İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Fırat Bulut, İstanbul Adliyesi'nde görevli bir cumhuriyet savcısıdır. Başarılı bir savcı olan Fırat, eşi Zeynep ve beş yaşındaki kızı Nazlı'yla mutlu bir hayat yaşar. Ancak bir gün uyandığında son dört ayda olanları hiçbir şekilde hatırlamadan kendisini cezaevinde bulur. En son anısı, kızının doğum gününü kutladığı gecedir. Şok ve dehşet içinde, karısını ve kızını öldürmekle suçlandığını fark eder. İkinci duruşması yaklaşmaktadır ve müebbet cezasına çarptırılmıştır. Karısını ve kızını gerçekten öldürmüş müdür? Cumhuriyet savcısı Fırat Bulut’un hapsedilmesinden önce araştırdığı en son dava, ülkenin en önce gelen ailelerinden olan Yesarilerin halefleri olan ikiz kardeşlerden, Barış Yesari'nin davasıdır. Barış Yesari'nin evinde bir genç kız öldürülmüştür. Hafızası geçici olarak mı yoksa sonsuza dek mi kaybolmuştur teşhis konulamayan Fırat Bulut, masumiyetini kanıtlamak için hem hatırlamak, hem hayatta kalmak hem de cezaevinden kaçmak zorundadır.

Yer Bosna Hersek... Tarih 6 Nisan 1992... Bosna Savaşı... Aslında, tarihler 14 Eylül 1995'i gösterene dek sürmüş, acımasız bir katliam! 3 seneyi aşkın süren savaşta; yaklaşık 200 bin insanın öldüğü, iki milyon kadarının da yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığı Bosna Savaşı'nın yarattığı aile dramları...

Nazlı ve Yusuf'un düğün gecesinde yaşanan olay, keyifle döşedikleri ve mutlu mesut yaşamayı hayal ettikleri evlerinde, eşyalarının üstünü beyaz patiskalar ile örterek, alyanslarını parmaklarından çıkartmalarına sebep olmuştur.

Çiçero, 2. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren ve Almanya'nın bozguna uğramasında etkin payı olan casus Çiçero'nun savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını konu ediyor. İlyas Bazna, 2. Dünya Savaşı sırasında Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nde uşak olarak çalışmaktadır. İçeriden birçok bilgiye ulaşabilen Bazna, Almanlar için casusluk yapmaya başlar ve kendisine “Çiçero” kod adı verilir. İlyas Bazna savaşın seyrini değiştirmesine rağmen T4 uygulamasıyla engellilerin gaz odalarına gitmelerine, iğneyle uyutulmalarına engel olamaz. İlyas Bazna’nın savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını beyaz perdeye yansıtacak olan filmin yönetmen koltuğunda Serdar Akar oturuyor.

Haşmet (Güven Kıraç); zengin, evli ve altı çocuk babası bir işadamıdır. Sonradan gelen zenginlikle, zor geçen gençlik yıllarının acısını çıkartırcasına çapkınlık yapmak peşindedir. Aslında eşine ve çocuklarına çok düşkündür. Yine bir çapkınlık organizasyonu sırasında, kent dışındaki bir otele ismini değiştirerek giriş yapar ve öyle bir tesadüfle karşılaşır ki, olayların içinden çıkması artık çok zordur. Resepsiyon görevlisi (Lemi Filozof) Haşmet’i tanır ve karısı Cavidan’a (Dolunay Soysert), otelde bir kadınla (Asuman Dabak) birlikte olduğunu ispiyonlar. Bunun üzerine Cavidan, altı çocuğunu da yanına alarak otele gelir. Haşmet, Cavidan’ı ve çocuklarını otelde görünce, kahkahanın ve romantizmin iç içe girdiği müthiş hareketli ve komik olaylar cereyan etmeye başlar. Acemi çapkın Haşmet’ten intikam almaya çalışan Cavidan, çocuklardan birinin ona ait olmadığını söyleyince, karı kocayı intihara kadar sürükleyen bir öykünün kapısı da aralanmış olur.

“Katledilen hayallerin gerçek hayat hikayeleri” başlığıyla paylaşılan posterde gazete kupürleri yer alıyor ve gerçek olayların manşetleri göze çarpıyor. Bu manşetlerde kadın cinayetleri vurgusu çoğunlukla yer alıyor ve dizinin temelinde bu olayların anlatılması bekleniyor. Dizinin diğer yapımlar gibi bir mini dizi formatında olması ve şimdilik tek sezon yayınlanması planlar arasında.

