İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

20 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Kevork Türker (d. 1 Eylül 1957, İstanbul), Ermeni Asılı Türk oyuncudur. İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nde öğrenciyken amatör olarak tiyatro çalışmalarına ağırlık vermiş kısa sürede profesyonel oyunculuk kariyerine adım atmıştır. Nişantaşı Işık Lisesi'ni Bitirmiş ve Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun Olmuştur.

İstanbul'un eski semti Samatya'da, Antep Sofrası adlı kebapçının sahibi Ali Haydar, eşi ölmüş, kızlarıyla yaşayan bilge bir adamdır. Dükkanında çalışmaya başlayan Hanım'la aralarında bir aşk doğar. Hikaye, bu iki karakterin ve çevrelerindeki renkli kişiliklerin (Neriman, Vakkas, Timoti, Şeco vb.) sevinçleri, hüzünleri, umutları ve hayal kırıklıklarıyla dolu yaşamlarını anlatır. "Öteki Türkiye"nin samimi ve dokunaklı bir portresini çizer.

Yurdanur Eroğlu'nun gençlik hikâyesi 1970'lerdeki üniversite öğrenci olaylarıyla başlar. Sağ ve sol fraksiyonlara uzak bir arkadaş çevresinden gelen Yurdanur, olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en yakın arkadaşını kaybeder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım eli Mehmet Eroğlu'nundur. Mehmet örgüt üyesi solcu bir gençtir ve bu genç adam hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Yurdanur'un eşi ve Feriha'nın babası olacaktır. Bu iki genç dönemin siyasi olayları fonunda karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, Yurdanur'un siyasal yelpazenin sağında olan babası Dinçer Bey ve annesi Sema karşılarına çıkan bir engel olacaktır.

1960’lar Türkiye’sinin gölgesinde, altın çağını yaşamaya başlayan Yeşilçam’da bir yapımcının ayakta kalma hikâyesini anlatan Yeşilçam: Bir Sinema Hayvanı’nda Çağatay Ulusoy, her şeyini kaybetmiş ancak Yeşilçam’da küllerinden yeniden doğmaya çalışan sinema aşığı yapımcı Semih Ateş’e hayat veriyor. Aynı zamanda dizide Çağatay Ulusoy’a Afra Saraçoğlu ve Selin Şekerci eşlik ediyor. Afra Saraçoğlu, Yeşilçam’ın kapısını gerçek bir sanatçı olmak için çalan genç ve güzel Tülin Saygı’yı, Selin Şekerci ise Yeşilçam’ın gözde yıldızlarından Mine Cansu’yu canlandırıyor. Oyuncu kadrosunda bu üç isme Güngör Bayrak, Nilüfer Açıkalın, Altan Erkekli, Yetkin Dikinciler, Özgür Çevik, Ayta Sözeri ve Bora Akkaş eşlik ediyor.

Yazman Şirketler Grubu’nun iki veliahtı Çeşme’de yaşayan Ege Yazıcı ve şirketin CEO’luğunu yapan Aslı Mansoy karşı karşıyadır. Şirketin nakit akışının devamı, Ege’nin Çeşme’de yerleştiği ve sörf okulu kurduğu koya dev bir otel yapılmasına bağlıdır. Her şeyiyle şehirli Aslı ve tüm benliğiyle Çeşmeli olan Ege tüm farklılıklarına rağmen ne kadar benzer olduklarını kısa bir süre sonra anlayacaklardır. Bu fütursuz ikili şirketlerine mi, sörf koyuna mı yoksa birbirlerine mi sahip çıkacaklardır?

Robot olan 216, insan olmanın hayalini kurmaktadır. Uzaydan dünyaya çok sevdiği arkadaşı Arif’in yanına gelir ve insan gibi yaşamaya başlar. Sıradan insanlar gibi bir yaşam sürmeye çalışsa da farklılığı kimsenin dikkatinden kaçmaz. Yeni yaşantısını alışmaya çalıştığı sırada aşk da kapısını çalmıştır. Robot olduğunu herkesten saklamaya çalışan 216 bunu başaramaz. 216’dan ilham alan bir iş adamı, onu herkese tanıtıp kopyalarını yapmak ister. Sunduğu cazip tekliflerle 216’yı kandırmayı başaran iş adamı, onun sayesinde geleceği değiştirecektir. Arif bu korkunç planı öğrenir ve hem dünyayı hem de 216’yı kurtarmak için bir mücadeleye girişir.

