İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Jürgen Prochnow, 10 Haziran 1941 tarihinde Berlin, Almanya'da dünyaya gelmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'da büyüyen Prochnow, oyunculuk tutkusunu keşfettikten sonra Essen'deki prestijli Folkwang Sanat Üniversitesi'nde (Folkwang University of the Arts) eğitim alarak sanat hayatına profesyonel bir başlangıç yaptı. Kariyerinin ilk yıllarında Alman tiyatrolarında ve televizyon yapımlarında yer alarak deneyim kazandı. Bu dönemde, kariyerinde çok önemli bir yer tutacak olan yönetmen Wolfgang Petersen ile çalışmaya başladı. Uluslararası alanda tanınmasını sağlayan ve kariyerini tanımlayan rol, Wolfgang Petersen'in yönettiği 1981 yapımı sinema klasiği "Das Boot" (Gemi) ile geldi. Bu filmde canlandırdığı, mürettebatı tarafından "Der Alte" (Yaşlı Adam) olarak anılan klostrofobik bir U-boat'un metanetli ve yorgun kaptanı rolü, ona dünya çapında bir şöhret ve büyük bir eleştirel beğeni getirdi. Film, tüm zamanların en iyi savaş karşıtı filmlerinden biri olarak kabul edilirken, Prochnow'un performansı da sinema tarihinin en ikonik kaptan portrelerinden biri olarak sinema tarihine geçti. "Das Boot"un ezici başarısının ardından Prochnow, Hollywood'da aranan bir karakter oyuncusu haline geldi. Genellikle otoriter, gizemli ve güçlü Avrupalı karakterleri canlandırdı. 1980'ler ve 90'lar boyunca birçok büyük bütçeli yapımda yer aldı. David Lynch'in kült bilimkurgu filmi "Dune"da (1984) Dük Leto Atreides, gişe rekortmeni "Beverly Hills Cop II"de (1987) şık kötü adam Maxwell Dent, kıyamet gerilimi "The Seventh Sign"da (1988) başrol ve John Carpenter'ın korku filmi "In the Mouth of Madness"ta (1994) yazar Sutter Cane gibi unutulmaz roller üstlendi. Wolfgang Petersen ile olan iş birliğini "Air Force One" (1997) filminde canlandırdığı General Radek karakteriyle sürdürdü. Ayrıca, dünya çapında büyük başarı kazanan "Şifre" (The Da Vinci Code) (2006) filminde de rol aldı. Uluslararası kariyerine rağmen Alman sinemasıyla bağını hiç koparmayan Prochnow, hem Almanca hem de İngilizce projelerde yer almaya devam etti. Çelik mavisi gözleri, karizmatik duruşu ve canlandırdığı karakterlere kattığı derinlikle tanınan Jürgen Prochnow, Almanya'nın yetiştirdiği en başarılı ve uluslararası alanda en çok tanınan aktörlerden biri olarak sinema dünyasındaki saygın yerini korumaktadır.

"İngiliz Hasta", dört yabancının birbirinden farklı hayatlarının kesişerek içinden çıkılmaz bir hal aldığı; aşk, ihanet, entrika ve macera dolu destansı bir film... Hikayemizin çoğu, II. Dünya Savaşı'nın başlamasına yakın vurularak düşen bir uçaktan kurtulan, aklı hayatın sırları ve tutkularıyla dolu, bilinmeyen bir İngiliz hastanın gözlerinden anlatılmaktadır. Geçmişin ve şimdinin öyküleri gözler önüne serildikçe karakterler birbirlerine açılırlar ve iki aşk hikayesi ortaya çıkar. Mısır'dan sahra çöllerine yaptıkları tehlike dolu yolculukları, onları terkedilmiş bir İtalyan manastırında unutulmaz bir sonuca götürür...

Simgebilimci Profesör Robert Langdon'a bir toplantı için Paris'tedir. Gece oteline gelen bir telefonla polis tarafından Louvre müzesine çağrılır. İsa'nın Son Yemeği'nin sergilendiği salonda bir cinayet işlenmiştir. Kanının son damlasıyla cinayet mahalline şifreli ipuçları bırakan kurban, Langdon'u aynı gün telefonla aramış bulunan Müze müdüründen başkası değildir.Polis müfettişi Bezou Fache için Langdon sadece şifreleri çözecek isim değil, potansiyel katilin ta kendisidir. Fransız polisinin şifre çözme uzmanı genç ve güzel Sophie Neveu olaya karıştığında, herşey, göründüğünden çok daha karmaşık ve tarihin akışını değiştirebilecek bir sırrın etrafında düğümlenmeye başlayacaktır.Dan Brown'un histeri derecesinde çok satan kitabından uyarlanan Ron Howard imzalı filmde Langdon'u Tom Hanks'in, Fransız Müfettiş Fache'ı ise Jean Reno'nun canlandıracak olması gibi sürprizler var.

