İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

13 filminden 1'i İzlenir çıktı
Marton Paul Csokas (soyadı "Çokaş" olarak telaffuz edilir), 30 Haziran 1966 tarihinde Yeni Zelanda'nın Invercargill şehrinde dünyaya gelmiştir. Babası Macar asıllı, annesi ise İngiliz, İrlandalı ve Danimarka kökenlidir; bu nedenle çifte Yeni Zelanda ve Macaristan vatandaşlığına sahiptir. Babası da bir aktör olan Csokas, genç yaşta sanata ilgi duydu ve 1989 yılında Yeni Zelanda'nın prestijli drama okulu Toi Whakaari'den mezun oldu. Kariyerine ilk olarak Yeni Zelanda'da, özellikle Auckland'da tiyatro sahnelerinde başladı ve "Stronghold Theatre" adında bir tiyatro kumpanyasının kurucularından oldu. Televizyondaki ilk önemli çıkışını 1990'ların başında, ülkesinin popüler pembe dizisi "Shortland Street"te (1992-1996) canlandırdığı Dr. Leonard Ropata karakteriyle yaptı. Bu rol onu Yeni Zelanda'da tanınan bir yüz haline getirdi. Uluslararası alanda tanınması, Peter Jackson'ın efsanevi "Yüzüklerin Efendisi" (The Lord of the Rings) üçlemesiyle oldu. "Yüzük Kardeşliği" (The Fellowship of the Ring) (2001) ve "Kralın Dönüşü" (The Return of the King) (2003) filmlerinde, Galadriel'in eşi olan Elf Lordu Celeborn karakterini canlandırdı. Bu rol, onun küresel çapta tanınmasını sağladı. Csokas, karizmatik ve yoğun ekran duruşuyla Hollywood'da genellikle zeki, karmaşık ve akılda kalıcı kötü adam rolleri için aranan oyunculardan biri haline geldi. Vin Diesel'in karşısında "Yeni Nesil Ajan" (xXx) (2002) filminde acımasız anarşist Yorgi'yi, "Bourne Üstünlüğü" (The Bourne Supremacy) (2004) filminde Matt Damon'la unutulmaz bir dövüş sahnesine giren suikastçı Jarda'yı ve Ridley Scott'ın "Cennetin Krallığı" (Kingdom of Heaven) (2005) filminde kibirli ve tehlikeli Tapınak Şövalyesi Guy de Lusignan'ı canlandırdı. Kariyeri boyunca farklı türlerdeki yapımlarda yer aldı. "Æon Flux" (2005) filminde Charlize Theron ile başrolü paylaştı, "Alis Harikalar Diyarında" (Alice in Wonderland) (2010) filminde Alis'in babasını oynadı ve "The Debt" (2010) filminde Helen Mirren ve Sam Worthington ile birlikte genç bir Mossad ajanını canlandırdı. "Abraham Lincoln: Vampir Avcısı" (2012) ve "Günah Şehri: Uğruna Öldürülecek Kadın" (Sin City: A Dame to Kill For) (2014) gibi stilize yapımlarda da yer aldı. 2014 yılında, Denzel Washington'ın başrolde olduğu "Adalet" (The Equalizer) filminde, soğukkanlı ve ölümcül Rus mafya tetikçisi Teddy rolüyle büyük beğeni topladı. Televizyon dünyasında da güçlü bir varlık gösteren Csokas, AMC'nin dövüş sanatları dizisi "Into the Badlands"de (2015-2017) acımasız ve güçlü Baron Quinn karakterine hayat vererek serinin ilk iki sezonunda ana kötü adam olarak öne çıktı.

Babası ve yeni ailesiyle birlikte gönülsüzce Alman Alpleri'ne taşınan Gretchen, garip sesler ve onu takip eden bir kadının korkutucu hayalleriyle boğuşurken yeni kasabalarının uğursuz sırlar sakladığını keşfeder.

Cinayet dedektifi Roy Freeman (Russell Crowe) geçmişinden gelen zorlu bir cinayet davasını yeniden incelemekle görevlendirilir. Ancak alzheimer hastalığı nedeniyle bir çok şeyi hatırlatmakta güçlük çekmektedir. Hafızası ona türlü oyunlar oynarken,gerçeği bulmak ve tehlikeli bir cinayet davasını çözmek hiç kolay olmayacaktır.

Mason, sivil hayatın rutinini çok sıkıcı bulan emekli bir özel kuvvetler askeridir. Tam böyle hissettiği sırada, ona bir Güney Amerika ülkesinin devlet başkanıyla röportaj yapacak ünlü gazeteci Claire’in güvenliğini sağlaması teklif edilir. İki röportaj için ülkeye giderler fakat işler bekledikleri gibi gitmez. Ülkede bir ayaklanma çıkınca bir eski asker, bir gazeteci ve acımasız bir ülke lideri, hayatta kalmak ve bu kargaşaya son vermek için güçlerini birleştirmek zorunda kalırlar.

Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.

McCall gizemli geçmişini geride bırakıp, sakin ve sessiz bir yaşama doğru yelken açar. Fakat acımasız Rus mafyasının kontrolü altındaki Teri isimli genç kızla tanıştığında onun içinde bulunduğu duruma kayıtsız kalamaz. Kendi kendisini emekli etmiş olan McCall, içindeki adalet duygusunun peşinden giderek Teri'ye yardım edecektir. Çünkü adaletin temsili olarak güçsüzün yanındadır...