Kaan binbir emek ve zorlukla çalışma hayatında yükselmiş, başarılı bir iş kariyerine sahip olmuştur. Eşi, iki çocuğu ve işiyle ilgilenirken, bir sahil şehrinde yaşayan babası Eşref'i ise biraz ihmal etmiştir. Ancak günün birinde babasının geçirdiği rahatsızlık, onu babasının yanına gitmeye zorlar, ancak yoğun işlerinden ötürü babasını İstanbul'a, evine getirmeyi tercih eder. Son derece iyi niyetli ve iyi kalpli bir insan olan Eşref Bey, burada yük olduğunu hissedince geri dönmek ister. İçindeki bulundukları güç durum, özellikle Kaan için zor kararlar almayı ve sıkı bir vicdan muhasebesini gerektirecektir.

Salim hem ölümden hem de ölülerden çok korkan, saf bir Anadolu köylüsüdür. Ekmeğini taştan çıkartır; köyden kasabaya kamyonetiyle mal taşıyarak üç beş kuruşla hayatını döndürür. Fakat kabus gördüğü bir gecenin sabahında köy muhtarı kendisinden Mersin'den Sivas'a bir cenaze taşımasını rica eder. Başta çok isteksiz olsa da muhtarın ısrarı kıramaz ve komedi dolu yolculuk başlar.

Olcay iş hayatında oldukça başarılı, genç, bekâr ve güzel bir kadındır. Ciddi bir ilişki yaşadığını düşündüğü sevgilisi Hakan’ın kendisini aldattığını acı bir şekilde öğrendiğinin ertesi günü Sinan’la tanışır. Olcay’ın ilişkisinin bittiği gün Sinan da verdiği ani bir kararla nişanlısı Ebru ile evlenmekten vazgeçer.

Alya Albora, vefat eden eşinin vasiyetini yerine getirmek için cenazesi ve beş yaşındaki oğluyla Kanada’dan Mardin’deki Albora topraklarına gelir. Ancak bu gelişin bir dönüşü ve Albora’dan çıkışı yoktur. Albora aşiretinin başı Cihan Albora, Alya’nın çırpınışlarına kayıtsız kalmasa da çocuğunu alıp gitmesine izin vermez. Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya Albora, kendini kocasının ailesiyle büyük bir mücadele içinde bulur.

1960’lar Türkiye’sinin gölgesinde, altın çağını yaşamaya başlayan Yeşilçam’da bir yapımcının ayakta kalma hikâyesini anlatan Yeşilçam: Bir Sinema Hayvanı’nda Çağatay Ulusoy, her şeyini kaybetmiş ancak Yeşilçam’da küllerinden yeniden doğmaya çalışan sinema aşığı yapımcı Semih Ateş’e hayat veriyor. Aynı zamanda dizide Çağatay Ulusoy’a Afra Saraçoğlu ve Selin Şekerci eşlik ediyor. Afra Saraçoğlu, Yeşilçam’ın kapısını gerçek bir sanatçı olmak için çalan genç ve güzel Tülin Saygı’yı, Selin Şekerci ise Yeşilçam’ın gözde yıldızlarından Mine Cansu’yu canlandırıyor. Oyuncu kadrosunda bu üç isme Güngör Bayrak, Nilüfer Açıkalın, Altan Erkekli, Yetkin Dikinciler, Özgür Çevik, Ayta Sözeri ve Bora Akkaş eşlik ediyor.

