İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

17 filminden 4'ü İzlenir çıktı, 6 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Jonathan Edward Bernthal, 20 Eylül 1976 tarihinde Washington, D.C., ABD'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuk kariyerine son derece ciddi bir eğitimle hazırlanan Bernthal, Skidmore College'da eğitim aldıktan sonra, disiplini ve yoğunluğuyla bilinen ve Moskova'da bulunan prestijli Moskova Sanat Tiyatrosu Okulu'nda yüksek lisans yapmıştır. Bu klasik eğitim, onun ilerideki rollerine yansıtacağı fiziksel ve duygusal yoğunluğun temelini atmıştır. Kariyerinin başlarında küçük rollerde yer alan Bernthal, dünya çapında tanınırlığını 2010 yılında başlayan AMC dizisi "The Walking Dead" ile kazandı. Dizinin ilk iki sezonunda, ana karakter Rick Grimes'ın en yakın arkadaşıyken giderek onun en büyük düşmanına dönüşen Shane Walsh karakterini canlandırdı. Bernthal'ın bu karmaşık karaktere getirdiği ham, öngörülemez ve trajik performans, eleştirmenlerden ve izleyicilerden büyük övgü aldı ve onu bir anda Hollywood'un en dikkat çeken aktörlerinden biri haline getirdi. Bernthal, kariyerinin en ikonik rolünü ise Marvel'ın anti-kahramanı Frank Castle, yani "The Punisher" karakteriyle oynadı. İlk olarak Netflix dizisi "Daredevil"in ikinci sezonunda boy gösteren karakteri o kadar büyük bir başarıyla canlandırdı ki, kısa süre sonra kendi dizisi olan "The Punisher"ın (2017-2019) başrolü oldu. Bernthal'ın karakterin öfkesini, travmasını ve acımasız adalet arayışını yansıttığı performansı, birçok kişi tarafından karakterin en başarılı ve en sadık canlı aksiyon uyarlaması olarak kabul edilmektedir. Televizyondaki bu büyük başarılarının yanı sıra, sinemanın en saygın yönetmenleriyle çalışan aranan bir karakter oyuncusu oldu. Martin Scorsese'nin yönettiği "Para Avcısı" (The Wolf of Wall Street) (2013), David Ayer'in yönettiği "Fury" (2014), Denis Villeneuve'ün yönettiği "Sicario" (2015) ve James Mangold'un yönettiği "Asfaltın Kralları" (Ford v Ferrari) (2019) gibi birçok önemli filmde akılda kalıcı performanslar sergiledi. Son yıllarda kariyerini prestijli televizyon projeleriyle zenginleştirmeye devam eden Bernthal, HBO'nun büyük beğeni toplayan mini dizisi "We Own This City"de (2022) başrol oynadı ve hit dizi "The Bear"deki konuk oyunculuğuyla da büyük takdir topladı. Klasik tiyatro eğitimini, tavizsiz bir fiziksel bağlılık ve patlamaya hazır bir yoğunlukla birleştiren Jon Bernthal, neslinin en büyüleyici ve en saygın aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Görme yetisini kaybetmiş olan Avukat Matt Murdock'ın diğer duyuları diğer insanlardan daha fazla gelişmiştir. Murdock suçsuz insanları başarıyla savunmasının yanı sıra, geceleri Daredevil kimliğiyle şehri kötülerden ve suçlulardan korumaktadır.

Ford v. Ferrari, 1966 yılında düzenlenen Le Mans 24 Saat Yarışı’nın gerçek hikayesini konu alıyor. Henry Ford II ve Lee Iacocca ikilisi, tuhaf ancak kararlı bir grup Amerikalı mühendis ve tasarımcıdan sıfırdan bir otomobil yapmalarını ister. Otomotiv vizyoneri Carroll Shelby (Matt Damon) ve İngiliz şoförü Ken Miles’ın (Christian Bale) başını çektiği ekip, uzun yıllardır pistlere egemen olan Ferrari’yi Fransa’da düzenlenen 1966 Le Mans Dünya Şampiyonası’nda alt etmek için işe koyulur.