Gwen Stacy'yi tehlikeli hayatının dışında bırakma sözünü tutmakta zorlanan Örümcek Adam, Rhino'ya ve güçlü Electro'ya meydan okur.

Kabil'in soyundan gelen insanoğlu, kuşaklardır Yaradan'ın çizdiği iyilik yolundan sapmış, dünyanın tüm güzelliklerini ve nimetlerini sonuna kadar emip tüketerek yeryüzünü yaşanmaz hale getirmiştir. Dahası bir parça et için her türlü ahlaksızlık, hırsızlık, cinayet ve kaos normal hale gelmiştir. İnsanlığın bu sefil hali karşısında Nuh rüyasında, Yaradan'ın kendisini yaşanacak büyük bir tufana karşı uyardığını görür. Yaradan ondan büyük bir gemi inşa etmesini ve yeryüzünde yaşayan tüm hayvan cinslerinden bir çift almasını emreder. Bu gemi aynı zamanda ailesinin de tek kurtuluşu olacaktır. Tufanın yaklaşmakta olduğunu öğrenen sapkın insanoğlu ise geminin içine girmek için Nuh'a karşı saldırıya geçecektir....

19yy.'da Avrupa'yı neredeyse vampirlerin işgali altındadır. Abraham'ın ailesi vatanlarından yeni dünya topraklarına vampirin zulmünden kaçarak gelmiştir. Fakat kısa sürede Abraham buradada ailesini vampirler yüzünden kaybedecektir. İntikam yemini eden Abraham büyük oynar ve Amerika topraklarına başkan seçilir. 11 Güney Eyaleti ile Washington yönetimi arasında çıkan İç Savaş, vampirler ve insanlar arasındaki geçen iktidar mücadelesine dönüşecektir. Lincoln, vampirlerin kökünü kurutmaya kararlıdır...

Başrolünde Oscar ödüllü oyuncu Charlize Theron'un oynadığı Reon Flux, 25. yüzyılda yeryüzünün tek hayat olan şehrinde totaliter kurallara karşı dövüşen bir yeraltı savaşçısını anlatıyor. Reon, bu kusursuz ve insanı bunaltacak kadar steril olan hükümeti devirmek isteyen asilerin en büyük umududur. Tam hükümet liderini ortadan kaldırmak üzereyken Aeon, dünyanın geleceğini tamamen değiştirecek olan bir dizi ürkütücü sırlar perdesini aralar. MTU'nin büyük beğeni toplayan animasyon serisinden esinlenerek beyazperdeye taşınan bu sürükleyici aksiyon-gerilimi sakın kaçırmayın.

Gladyatör'ün yönetmeni Ridley Scott'tan cesaret, tutku ve macera dolu, destansı bir yolculuğa hazır olun. Ortaçağ Kudüs'ünün entrika ve şaşaasının ortasında Orlando Bloom her şeyini kaybetmiş biriyken, şeref ve cesareti kendisini ziyarete gelen yürekli bir misafirde bulan genç Fransız Balian rolüyle göz dolduruyor. Yaşanan yenilgilere rağmen Balian, halkını kurtarmak ve gerçek bir şövalye olmak için ezici kuvvetlerle savaşır.

Hala bellek kaybının etkisinde olan Bourne, şiddet dolu geçmişini geride bırakarak kız arkadaşı Marie ile huzurlu bir hayat yaşamaya başlamıştır. Fakat planları bir gün kendisine yapılan bir suikast girişimden ucu ucuna kurtulması ile paramparça olur. Şimdi bilinmeyen düşmanı tarafıdan izlenen Bourne hem kolay bir hedef olmadığını hem de becerileri, kararlılığı ve çevikliğiyle hafife alınmayacağını kanıtlamak zorundadır.

Biri berber, biri azbuçuk müzisyen Brooklyn’li sıkı dostların yolu, ufak bir para işi için Kanguruların memleketi Avustralya’ya düşüyor.Bir çetenin arzusu üzerine Avustralya’ya giden ekip, kendilerine ait olmayan 100.000 doları bir kanguruya kaptırınca, maceralar başlar. Artık tüm amaçları paranın içinde olduğu kırmızı ceketi bulmaktır. Onlara bu maceralarında vahşi yaşam uzmanı Jessie yardımcı olacaktır.

Xander Cage kazancını heyecan yaratan maceralarının video kayıtlarını internete satarak sağlamaktadır ve hayranları da çok fazladır. ancak yasalara uymadığından da sayısız suçu vardır. Xander 'in bilmediği ise Ulusal Güvenlik Ajansı'na bağlı deneyimli ve eski bir ajan olan Augutus Gibbons tarafından izlendiğidir.Ajan Gibbons ve Ulusal Güvenlik uzaklarda, Prag'da umutsuz bir durumla karşı karşıyadırlar. Ajansın yeraltındaki gizli ajanı kendilerine Anarşi 99 adı verilen acımasız bir çete tarafından öldürülmüştür. Ve Gibbons'un Prag'a gidecek ve yeraltına inip bu çetenin kurallarına göre oynayarak onların dünyayı yok etmek için yaptığı planları öğrenmesine ve yok etmesini sağlayacak yeni bir ajana ihtiyacı vardır.Ajan Xander Cage, kod adı XXX...