Kuzgun dizisinde Barış Arduç Kuzgun karakterine Burcu Biricik ise sevgilisi Dila karakterine hayat verecek. Kuzgun tuzağa düşürülerek şehit edilen polis babasının intikamını almak için 20 yıl bekleyen bir adama Dila ise yıllar sonra Kuzgun ile tekrar karşılaşarak hayatı değişen başarılı bir avukata hayat verecek. Kuzgun ve Dila iki polis arkadaşın beraber büyüyen çocukları olacak ve yıllar sonra yeniden karşılaşacaklar. Kuzgun babasının ölümünden sonra başka bir kimlikle yaşamış ve korumalık yapmıştır. Kuzgun babasının intikamını almak için plan yapacak ve düşmanının kızıyla aşk yaşayacaktır.

"Dayan Yüreğim", bir kadının her şeyini kaybettikten sonra çocukları için hayatta kalma mücadelesini çarpıcı bir gerçeklikle anlatıyor.

İnsan sevdiklerini kaybedince ertelediği zamanlar değerli olur. Ama şimdi çok geçtir. Küçükken birbirlerini nedensiz seven kardeşler, büyüdükçe küçük nedenlerle birbirlerine nasıl düşerler? Hulusi (Ege Aydan) hayatının son günlerini kendi evinde yalnız ve tek başına geçirmiştir. Hulusi yaşarken yapamadığını öldükten sonra başarabilecek midir? Miras olarak bıraktığı bu eski ev bir mülk gibi paylaşılacak mı yoksa bu aileyi tekrar bir arada mı tutacaktır?

Fırtına Cemal başarılı bir komiserdir. İstanbul Emniyeti içerisinde bazı sıkıntılı olaylar yaşanması üzerine Fırtına Cemal’e yeni bir birim kurmasını ister. Sıkıntıları gidermek için Cemal komiser başarılı polislerden oluşan bir balyoz timi kurar.

1984 yapımı, Halit Refiğ'in yönetmenliğinde çekilen bir Yeşilçam klasiği olan Alev Alev, yıllar sonra bir dizi olarak ekrana geliyor. Cüneyt Arkın, Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu'nu buluşturan film, bu kez Rojda Demirer, İlker İnanoğlu, Berk Oktay, Rojda Demirer ve Hande Soral'ı bir araya getirecek.. Yakışıklı bir yat kaptanı ile evlenmeye hazırlanan genç kızın hayalleri, kaptanın iş dolasıyla bir süre yurtdışına gitmek zorunda kalmasıyla yıkılır. Kaptanın yokluğunda hamile olduğunu öğrenen genç kız, zengin birisiyle birlikte olur ve onunla evlenmek zorunda kalır..

Yer Bosna Hersek... Tarih 6 Nisan 1992... Bosna Savaşı... Aslında, tarihler 14 Eylül 1995'i gösterene dek sürmüş, acımasız bir katliam! 3 seneyi aşkın süren savaşta; yaklaşık 200 bin insanın öldüğü, iki milyon kadarının da yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığı Bosna Savaşı'nın yarattığı aile dramları...

30 yaşlarındaki Kılıç Ali, kızını kucağına aldığı gün, yaşamak için sadece 90 günü kaldığını öğreniyor. Bu da yetmezmiş gibi aynı gün, unutup yok saymaya çalıştığı eski bir hesap dönüp dolaşıp kapısını çalıyor. Bu büyük hesaplaşmanın muhatabı Türkiye'nin en büyük şer imparatorluğu. Üstelik Ali'nin bir zamanlar deliler gibi sevdiği ilk aşkı da, bu imparatorluğun bir parçası. Bir günde hayat ancak bu kadar tepetaklak olabilirdi.

Elif, Armağan, Yeliz, Bilge ve Cansu bekçiliğini üstlendikleri köşkte kendilerine ayrılmış bölümde anneleri ve uzun yol şoförlüğü yapan babalarıyla yaşayan, birbirine bağlı beş kız kardeştir. 5 kız kardeşin kaderi anne ve babalarını kaybetmeleri sonucu değişir, artık birbirlerine daha sıkı bağlanıp, hayata tutunmaya çalışırlar.