The Pacific, 10 bölümden oluşan II. Dünya Savaşı konulu dizi-film. HBO, Seven Network Avustralya, Playtone ve DreamWorks yapımlı filmin, prömiyeri 14 Mart 2010 tarihinde yapılmıştır. 2001 yapımlı dizi-film olan Kardeşler Takımı benzeridir. Amerikan Deniz Piyade Kolordusu'nun Pasifik Cephesi'nde Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri birliklerine karşı verdiği mücadeleyi konu almaktadır.

Fury, 1945 yılının Nisan ayında, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde geçiyor ve Komutan Wardaddy, topçu Boyd Swan, yükleyici Grady Travis, şoför Trini Garcia ve yardımcı şoför Norman'dan oluşan müfrezenin, 300 düşman askeriyle karşılaştığı ve tüm imkansızlıklarla savaşmak zorunda kaldığı 24 saati konu alıyor. Beş askerden oluşan küçük ekip, zırhlı tanklarıyla, Almanya'da savaşın ortasında kalır ve bu ekip bölgede kalan son Amerikan ordusu askerlerinden oluşur. Birlik az sayıda askerden oluşmasının yanı sıra cephane anlamında da bir hayli zor durumdadır. Gruba komuta eden Çavuş Wardaddy'nin Avrupa'nın tamamını yıkıma uğratan bu savaştaki son görevi, askerlerini Nazi birliklerinin kuşatması altında olan bu bölgeden sağ salim çıkarabilmektir.

Homeros'un aynı adlı destanının bir uyarlamasıdır. Truva Savaşı'ndan sonra İthaka Kralı Odysseus'un evine dönüş yolculuğunu konu alıyor. Bu epik macerada, Odysseus'un Polyphemus (tek gözlü dev), Sirenler ve büyücü tanrıça Circe gibi mitolojik figürlerle karşılaşmaları anlatılıyor. Film, Odysseus'un eşi Penelope ile yeniden bir araya gelmesiyle son buluyor.

Kendisini artık hatırlamayan bir dünyada tam zamanlı olarak Örümcek Adamlık yapmak ve eski arkadaşlarının hayatlarına onsuz devam ettiğini görmenin yarattığı baskı, Peter Parker'da kontrol edemeyeceği bir değişimi tetikler. Ancak bu dönüşüm; şehre ve sevdiklerine yönelik şoke edici yeni bir tehdidi, yani kimsenin göremediği güçlü bir düşmanı durdurabilecek tek şey de olabilir.

Frank Castle intikamın ötesinde bir anlam ararken; beklenmedik bir güç onu yeniden savaşın tam ortasına çekiyor.

Filmde Rami Melik, Charlie Heller adında zeki ancak içine kapanık bir deşifre uzmanını canlandırıyor. Langley'deki CIA merkezi binasında bodrum katındaki ofisinde çalışan Heller'ın hayatı, Londra'daki bir terörist saldırısında karısının öldürülmesinin ardından altüst olur. Yetkililerin harekete geçmeyi reddetmesi üzerine Charlie, işleri kendi eline alır ve sorumluları bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Zekası, peşinden koşanlardan kaçmak ve intikamını almak için en güçlü silahı olacaktır.

Christian Wolff, karmaşık problemleri çözme yeteneğine sahiptir. Eski bir tanıdığı öldürülüp "muhasebecinin bulunması" için şifreli bir mesaj bırakınca Wolff, olayı çözmeye yardım etmesi için uzak ve oldukça ölümcül erkek kardeşi Brax'i dahil etmek zorunda kalır. ABD Hazine Müdür Yardımcısı Medina ile birlikte ölümcül bir komployu ortaya çıkarırlar ve acımasız bir katil şebekesinin hedefi olurlar.

İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.

Hannah, Montana'nın vahşi doğasında yangın gözetleme kulesinde görev yapan bir itfaiyecidir. Göreve başladığı ilk gün ormanda kanlar içinde, travma geçirmiş ürkek bir çocuk olan Connor'la karşılaşır. Hannah onu güvenli bir yere götürmeye çalışırken, Connor'ın peşindeki iki acımasız katil ve büyük bir orman yangını onları takip etmektedir.

1960'lı yıllarda, Afrika ve İtalya kökenli Amerikalı gangsterler arasında gerginliğin had safhaya ulaştığı New Jersey'de geçen filmde genç Anthony Soprano, Newark tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinde büyüyor ve bu süreçte amcası Dickie Moltisanti'yi örnek alıyor. Moltisanti'nin bu genç adam üzerinde yarattığı etki ise onun her şeyiyle Tony Soprano'ya dönüşmesine yol açıyor.

