İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

18 Haziran 1958’de Elbistan'ın Sevdilli köyünde doğdu. Babası Adana'nın Fatmakuyu köyünden Nesimi Çimen, annesi Dersim'in Karabali aşiretinden Dilber Hanım'dır. Çiftin tek çocuğudur. Çocukluğunda Adana'nın Kadirli ilçesine yerleşen ve kalaycılık, ırgatlık ve tarımla uğraşan babasına yardım etti. Babasının fabrika işçisi olarak İstanbul'a gitmesinin ardından tüm ailesi İstanbul'a taşındı. Bağlama çalıp Alevi deyişleri söyleyen babası Nesim Çimen Türkiye İşçi Partisi'ne girdi ve bir halk ozanı olarak tanındı. 68 kuşağının önde gelen isimleri ve Can Yücel, Yılmaz Güney, Abidin Dino, Fakir Baykurt, İlhan Selçuk gibi edebiyatçı ve sanatçıların olduğu bir çevrede büyüdü. İlkokulu bitirdikten sonra İstanbul Devlet Konservatuarı'nın keman bölümüne girdi. Dört yıl keman eğitiminin ardından aynı okulun bale bölümüne geçti. Bu bölümden 1980-1981 döneminde mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde bale sanatçısı olarak görev aldı; pek çok klasik eserde rol aldı. Bir yandan da müzikle ilgilenen sanatçı, babasıyla köylerde derleme çalışmalarına katıldı, pek çok albümde bağlama çaldı. 1982 yılında Türk halk müziği ses sanatçısı Yasemin Göksu ile evlendi. Bu evlilikten oğlu piyanist Evrim Saki (d. 1983) dünyaya geldi. Çift, 1997'de boşandı. 1993 yılında Sivas Katliamı'nda babası Nesimi Çimen öldürüldü. Çimen film, dizi, belgesel müzikleri ve Türk halk müziği albümleri ile tanınmasının yanında bir çok dizi ve filmde de oyunculuk yapmıştır.

Osmanlı Padişahı’nın iki kahramanı Vahşi Batıya göndermesini konu alan filmde ’ Vahşi Batı ’ nasıl ’Yahşi Batı ’ olur hep birlikte izleyip göreceğiz.

Yıl 1896. Osmanlı Balkanlardaki hakimiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Kahramanımız Sütçü Ramiz Makedonya bölgesinde Manastır şehrine yakın bir köyde evlilik çağındaki üç kızı ve karısıyla birlikte yaşan fakir bir Türk köylüsüdür. Ramiz ve ailesinin ekseninde gelişen olaylar fonda Balkanlardan çekilmekte olan cihan imparatorluğunun o yıllarına da bir ayna da tutmayı hedeflemektedir.

Özgür bir insan nasıl yaşayacağını hiç düşünmez; çünkü nasıl yaşanmayacağını zaten bilir. Gerisi hikayedir. Asi ruhlu bir mahalle delikanlısıdır Şevkat. Adaletsizliğe, haksızlığa ve ayırımcılığa zerre tahammülü yoktur. En büyük sorunu da öfke kontrolüdür. Bu sorundan ötürü sıradışıdır, sevimlidir ve mahallenin afili kahramanıdır. Şevkat harbidir, samimidir, sözünün eri, öfkesinin esiridir. Ancak yüreği pamuk kadar yumuşaktır ve hayatı hep pamuk ipliğindedir. Halden anlar, hatır sayar, zorda kalana yardım elini uzatır. Velhasılı, nesli tükenmiş bir mahalle delikanlısıdır o. Şevkat’in hatırını asla kıramayacağı Cevdet Bey bir gün ondan bir ricada bulunur. Ama ne ricadır bu! Bu ricadır zaten hikayemizi başlatan; Şevkat’i hayatının en zor sınavına atan. Cevdet Bey, Paris’ten dönen kızı Esin’i Şevkat’e emanet eder. Mertliğine güvenir , göz kulak ol, sahip çık kızıma der; mahallesine gönderir. Şevkat Yerimdar bu! Emanetse baş üstündedir, dünya yıkılsa halel getirmez üstüne. Gel gör ki bu emanet başkadır; güzeller güzeli bir kızdır. Adı Esin’dir, Şevkat’in hayatına belalı ama tatlı bir esin gibi gelmiştir işte. Şevkat’e emanet edilen Esin mahalleye adım attığı gün aklını kaçırır ve dünyadan kopar. Şevkat’i bir telaştır alır. Emanete sahip çıkmak ve Esin’in aklına başına getirmek için akla karayı seçer. Derken aklı başına gelir Esin’in . Ne var ki, Esin kendine geldiğinde bambaşka biridir. Şevkat’e kök söktürür, onu çileden çıkarır. Buna rağmen Şevkat verdiği sözden dönmez. Hem Esin’e göz kulak olmak hem de ona katlanmak zorundadır çünkü. Esin ne yapar ne eder, iki yakası bir araya gelmeyen Şevkat’in iki ayağını bir pabuca sokmayı başarır. İki arızalı karakter arasında akıllara zarar bir ilişki kurulur ve yaşadıkları mahallenin altını üstüne getirirler. Garip, zor, belalı bir aşk hikayesi doğar derken… Bu aşkın doğuşu içindir zaten bütün olaylar…

