İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Hayatta en güvendiği kişi kızı Zümrüt (Hülya Avşar) olan Osman Karahan (Müşfik Kenter) kızı ile yılların sırlarını paylaşmakta ve her zaman var olan yakınlıklarını son günlerde pekiştirmektedir. İş hayatında da babasını yalnız bırakmayan Zümrüt, babası ile şirkete giderken bir suikast sonucu babasını kaybeder. Cinayetin sebebini hiç kimse bilmemektedir. Osman Karahan’ın ölümü ile birlikte aile içindeki birlik zayıflamaya başlamıştır. Tüm yaşananları dışarıdan takip eden German ailesinin planları, Osman Karahan’ın ölümü ile hayata geçmeye başlar. Osman Karahan’ın vasiyeti her iki ailede şaşırtacak ve olaylar akıl almaz bir noktaya varacaktır. Bu sırada Zümrüt güvenebileceği bir dost edinir.

Yaptıkları dolandırıcılıklar yüzünden İstanbul’dan apar topar kaçan Göçer ailesi, arkalarında bıraktıkları belalılardan olabildiğince uzaklaşmaya çalışırken, kendilerini Ege’de bulurlar. Köyün hırçın güzeli Zarife’nin otlattığı koyunlar yüzünden kaza yaparlar. Zarife, Savaş ve Barış arasındaki aşk üçgeninin fitili de o an ateşlenmiş olur. Kazada yaralanan Şinasi’ye yardım eden Zarife, sadece kendi köylerinde yetişen bir bitki olan ve köye de adını veren Şıpıldak otundan yaptıkları merhem ile onu tedavi eder. Bu merhemin mucizevi bir etkisi olduğunu gören Göçer ailesi, formülün peşine düşerler… Kazara karşılaşan bu üçlünün hayatında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir iddia ile başlayan aşk oyunu, zamanla aşkın en gerçek haline dönüşecektir.

"Köstebekgiller: Ata Tohumu Muhafızları", serinin canlı aksiyon ile animasyonun iç içe geçtiği dünyasını bu kez "ata tohum" fikrinin etrafında daha toplu ve amaçlı bir anlatıya taşıyor. Macera, çocuk seyircinin dikkat süresine saygı duyan kısa sahnelerle akıyor; espriler didaktikleşmeden mesajı taşıyor. Film, kent alışkanlıklarıyla doğayla temas arasındaki kopukluğu basit ama etkili görsel buluşlarla işaret ediyor; yerel tohumların ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına dair söylemini masal estetiği içinde sabırla örüyor.

"Köstebekgiller: Ata Tohumu Muhafızları", serinin canlı aksiyon ile animasyonun iç içe geçtiği dünyasını bu kez "ata tohum" fikrinin etrafında daha toplu ve amaçlı bir anlatıya taşıyor. Macera, çocuk seyircinin dikkat süresine saygı duyan kısa sahnelerle akıyor; espriler didaktikleşmeden mesajı taşıyor. Film, kent alışkanlıklarıyla doğayla temas arasındaki kopukluğu basit ama etkili görsel buluşlarla işaret ediyor; yerel tohumların ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına dair söylemini masal estetiği içinde sabırla örüyor.

Haşmet (Güven Kıraç); zengin, evli ve altı çocuk babası bir işadamıdır. Sonradan gelen zenginlikle, zor geçen gençlik yıllarının acısını çıkartırcasına çapkınlık yapmak peşindedir. Aslında eşine ve çocuklarına çok düşkündür. Yine bir çapkınlık organizasyonu sırasında, kent dışındaki bir otele ismini değiştirerek giriş yapar ve öyle bir tesadüfle karşılaşır ki, olayların içinden çıkması artık çok zordur. Resepsiyon görevlisi (Lemi Filozof) Haşmet’i tanır ve karısı Cavidan’a (Dolunay Soysert), otelde bir kadınla (Asuman Dabak) birlikte olduğunu ispiyonlar. Bunun üzerine Cavidan, altı çocuğunu da yanına alarak otele gelir. Haşmet, Cavidan’ı ve çocuklarını otelde görünce, kahkahanın ve romantizmin iç içe girdiği müthiş hareketli ve komik olaylar cereyan etmeye başlar. Acemi çapkın Haşmet’ten intikam almaya çalışan Cavidan, çocuklardan birinin ona ait olmadığını söyleyince, karı kocayı intihara kadar sürükleyen bir öykünün kapısı da aralanmış olur.