Ford v. Ferrari, 1966 yılında düzenlenen Le Mans 24 Saat Yarışı’nın gerçek hikayesini konu alıyor. Henry Ford II ve Lee Iacocca ikilisi, tuhaf ancak kararlı bir grup Amerikalı mühendis ve tasarımcıdan sıfırdan bir otomobil yapmalarını ister. Otomotiv vizyoneri Carroll Shelby (Matt Damon) ve İngiliz şoförü Ken Miles’ın (Christian Bale) başını çektiği ekip, uzun yıllardır pistlere egemen olan Ferrari’yi Fransa’da düzenlenen 1966 Le Mans Dünya Şampiyonası’nda alt etmek için işe koyulur.

Modern Şikago'da geçen filmde, dört kadının tek ortak noktası; dul kalmış olmalarıdır. Ölen eşlerinin yasını tutan kadınların tek derdi yalnızca sevdikleri adamları özlemekle de sınırlı değildir. Ölen eşlerinin hepsi yasadışı işlere bulaşmışlardır. Asıl mesele, ölen eşlerin geride kalan dullarına suç dünyasında işledikleri suçları borç bırakmış olmasıdır. Ellerinde borçları ödeyecek para olmayan dul kadınların tek şansı, riskli bir soyguna girişmektir. Veronica liderliğinde bir araya gelen Alice, Linda ve Belle, geleceklerini istedikleri gibi yaratmak için iş birliği yapar. Şu ana dek eşleri tarafından yönlendirilmiş olan pasif hayatları artık onların elindedir ve şekillendirilmeyi beklemektedir...

Baby genç yaşına rağmen oldukça deneyimli bir sürücüdür. Genç görünümü yüzünden Baby lakabını alan adam banka soyguncuları için sürücülük hizmeti vermektedir. Banka soygununun ardından kaçış için sürücülük yapan adamın yolu bir gün bir suç lideri ile kesişir ve onun için çalışmak zorunda kalır. Ancak girdiği bu iş başarısız olmaya mahkum bir soygundur. İşler ters gittiğinde peşine düşen farklı farklı insanlardan kaçmak zorunda kalır...

Christian Wolff dahi denebilecek bir matematik uzmanıdır. İnsanlardan çok rakamlarla içli dışlı olan karakter normal bir muhasebe uzmanı gibi görünse de aslında dünyanın en tehlikeli suç örgütleri için freelance olarak çalışmaktadır. Hazine Bakanlığı'nın Suç Yürütme Birimi kendisini araştırmaya başladığında dikkat çekmemek için sıradan gördüğü tehlikesiz bir müşteriyle anlaşan uzman, robotik şirketinde çalışan muhasebe uzmanı kısa bir sürede müşterisinin o kadar da sıradan bir problemi olmadığını fark eder. Christian hesaplarda keşfettiği milyonlarca dolar tutan tutarsızlık üzerine çalıştıkça başına açılan tehlike de büyümeye başlar...

Amerika Birleşik Devletleri ile Meksika arasındaki tehlikeli sınır bölgesinde görev yapan idealist bir FBI ajanı olan Kate Macer, bu bölgede hakimiyet kurmuş çok güçlü uyuşturucu çeteleri arasındaki savaşın ortasında kalacaktır.

Fury, 1945 yılının Nisan ayında, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde geçiyor ve Komutan Wardaddy, topçu Boyd Swan, yükleyici Grady Travis, şoför Trini Garcia ve yardımcı şoför Norman'dan oluşan müfrezenin, 300 düşman askeriyle karşılaştığı ve tüm imkansızlıklarla savaşmak zorunda kaldığı 24 saati konu alıyor. Beş askerden oluşan küçük ekip, zırhlı tanklarıyla, Almanya'da savaşın ortasında kalır ve bu ekip bölgede kalan son Amerikan ordusu askerlerinden oluşur. Birlik az sayıda askerden oluşmasının yanı sıra cephane anlamında da bir hayli zor durumdadır. Gruba komuta eden Çavuş Wardaddy'nin Avrupa'nın tamamını yıkıma uğratan bu savaştaki son görevi, askerlerini Nazi birliklerinin kuşatması altında olan bu bölgeden sağ salim çıkarabilmektir.

