İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

6 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Kazım Akşar, 23 Ağustos 1953 tarihinde Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde doğdu. 1970 yılında radyoda Çocuk Saati programına girdi. Radyoda, Arkası Yarın, Mikrofonda Tiyatro'da, oyuncu ve yönetmen olarak yer aldı. 1978 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı tiyatro yüksek bölümünden mezun oldu. 1979 yılında Devlet Tiyatrolarında oyuncu olarak çalışmalara başladı. 1986-1987'de İngiltere'ye Devlet tarafından gönderildi. National Theatre'da Peter Hall ile beraber; Entertaining Strangers (David Edgar), The Winter's Tale (Shakespeare), The Tempest (Shakespeare) ve Cymbeline (Shakespeare) oyunlarında yardımcı olarak çalıştı. 1988 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi tiyatro bölümünde, 4 yıllık eğitmenlik yaptı. ODTÜ ve Kadir Has Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Dialog Anlatım İletişim okulunda eğitmenlik yapmaya devam etmektedir. Akşar Devlet Tiyatroları dışında Tiyatro İstanbul, Tiyatro Ayna gibi özel tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yapmıştır. Yaşamını Ula, Akyaka'da sürdüren Akşar, kalp krizi sonucu 28 Şubat 2023 tarihinde hayatını kaybetti.

Bebekken ailesinden koparılan bir kız çocuğunun hayatı, yıllar sonra gerçek ailesiyle kesişir. Nehir gerçek annesi olduğunu bilmeden Asu’nun kocasının tersanesinde işe başlar. Öldü bildiği kızı yanı başında olmasına rağmen Asu bu durumdan habersizdir. Kader anne kızı bir araya getirmiştir. Kızını öldü bilen bir kadın ve öz annesini başka bir kadın sanan kaynak işçisi güzel bir kızın yüreklere dokunacak hikayesi.

Carlos Yılmaz genç ve yakışıklı bir fotoğrafçıdır. Çevresinin ve ailesinin üzerinde kurduğu evlenme baskısından yıllardır kaçarak bekarlığını mutlu mesut yaşamaktayken, güzel ve gizemli İdil'in karşısına çıkmasıyla büyük bir sürpriz yaşar ve hayatında ilk defa aşık olur. Hayat benzer bir sürprizi de Carlos Yılmaz'ın komşusu Lidya'ya yapar. Lidya'nın kurduğu hayallerin tamamını paramparça eder. Bu sürprizlerin hayatlarının geri kalanını nasıl etkileyeceğini zaman göstermektedir.

Zengin bir aileden gelmesine rağmen babasını kaybettikten sonra sahte bir hastalık bahanesiyle eve kapatılan Neriman hayata yeniden dönüp, kendi tercihlerine, duygularına göre bir yaşam kurma hevesindedir. Çocukluk aşkı Ömer'i de kendisini hapsolduğu boğucu hayattan kurtarabilecek bir kahraman gibi görmektedir. Ömer, gönüllü olmasa da ailesinin yaşadığı ekonomik problemler nedeniyle, zorunlu bir kahraman. Üstelik Ömer'in gönlünde hala eski karısı ve kızının annesi olan Nüveyre vardır. Neriman ise saf aşık duyguları ile Ömer'in kendisiyle parası için evlendiğini kabul etmek istemez. Neriman'ın "çirkin ördek yavrusu"ndan bir "Küçük Hanımefendi"ye dönüşme süreci sancılar içerisinde mi olacak?

Evli ve iki çocuk annesi olan Canan, evlendikten ve çocuklar doğduktan sonra kendisine eskisi kadar özen göstermemiş, kadınsı çekiciliğini zamanla kaybetmiştir. Yorgun ve yaşlı bir kadın gibi görünen Canan, bakımlı ve yaşına rağmen hala çekici bir erkek olan kocası Zafer'in kendisinden uzaklaştığını hisseder. Canan hislerinde yanılmaz ve Zafer'i genç ve güzel sekreteri Alev'e kaptırır. Kocası ondan ayrılacağını açıklayınca yıkılan Canan kısa bir düre sonra kendisini toplayarak Zafer ve Alev'den intikam almaya yemin eder... Bir dizi estetik operasyon sonucu bambaşka bir kadına dönüşen Canan artık eski Canan değil, orta yaşına rağmen oldukça alımlı ve çekici bir kadın olan Duygu'dur!

Zafer coşkusu içinde, İzmir sokakları 'Yaşasın Gazi, Yaşasın Ordu, Yaşasın Büyük Millet Meclisi' sesleriyle inlemektedir. İzmir`deki evi, Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan Latife Hanım`ın Mustafa Kemal`e olan hayranlığı her geçen gün artmaktadır. Bu arada, Zübeyde Hanım, oğluna ilgi duyan bu İzmirli genç hanımla tanışmak ister. Latife Hanım, İzmir`e gelecek olan Mustafa Kemal`in annesini evinde ağırlamak için ısrar etmektedir. Çankaya Köşkü`nde Zübeyde Hanım`a ve Mustafa Kemal`in Doğu Cephesindeyken evlat edindiği küçük Abdürrahim`e bakan Fikriye Hanım`ın rahatsızlığı ilerlemekte, ancak kendisi bunu özellikle ölesiye sevdiği Mustafa Kemal`e belli etmemeye çalışmaktadır. Çankaya Köşkü`nde bir dost toplantısında piyano çalarken öksürük krizine tutulan Fikriye Hanım, hiç istemediği halde Münih`te bir sanatoryuma gönderilir. Bütün bunlar olurken işgalcilere karşı savaş da bütün hızıyla sürmektedir.

Dizi, Yasemin adlı akıllı ve güzel kadının, ev arkadaşı olan dürüst ve çalışkan Şule'nin annesinin intiharından sonra babasının Nahit Saylan isimli ünlü ve zengin iş adamı ve milletvekili olduğunu öğrenmesiyle yaptığı entrikalar ve monoton yaşamından sıkılarak zengin olma arzusu içinde Nahit'i ele geçirmesi ve değişen durumlar çerçevesinde diziye katılan insanların yaşamını anlatır. Aynı zamanda Şule ve Yasemin'in kocası olduktan sonra Nahit'in etrafında dönen olaylar da dizinin konusunu oluşturur. Ana karakter olan Yasemin, değişken bir psikolojiye sahiptir; çoğunlukla kötü bir karaktere sahipken, bazen iyi niyetli ve yaptıklarından pişman bir ruh hâline bürünür. Yasemin'in entrika, aşk, ihanet ve karışıklık dolu iç dünyasına odaklanılması da Kara Melek'i diğer dizilerden farklı bir yere koymuş, kötü karakterin ana karakter olarak yer bulması ve bölüm özetlerinin tamamen bu karakterin ağzından anlatılması bu açıdan bir ilk olmuştur.