmaşık, zeki ve genellikle otorite figürü olan karakterleri derinlikli bir şekilde canlandırmasıyla tanınmaktadır.

Efsanevi bir deniz canavarı avcısı ve gemisine kaçak yolcu olarak binen genç bir kız, keşfedilmemiş sularda tarih yazacakları destansı bir yolculuğa çıkarlar.

Auggie'nin New York'taki tütüncü dükkanında tıpatıp aynı olan günler birbirini takip etmektedir ta ki Auggie, bize hayatın küçük detaylarının farkına varmayı öğretene kadar. Paul Benjamin, her gün sokakta gördüğü ama tam olarak kavrayamadığı hayat ile ilgili kendisine bir roman kazandıran bir sürü olaylar dizisi yaratır. Sonunda artık bir öykü oluşturma sırası Auggie'ye gelmiştir.

1986 senesinde Sovyet nükleer santralinde meydana gelen patlama sonrası santral işçileri ve itfaiyeciler faciayı kontrol altına almaya çalışır.

ABD'yi hedef alan kimliği belirsiz bir füzenin fırlatılması, bundan kimin sorumlu olduğu ve nasıl bir önlem alınacağı konularında zamanla yarışılan bir sürecin fitilini ateşler.

Efsanevi bir deniz canavarı avcısı ve gemisine kaçak yolcu olarak binen genç bir kız, keşfedilmemiş sularda tarih yazacakları destansı bir yolculuğa çıkarlar.

Morbius, tedavisi olmayan bir kan hastalığını, deneysel bir yöntem ile tedavi etmeye çalışır. Hastalığı, elektroşok terapisi ve vampir yarasaları ile iyileştirmeye çalışan Morbius, korkunç bir sonuçla karşı karşıya kalır. Deneysel tedavi ile vampire dönüşen Morbius'un hayatında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Birçok zorlu durumla mücadele etmek zorunda kalan Morbius'un hayatta kalmak için sürekli kana ihtiyacı vardır ve artık ışığı çıkması imkansızdır. Bu sorunların yanı sıra o, birçok insanüstü güce de sahip olur.

İkinci Dünya Savaşı sırasında kendi ülkeleri hesabına tetikçilik yapan Amerikalı Max Vatan ile Fransız Marianne Beausejour'un 1942'deki bir görevleri sırasında yolları kesişir. İkisi de Casablanca'daki Nazi Alman elçiyi öldürmek üzere görevlendirilmiştir. Ancak bu görev sırasında birbirlerine aşık olurlar ve sonrasında evlenirler. Ancak evlenmiş olmalarına rağmen birbirlerinden sakladıkları birçok sır vardır ve bu aralarındaki sevgiyle birlikte hissedilir bir gerilimin de ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Dünyanın en ünlü ve zeki dedektiflerinden Sherlock Holmes ve "ortağı" Dr. Watson bu sefer Londra’nın dışına çıkarak Fransa, Almanya ve İsviçre’ye yol alacakları yeni ve tehlikeli bir maceraya sürükleniyorlar. Onlardan hep bir adım önde olan kurnaz ve vicdansız Profesör Moriarty ise büyük bir laneti değiştirecek planların peşindedir. Kahramanlarımız ise ne olursa olsun Moriarty durdurmaya kararlı.

Umbrella Şirketi'nin yol açtığı virüs felaketi Umbrella'nın gizli sığınaklarından Raccoon City'ye yayılmıştır. İkinci filmde alan genişliyor ve tüm şehir virüslü insanlarla doluyor. Kahramanımız Alice, Umbrella Şirketi tarafından yapılan deneyler sonucu insanüstü güçlerle donatılmıştır. Alice ile birlikte virüsten etkilenmeyen bir kısım insan da onunla birlikte mücadeleye girerler. Bu insanların arasında Umbrella'nın özel ekibi S.T.A.R.S'ın bir üyesi olan Jill Valentine ve bu ekibin lideri olan Carlos Oliveira gibi donanımlı kişiler de bulunmaktadır. Bu grup, bir yandan tüm şehre yayılmış virüslü yaratıklarla uğraşırken bir yandanda Umbrella'nın yarattığı ikinci felaket olan Nemesis ile mücadele etmek zorunda kalırlar. Bu cehennemden kurtuluşlarının tek yolu ise Umbrella'ya bağlı bilimadamı Doktor Ashford'a güvenmek ve kızını, ona sağ olarak ulaştırmaktır.

Auggie'nin New York'taki tütüncü dükkanında tıpatıp aynı olan günler birbirini takip etmektedir ta ki Auggie, bize hayatın küçük detaylarının farkına varmayı öğretene kadar. Paul Benjamin, her gün sokakta gördüğü ama tam olarak kavrayamadığı hayat ile ilgili kendisine bir roman kazandıran bir sürü olaylar dizisi yaratır. Sonunda artık bir öykü oluşturma sırası Auggie'ye gelmiştir.

1800'lü yıllarda hayatta önemli bir şeye sahip olmayan ve son derece sıradan bir yaşam süren William Blake isimli bir genç, farklı bir deneyim yaşamak adına yaşadığı toprakları terk edip, bilmediği bir yerde yeni bir hayata atılmaya karar verir. Çıktığı yolculuk ise onu hem fiziksel hem de ruhsal anlamda değiştirecek bir deneyimin başlangıcı olacaktır. Son derece kötü bir anında karşılaştığı 'Hiç Kimse' adındaki Amerikan yerlisi, Blake'in aynı isimdeki, ölmüş bir şair olan William Blake olduğuna inanır. 'Hiç Kimse' ile birlikte atılacağı bu yolculuk, William Blake'in sıradışı bir şekilde bambaşka bir insana dönüşmesine neden olur.

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun yazdığı filmi Oliver Stone yönetmiş ve bunun yüzünden araları açılmıştı. Mickey ve Mallory birbirlerini seven ama 'doğuştan katil' olan iki aşık. Yaşadıklarını öldürerek hissedebiliyorlar belki de. Ancak 90'ların giderek çığrından çıkan medyası da onları kahraman gibi göstermekten geri kalmıyor. Böylece iki doğuştan katil yolculukları sırasında arkalarında onlarca ölü bırakarak yollarına devam ediyorlar. Yakalandıklarındaysa medya yine kurtarıcıları olarak çıkıyor karşılarına...

Isaac Asimov’un ödüllü romanlarına dayanan Foundation, Galaksi İmparatorluğu’nun çökmesiyle insanlığı kurtarmak ve medeniyeti yeniden inşa etmek için zorlu bir serüvene atılan bir grup sürgünü anlatıyor.

1986 senesinde Sovyet nükleer santralinde meydana gelen patlama sonrası santral işçileri ve itfaiyeciler faciayı kontrol altına almaya çalışır.