Oğlu yanlış bir suçlamayla satıcılığından 10 yıl hapis cezası alınca, düzenli ve sakin bir aile hayatı süren babasının yapacak tek bir şeyi alır: polisle iş birliği yaparak kılık değiştirecek ve uyuşturucu çetesinin en tepesindeki adama ulaşmaya çalışacaktır. Kendi hayatını da riske attığı için eşiyle kavga etse de oğlunu hapiste çürütmeye hiç niyeti yoktur... Filmin yönetmenliğini Ric Roman Waugh üstlenirken senaryo da Waugh ile birlikte Justin Haythe'nin imzası var. Aksiyon türündeki filmin oyuncu kadrosunda ise Dwayne Johnson, Susan Sarandon, Jon Bernthal gibi isimler yer alıyor...

Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken çöküş ise çok uzakta değildir.

Doğal Tarih Müzesi yenilenmek için kapatılır. Müze içindeki eserler ise meşhur Washington müzesinde devlet tarafından koruma altına alınır. 136 milyon eser ve koleksiyonlar dünyanın en büyük müzesi olan Smithsonian kurumunda sergileniyor. Filme bu sefer yeni kahramanlar yani yeni eserler ekleniyor, ve bunlardan biri de tek başına Atlantik'i geçen efsanevi kadın pilot Amelia Earhart.

Ayrı yaşayan ve biri muhabir, diğeriyse dedektif olan bir karı koca, birbirlerini baş şüpheli olarak gördükleri bir cinayet davasını çözmek için yarışırlar.

2015'te Baltimore'da 25 yaşındaki siyahi Freddie Gray'in polis nezaretindeyken hayatını kaybetmesinin ardından ayaklanmalar patlak verir. Kısa bir an için Çavuş Wayne Jenkins ve ekibi uyuşturucu, yoksulluk ve şiddet suçlarıyla dolu bir şehirde çalışmalarıyla kahraman olarak kabul edilir. Ancak uyuşturucu baskınlarından elde edilen geliri çaldıkları, araştırdıkları evlerde bulunan paraları cebe indirdikleri ve asılsız deliller yerleştirdikleri ortaya çıkınca her şey alt üst olur.

Dizi, daha önce "Daredevil" dizisine konu olan Frank Castle'i merkezine almaktadır. Karakteri The Walking Dead dizisinden de hatırlayacağınız Jon Bernthal canlandırmaktadır. Kendisine "Punisher/İnfazcı" adını veren Frank, öldürücü yöntemlerle suçla mücadele eden bir antikahramandır. Ailesinin mafya tarafından öldürülmesinin ardından kendine has yöntemlerle, ne pahasına olursa olsun suçluları avlamaya başlar. Girdiği bu yolda işkence etme, adam kaçırma, tehdit etme ve her türlü öldürme yöntemini kendisine mübah sayar. Kısa zamanda suç dünyasında tanınan biri haline gelir.

Belediye Başkanı Nick Wasicsko, federal mahkemelerin kasabanın beyaz, orta sınıf tarafına toplu konut inşa edilmesini emretmesiyle Yonkers'ın en kötü krizinin ortasında 1987'de göreve başladı. Bu karar, şehri korku, ırkçılık, cinayet ve siyasetle körüklenen acı bir savaşta ikiye böldü.

Görme yetisini kaybetmiş olan Avukat Matt Murdock'ın diğer duyuları diğer insanlardan daha fazla gelişmiştir. Murdock suçsuz insanları başarıyla savunmasının yanı sıra, geceleri Daredevil kimliğiyle şehri kötülerden ve suçlulardan korumaktadır.

The Pacific, 10 bölümden oluşan II. Dünya Savaşı konulu dizi-film. HBO, Seven Network Avustralya, Playtone ve DreamWorks yapımlı filmin, prömiyeri 14 Mart 2010 tarihinde yapılmıştır. 2001 yapımlı dizi-film olan Kardeşler Takımı benzeridir. Amerikan Deniz Piyade Kolordusu'nun Pasifik Cephesi'nde Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri birliklerine karşı verdiği mücadeleyi konu almaktadır.