İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Levent Ünsal (19 Mayıs 1964, İstanbul - 21 Mart 2020), Türk oyuncu, sunucu ve seslendirme sanatçısıdır. Ünsal 19 Mayıs 1964'te İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu mezunudur. Sanat yaşamına 1983'te tiyatro oyuncusu olarak Ferhan Şensoy Tiyatrosu'nda adım attı, 2002 yılına kadar burada sahneye çıktı. 1992 ile 2004 yılları arasında Türkiye'nin ilk radyocularından birisi olarak Kent FM, Hür FM, Best FM ve NTV Radyo'da çeşitli programlara imza attı. Ünsal televizyon çalışmaları da yaptı, 1996-1998 yılları arasında; TGRT kanalında yayınlanan "Tek mi Çift mi?" ve ATV kanalında "Çürük Elma" yarışma programlarını sundu. Birçok yapımda seslendirme yapan Ünsal özellikle ilk yerli animasyon yapım olarak bilinen Kral Şakir'de Necati karakterine sesiyle hayat vermiştir. Ünsal "Kuş Kafesi" adlı tiyatro oyunu ile "En İyi Komedi Oyuncusu" dalında Ekin Yazın Dostları Tiyatro Ödülü ile "Cyrano De Bergerac" adlı tiyatro oyunundaki rolü ile Sadri Alışık Ödülleri'nde "Yılın En Başarılı Komedi Erkek Oyuncusu" ödülünün sahibi olmuştur. 21 Mart 2020'de geçirdiği kalp krizi sonucu 56 yaşında hayatını kaybetti. Yenibosna Kocasinan Camii'nden gerçekleşen cenaze namazının ardından Kocasinan Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlandı. Ünsal son olarak Cartoon Network Türkiye'de 2016 dan beri yayınlanan Kral Şakir çizgi dizisinde Fil Necati karakterini seslendirmiştir.

1982 yapımı İffet adlı sinema filminden uyarlanan dizide; İstanbul’un eski mahallelerinden birinde babası ve kız kardeşiyle birlikte yaşayan İffet’in delicesine âşık olduğu taksi şoförü Cemil tarafından tecavüze uğramasıyla hayatı mahvolan İffet'in Cemil'e olan tutkulu aşkını ve intikam öyküsü anlatılmaktadır.

30 yaşlarındaki Kılıç Ali, kızını kucağına aldığı gün, yaşamak için sadece 90 günü kaldığını öğreniyor. Bu da yetmezmiş gibi aynı gün, unutup yok saymaya çalıştığı eski bir hesap dönüp dolaşıp kapısını çalıyor. Bu büyük hesaplaşmanın muhatabı Türkiye'nin en büyük şer imparatorluğu. Üstelik Ali'nin bir zamanlar deliler gibi sevdiği ilk aşkı da, bu imparatorluğun bir parçası. Bir günde hayat ancak bu kadar tepetaklak olabilirdi.

Tüm kriminal olayları ve suçları bilime dayalı yöntemlerle çözmeye çalışan ve Türkiye' deki eğitiminin ardından, bu konu üzerine Amerka' da uzmanlaşmış kadın komiser yardımcısı (Tuba Ünsal) ile, tüm suçları ve olayları yerel yöntemler ve şansının de yardımı ile çözen Başkomiser Ziyan'ın (Vural Çelik) ortak çalışmaya başlamalarının hikayesi.

Yaşları ilerlemiş ve aşktan ümidi kesmiş iki insanın bir evlendirme programında karşılaşmasıyla değişen hayatlarının hikâyesi. Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası? Bu evlilik yalnızlıklarına çare olacak mı yoksa bir yastıkta iki yalnız olmaya devam mı edecekler? Bir yanda üç kere boşanmış gönül işlerinde başarısız bir adam öteki tarafta aldatılmış yaralı bir kadın. Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak. Ama bu işten dönüş yok. Çünkü aşk bacayı sardı artık. Peki ya çocuklar? Babalarının evlenmelerini hiç istemediler. Şimdi ne yapacaklar? Birbirinden farklı bu kadar insan bir eve toplanırsa neler olur?
Görsel yok"Baba Oluyorum", kendileri de istemelerine rağmen çocuk sahibi olmaları geciken bir çiftin, torun hayaliyle yanıp tutuşan aile bireyleriyle yaşadığı çatışmaları ve komik olayları anlatıyor. Soyadını sürdürmek isteyen kır kökenli zengin kayınpederle, onların yaşam tarzını beğenmeyen kentli kayınvalidenin polemikleri ise genç çiftin evlilikleri üzerinde sürekli bir fırtına estirir. Çekirdek aile olmak isterken büyüklere çerez olan Özgür ve Canan, onların tüm baskılarına rağmen mücadeleyi sürdürüp bu “mutluluk tablosunu” bozmamaya özen gösterirler. Ancak aileler arasındaki tatsız rüzgarlar onları hiç istemeseler de bambaşka bir yöne çekecektir.

“Koltuk Sevdası” dizisinde, güncel olaylar, medyaya yansıyabilecek skandallar, ülkenin gündemindeki sorunlar vb. sık sık dizi içinde yansıma buluyor. Geri planda politikacılar da kimi özellikleriyle boy gösteriyor. Kuşkusuz bu dizi kimseye ders vermek, doğruları öğretmek gibi bir amaç ya da iddia taşımıyor. Güldürü düzeyini düşürmeden ve insan sıcaklığından, hayatın temel güzelliklerinden kopmadan seyirciyi neşelendirmek; kendilerini aşırı ciddiye almamaya, çevreleri kadar kendi yaptıklarına da eleştirel gözle bakmayı yönlendirmeyi amaçlıyor. Kısacası “Koltuk Sevdası” sadece devletin, politikacıların ya da bürokratların değil, bir ölçüde halkımızın düşünme biçimini, değer yargılarımızı, önceliklerimizi, bize özgü bakış açılarını yansıtan bir güldürü dizisi olmayı hedefliyor.

Tembelliğin efendisi, bir aile babasını çırak olarak yanına alır.