Sakine Nine, küçük bir kasabada yaşayan, günlerini artık hayatta olmayan kırk yıllık hayat arkadaşı Ethem’in hasretiyle geçiren iyiliksever, tatlı bir ninedir. Eşber ve İlknur adında iki çocuğu olan Sakine Nine’nin torunları da vardır. Fakat çocukları İstanbul’da oturduğu için onları sık sık göremez. Fırtınalı bir günde, eşiyle evlendikleri zaman bahçelerine diktikleri keçiboynuzu ağacına yıldırım düşer. Yıldırım keçiboynuzlarını süper güçlerle donatır. Keçiboynuzundan ısırmasıyla birlikte bu olağanüstü güçlere sahip olan Sakine Nine yeniden doğmuş gibi olur. O artık süper babaannedir. Sakine Nine ilk iş olarak, İstanbul’daki çocuklarını ziyarete gider.

Sıradan, kendi halinde bir genç olan Aziz, 25 sene önce onu terkeden babası Kemal Arif'in, meşhur ve zengin bir kabadayı olduğunu öğrenir. Son kabadayılardan biri olan, ve silahla değil, raconla gerçek adalete hizmet etmek isteyen Kemal Arif, oğlundan af dilemek için ona giderken, düşmanları tarafından vurulur. Aynı kişiler Aziz'i de düğün günü öldürmek isterken, karısı Ayşe'yi vururlar. Karısının ve babasının intikamını almak isteyen Aziz, istemeye istemeye babasının yerine geçer ve babasının sağ kolu olan Necmi tarafından, karısı Ayşe'yi ve babası Kemal Arif'i öldüren Özdemir Bey'in villasına sokulur. İşi, Özdemir Bey'in şımarık kızı Duygu'ya yakın korumalık yapmaktır. İntikam için can almaya giden Aziz, düşmanının kızının canını koruyacak mıdır? İntikamın sadece silahla alınacağını zanneden Aziz, çok geçmeden yanıldığını anlayacak ve çıktığı bu uzun yolda kabadayılığın silahla değil, yürek ve cesaretle gerçek adalete ve insanlara hizmet etmek olduğunu öğrenecektir.

Mahşer-Nabucco'nun Zehri, 2007-2008 yılları arasında atv'de yayınlanan ve Türkiye'nin ilk gerçek zamanlı televizyon dizisidir. Başrollerini Mahir Günşiray, İpek Tuzcuoğlu, Ahmet Uz, İstemi Betil, Ali Başar, Nesligül Deniz Çaltıl ve Şahnaz Çakıralp'in paylaştıkları dizidir. Dizi, 4. bölümü ile sona erdi.

Muğla'nın sayılı zenginlerinden olan Vardarlıların oğlu Emirhan, okulunu bitirip işini başına geçtiğinde tesadüfen tanıştığı ve orta halli bir ailenin kızı olan Reyhan'a aşık olur. Emirhan ile Reyhan'ın tesadüfi karşılaşmaları onların ilk karşılaşması değildir. Yıllar önce doğduklarında da yolları kesişen bu iki kadersiz insan, yıllarca büyük bir yalanla yaşamıştır. Bu evlilikle beraber, o sır da ortaya çıkacaktır. İstanbul'da yaşayan Reyhan yüreğinin götürdüğü yere, Emirhan'ın memleketi Muğla'ya gelin gider. Vardarlılar Reyhan'ı kabul etmemekte ısrarlıdırlar. Onlara göre biricik oğulları, onlardan habersiz, üstelik aileye yakışmayan bir evlilik yapmıştır. Reyhan ve Emirhan'ın evliliğinde fırtınalar dinmek bilmez.

