İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

16 filminden 5'i İzlenir çıktı
Martin Charles Scorsese (/skɔːrˈsɛsi/ skor-SESS-ee, Italian: [skorˈseːze, -se]; born November 17, 1942) is an American filmmaker. One of the major figures of the New Hollywood era, he has received many accolades, including an Academy Award, four BAFTA Awards, three Emmy Awards, a Grammy Award, and three Golden Globe Awards. He has been honoured with the AFI Life Achievement Award in 1997, the Film Society of Lincoln Center tribute in 1998, the Kennedy Center Honor in 2007, the Cecil B. DeMille Award in 2010, and the BAFTA Fellowship in 2012. Four of his films have been inducted into the National Film Registry by the Library of Congress as "culturally, historically or aesthetically significant". Scorsese received a Master of Arts degree from New York University's Steinhardt School of Culture, Education, and Human Development in 1968. His directorial debut, Who's That Knocking at My Door (1967), was accepted into the Chicago Film Festival. In the 1970s and 1980s, Scorsese's films, much influenced by his Italian-American background and upbringing in New York City, centred on macho-posturing men and explored crime, machismo, nihilism and Catholic concepts of guilt and redemption. His trademark styles of extensive use of slow motion and freeze frames, voice-over narration, graphic depictions of extreme violence and liberal use of profanity were first shown in Mean Streets (1973). Scorsese won the Palme d'Or at Cannes with Taxi Driver (1976), which starred Robert De Niro as a disturbed Vietnam Veteran. De Niro became associated with Scorsese through eight more films, including New York, New York (1977), Raging Bull (1980), The King of Comedy (1982), Goodfellas (1990), Casino (1995) and The Irishman (2019). In the following decades, he garnered box office success with a series of collaborations with Leonardo DiCaprio, including Gangs of New York (2002), The Aviator (2004), The Departed (2006), Shutter Island (2010), and The Wolf of Wall Street (2013). He worked with both De Niro and DiCaprio on Killers of the Flower Moon (2023). He also directed After Hours (1985), The Color of Money (1986), The Last Temptation of Christ (1988), The Age of Innocence (1993), Kundun (1997), Hugo (2011), and Silence (2016). On television, he has directed episodes for the HBO series Boardwalk Empire (2010–2014) and Vinyl (2016), as well as the HBO documentary Public Speaking (2010) and the Netflix docu-series Pretend It's a City (2021). He has also directed several rock documentaries, including The Last Waltz (1978), No Direction Home (2005), and Shine a Light (2008). He has explored film history in the documentaries A Personal Journey with Martin Scorsese Through American Movies(1995) and My Voyage to Italy (1999). An advocate for film preservation and restoration, he has founded three nonprofit organisations: The Film Foundation in 1990, the World Cinema Foundation in 2007 and the African Film Heritage Project in 2017.

Amerikan Marşal'ı Teddy Daniels, (DiCaprio) Shutter Island’daki cani delilerin bulunduğu akıl hastanesine geldiğinde, rutin bir soruşturma şeytani bir nitelik kazanır. Soruşturma ilerledikçe, Teddy adaya dair çok daha şaşırtıcı ve çok daha korkutucu gerçeklerle karşılaşır ve bazı yerlerin insanın peşini hiç bırakmadığını öğrenir.

Güney Boston’da büyümüş olan genç çaylak Billy Costigan’a, Costello’nun çetesine sızma görevi verilir. Billy, Costello’nun güvenini kazanmaya çalışırken, “Güney Yakası”nın sokaklarından gelen bir başka genç polis Colin Sullivan da eyalet polis teşkilatında basamakları hızla tırmanmaktadır. Üstlerinin bilmediği şey, Colin’in Costello için çalıştığı ve suç patronunun polisin hep bir adım önünde olmasını sağladığıdır. Her iki adam da, içine sızdıkları organizasyonun planları ve karşı planları hakkında bilgi toplarken, sürdürdükleri çifte yaşamları yüzünden oldukça zorlanmaktadırlar. Ama hem gangsterler hem polisler aralarında bir köstebek olduğunu anlayınca, Billy ve Colin sürekli olarak düşman tarafından yakalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

Boksör Jakc la mottanın kendi ağzından anlattığı şampiyonluklardan bar komedyenliğine uzanan hırslı hayat hikayesi.Usta yönetmen Martin Scorsese'nin yönettiği bu film protesto amacıyla siyah-beyaz çekilmiştir,aynı zamanda sinema eleştirmenleri ve yönetmenleri tarafından tüm zamanların en iyi filmleri içinde ilk 10 sıradadır.