Yaptıkları dolandırıcılıklar yüzünden İstanbul’dan apar topar kaçan Göçer ailesi, arkalarında bıraktıkları belalılardan olabildiğince uzaklaşmaya çalışırken, kendilerini Ege’de bulurlar. Köyün hırçın güzeli Zarife’nin otlattığı koyunlar yüzünden kaza yaparlar. Zarife, Savaş ve Barış arasındaki aşk üçgeninin fitili de o an ateşlenmiş olur. Kazada yaralanan Şinasi’ye yardım eden Zarife, sadece kendi köylerinde yetişen bir bitki olan ve köye de adını veren Şıpıldak otundan yaptıkları merhem ile onu tedavi eder. Bu merhemin mucizevi bir etkisi olduğunu gören Göçer ailesi, formülün peşine düşerler… Kazara karşılaşan bu üçlünün hayatında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir iddia ile başlayan aşk oyunu, zamanla aşkın en gerçek haline dönüşecektir.

Iraz Nene İstanbul'da yaşayan Zeliş ve Mustafa'ya mektup gönderir ve yanına çağırır. Iraz Nene 2 ay ömrü kaldığını ve ikisinin birbirleriyle evlenmesini, evlilik devam ederse 40 milyon TL değerindeki tarlayı ikisine miras bırakacağını söyler. Fakat Mustafa ve Zeliş birbirine zıt insanlar olduğu için evlenmek istememişlerdir. Daha sonra mirası alabilmek için kısa bir süreli evlilik planı yapıp evlenmişlerdir. Fakat Iraz Nene'nin gerçekte 2 ay ömrü kalmadığını öğrenen Zeliş ve Mustafa mirası alabilmek için birbirleriyle evli kalmışlardır ve macera başlamıştır.

Aziz Keklik Malatya'da çiğ köftecidir, ona bir gün amcasından miras kalır. İstanbul'a şirketin başına geçmemesi için Senem'in babası bir sürü iş çevirir ve yardım için Pamir'i çağırır. Aziz Keklik Senem'e âşık olduğu için Ailesi ile birlikte İstanbul'a yerleşir. Aziz Keklik İstanbul'a geldikten bir süre sonra Babür adlı Avukat ikinci vasiyeti açıklar, bu vasiyette Aziz'in mirası hak etmesi gerektiği, eğer hak edemezse mirasın Aytekin'e kalacağı yazmaktadır. Aziz Keklik de artık kendini işe verir ve Ceyda adlı yönetici asistanını işe alır. Senem Ceyda'ya güvenmemektedir, Aziz Senem ve Ceyda'nın kendisine âşık olduğunu düşünür ve Senem'e her defasında Ceyda'dan bahsetmektedir. Pamir ne yaparsa yapsın Aziz'i yenememektedir, bu yüzden Fransa'dan annesi Zinnur'u çağırır. Senem'in babası Aytekin Pamir'in annesi Zinnur'a âşık olmuştur.

Oğlu Okyanus ve kızı Çiçek ile beraber yaşayan Antikacı İlyas, çocuklarına annelerinin yokluğunu hissettirmemek için elinden geleni yapmaktadır. Ancak bir babanın, bir annenin yerini tutmadığı zamanlar da vardır. Hayalperest bir kız olan Çiçek ve içine kapanık bir çocuk olan Okyanus'un hayatı, babalarının bir gün eve getirdiği sihirli bir dolapla birden değişiverir.

