İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

5 filminden 1'i İzlenir çıktı, 4 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Jonathan Stephen Gehring Hyde, 21 Mayıs 1948 tarihinde Brisbane, Queensland, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Hyde, oyunculuk tutkusunun peşinden giderek genç yaşta İngiltere'ye taşındı ve dünyanın en prestijli tiyatro okullarından biri olan Royal Academy of Dramatic Art'tan (RADA) mezun oldu. Kariyerinin temellerini tiyatro sahnesinde atan usta oyuncu, Royal Shakespeare Company'nin (RSC) saygın bir üyesi olarak "Kral Lear", "Macbeth" ve "Romeo ve Juliet" gibi klasik eserlerde rol alarak sahne hakimiyetini geliştirdi. Sinema dünyasında ise özellikle 1990'lı yıllarda canlandırdığı aristokrat, sofistike ve genellikle elitist kötü adam rolleriyle tanındı. Geniş kitlelerin dikkatini çektiği ilk önemli yapım, Macaulay Culkin ile başrolü paylaştığı "Richie Rich" (1994) filmindeki sadık ve yetenekli uşak Herbert Cadbury rolü oldu. Ancak onu bir popüler kültür ikonuna dönüştüren performans, Robin Williams ile birlikte rol aldığı kült fantastik film "Jumanji" (1995) ile geldi. Bu filmde hem ana karakter Alan Parrish'in otoriter babası Sam Parrish'i hem de oyunun içinden çıkan acımasız avcı Van Pelt'i canlandırarak "Peter Pan" geleneğine selam duran çift roldeki ustalığını sergiledi. Kariyerinin en büyük ticari başarısı ve küresel tanınırlığı, James Cameron'ın yönettiği ve sinema tarihinin en çok hasılat yapan filmlerinden biri olan "Titanic" (1997) filmindeki rolüyle gerçekleşti. Filmde, geminin sahibi olan White Star Line şirketinin başkanı J. Bruce Ismay karakterine hayat verdi. Trajedi sırasında filikaya binerek kaçan, kibirli ve korkak bir iş adamını canlandırdığı bu performans, izleyicilerin hafızasında derin bir yer etti. Bu dönemde ayrıca "Anaconda" (1997) filminde Warren Westridge ve kült macera filmi "Mumya"da (The Mummy) (1999) Mısırolog Dr. Allen Chamberlain gibi akılda kalıcı yan karakterleri canlandırdı. Televizyon dünyasında ise son yıllardaki en dikkat çekici işi, Guillermo del Toro'nun yarattığı ve diğer "The Strain" oyuncularıyla birlikte rol aldığı aynı adlı dizideki (2014-2017) Eldritch Palmer rolüdür. Dizide, ölümsüzlüğe kavuşmak uğruna insanlığı vampir istilasına sürükleyen, hasta ve manipülatif bir milyarderi canlandıran Hyde, karakterin çaresizliğini ve hırsını derinlikli bir şekilde yansıttı. Ayrıca seslendirme sanatçısı olarak da çalışan aktör, "Trollhunters: Tales of Arcadia" animasyon serisinde Waltriz / Strickler karakterine sesiyle hayat vermiştir. Jonathan Hyde, İngiliz tiyatro disiplinini Hollywood'un büyük bütçeli yapımlarıyla harmanlayan saygın bir karakter oyuncusu olarak kariyerine devam etmektedir.

Hayali bir kasaba olan Arcadia’nın sakinleri, yaşadıkları bölgenin altında bulunan gizemli dünyanın da oldukça geniş olduğunu keşfederler ve bu gerçek akıllarını başlarından alır. Bu keşfin sonrasında yaşananları konu alan Trollhunters, her yaştan izleyicinin ilgisini çekecek ve Guillermo Del Toro’nun yaratıcılığına bir kez daha tanık olmanızı sağlayacak.

Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu 'Düşler Gemisi' nin yolcuları arasında Avrupa`da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika'ya dönmekte olan, Jack Dawson adlı genç ve fakir bir ressam ile nişanlısıve annesiyle Philadelphia`ya gidenRose DeWitt Bukater adlı zengin bir genç kız da vardır. İki genç şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912'de, Titanic iki saat kırk dakika sürenve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.