Yurdanur Eroğlu'nun gençlik hikâyesi 1970'lerdeki üniversite öğrenci olaylarıyla başlar. Sağ ve sol fraksiyonlara uzak bir arkadaş çevresinden gelen Yurdanur, olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en yakın arkadaşını kaybeder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım eli Mehmet Eroğlu'nundur. Mehmet örgüt üyesi solcu bir gençtir ve bu genç adam hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Yurdanur'un eşi ve Feriha'nın babası olacaktır. Bu iki genç dönemin siyasi olayları fonunda karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, Yurdanur'un siyasal yelpazenin sağında olan babası Dinçer Bey ve annesi Sema karşılarına çıkan bir engel olacaktır.
Görsel yok
Sokaklardan başlayıp belli bir hiyerarşik bütünlük içinde kademe kademe yükselen ve en tepede son derece etkili bir "konseye" dönüşerek ülkeyi avcuna almayı amaçlayan çok güçlü bir mafya örgütü ile o örgütle mücadeleye soyunanların serüvenleri anlatılır. Bu hem toplumsal hem de bireysel yansımaları olan bir serüvendir.

Ali Yılmaz, babası Müfit'in şirketinde çalışmaktadır. Öğretmenlik eğitimi almış olan Ali'ye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na yapmış olduğu yardımlardan dolayı onur ödülü verilecektir. Törende konuşma yapan bir çocuğun söylediklerinden etkilenen Ali, okulsuz ve öğretmensiz bir köy olan Kınalı Kar'a gitmeye karar verir. Nazar Kınalı Kar'ın ağasının asi kızıdır. Ağa bir kaza sonucu felç olmuş, Nazar'ın annesi Süreyya köye hükmetmeye başlamıştır. Nazar 4 kız kardeşin en büyüğüdür. Annesinin onu istemediği biri ile evlendirmemesi için saçını kısacık keser. Ama ne olursa olsun Süreyya Nazar'ı yakın köyün ağası Cabbar'la evlendirmeye karar vermiştir. Bir gün Nazar rüyasında gördüğü yakışıklı delikanlı ile kuyu başında karşılaşır. Bu Kınalı Kar'a gelen Ali'dir.

İstanbul'un eski semti Samatya'da, Antep Sofrası adlı kebapçının sahibi Ali Haydar, eşi ölmüş, kızlarıyla yaşayan bilge bir adamdır. Dükkanında çalışmaya başlayan Hanım'la aralarında bir aşk doğar. Hikaye, bu iki karakterin ve çevrelerindeki renkli kişiliklerin (Neriman, Vakkas, Timoti, Şeco vb.) sevinçleri, hüzünleri, umutları ve hayal kırıklıklarıyla dolu yaşamlarını anlatır. "Öteki Türkiye"nin samimi ve dokunaklı bir portresini çizer.

Mazhar ile Ruhsar daha yeni evlenir; ama evlililklerinin daha ilk günlerinde Ruhsar amansız bir hastalığa yakalanır ve ne yazık ki ölür; ama her şey öldüğü zaman başlayacaktır. Ruhsar artık bir ruh olmuş ve sadece yağmur yağdığında Mazhar'ın yanına gelebilmektedir. Ama Ruhsar ruh olduğu için onu bir tek Mazhar görebilir. Bu arada Mazhar'ın kurnaz annesi Menkıbe, Ruhsar'ı hiç sevmediğinden Mazhar'a bir eş aramaya başlamıştır. O günlerde Mazhar'ın kankası Müfit, hep yanında olmuştur ve Mazhar'ın kız kardeşi Firdevs, Müfit'e çılgınlar gibi aşıktır. Fakat Müfit, ilk başlarda nefret ediyordur. Tabi bu olayı Mazhar'a söyleyemezler. Mazhar sürekli Reyhan adındaki yarımakıllı bir kız ile evlendirilmeye çalışılır. Apartmanın Muhteşem adında bir de bakkalı bulunmaktadır. Mazhar, Generation Ajans adındaki bir reklam şirketinde çalışmaktadır. Ajansın patronu ise Önder Bey'dir. Önder Bey, devrimcidir ve siyasi görüşlerini ajansta her zaman belli eder. Ruhsar öldükten sonra öbür dünyaya gider ve Gözüm Abla adında ölülerin Türkiye sorumlusu olan bir kadın ile karşılaşır. Gözüm, vefat eden Türkleri cennet ve cehennemden birine göndermektedir. Dizi 29 Aralık 2001 Cumartesi günü sona ermiştir. Ayrıca dizi 1999'daki Marmara Depremi nedeniyle sık sık ara vermiştir.