İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

3 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Thomas Mark Harmon, 2 Eylül 1951 tarihinde Burbank, Kaliforniya, ABD'de dünyaya gelmiştir. Eğlence ve spor dünyasına yakın bir ailede büyüyen Harmon'ın babası, efsanevi Amerikan futbolu oyuncusu ve spor yorumcusu Tom Harmon, annesi ise aktris ve sanatçı Elyse Knox'tur. Gençliğinde babasının izinden giderek spora yönelen Harmon, UCLA (Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles) takımında başarılı bir oyun kurucu (quarterback) olarak dikkat çekmiş ve 1972-1973 yıllarında takımına liderlik etmiştir. Atletik yetenekleri ve disiplini, daha sonraki oyunculuk kariyerinde de yansımalarını bulacaktır. Spor kariyerinin ardından oyunculuğa yönelen Mark Harmon, 1970'li yıllarda televizyon dizilerinde ve filmlerde küçük roller alarak sektöre adım atmıştır. "Ozzie's Girls", "Emergency!", "Adam-12" gibi yapımlarda yer alarak tecrübe kazanmıştır. 1980'lere gelindiğinde ise kariyerinde önemli bir yükseliş yaşamıştır. Özellikle 1983-1986 yılları arasında rol aldığı tıp draması "St. Elsewhere"deki Dr. Robert Caldwell karakteriyle geniş kitlelerce tanınmış ve eleştirmenlerin beğenisini kazanarak Emmy adaylığı elde etmiştir. Bu dönemde ayrıca "Moonlighting" (Mavi Ay) gibi popüler dizilerde konuk oyuncu olarak yer almış ve "Summer School" (1987) gibi filmlerle sinemada da boy göstermiştir. Karizması ve yeteneğiyle dikkat çeken Harmon, 1986 yılında People dergisi tarafından "Yaşayan En Seksi Erkek" seçilmiştir. 90'lı yıllarda "Reasonable Doubts", "Chicago Hope" gibi dizilerde başroller üstlenerek televizyondaki başarılı grafiğini sürdürmüş, "The West Wing" dizisindeki Ajan Simon Donovan rolüyle bir başka Emmy adaylığı daha kazanmıştır. Ancak Mark Harmon'ı dünya çapında bir ikon haline getiren ve kariyerinin zirvesi olarak kabul edilen rol, 2003 yılında başlamış ve televizyon tarihinin en uzun soluklu ve başarılı yapımlarından biri haline gelmiştir: "NCIS". "NCIS" dizisinde canlandırdığı Özel Ajan Leroy Jethro Gibbs karakteri, Harmon'ın kariyerinde bir dönüm noktası olmuştur. Gibbs'in az konuşan, kararlı, prensip sahibi lider profili, kendine has kuralları ve ekibine olan bağlılığı, izleyiciler tarafından büyük bir sevgi ve saygıyla karşılanmıştır. Harmon, Gibbs karakterine kattığı derinlik, sakin güç ve karizmatik duruşla karakteri unutulmaz kılmış ve dizinin 18 yılı aşkın süre boyunca reytinglerin zirvesinde kalmasında kilit rol oynamıştır. Bu uzun soluklu performansıyla televizyonun en tanınan ve saygı duyulan yüzlerinden biri haline gelmiştir. 2021 yılında, dizinin 19. sezonunda, Mark Harmon canlandırdığı Leroy Jethro Gibbs karakteriyle "NCIS"in ana oyuncu kadrosundan ayrılmıştır. Ancak diziyle bağını tamamen koparmamış, yapımın yürütücü yapımcılarından (executive producer) biri olarak kamera arkasındaki görevine devam etmektedir. Mark Harmon, yarım asra yaklaşan oyunculuk kariyeri boyunca sergilediği istikrar, profesyonellik ve özellikle Ajan Gibbs rolüyle televizyon dünyasında silinmez bir iz bırakmıştır. Genellikle özel hayatını gözlerden uzak yaşamayı tercih eden Harmon, sektördeki saygın konumu ve uzun soluklu başarısıyla Hollywood'un en kıdemli ve takdir edilen aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Maddie Hayes (Cybil Shepard), zengin bir eski model, bir sabah uyandığında iş yöneticisinin tüm parasını çaldığını öğrenir. Ancak hâlâ elinde likit olmayan bazı varlıklar bulunmaktadır. Bunlardan biri, vergi indirimi sağlamak için sürdürülen, zarar eden şirketlerdir ve diğeri de David Addison (Bruce Willis) tarafından işletilen bir dedektiflik bürosudur. Maddie, ofise giderek şirketi kapatacağını bildirir, ancak David, dedektiflik bürosunun kâr edebileceğini söyleyerek onu devam etmeye ikna eder. Böylece Maddie, David’in yeni patronu olur ve onunla birlikte maceradan maceraya atılır. İkili arasındaki zıt kişilikler sık sık çatışsa da, zamanla aralarında güçlü bir çekim doğar. Ancak en büyük soru hep akıllardadır… Birlikte olacaklar mı, olmayacaklar mı?

1991'de, NCIS olaylarından yıllar önce, Leroy Jethro Gibbs, yeni atanmış bir özel ajan olarak NCIS'in yeni kurulan Camp Pendleton ofisinde kariyerine başlar ve burada NCIS efsanesi Mike Franks'in liderliğindeki azimli, düzensiz bir ekipte yerini sağlamlaştırır.