Yorkshire Dales'de çalışan üç veteriner hekimin hikayesi.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.

Binlerce yıl önce, Mısır'da baş rahip Imhotep ve firavunun gözdesi Anck-Su-Namun arasında yasak bir aşk yaşanmaktadır. Ancak aşkları açığa çıktığında, cezaları korkunç olur. Anck-Su-Namun intihar ederken, Imhotep ise Hom-Dai adı verilen bir ritüelle diri diri mumyalanarak Ölüler Şehri Hamunaptra'ya gömülür. 1923 yılında, Amerikalı maceraperest Rick O'Connell, İngiliz kardeşler Evelyn ve Jonathan Carnahan'a Hamunaptra'yı bulmaları için rehberlik eder. Üçlü, farkında olmadan korkunç bir laneti uyandırır ve Imhotep yeniden canlanır. Imhotep'in dönüşüyle birlikte, dünyayı tehdit eden karanlık güçlerle mücadele etmek zorunda kalırlar.

Belgesel çekmek üzere Amazon Nehri'nde bulunan eski bir Kızılderili kabilesini bulmaya çalışan yönetmen Terri Flores, kameraman Danny Rich ve profesör Steven Cale, yolda kalmış bir yılan avcısı olan Paul Sarone ile karşılaşırlar. Paul'un kabileyi bulma konusunda yardımı dokunacağını düşünen ekip, avcıya yardım etmeye karar verir. Yolculukları devam ederken zehirli bir arı tarafından sokulan Cale, bilincini yitirir. Profesörün bilincini yitirmesini fırsat bilen Paul Sarone, ekibin ve teknenin yönetimini ele geçirir. Ekip belgesel çekmeye ara verip Paul'ün hayatının amacına ulaşmasına yardım etmek zorunda kalır: Yıllardır izini sürdüğü meşhur yeşil Anaconda'yı yakalamak.

Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu 'Düşler Gemisi' nin yolcuları arasında Avrupa`da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika'ya dönmekte olan, Jack Dawson adlı genç ve fakir bir ressam ile nişanlısıve annesiyle Philadelphia`ya gidenRose DeWitt Bukater adlı zengin bir genç kız da vardır. İki genç şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912'de, Titanic iki saat kırk dakika sürenve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.

Judy ve Peter kardeşler büyülü bir dünyanın kapısını açan büyülü bir masa oyunu keşfettiklerinde, 26 yıldır oyunun içinde mahsur kalan Alan'ı oturma odalarına farkında olmadan davet ederler. Alan'ın tekrar oyunun içine dönmemesi için tek umudu gerçek dünyaya taşınan bu tehlikeli oyunu bitirmesidir. Artık bu üç kişi bir anda kendilerini Alan ile oyundan gerçek dünyaya gelen dev gergedanlardan, kötü maymunlardan ve diğer korkunç yaratıklardan kaçarken bulurlar.

Yorkshire Dales'de çalışan üç veteriner hekimin hikayesi.

In the wake of World War II, 11 Allied judges are tasked with weighing the fates of Japanese war criminals in a tense international trial.

Hayali bir kasaba olan Arcadia’nın sakinleri, yaşadıkları bölgenin altında bulunan gizemli dünyanın da oldukça geniş olduğunu keşfederler ve bu gerçek akıllarını başlarından alır. Bu keşfin sonrasında yaşananları konu alan Trollhunters, her yaştan izleyicinin ilgisini çekecek ve Guillermo Del Toro’nun yaratıcılığına bir kez daha tanık olmanızı sağlayacak.

Guillermo del Toro ve Chuck Hogan'ın birlikte kaleme aldıkları üçleme kitabından uyarlanacak olan The Strain, bir vampir draması ama diğerlerinden biraz farklı. New York'a gizemli bir şekilde iniş yapan uçağın yolcularının öldüğünün anlaşılması üzerine Hastalık Kontrol Merkezi yetkilisi Ephraim Goodweather, yaşanan bu tuhaf olayın sebeplerini araştırmaya başlar. Öncelikle uçakta yer alan dört yolcunun hâlâ yaşadığını farkeden ekip, olayla ilgili tek iyi haberin bu olduğunu kısa sürede öğrenirler.