Ergenlikten yeni çıkmış Hughes, babasının matkap ucu fabrikasından kalan serveti, I. Dünya Savaşı'nda savaşan uçakları konu alan "Cehennem Melekleri" adında bir film çekmek için kullanmak gibi çılgın bir karar alan Hughes, benzeri olmayan bir film yapmak üzere yola çıkar ve bu yol ona büyük bir şöhreti de beraberinde getirir.

Bir yazar, Dante'nin "İlahî Komedya"sının orijinal kopyasını çalmak için bir mafya babasına yardım ederken bir yandan da 14. yüzyılda bu şaheserin yaratılış öyküsünü izleriz.

Zalim İmparatorluk yıkılmış olsa da İmparatorluk'a bağlı savaş lordları galaksinin dört bir yanına dağılmış durumda. Yeni Cumhuriyet, Direniş'in uğruna savaştığı her şeyi korumaya çabalarken efsanevi Mandalorlu ödül avcısı Din Djarin ve genç çırağı Grogu'dan yardım ister.

Oklahoma'da 1920'lerde Osage halkının topraklarının altında petrol bulunduğunda Osage halkı bir bir öldürülür, ta ki FBI gizemi çözmek için devreye girene dek.

II. Dünya Savaşı'nda görev almış eski bir asker olan Frank Sheeran, yıllar boyu Bufalino suç örgütü için çalışmıştır. Birçok ünlü isim için dolandırıcılık, tetikçilik yapan ve ‘İrlandalı’ lakabı ile anılan Sheeran, aynı zamanda işçi sendikası memurudur. Frank Sheeran’ın hayatından kesitlerin sunulduğu filmde, Amerikan tarihinin en gizemli suç olaylarından biri olan işçi lideri Jimmy Hoffa'nın ortadan kayboluşuna da değiniliyor.

Filmde grup üyelerinin tümünün, İngiltere’de düzenlenen X-Factor yarışmasına katılmalarının ardından, Simon Cowell tarafından nasıl bir araya getirildikleri, aileleriyle olan ilişkileri, hayalleri ve süratle ulaştıkları şöhretin nasıl bir his olduğu gözler önüne serilecek. Film, biraz da ONE DIRECTION’ın sadık hayranlarına yazılmış bir aşk mektubu niteliğini de taşıyacak. Morgan ve yapım ekibi, dünya turuna çıkmak üzere olan grubu takip ederek, yol boyunca hikayelerini görüntüleyecekler

Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken çöküş ise çok uzakta değildir.

Brian Selznick’in "The Invention of Hugo Cabret" adlı çocuk romanından uyarlanmış olan film, Paris tren istasyonunun duvarları arasında yaşayan ve saatlerden sorumlu olan kimsesiz bir çocuğun, bir gün saati tamir etmeye çalışmasıyla yaşadığı gizemli macerayı konu ediyor. 3 boyutlu bir macera filmi olan Hugo, usta yönetmen Martin Scorsese'nin de ilk 3D denemesi. 2007'de yayınlanmış olan tarihi-kurgusal kitabın ise yarısı fotoğraflardan oluşuyor. Görsellerin kelimelerden daha fazla şey anlattığı bu ilginç kitap, 2008 Caldecott Madalyasına layık görüldü. Kitabın ilk ilham kaynağı, Georges Méliés filmleri ve yönetmenin mekanik figür koleksiyonları imiş.

Amerikan Marşal'ı Teddy Daniels, (DiCaprio) Shutter Island’daki cani delilerin bulunduğu akıl hastanesine geldiğinde, rutin bir soruşturma şeytani bir nitelik kazanır. Soruşturma ilerledikçe, Teddy adaya dair çok daha şaşırtıcı ve çok daha korkutucu gerçeklerle karşılaşır ve bazı yerlerin insanın peşini hiç bırakmadığını öğrenir.

