İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Lisans eğitimini Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar bölümünde tamamlamıştır. Oyunculuk kariyerine ise Akademi 35Buçuk'ta aldığı eğitimden sonra 2014 yılında yayımlanmaya başlayan ve 2017 yılında sona eren Paramparça dizisiyle başlamıştır. Aynı yıl Gelişim Üniversitesinden 'En Çok Gelecek Vaat Eden Oyuncu Ödülü'nü almıştır. Şahin Tepesi dizisi bittikten sonra 2019 yılında Ferhat ile Şirin dizisinde başrolde Şirin karakterini canlandırmıştır. Son olarak ise 2022-2023 yılları arasında Show TV'de yayımlanan Güzel Günler adlı dizide Selma karakterini canlandırmıştır.

Sumru, yıllar önce doğurduğu ikizlerini geride bırakarak Kapadokya’nın en varlıklı insanlarından Samet Şansalan’la yeni bir hayat ve aile kurmuştur. Yıllar boyunca annelerinin kimliğinden habersiz büyüyen Nuh ve Melek ise en acı günlerinde bu gerçekle yüz yüze kalırlar. Yılların öfkesiyle birlikte yaşadıkları yerden ayrılıp her şeyi geride bırakarak Kapadokya’ya gelirler. Samet Şansalan’ın ilk evliliğinden olan büyük oğlu Cihan ailesini ziyarete gelir. Bunun kısa süreli bir ziyaret olacağını düşünse de kendisini, babasının ve halası Hikmet’in planlarının ortasında bulur. Hikmet’in kızı Sevilay’sa bu planda kendisine düşen rolden hiç hoşlanmamıştır. Cihan’ın Kapadokya’da kalma ihtimali onu kıskanan üvey kardeşi Esat dahil pek çok kişinin canını sıkar. Anneleriyle yüzleşmeye gelen Nuh ve Melek’in yolları beklenmedik bir şekilde Cihan ve Sevilay ile kesişir. Fakat ikizler asıl sürprizi anneleri Sumru ile yüzleştikleri an yaşayacaklardır.

Selma (Leyla Tanlar) bütün çıkar yolların tükendiğini düşündüğü bir anda ona kalan mirası alabilmek için Van'dan İstanbul'a gelir. Altında babasından kalma hurda arabası, yanında varı-yoğu kardeşi Leylim'le birlikte. Mirası alabilmek için tek şart, mirasın diğer ortağı, eski aşkı Mihran'ı (Burak Dakak) bulmaktır. Onunla aynı gün doğan, daha doğdukları gün birbirlerini büyük bir aşkla sevecekleri kehanet edilen, Selma'nın günah keçisi ilan edildiği yangının ardından İstanbul'a göçen Mihran. Selma, İstanbul'da Mihran'ı bulur. Böylece sadece Selma ve Mihran'ın değil, Mihran'ın barista kuzeni Atakan'ın (Olgun Toker), Atakan'ın platonik aşkı boksör Altan'ın (Zeynep Çamcı), Mihranların büyük ve neşeli ailesinin; teyzesi menemenci Kıymet (Binnur Kaya), kuzeni Füsun (Ecem Erkek), annesi Saliha (Seray Gözler), Kıymet'in eli-kolu Feyyaz (Orkuncan İzan) ve ezeli rakibi Hakim'in (Yıldıray Şahinler) hayatı da değişmiş olur.

Mücadele içindeki bir annenin hayatı, vahim bir olayın ardından bir iş adamınınkiyle iç içe geçer ve ailelerini karmaşık bir zorluklar ve duygular ağında birbirine bağlar.

Sumru, yıllar önce doğurduğu ikizlerini geride bırakarak Kapadokya’nın en varlıklı insanlarından Samet Şansalan’la yeni bir hayat ve aile kurmuştur. Yıllar boyunca annelerinin kimliğinden habersiz büyüyen Nuh ve Melek ise en acı günlerinde bu gerçekle yüz yüze kalırlar. Yılların öfkesiyle birlikte yaşadıkları yerden ayrılıp her şeyi geride bırakarak Kapadokya’ya gelirler. Samet Şansalan’ın ilk evliliğinden olan büyük oğlu Cihan ailesini ziyarete gelir. Bunun kısa süreli bir ziyaret olacağını düşünse de kendisini, babasının ve halası Hikmet’in planlarının ortasında bulur. Hikmet’in kızı Sevilay’sa bu planda kendisine düşen rolden hiç hoşlanmamıştır. Cihan’ın Kapadokya’da kalma ihtimali onu kıskanan üvey kardeşi Esat dahil pek çok kişinin canını sıkar. Anneleriyle yüzleşmeye gelen Nuh ve Melek’in yolları beklenmedik bir şekilde Cihan ve Sevilay ile kesişir. Fakat ikizler asıl sürprizi anneleri Sumru ile yüzleştikleri an yaşayacaklardır.

