İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 1'i İzlenir çıktı
Kevin Robert McNally, 27 Nisan 1956 tarihinde Bristol, İngiltere'de doğmuş ve çocukluğunu Birmingham'da geçirmiştir. Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) burslu olarak eğitim alan McNally, profesyonel kariyerine 1970'lerin ortalarında adım atmıştır. Genç yaşta yeteneğiyle dikkat çeken aktör, BBC'nin efsanevi tarihi draması "I, Claudius" (1976) ve "Poldark" (1977) gibi prestijli yapımlarda rol alarak televizyon dünyasına sağlam bir giriş yapmıştır. Sinemadaki ilk kayda değer işlerinden biri ise, Roger Moore'lu James Bond filmi "Beni Seven Casus" (The Spy Who Loved Me) (1977) olmuştur. Kariyeri boyunca "The Long Good Friday" (1980), "Cry Freedom" (1987) ve "Entrapment" (1999) gibi önemli filmlerde ve sayısız İngiliz dizisinde "karakter oyuncusu" olarak yer alan McNally, sektörün en çalışkan isimlerinden biri haline gelmiştir. Ancak onu dünya çapında bir şöhrete kavuşturan ve popüler kültürün ayrılmaz bir parçası yapan rol, Disney'in gişe rekortmeni "Karayip Korsanları" (Pirates of the Caribbean) serisindeki performansıdır. Kaptan Jack Sparrow'un sadık, deneyimli ve batıl inançlı sağ kolu Joshamee Gibbs karakterini canlandıran McNally; Johnny Depp ve Geoffrey Rush ile birlikte serinin beş filminde de ("Siyah İnci'nin Laneti" 2003, "Ölü Adamın Sandığı" 2006, "Dünyanın Sonu" 2007, "Gizemli Denizlerde" 2011, "Salazar'ın İntikamı" 2017) yer alan üç oyuncudan biri olmuştur. Televizyon kariyeri de oldukça zengin olan aktör, Amerikan dizisi "Supernatural"da (2011-2012) teknoloji uzmanı Frank Devereaux karakteriyle ve tarihi casusluk dizisi "Turn: Washington's Spies"da (2014-2017) Yargıç Richard Woodhull rolüyle Amerikan izleyicisinin de beğenisini kazanmıştır. Bilimkurgu efsanesi "Doctor Who"da 1984 yılında ve daha sonra 2021 yılında (Jericho rolüyle) yer alarak farklı dönemlerde diziye katkıda bulunmuştur. Son dönemde "The Crown" dizisinde Margaret Thatcher'ın basın sekreteri Bernard Ingham rolünü üstlenmiş ve "Das Boot" (2018) dizisinde yer almıştır. Tiyatro kökenine sadık kalarak West End sahnelerinde "King Lear" ve "Hamlet" gibi oyunlarda da performans sergileyen McNally, kendisi gibi ünlü bir oyuncu olan (Downton Abbey'den tanınan) Phyllis Logan ile evlidir.

1965 yılında New York'ta geçen "Apartment 7A", yıkıcı bir sakatlık geçiren genç bir dansçının mücadelesini ve Rosemary'nin taşınmasından önce apartmanda yaşananları konu ediyor.

Kaptan Jack Sparrow, yine şanssızlıklarla boğuşurken, denizlerde daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya gelir. Korkunç Kaptan Salazar ve onun ölümcül hayalet korsan ekibi, denizlerdeki tüm korsanları avlamak için Şeytan Üçgeni'nden kaçmayı başarmıştır. Salazar, Jack Sparrow'u yakalamak ve intikam almak için her şeyi göze alır. Jack, bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun Poseidon Asası'nı bulmak olduğunu öğrenir. Asayı bulmak için ise güzel ve zeki gökbilimci Carina Smyth ve Kraliyet Donanması'ndan genç bir denizci olan Henry Turner ile iş birliği yapar. Küçük ve külüstür gemisi Dying Gull ile Jack, kötü kaderini tersine çevirmeye ve Salazar'ın gazabından kurtulmaya çalışır.

Kaptan Jack Sparrow, efsanevi Gençlik Pınarı'nı bulmak için yeni bir maceraya atılır. Bu kez, Jack eski sevgilisi ve tehlikeli bir kadın olan Angelica ile karşılaşır. Angelica, Jack'i, onun eski düşmanı Kaptan Kara Sakal ile yüzleşmeye zorlar. Kara Sakal, Gençlik Pınarı'nı bulmak ve ölümsüzlüğü elde etmek için her şeyi göze almıştır. Jack, Angelica ve Kara Sakal'la birlikte, İngiliz ve İspanyol donanmalarının da arayışta olduğu Pınar'ı bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.

II. Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler’e karşı düzenlenen başarısız suikast girişimini konu alan, Tom Cruise’un başrolde olduğu tarihi bir gerilim filmidir. Film, Nazi rejimini içeriden çökertmeyi amaçlayan Alman subaylarının cesur planını anlatır. Albay Claus von Stauffenberg (Tom Cruise), Nazi rejiminin işlediği katliamları gördükten sonra Hitler’e karşı harekete geçmeye karar verir, planın adı ise “Operasyon Valkyrie”’dir. Bu operasyon, Hitler’e suikast düzenleyip ardından Valkyrie adlı acil durum planını kullanarak Nazi rejimini içeriden devirmeyi hedefler.

Önceki filmde Kaptan Jack Sparrow, Davy Jones'un sandığında kapana kısılmıştır. Will Turner ve Elizabeth Swann, efsanevi Kaptan Barbossa'nın yardımıyla Jack'i kurtarmak ve Davy Jones'un hayalet gemisi Uçan Hollandalı'nın lanetinden kurtulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar. Bu kez, korsanlar Doğu Hindistan Ticaret Şirketi'nin acımasız lideri Lord Cutler Beckett'a karşı savaşıyor. Beckett, Davy Jones'u kontrol ederek denizlere hükmetmeyi amaçlar. Will, Elizabeth ve Barbossa, Jack'i kurtarmak ve korsanlar arasındaki birliği sağlamak için egzotik ve tehlikeli yerlerde dolaşırlar. Yolculukları sırasında, korsan lordları toplamak ve bir araya getirerek korsanların geleceğini belirlemek zorunda kalırlar.

Kaptan Jack Sparrow, lanetli hayalet gemi Uçan Hollandalı'nın kaptanı Davy Jones'a kan borcu olduğunu öğrenir. Davy Jones, mürettebatı ve gemisiyle birlikte denizlerin korkulan bir hayalet korsanıdır. Jack, borcunu ödeyemezse, Davy'nin kölesi olarak sonsuza kadar onun hizmetinde kalmaya mahkum olacaktır. Jack, bu durumdan kurtulmak için Ölü Adamın Sandığı'nı bulması gerektiğini anlar. Sandığa sahip olan kişi, Davy Jones'un kalbini kontrol edebilir ve onu kontrol altında tutabilir. Bu macerada, Jack'e Will Turner ve Elizabeth Swann de eşlik eder. Üçlü, deniz canavarları, hırsızlar ve lanetli korsanlarla dolu bir maceraya atılır.

Kaptan Jack Sparrow, özgür ve çılgın bir hayat süren sevimli fakat üçkağıtçı bir korsandır. Ancak, düşmanı kurnaz Kaptan Barbossa, Jack'in gemisi olan Siyah İnci'yi çaldığında, Jack'in korsanlık yaşamı altüst olur. Bu da yetmezmiş gibi, Barbossa, Port Royal kasabasına saldırır ve belediye başkanının güzeller güzeli kızı Elizabeth Swann'ı kaçırır. Elizabeth'i kurtarmak ve Siyah İnci'yi geri almak için Elizabeth'in çocukluk arkadaşı Will Turner ve Jack güçlerini birleştirirler. Ancak Will'in bilmediği, lanetli bir hazinenin Barbossa'nın ve mürettebatının kaderini sonsuza kadar ölümsüz olarak değiştirdiğidir. Laneti bozmak için hazinenin tamamının geri dönmesi gerekmektedir, yoksa Barbossa ve mürettebatı birer iskelete dönüşeceklerdir.

Nazi subayları ve SS liderleri Yahudi sorununa kesin bir çözüm getirmek için 1942 Wannsee Konferansında bir araya gelirler. Uzun tartışmaların ardından, tarihi Yahudileri Avrupa'dan sürme planını hayata geçirmeye karar verirler. Kararları, insanlık tarihinin en korkunç ve utanç verici olaylarından birine gebedir - Faşizm; o dönemdeki ağır teorisyenleri üzerinden bu kadar yalın ve çarpıcı bir dille anlatılır. Kaçırmayın lütfen.