İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 2'si İzlenir çıktı
Max von Sydow, asıl adıyla Carl Adolf von Sydow, 10 Nisan 1929 tarihinde Lund, İsveç'te dünyaya gelmiştir. Etnoloji profesörü bir baba ve barones bir annenin oğlu olarak varlıklı ve entelektüel bir ailede büyüyen von Sydow, lise yıllarında tiyatroya ilgi duymaya başladı. Stockholm'deki Kraliyet Dramatik Tiyatrosu'nda (Dramaten) eğitim gördü ve burada sahne sanatlarının temellerini öğrenirken aynı zamanda sinemaya ilk adımlarını attı. Kariyerinin seyrini değiştiren ve onu dünya çapında bir sinema ikonuna dönüştüren olay, efsanevi yönetmen Ingmar Bergman ile tanışması oldu. İkili, sinema tarihinin en verimli yönetmen-oyuncu ortaklıklarından birine imza attı. Bergman'ın başyapıtı "Yedinci Mühür" (The Seventh Seal) (1957) filminde Ölüm ile satranç oynayan şövalye Antonius Block rolü, von Sydow'un uluslararası alanda tanınmasını sağladı. Bergman ile "Yaban Çilekleri" (Wild Strawberries) (1957), "Gençlik Çeşmesi" (The Virgin Spring) (1960) ve "Aynanın İçinden" (Through a Glass Darkly) (1961) gibi klasikleşmiş filmlerde çalışarak varoluşsal sancıları yansıtan derinlikli karakterlere hayat verdi. Bergman filmlerindeki başarısı, Hollywood'un kapılarını ona açtı. 1965 yapımı "The Greatest Story Ever Told" filminde İsa Peygamber'i canlandırarak Amerikan sinemasına görkemli bir giriş yaptı. Ancak, geniş kitlelerin hafızasına kazınan en ikonik rollerinden biri, William Friedkin'in yönettiği korku klasiği "Şeytan" (The Exorcist) (1973) filmindeki Peder Merrin karakteri oldu. Bu filmdeki yaşlı rahip performansı için makyajla olduğundan çok daha yaşlı gösterildi ve film kült statüsüne erişti. Sydney Pollack'ın "Akbabanın Üç Günü" (Three Days of the Condor) (1975) filmindeki soğukkanlı kiralık katil rolü ve "Flash Gordon" (1980) filmindeki İmparator Ming gibi fantastik karakterlerle oyunculuk yelpazesinin genişliğini kanıtladı. 1987 yapımı Bille August filmi "Pelle Fatih" (Pelle the Conqueror) filmindeki Lassefar rolüyle En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Kariyerinin ilerleyen yıllarında da durmaksızın çalışmaya devam eden usta aktör, Steven Spielberg'ün "Azınlık Raporu" (Minority Report) (2002) ve Martin Scorsese'nin "Zindan Adası" (Shutter Island) (2010) gibi modern klasiklerde yer aldı. 2011 yapımı "Çok Gürültülü ve Çok Yakın" (Extremely Loud & Incredibly Close) filmindeki diyaloğu olmayan rolüyle ikinci kez Oscar'a aday oldu. Kariyerinin son döneminde "Star Wars: Güç Uyanıyor" (2015) ve "Game of Thrones" dizisindeki Üç Gözlü Kuzgun (Three-Eyed Raven) karakteriyle yeni nesil izleyicilerle buluştu. Max von Sydow, 8 Mart 2020 tarihinde Fransa'daki evinde 90 yaşında doğal nedenlerden dolayı hayatını kaybetmiştir.

Amerikan Marşal'ı Teddy Daniels, (DiCaprio) Shutter Island’daki cani delilerin bulunduğu akıl hastanesine geldiğinde, rutin bir soruşturma şeytani bir nitelik kazanır. Soruşturma ilerledikçe, Teddy adaya dair çok daha şaşırtıcı ve çok daha korkutucu gerçeklerle karşılaşır ve bazı yerlerin insanın peşini hiç bırakmadığını öğrenir.

Ünlü bilimkurgu yazarı Philip K. Dick'in bir kısa öyküsünden yönetmen Steven Spielberg tarafından sinemaya uyarlanan film, 2054'te Washington DC'de geçmektedir.Dedektif John Anderton, psişik güçlere sahip kahinler ve bazı teknolojik aygıtlar sayesinde cinayetleri daha işlenmeden önce fark edip suçluları yakalayan özel bir polis biriminin başındadır. Anderton'ın kusursuz işlediğine inandığı sistem, birdenbire tersine döner. Anderton'ın şefi olduğu birim, cinayet suçlamasıyla onun peşine düşer. Avcı artık av olmuştur.