Fırat Bulut, İstanbul Adliyesi'nde görevli bir cumhuriyet savcısıdır. Başarılı bir savcı olan Fırat, eşi Zeynep ve beş yaşındaki kızı Nazlı'yla mutlu bir hayat yaşar. Ancak bir gün uyandığında son dört ayda olanları hiçbir şekilde hatırlamadan kendisini cezaevinde bulur. En son anısı, kızının doğum gününü kutladığı gecedir. Şok ve dehşet içinde, karısını ve kızını öldürmekle suçlandığını fark eder. İkinci duruşması yaklaşmaktadır ve müebbet cezasına çarptırılmıştır. Karısını ve kızını gerçekten öldürmüş müdür? Cumhuriyet savcısı Fırat Bulut’un hapsedilmesinden önce araştırdığı en son dava, ülkenin en önce gelen ailelerinden olan Yesarilerin halefleri olan ikiz kardeşlerden, Barış Yesari'nin davasıdır. Barış Yesari'nin evinde bir genç kız öldürülmüştür. Hafızası geçici olarak mı yoksa sonsuza dek mi kaybolmuştur teşhis konulamayan Fırat Bulut, masumiyetini kanıtlamak için hem hatırlamak, hem hayatta kalmak hem de cezaevinden kaçmak zorundadır.

Depremde dağılmış bir aile, kendini kaybetmiş, hayata tutunmakta zorlanan bir adam ve aşka kapılarını kapatmış yaralı bir kadının birbirlerinin hayatlarını değiştirmesinin hikayesi...

Salih isimli bir yufkacı eşini kaybettikten sonra üç çocuğuna hem babalık hem annelik hem de “hayat koçluğu” yapmak zorunda kalmıştır. Evinde çocuklarıyla ve kardeşiyle birlikte hayatını sürdürmektedir. Ev halkına daha sonra Ürgüp'ten gelen Ceylan da katılacaktır. Çocuklarının adı Emrecan, Egemen, Ece'dir. Ceylan, 11 yaşında Kapadokya kıyısındaki nehirde boğulmak üzere olan bir çocuğun hayatını kurtarır ve çocuk Ceylan'a 11 yıl sonra onunla evlenmek için Ulus Parkı'nda buluşacaklarına dair söz verir. Ceylan bu çocuğun evin en küçüğü Emrecan olduğunu düşünür ama aslında Emrecan'ın arkadaşı Rüzgar'dır. Rüzgar kendisini Ceylan'a Emrecan diye tanıtmıştır. Emrecan daha sonra Ceylan'a aşık olacak ve evlenme teklif edecektir. Egemen, bir doktor olmuştur. Çalıştığı hastanenin sahibinin kızı Aslı ile evlenir. Ece, özel bir şirkette başkanın yönetici asistanıdır. Şirketin sahibi Hasan Bey'in oğlu Haluk ile ilerleyen bölümlerde bir aşk yaşayacaklardır.

Aziz Keklik Malatya'da çiğ köftecidir, ona bir gün amcasından miras kalır. İstanbul'a şirketin başına geçmemesi için Senem'in babası bir sürü iş çevirir ve yardım için Pamir'i çağırır. Aziz Keklik Senem'e âşık olduğu için Ailesi ile birlikte İstanbul'a yerleşir. Aziz Keklik İstanbul'a geldikten bir süre sonra Babür adlı Avukat ikinci vasiyeti açıklar, bu vasiyette Aziz'in mirası hak etmesi gerektiği, eğer hak edemezse mirasın Aytekin'e kalacağı yazmaktadır. Aziz Keklik de artık kendini işe verir ve Ceyda adlı yönetici asistanını işe alır. Senem Ceyda'ya güvenmemektedir, Aziz Senem ve Ceyda'nın kendisine âşık olduğunu düşünür ve Senem'e her defasında Ceyda'dan bahsetmektedir. Pamir ne yaparsa yapsın Aziz'i yenememektedir, bu yüzden Fransa'dan annesi Zinnur'u çağırır. Senem'in babası Aytekin Pamir'in annesi Zinnur'a âşık olmuştur.

Yetimhanede abisinden ayrı kalarak büyüyen Fikret, adeta intikam için yaşamaktadır. Trakyalı ünlü yağ fabrikasının sahibi Hünkar Gündoğan'ın ilk eşinden olan kızı Feride ile intikam planı dahilinde yakınlaşan Fikret'in planları umduğu gibi gitmez. İntikam almak isterken, bütün bunlardan habersiz, ideal bir genç kız olan Feride'ye amansızca aşık olan Fikret, ne yapacağını şaşırır.

Nazlı ve Yusuf'un düğün gecesinde yaşanan olay, keyifle döşedikleri ve mutlu mesut yaşamayı hayal ettikleri evlerinde, eşyalarının üstünü beyaz patiskalar ile örterek, alyanslarını parmaklarından çıkartmalarına sebep olmuştur.