Tüm ülkenin kaderi cesur bir adamın ellerinde!Harrison Ford gişe rekorları kıran bu filmde kariyerinin en başarılı performansını sergiliyor. Başkan Marshall (Ford) eşi, kızı ve üst düzey hükümet görevlileriyle birlikte dünyanın en güvenli ve korumalı başkanlık uçağıyla evine dönmektedir. Ancak uçak kalkar kalkmaz radikal terörist Korshunov (Gary Oldman) ve güçleri tarafından kaçırılır. Korshunov, ülkesindeki tutuklu diktatörün serbest bırakılmasını ister aksi takdirde uçaktaki yolcuları teker teker öldürmeye başlayacağını söyler.

Ajan 47 Uzun yıllar süren bir araştırma sürecinin ürünü olan, üst düzey yeteneklere sahip bir ölüm makinesi, boynunun arkasında yer alan barkod dövmesinin son iki hanesinde yazan numarayla, "Ajan 47" olarak tanınmaktadır. Onlarca yıllık araştırmanın sonucu önceki 46 klonun ardından, benzeri görülmemiş bir güç, hız, dayanıklılık ve zekaya sahip olan Ajan 47'nin yeni görevi ise kendisinin gizemini çözüp aynı formül üzerinden bir katil ordusu yaratmaya çalışan bir mega şirkete karşı harekete geçmektir. Gizli düşmanlarının üstesinden gelmeyi bilen genç bir kadının yardımıyla Ajan 47, şaşırtıcı köklerini keşfedecek ve epik bir savaşın içine atılacaktır.

Afrika'nın tamamen dünyadan kopuk bir köşesinde yaşamakta olan bir kabile, insan yiyen bir timsah tarafından tehdit altında yaşamaktadır. Bu ilginç yaratığın varlığını duyan bir grup Amerikalı haberciler bu timsah üzerine bir çekim yapmak ve de timsahı canlı yakalamak üzere Afrika'ya giderler. Fakat orada kendilerini bekleyen tehlikenin büyüklüğünden habersizdirler.

Simgebilimci Profesör Robert Langdon'a bir toplantı için Paris'tedir. Gece oteline gelen bir telefonla polis tarafından Louvre müzesine çağrılır. İsa'nın Son Yemeği'nin sergilendiği salonda bir cinayet işlenmiştir. Kanının son damlasıyla cinayet mahalline şifreli ipuçları bırakan kurban, Langdon'u aynı gün telefonla aramış bulunan Müze müdüründen başkası değildir.Polis müfettişi Bezou Fache için Langdon sadece şifreleri çözecek isim değil, potansiyel katilin ta kendisidir. Fransız polisinin şifre çözme uzmanı genç ve güzel Sophie Neveu olaya karıştığında, herşey, göründüğünden çok daha karmaşık ve tarihin akışını değiştirebilecek bir sırrın etrafında düğümlenmeye başlayacaktır.Dan Brown'un histeri derecesinde çok satan kitabından uyarlanan Ron Howard imzalı filmde Langdon'u Tom Hanks'in, Fransız Müfettiş Fache'ı ise Jean Reno'nun canlandıracak olması gibi sürprizler var.

Tüm ülkenin kaderi cesur bir adamın ellerinde!Harrison Ford gişe rekorları kıran bu filmde kariyerinin en başarılı performansını sergiliyor. Başkan Marshall (Ford) eşi, kızı ve üst düzey hükümet görevlileriyle birlikte dünyanın en güvenli ve korumalı başkanlık uçağıyla evine dönmektedir. Ancak uçak kalkar kalkmaz radikal terörist Korshunov (Gary Oldman) ve güçleri tarafından kaçırılır. Korshunov, ülkesindeki tutuklu diktatörün serbest bırakılmasını ister aksi takdirde uçaktaki yolcuları teker teker öldürmeye başlayacağını söyler.

"İngiliz Hasta", dört yabancının birbirinden farklı hayatlarının kesişerek içinden çıkılmaz bir hal aldığı; aşk, ihanet, entrika ve macera dolu destansı bir film... Hikayemizin çoğu, II. Dünya Savaşı'nın başlamasına yakın vurularak düşen bir uçaktan kurtulan, aklı hayatın sırları ve tutkularıyla dolu, bilinmeyen bir İngiliz hastanın gözlerinden anlatılmaktadır. Geçmişin ve şimdinin öyküleri gözler önüne serildikçe karakterler birbirlerine açılırlar ve iki aşk hikayesi ortaya çıkar. Mısır'dan sahra çöllerine yaptıkları tehlike dolu yolculukları, onları terkedilmiş bir İtalyan manastırında unutulmaz bir sonuca götürür...

Detroit'e dönen polis Axel Foley televizyon izlerken haberlerden Los Angeles polis teşkilatındaki şefi Andrew Bogomil'in esrarengiz bir kadın tarafından vurulduğunu öğrenir. Eski şefini hastanede ziyaret etmek için şehre giden Axel, Bogomil'i vuran kadını bulmaya karar verir. Ona araştırmasında yine Billy ve Taggart yardım edecektir. Üç polis yaptıkları incelemeler sonucunda olayın bir hırsızlık çetesi ile alakalı olduğunu anlarlar.