İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 1'i İzlenir çıktı
Kevork Malikyan, 2 Haziran 1943 tarihinde Diyarbakır, Türkiye'de Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Hayat hikayesi, canlandırdığı roller kadar dikkat çekicidir. Henüz küçük bir çocukken babasının vefatı üzerine annesiyle birlikte İstanbul'a taşındı ve burada yatılı olarak Üsküdar'daki Surp Haç Tıbrevank Ermeni Lisesi'ne gönderildi. Okuldaki bir tiyatro oyununda sergilediği performans, oyunu izlemeye gelen bir Anglikan rahibin dikkatini çekti. Malikyan'ın yeteneğinden etkilenen rahip, onun İngiltere'de eğitim alması için bir burs ayarladı ve böylece 1963 yılında Malikyan'ın hayatında yeni bir sayfa açıldı. İngiltere'ye taşındıktan sonra prestijli Rose Bruford College of Speech and Drama'da oyunculuk eğitimi aldı. Eğitimini tamamladıktan sonra, İngiltere'nin en saygın tiyatro topluluklarından biri olan Royal Shakespeare Company (RSC) ile çalışmaya başladı. Burada, aralarında yönetmen Peter Brook'un da bulunduğu efsanevi isimlerle çalışma fırsatı buldu. Tiyatro sahnesindeki başarısının yanı sıra, 1960'ların sonlarından itibaren "The Saint" ve "The Avengers" gibi popüler İngiliz televizyon dizilerinde roller alarak ekran kariyerine başladı. Uluslararası alanda tanınmasını sağlayan ilk önemli rollerinden biri, Alan Parker'ın yönettiği ve büyük tartışmalara yol açan 1978 yapımı "Geceyarısı Ekspresi" (Midnight Express) filmindeki savcı rolü oldu. Ancak Kevork Malikyan'ı dünya çapında milyonların hafızasına kazıyan rol, Steven Spielberg'in yönettiği 1989 yapımı macera klasiği "Indiana Jones: Son Macera"daki (Indiana Jones and the Last Crusade) Kazim karakteridir. Filmde, Kutsal Kase'yi korumakla görevli Haçlı Kılıcı Kardeşliği'nin liderini canlandıran Malikyan, Venedik'teki su kanallarında geçen sahnelerde Harrison Ford ve Sean Connery ile karşı karşıya geldi. Bu rol, onu serinin unutulmaz karakter oyuncularından biri yaptı. Kariyeri boyunca çok yönlülüğünü koruyan Malikyan, hem Hollywood yapımlarında hem de İngiliz televizyonunda aktif olarak yer almaya devam etti. Ridley Scott'ın yönettiği "Cennetin Krallığı" (Kingdom of Heaven) (2005) ve "Exodus: Tanrılar ve Krallar" (Exodus: Gods and Kings) (2014) gibi büyük bütçeli filmlerde rol aldı. Ayrıca, Ermeni Soykırımı'nı konu alan ve kendisi için kişisel bir önem taşıyan "The Promise" (2016) filminde de oynadı. Türkiye'de doğmuş, Ermeni kökenli bir sanatçı olarak İngiliz sanat dünyasında saygın bir yer edinen Kevork Malikyan, hayat hikayesi ve kariyeriyle kültürler arasında bir köprü vazifesi gören özel bir aktördür.

Hikâye, Mantıku’t-Tayr’daki papağanı temsil eden seyyah karakterinin, eşkıyalardan kaçarken bir papağan kuşunu takip ederek tekkeye sığınmasıyla başlar. Seyyah, tekkeye sadece bir misafir olarak giriş yapmaz; kendisiyle beraber, ömür boyu heybesinde biriktirdiği insan hikâyeleri de giriş yapar. Anlattığı her hikâye; tekkedeki bir dervişin ihtiras, makam, şöhret, kazanç, aşk gibi saklı duygularını ve zaaflarını uyandırır. Mantıku’t-Tayr’daki bülbül, keklik, doğan, hüma, baykuş, üveyik, kaz, kuyruksallayan ve tavus kuşunu temsil eden 9 derviş, bu saklı duyguları ve zaaflarının tesiriyle hareket eder ve nihayetinde belli imtihanlarla karşı karşıya kalır. Bu imtihan eşiğinde rehber Hüdhüd sembolündeki Şeyh devreye girer ve tıpkı Mantıku’t-Tayr’da olduğu gibi sembolik hikâyeler vasıtasıyla dervişlere zaaflarının yol açacağı hataları vurgulayıp seyr-ü sülük, yani Kaf Dağı’ndaki Simurg yolculuğuna devam ederler.

1896'da, Sultan Abdülhamid'in padişahlığının 20. yılından itibaren döneme damgasını vuran önemli olayları ekrana taşıyacak olan “Payitaht – Abdülhamid”, dizisinde, uzun süre sonra Osmanlı'nın zaferi ile sonuçlanan bir savaş: ''Yunan Harbi''ne yer verilecek. 1. Siyonist Kongre ile Sultan'dan istenen Filistin toprakları, Padişah'ın sonuna kadar vermediği ve masadan düşmanın hüsranla kalktığı bir dönem olarak ekrana gelecek. Yine Sultan'ın başarılı olduğu bir önemli proje, Hicaz Demiryolu çalışmaları ve dahası Payitaht Abdülhamid dizisinde yer alacak diğer önemli tarihi olaylar arasında. Sultan Abdülhamid Han ile birlikte ülkenin mücadelesine tanıklık ederek, günümüze taşınan güçlü bir milletin evlatlarına ve gelecek tarihimize armağan niteliğinde sunulmayı vaat eden dizi, 'Mücadele!’ Ana temasındaki mesajla seyirciye sunulacak.

Bir grup cesur adam ve kadının tarihin akışını değiştirmek uğruna hayatlarını ortaya koymalarının hikayesini anlatıyor.

Artık tetik çekmemeye yemin etmiş, altı çocuk babası eski kabadayı Aslan, mahallenin dullarından birine tecavüz eden Eyyo'yu öldürüp hapse giren oğlu Burhan'ı kan davasından uzak tutmak için diğer aileyle bir anlaşma yapar. Ancak ailenin gençleri anlaşmaya riayet etmeye pek niyetli değillerdir ve iki aile arasında amansız bir düşmanlık başlar.