Güney Boston’da büyümüş olan genç çaylak Billy Costigan’a, Costello’nun çetesine sızma görevi verilir. Billy, Costello’nun güvenini kazanmaya çalışırken, “Güney Yakası”nın sokaklarından gelen bir başka genç polis Colin Sullivan da eyalet polis teşkilatında basamakları hızla tırmanmaktadır. Üstlerinin bilmediği şey, Colin’in Costello için çalıştığı ve suç patronunun polisin hep bir adım önünde olmasını sağladığıdır. Her iki adam da, içine sızdıkları organizasyonun planları ve karşı planları hakkında bilgi toplarken, sürdürdükleri çifte yaşamları yüzünden oldukça zorlanmaktadırlar. Ama hem gangsterler hem polisler aralarında bir köstebek olduğunu anlayınca, Billy ve Colin sürekli olarak düşman tarafından yakalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

Ergenlikten yeni çıkmış Hughes, babasının matkap ucu fabrikasından kalan serveti, I. Dünya Savaşı'nda savaşan uçakları konu alan "Cehennem Melekleri" adında bir film çekmek için kullanmak gibi çılgın bir karar alan Hughes, benzeri olmayan bir film yapmak üzere yola çıkar ve bu yol ona büyük bir şöhreti de beraberinde getirir.

Büyük hayalleri olan küçük balık Oscar, ünlü olmak için küçük bir yalan söyler. Mafya babası köpekbalığı Don Lino'nun sakin karakterli oğlu Lenny'i ile işbirliği yaparak onu öldürdüğü yalanını yayarlar. Kısa sürede herkes Oscar'dan bahsetmekte ve ondan korkmaktadır. Fakat küçük balığın yalanı onu tahmin bile edemeyeceği kadar büyük bir belaya sokmuştur. Artık denizlerde herkes onu avlamaya çalışmaktadır. Hem intikam almaya çalışan Don Lino ve çetesi, hem de Oscar'ı öldürerek şöhret olmak isteyenler...

Usta yönetmen Martin Scorsese'in yönetmenliğini yaptığı Gangs of New York, 1800'li yıllar New York'unda, İrlandalı ve İtalyan göçmenlerin şehrin kontrolünü ele geçirmek için sokak çetelerini oluşturmaya başladıkları dönemde geçiyor. Hikaye, Dead Rabbits ve Native Americans adlı iki çete üzerinde yoğunlaşmaktadır. Dead Rabbits çetesinin lideri öldürülür ve çete dağılır. Yıllar sonra Rabbits çetesinin öldürülen liderinin oğlu kendi çetesini oluşturup diğer çetenin liderinini ortadan kaldırmaya girişecektir.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

Bir yetişkin olmasına rağmen hala ailesiyle yaşayan bir 'kaçık' olan Rupert Pupkin, pek yetenekli olmadığı halde bir gün ünlü bir komedyen olacağına inanmaktadır. İdolü ise komedi yıldızı Jerry Langford’dur. Pupkin, eğer bir gün Langford’un TV programına çıkmanın yolunu bulursa, şöhretin kapısının önünde açılacağına dair bir saplantıya da sahiptir.

Boksör Jakc la mottanın kendi ağzından anlattığı şampiyonluklardan bar komedyenliğine uzanan hırslı hayat hikayesi.Usta yönetmen Martin Scorsese'nin yönettiği bu film protesto amacıyla siyah-beyaz çekilmiştir,aynı zamanda sinema eleştirmenleri ve yönetmenleri tarafından tüm zamanların en iyi filmleri içinde ilk 10 sıradadır.

Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği "toplumun pisliğiyle" (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki "vahşi" bir stilde...Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri...

Bir Kuşağın Hikayeleri hayatın değerlerini anlatıyor: aşktan acıya, işten hayallere. 18 kuşak hikaye, Papa Francis ve Martin Scorsese'nin katılımıyla zenginleşiyor.

Martin Scorsese ile sohbet eden alaycı yazar, mizah ustası ve hikâye anlatıcısı Fran Lebowitz'in olağanüstü zihninde ve New York sokaklarında dolaşmaya hazır olun.

Arena is a British television documentary series, made and broadcast by the BBC. Voted by leading TV executives in Broadcast as one of the top 50 most influential programmes of all time, it has run since 1 October 1975 with over five hundred episodes made, directed by the likes of Martin Scorsese, Alan Yentob, Roly Keating, Frederick Baker, Volker Schlondorff and Vikram Jayanti. Arena's subjects are a roll-call of the world's best known cultural figures from the 20th and 21st centuries, from singers Bob Dylan and Amy Winehouse to academics Edward Said and Eric Hobsbawm, from writers Jean Genet and V S Naipaul to artists Francis Bacon and Louise Bourgeois. The current series editor is Anthony Wall.