Yer Bosna Hersek... Tarih 6 Nisan 1992... Bosna Savaşı... Aslında, tarihler 14 Eylül 1995'i gösterene dek sürmüş, acımasız bir katliam! 3 seneyi aşkın süren savaşta; yaklaşık 200 bin insanın öldüğü, iki milyon kadarının da yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığı Bosna Savaşı'nın yarattığı aile dramları...

Gençlik dizisi olan Arka Sıradakiler'de çete kavgaları, uyuşturucu, haraç alınması konu edilmektedir. Olayların ana mekânı; yıllardır üniversiteye bir tek öğrenci bile gönderememiş, unutulmuş bir lisedir. Büyük Zafer Lisesi adlı lisenin öğrencileri ve okula yeni gelen idealist bir öğretmenin bu öğrencileri doğru yola sokma mücadelesini anlatmaktadır.
Görsel yokAB’ye uyum yasalarını birer birer çıkarıp ciddi aşamalar kaydeden Türkiye’de, sıra sokaktaki insanın sınavındadır. Bu nedenle AB yetkilileri, çıkarılan yasaların hangi ölçülerde uygulandığını tespit için 15 örnek aile seçer. Bunlardan biri de Çekirdek Ailesi’dir. Alman denetçi Bayan Adelhayt Hildegart (Seray Sever), belirli aralıklarla Brüksel’e rapor vermek üzere Çekirdekler’in yanına yerleşir.

Ankaralı Gökhan Sırım, Trabzonlu Cemal Hekimoğlu, İstanbullu Rıdvan Sarı. İzmirli Fikri Zihni Parlak, Sivaslı Mehmet Karatren, Konyalı Şemsi Güneş, Mersinli Tansel Teneke, Rizeli İdris Fındıkoğlu... Her biri silah altında TSK mensubu ve 56. Piyade Er Eğitim Alayı’nda bir araya gelen askerler. Her biri Türkiye'nin farklı yerlerinden, ama aynı vatani görev için bir araya gelen bu insanlar askerlikleri boyunca hasret, arkadaşlık, vatan gibi kavramları yeni baştan öğreniyorlar.

Barış, kendi halinde ve mutsuz bir çocuktur. Cinler diyarından Barış'ı mutlu etmesi ve işlerine yardımcı olması için Cino adlı bir cin dünyaya gönderilir. Cino, komik, sakar ve bir o kadar da tembel bir cindir. Tek amacı Barış'ı mutlu ederek Cin Okulu'ndan mezun olmaktır. Bunun için Cinler ülkesi ve Dünya arasında mekik dokuyacaktır.

Dergi editörlüğü yapan Yonca'nın hayatı bir gün karşısına yıllardır görmediği ikiz kardeşi Gonca'nın çıkmasıyla değişir. Gonca bir anda İstanbul'a gelir ve Yonca'yı bulur. Başlarda Yonca bunu kabullenmese de ikiz kardeşini evine davet eder ve birlikte yaşamaya başlarlar.

Mazhar ile Ruhsar daha yeni evlenir; ama evlililklerinin daha ilk günlerinde Ruhsar amansız bir hastalığa yakalanır ve ne yazık ki ölür; ama her şey öldüğü zaman başlayacaktır. Ruhsar artık bir ruh olmuş ve sadece yağmur yağdığında Mazhar'ın yanına gelebilmektedir. Ama Ruhsar ruh olduğu için onu bir tek Mazhar görebilir. Bu arada Mazhar'ın kurnaz annesi Menkıbe, Ruhsar'ı hiç sevmediğinden Mazhar'a bir eş aramaya başlamıştır. O günlerde Mazhar'ın kankası Müfit, hep yanında olmuştur ve Mazhar'ın kız kardeşi Firdevs, Müfit'e çılgınlar gibi aşıktır. Fakat Müfit, ilk başlarda nefret ediyordur. Tabi bu olayı Mazhar'a söyleyemezler. Mazhar sürekli Reyhan adındaki yarımakıllı bir kız ile evlendirilmeye çalışılır. Apartmanın Muhteşem adında bir de bakkalı bulunmaktadır. Mazhar, Generation Ajans adındaki bir reklam şirketinde çalışmaktadır. Ajansın patronu ise Önder Bey'dir. Önder Bey, devrimcidir ve siyasi görüşlerini ajansta her zaman belli eder. Ruhsar öldükten sonra öbür dünyaya gider ve Gözüm Abla adında ölülerin Türkiye sorumlusu olan bir kadın ile karşılaşır. Gözüm, vefat eden Türkleri cennet ve cehennemden birine göndermektedir. Dizi 29 Aralık 2001 Cumartesi günü sona ermiştir. Ayrıca dizi 1999'daki Marmara Depremi nedeniyle sık sık ara vermiştir.