Selma (Leyla Tanlar) bütün çıkar yolların tükendiğini düşündüğü bir anda ona kalan mirası alabilmek için Van'dan İstanbul'a gelir. Altında babasından kalma hurda arabası, yanında varı-yoğu kardeşi Leylim'le birlikte. Mirası alabilmek için tek şart, mirasın diğer ortağı, eski aşkı Mihran'ı (Burak Dakak) bulmaktır. Onunla aynı gün doğan, daha doğdukları gün birbirlerini büyük bir aşkla sevecekleri kehanet edilen, Selma'nın günah keçisi ilan edildiği yangının ardından İstanbul'a göçen Mihran. Selma, İstanbul'da Mihran'ı bulur. Böylece sadece Selma ve Mihran'ın değil, Mihran'ın barista kuzeni Atakan'ın (Olgun Toker), Atakan'ın platonik aşkı boksör Altan'ın (Zeynep Çamcı), Mihranların büyük ve neşeli ailesinin; teyzesi menemenci Kıymet (Binnur Kaya), kuzeni Füsun (Ecem Erkek), annesi Saliha (Seray Gözler), Kıymet'in eli-kolu Feyyaz (Orkuncan İzan) ve ezeli rakibi Hakim'in (Yıldıray Şahinler) hayatı da değişmiş olur.

Ahşap işleri yapan sıradan bir marangoz olan Ferhat’ın dünyası, hiç ummadığı bir anda aşka, zengin ve karanlık bir dünyaya bağlanır. Küçük atölyesinden Kapalı Çarşı’nın tarihi dükkanlarına adım atan Ferhat’ın yolu Karalı Köşk’üne çıkar.

Kadim şehir yüzyıllar boyunca defalarca kuşatılmış; ama ne toplar güçlü surlarında tek bir gedik açabilmiş ne de Haliç’in devasa zinciri düşman gemilerine geçit vermiştir. Üstelik Mehmed şehri almak istiyorsa yalnız Bizans İmparatorluğu'na ve arkasındaki Hristiyan âlemine karşı değil, devlet içindeki en büyük muhalifi kudretli veziriazam Çandarlı Halil Paşa’ya karşı da mücadele etmek zorundadır. Çağının çok ötesindeki bu büyük Sultan parlak zekâsı, askeri ve stratejik dehası, aklı ve zafere olan inancıyla, her türlü engeli aşarak ilerler. Tahta çıktıktan iki yıl sonra şehri kuşatır, yalnızca 53 gün süren bir kuşatmanın ardından, “imkânsız” denileni başararak Konstantinopolis’i fetheder. En büyük hayalini gerçekleştirerek adını tarihe yazdırır. O günden sonra Fatih namıyla anılan Sultan Mehmed Han, bu zaferiyle yeni bir çağın kapısını aralar ve yüzyıllar boyunca kıtalara hükmedecek olan büyük bir Cihan İmparatorluğu'nun da temellerini atar.

Birbirlerinin hayatından çalan iki kadının hak ve güç savaşı... Bu savaşın ortasında kalan iki gencin aşkları için verdikleri mücadele… Bir ölümün ardındaki büyük sır... Birlikte büyüdüğü Tuna’nın oyununa gelen Melek, işlemediği bir kabahat yüzünden babası tarafından evden kovulmuş ve mirastan mahrum edilmiştir. Yıllar sonra babasının cenaze törenine katılmak için döndüğünde iki yetişkin çocuğu olan dul bir kadındır. Babasının vasiyeti, iki çocuğuyla borç harç içinde hayat mücadelesi veren Melek için ne kadar şaşırtıcı ise, Tuna için o kadar büyük sürpriz olur. Babasının affettiği Melek de artık, mirasta hak sahibidir. Kocasına saplantılı bir şekilde aşık olan Tuna, hem Demir’i, hem sahip olduğu serveti kaybetme endişesi yaşarken, en çok Melek’in babasının ölümünün ardındaki sırrı öğrenmesinden korkmaktadır. Geçmişteki acı ve pişmanlıklarıyla kavrulan iki kadının kıyasıya mücadelesi, çocukları Verda ve Efe’nin aşklarına en büyük engeldir.

Mücadele içindeki bir annenin hayatı, vahim bir olayın ardından bir iş adamınınkiyle iç içe geçer ve ailelerini karmaşık bir zorluklar ve duygular ağında birbirine bağlar.