Profesyonel boksör olma yaşı geçmiş, heyecanı geçmemiş Ferit Kamacı yerine taksiye çıktığı ağbisine arabayı bir geceliğine devreder ve bu sayede herkesten gizli, varoşlardaki gece kulübü Rita’nın açılışında ringe çıkar. Boksa ev sahipliği eden gece kulübünün sahibi orta yaşlı İlyas Kargı; gönlünü kaptırdığı genç garson kıza hissettiği aşk bir yandan, rahmetli karısının emaneti oğluyla bir türlü kuramadığı aile bağı öteki; büyük bir bunalımın eşiğindedir. Her şeyin üstüne bir de ringdeki amatör boksör Ferit Kamacı’nın profesyonel rakibini nakavt edişi gelince İlyas iyice dağılır ve kreşendo aksaklıklar nihayetinde Ferit’in abisi Ali’yi öldürür.

Milletvekili adayı Cemil Yıldırım, sevgilisi Gözde ile birlikte hafta sonu kaçamağı yapmak için Bodrum uçağındaki yerlerini almışlardır. Küçük bir kaçamak diye başlayan hafta sonu tatili çok eğlenceli bir yolculuğa dönüşecektir. İkili ve uçaktaki diğer yolcular kendilerini bekleyen sürprizlerden habersizdir. Bakalım bu kahkaha dolu yolculukta neler olacak?

Tinne Köyü’nün muhtarı Yusuf Ağa, resmi olarak kaydı bulunmayan köyünü tanıtmak için devlet büyüklerine mektuplar yazmaktadır. Oğlu İbrahim’i de sırf bu amaç uğruna, okuyup büyüsün diye bir fakülte avlusuna bırakmıştır. Papaz Hana, İbrahim’i nüfusuna geçirmiş ve ona sahip çıkmıştır. İbrahim 30 yaşına geldiğinde Amerikalı aşkı Jessica’yla birlikte köye dönmüştür. Tinne köyü Kürt genci İbrahim ve Amerikalı Jessica’nın vatanı olabilecek midir?

Osmanlı Padişahı’nın iki kahramanı Vahşi Batıya göndermesini konu alan filmde ’ Vahşi Batı ’ nasıl ’Yahşi Batı ’ olur hep birlikte izleyip göreceğiz.

Doğduğu toprakların ona biçtiği kadere meydan okuyarak başarılı bir cerrah olan Serhat, sevdiği kadın Melek’le ailesinden gizlice evlenir. Ancak kısa süre sonra, Urfa’ya dönmek zorunda kalır ve yöredeki iki köklü aile arasındaki kan davası nedeniyle Yıldız’la da imam nikahı kıymaya zorlanır. Bir cerrahken ağaya dönüşen Serhat’ın yalnızca gücü değil, aşkı da büyük bir sınavdan geçecektir. Melek’in konağa gelişiyle birlikte Serhat, iki kadının ailesi ve geçmişlerinden gelen sırlarla yüzleşmek zorunda kalır. Çünkü bu konakta hiç kimse masum değildir. Herkesin sakladığı bir geçmişi, gömdüğü bir sırrı vardır...