Deniz Kuvvetleri Kriminal Araştırma Servisi ya da kısa deyişle "NCIS". Bu nefes kesen aksiyon drama, deniz kuvvetlerine ilişkin suçları araştıran özel bir ekibin her daim şaşırtıcı serüvenlerine odaklanıyor. Bol dozda mizahla yoğrulmuş "NCIS"ın başrolünde '80'lerin unutulmaz dizilerinden "Flamingo Yolu"yla tanıyıp sevdiğimiz Mark Harmon var. Renkli kişiliklerden oluşan NCIS ekibinin lideri; eşsiz yeteneklere sahip, eski bir deniz topçu astsubayı olan Özel Ajan Leroy Jethro Gibbs. Gibbs'in altında çalışan Özel Ajan Anthony Dinozzo ise eski bir cinayet masası dedektifi. Sezgileri çok kuvvetli. Ekibin diğer üyeleri; yetenekli bir bilimadamı olan adli uzman Abby Sciuto ve bilgisayar dahisi NCIS Özel Ajanı Timoth McGee. Ekibin en büyük yardımcısı ise adli tıp doktoru Dr. Donald "Ducky" Mallard. Cinayet ve casusluktan, terörizme ve denizaltı hırsızlığına kadar bu özel ajanlar, deniz kuvvetleriyle bağlantılı her türlü suçu araştırmak için dünyayı dolaşıyor.

İlk filmde yaşadıkları sıra dışı kimlik değişiminin ardından, hikâye bu kez Anna’nın kendi kızı ve üvey kızıyla birlikte bambaşka bir hayat kurmaya çalışmasıyla devam ediyor. İki ailenin birleşme sürecinde karşılaştıkları zorluklarla baş etmeye çalışırken, Tess ve Anna bir kez daha kaderin sürprizlerine hazırlıksız yakalanıyor.

Dr. Tess Coleman, eşinden boşandıktan sonra iki çocuğuna tek başına bakmak zorunda kalmış olan bir psikologtur. İş ve ev arasında mekik dokurken, bir taraftan da yeni tanıştığı Ryan adından sevgilisi ile tekrar evlenmenin planlarını yapmaktadır.Ergenlik çağındaki kızı Anna ise okulda İngilizce öğretmeni ile sorunlar yaşamakta ve üyesi olduğu rock grubuna yeterince zaman ayıramamaktan yakınmaktadır. Daha da kötüsü, hayatında kötü giden şeylerin sorumlusu olarak annesini görmektedir.Düğün öncesinde anne kız bir Çin lokantasında yemek yerlerken, ne olduğunu anlayamadıkları garip bir deneyim yaşarlar. Ertesi sabah kalktıklarında artık birbirlerinin vücutlarına geçtiklerini farkederler.

1991'de, NCIS olaylarından yıllar önce, Leroy Jethro Gibbs, yeni atanmış bir özel ajan olarak NCIS'in yeni kurulan Camp Pendleton ofisinde kariyerine başlar ve burada NCIS efsanesi Mike Franks'in liderliğindeki azimli, düzensiz bir ekipte yerini sağlamlaştırır.

Deniz Kuvvetleri Kriminal Araştırma Servisi ya da kısa deyişle "NCIS". Bu nefes kesen aksiyon drama, deniz kuvvetlerine ilişkin suçları araştıran özel bir ekibin her daim şaşırtıcı serüvenlerine odaklanıyor. Bol dozda mizahla yoğrulmuş "NCIS"ın başrolünde '80'lerin unutulmaz dizilerinden "Flamingo Yolu"yla tanıyıp sevdiğimiz Mark Harmon var. Renkli kişiliklerden oluşan NCIS ekibinin lideri; eşsiz yeteneklere sahip, eski bir deniz topçu astsubayı olan Özel Ajan Leroy Jethro Gibbs. Gibbs'in altında çalışan Özel Ajan Anthony Dinozzo ise eski bir cinayet masası dedektifi. Sezgileri çok kuvvetli. Ekibin diğer üyeleri; yetenekli bir bilimadamı olan adli uzman Abby Sciuto ve bilgisayar dahisi NCIS Özel Ajanı Timoth McGee. Ekibin en büyük yardımcısı ise adli tıp doktoru Dr. Donald "Ducky" Mallard. Cinayet ve casusluktan, terörizme ve denizaltı hırsızlığına kadar bu özel ajanlar, deniz kuvvetleriyle bağlantılı her türlü suçu araştırmak için dünyayı dolaşıyor.

Maddie Hayes (Cybil Shepard), zengin bir eski model, bir sabah uyandığında iş yöneticisinin tüm parasını çaldığını öğrenir. Ancak hâlâ elinde likit olmayan bazı varlıklar bulunmaktadır. Bunlardan biri, vergi indirimi sağlamak için sürdürülen, zarar eden şirketlerdir ve diğeri de David Addison (Bruce Willis) tarafından işletilen bir dedektiflik bürosudur. Maddie, ofise giderek şirketi kapatacağını bildirir, ancak David, dedektiflik bürosunun kâr edebileceğini söyleyerek onu devam etmeye ikna eder. Böylece Maddie, David’in yeni patronu olur ve onunla birlikte maceradan maceraya atılır. İkili arasındaki zıt kişilikler sık sık çatışsa da, zamanla aralarında güçlü bir çekim doğar. Ancak en büyük soru hep akıllardadır… Birlikte olacaklar mı, olmayacaklar mı?