Dürüye ve Zühtü 25 yıl önce köyde evlenmiştir. Fakat Zühtü gerdek gecesinin sabahında Almanya'ya işçi olarak gitmiştir. Bundan sonra da köye dönüşü 2 senede bir olmuş ve sadece birer hafta Dürüye'nin yanında kalarak Almanya'ya geri dönmüştür. Gerdek gecesi de dahil her gelişinde bir de kız çocuğu olan Zühtü'den, son 15 yıldır tek bir haber bile gelmemektedir. 25 yıllık evlilikte sadece 25 gün evli kalmak Dürüye'nin canına tak eder ve Zühtü'den habersiz ondan boşanır. Sütçülük yaparak geçinen Dürüye, gözü gibi baktığı dört kızına "güğümlerim" diye seslenir. Genç kızların tek derdi ise gönüllerinde yatan aşklardır. Bir de köyde Dürüye'ye yıllardır vurgun olan Duran Ağa vardır. Dürüye'nin Zühtü'den boşanmasına en çok da o sevinir. Fakat Zühtü bir gün, her şeyden habersiz yanında bir erkek çocuk ile çıkıp köye geri gelir.

Gençliğinde çok iyi top oynarken sakatlanmış, pes etmeyip teknik direktörlüğe hırs yapmış emekli, içi futbol ateşi ile yanan Ziya Fikret Tamyol'un yaşamından kesitler... Başarısızlığa yenilmeyen, umutlarının peşinden koşarak, inandığı, güvendiği ve gönülden istediği hedefine ulaşmakta ilerleyen bir teknik direktörün öyküsü...

Bir yaz macerasına atılmak isteyen iki arkadaş olan Zeki ve Alper'in peşine, onlardan daha zeki olduğunu iddia eden Alper'in kız kardeşi Aysun takılır. Amaçları minibüste sucuk-ekmek satmak olan Zeki ve Alper'in yolları Fethiye'ye düşer. Burada onları garip tesadüfler sonucu, mafya babası Sürmenaj ve babasıyla hiç anlaşamayan İlayda, İstanbul'dan bunalıp Fethiye'ye yerleşen Ergün ve kızı Elif ve gurbetçi Selman bekler. Bu alakasız gençlerin bir araya gelişi, büyük bir yaz macerasının da başlangıcı olur.

Ankaralı Gökhan Sırım, Trabzonlu Cemal Hekimoğlu, İstanbullu Rıdvan Sarı. İzmirli Fikri Zihni Parlak, Sivaslı Mehmet Karatren, Konyalı Şemsi Güneş, Mersinli Tansel Teneke, Rizeli İdris Fındıkoğlu... Her biri silah altında TSK mensubu ve 56. Piyade Er Eğitim Alayı’nda bir araya gelen askerler. Her biri Türkiye'nin farklı yerlerinden, ama aynı vatani görev için bir araya gelen bu insanlar askerlikleri boyunca hasret, arkadaşlık, vatan gibi kavramları yeni baştan öğreniyorlar.

Hayatta en güvendiği kişi kızı Zümrüt (Hülya Avşar) olan Osman Karahan (Müşfik Kenter) kızı ile yılların sırlarını paylaşmakta ve her zaman var olan yakınlıklarını son günlerde pekiştirmektedir. İş hayatında da babasını yalnız bırakmayan Zümrüt, babası ile şirkete giderken bir suikast sonucu babasını kaybeder. Cinayetin sebebini hiç kimse bilmemektedir. Osman Karahan’ın ölümü ile birlikte aile içindeki birlik zayıflamaya başlamıştır. Tüm yaşananları dışarıdan takip eden German ailesinin planları, Osman Karahan’ın ölümü ile hayata geçmeye başlar. Osman Karahan’ın vasiyeti her iki ailede şaşırtacak ve olaylar akıl almaz bir noktaya varacaktır. Bu sırada Zümrüt güvenebileceği bir dost edinir.