Dengeler, Ferit’in hikayesi, tüm renklerin aynı hızla kirlendiği ve önceliğin beyaza verildiği bir evreni anlatıyor.

Özgür bir insan nasıl yaşayacağını hiç düşünmez; çünkü nasıl yaşanmayacağını zaten bilir. Gerisi hikayedir. Asi ruhlu bir mahalle delikanlısıdır Şevkat. Adaletsizliğe, haksızlığa ve ayırımcılığa zerre tahammülü yoktur. En büyük sorunu da öfke kontrolüdür. Bu sorundan ötürü sıradışıdır, sevimlidir ve mahallenin afili kahramanıdır. Şevkat harbidir, samimidir, sözünün eri, öfkesinin esiridir. Ancak yüreği pamuk kadar yumuşaktır ve hayatı hep pamuk ipliğindedir. Halden anlar, hatır sayar, zorda kalana yardım elini uzatır. Velhasılı, nesli tükenmiş bir mahalle delikanlısıdır o. Şevkat’in hatırını asla kıramayacağı Cevdet Bey bir gün ondan bir ricada bulunur. Ama ne ricadır bu! Bu ricadır zaten hikayemizi başlatan; Şevkat’i hayatının en zor sınavına atan. Cevdet Bey, Paris’ten dönen kızı Esin’i Şevkat’e emanet eder. Mertliğine güvenir , göz kulak ol, sahip çık kızıma der; mahallesine gönderir. Şevkat Yerimdar bu! Emanetse baş üstündedir, dünya yıkılsa halel getirmez üstüne. Gel gör ki bu emanet başkadır; güzeller güzeli bir kızdır. Adı Esin’dir, Şevkat’in hayatına belalı ama tatlı bir esin gibi gelmiştir işte. Şevkat’e emanet edilen Esin mahalleye adım attığı gün aklını kaçırır ve dünyadan kopar. Şevkat’i bir telaştır alır. Emanete sahip çıkmak ve Esin’in aklına başına getirmek için akla karayı seçer. Derken aklı başına gelir Esin’in . Ne var ki, Esin kendine geldiğinde bambaşka biridir. Şevkat’e kök söktürür, onu çileden çıkarır. Buna rağmen Şevkat verdiği sözden dönmez. Hem Esin’e göz kulak olmak hem de ona katlanmak zorundadır çünkü. Esin ne yapar ne eder, iki yakası bir araya gelmeyen Şevkat’in iki ayağını bir pabuca sokmayı başarır. İki arızalı karakter arasında akıllara zarar bir ilişki kurulur ve yaşadıkları mahallenin altını üstüne getirirler. Garip, zor, belalı bir aşk hikayesi doğar derken… Bu aşkın doğuşu içindir zaten bütün olaylar…

Yıl 1896. Osmanlı Balkanlardaki hakimiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Kahramanımız Sütçü Ramiz Makedonya bölgesinde Manastır şehrine yakın bir köyde evlilik çağındaki üç kızı ve karısıyla birlikte yaşan fakir bir Türk köylüsüdür. Ramiz ve ailesinin ekseninde gelişen olaylar fonda Balkanlardan çekilmekte olan cihan imparatorluğunun o yıllarına da bir ayna da tutmayı hedeflemektedir.

Türkiye Müzik Ödülleri (1995'ten 2009'a kadar Kral TV Video Müzik Ödülleri ve 2009'dan 2013'e kadar Kral Müzik Ödülleri adıyla), her yıl Doğuş Yayın Grubu tarafından düzenlenen, Kral TV'de yayınlanan ve internet ortamında da canlı izleme imkânı bulunan müzik ödülleri törenidir. Uzan döneminde de Star TV ile ortak yayınla yayınlanan ödüller 2012'de düzenlenen törenle birlikte Kral Pop TV ve Star TV ile ortak yayınla yayınlanmaya başlamıştır.