Kylo Ren ve şeytani İlk Düzen, İmparatorluğun küllerinden doğarken Luke Skywalker, galaksinin ona en çok ihtiyaç duyduğu zaman kayıptır. Galakside barışı yeniden sağlamanın tek umudunu aramak için Han Solo ve Chewbacca ile güç birliği yapmak bir çöl hurdacısı olan Rey ve eski stormtrooper Finn'e bağlıdır.

Amerikan Marşal'ı Teddy Daniels, (DiCaprio) Shutter Island’daki cani delilerin bulunduğu akıl hastanesine geldiğinde, rutin bir soruşturma şeytani bir nitelik kazanır. Soruşturma ilerledikçe, Teddy adaya dair çok daha şaşırtıcı ve çok daha korkutucu gerçeklerle karşılaşır ve bazı yerlerin insanın peşini hiç bırakmadığını öğrenir.

Dedektif Carter ve Müfettiş Lee, bu sefer pek de alışkın olmadıkları bir yerde Paris sokaklarında suçluların peşinde yeni bir mücadele veriyorlar. Fakat ne diline ne de yaşam tarzına alışkın olmadıkları bu şehirde işleri o kadar da kolay olmayacaktır. Büyük çaplı bir suç örgütünü çökertmek için geldikleri Paris'te, aynı zamanda eski dostları Büyükelçi Han'ın kızı Soo Yung'u da kurtarmak istemektedirler. Ama bu sefer oldukça sıkı bir maceranın içine düşmüşlerdir.

Ünlü bilimkurgu yazarı Philip K. Dick'in bir kısa öyküsünden yönetmen Steven Spielberg tarafından sinemaya uyarlanan film, 2054'te Washington DC'de geçmektedir.Dedektif John Anderton, psişik güçlere sahip kahinler ve bazı teknolojik aygıtlar sayesinde cinayetleri daha işlenmeden önce fark edip suçluları yakalayan özel bir polis biriminin başındadır. Anderton'ın kusursuz işlediğine inandığı sistem, birdenbire tersine döner. Anderton'ın şefi olduğu birim, cinayet suçlamasıyla onun peşine düşer. Avcı artık av olmuştur.

1965 yapımı James Bond filmi Thunderball'un bir yeniden yapımı olan Asla Asla Deme, Bond rolünün ilk ve belki de en iyi aktörü olan Sean Connery'i bir kez daha tehlikeli görevlere sokuyor.Ölümcül SPECTRE organizasyonu, bu kez dünayı yoketmekle tehdit etmektedir. Örgütün 2 numaralı adamı olan Maximilian Largo, 2 nükleer başlıklı füze ele geçirmiştir ve 1 numara Blofeld, NATO'yu, füzeleri büyük şehirlerde patlatmakla tehdit etmektedir.İngiliz Gizli Servisi, SPECTRE konusunda en tecrübeli ajanları olan 007'i tehlikeyi engellemekle görevlendirir. Bond ve Largo arasında nefes kesici bir savaş başlar.

Henüz küçükken ailesi Thulsa Doom tarafından bir baskında acımasızca öldürülen Conan gönderildiği köle kampında yıllarca intikam ateşiyle çalışır. Bu arada ustasından dövüş sanatlarını öğrenir ve onun becerilerini para kazanmak için dövüş oyunlarında kullanır. Bir kez özgürlüğünü kazandıktan sonra ailesinin vahşice öldürülüşünün intikamını almak için Thulsa Doom'a ulaşmaya çalışır ve yolda rastladığı cesur bir kişide ona destek verir.

The Exorcist'in devamı olarak çekilen bir film. Filmin konusu daha çok ilk filmde Peder Merrin ile şeytanın karşı karşıya kaldığı sahnede Merrin'in neden ve nasıl öldüğü üzerine kurulmuş. Bu olayın peşinde olan rahip Philip Lamont, bir zamanlar şeytan tarafından ruhu hapsedilmiş olan Regan Macneil'i bulur ve olaylar gelişir.

Bu caddede, bu evde küçük kıza alışılmadık şeyler oluyor. Son çare olarak onu kurtarması için bir adam çağrıldı. Bu adam şeytan çıkarıcıydı. William Peter Blatty'nin 1971'de yazdığı romana dayanarak üç değişik senaryoyla çekilen Exorcist tek bir sona çıkmaktaydı. Geçici olarak Washington D.C.'de bulunan bir kadın oyuncu, 12 yaşındaki kızının davranışlarında ve görünüşünde dramatik ve tehlikeli değişiklikler farkeder. Bu sırada Georgetown Üniversitesi'nde genç bir rahip, annesinin ölümcül hastalığı ile uğraşırken inancından şüphe duymaya başlamıştır. Ve finalde, genç rahip eski şeytani düşmanıyla yüzleşme zamanının geldiğini farkeder...