İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

6 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Melike İpek Yalova, 29 Nisan 1984 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Eski Devlet Bakanlarından Yüksel Yalova'nın kızıdır. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nün ardından Roma La Sapienza Üniversitesi’nde Uluslararası Politikalar ve Kriz Yönetimi eğitimi alan Yalova, Muhteşem Yüzyıl dizisinde "Kastilya Prensesi Isabella" olarak oyunculuk yaptı. 2019 yılından bu yana oyunculuk kariyerine Bir Zamanlar Çukurova dizisinde Müjgan Hekimoğlu/Akkaya karakterini canlandırarak devam etti. 20 Mayıs 2021'de yayınlanan 97. bölümde diziden ayrıldı. Günümüzde ise Mahkum adlı dizide rol almaktadır.

Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Genç yaşta yeraltı dünyasında yükselen, adaletli ve cesur bir kabadayı olan Ali Reşat Marnalı, İstanbul'un eski kabadayı geleneğini sürdürmektedir. Marnalı'nın hayatı, bir mafya grubunun kendisine kurduğu tuzakla altüst olur.

Fırat Bulut, İstanbul Adliyesi'nde görevli bir cumhuriyet savcısıdır. Başarılı bir savcı olan Fırat, eşi Zeynep ve beş yaşındaki kızı Nazlı'yla mutlu bir hayat yaşar. Ancak bir gün uyandığında son dört ayda olanları hiçbir şekilde hatırlamadan kendisini cezaevinde bulur. En son anısı, kızının doğum gününü kutladığı gecedir. Şok ve dehşet içinde, karısını ve kızını öldürmekle suçlandığını fark eder. İkinci duruşması yaklaşmaktadır ve müebbet cezasına çarptırılmıştır. Karısını ve kızını gerçekten öldürmüş müdür? Cumhuriyet savcısı Fırat Bulut’un hapsedilmesinden önce araştırdığı en son dava, ülkenin en önce gelen ailelerinden olan Yesarilerin halefleri olan ikiz kardeşlerden, Barış Yesari'nin davasıdır. Barış Yesari'nin evinde bir genç kız öldürülmüştür. Hafızası geçici olarak mı yoksa sonsuza dek mi kaybolmuştur teşhis konulamayan Fırat Bulut, masumiyetini kanıtlamak için hem hatırlamak, hem hayatta kalmak hem de cezaevinden kaçmak zorundadır.

Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.

Adana’nın yoksul mahallelerinden birinde yaşayan Cemal, garsonluk yaparak tüm ailesine bakmaya çalışmaktadır. Hep bir çıkış yolu arayan Cemal’in çaresizliği ağır hasta babasının ölümüyle daha da büyümüştür. Bu acı olayın hayatını kökünden değiştireceğinin ise henüz farkında değildir. Babası son nefesini vermeden önce Cemal’e İstanbul’da zengin bir amcası olduğunu söylemiştir. Varlıklı bir akrabası olduğunu öğrenmek sefalet içinde büyüyen Cemal’i derinden sarsar. Ülkenin sayılı iş adamlarından olan amcası Sami Gökdemir’in ortaya çıkıp, yeğenine sahip oldukları zenginlikten pay vaat etmesiyle Cemal’in aklı iyice karışır. Annesi Hülya, yılların verdiği husumet ve geçmişin kapanmayan yaraları nedeniyle oğlunu Sami’den ve çevresinden uzak tutmak ister. Ancak Cemal’in yaşamı çoktan geri dönülmez bir yola girmiştir. Annesinin tüm engel olma çabalarına rağmen kaderinden kaçamayan Cemal, amcasının teklifini kabul etmeye mecbur kalacaktır. İstanbul’da yepyeni bir dünyaya adım atan Cemal, Gökdemir ailesine kendini kabul ettirmeye çabalarken kuzeniyle nişanlı olan Suna’ya âşık olmaktan da kendini alıkoyamayacak ve kendini bambaşka hayallere kaptıracaktır. Ne var ki peşini bırakmayan günahları onun umutlarını kısa sürede paramparça etmeye yetecektir. Cemal’in önünde artık sonu belirsiz, çetin bir yolculuk başlamıştır.

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Bazıları kahraman doğar, bazıları sonradan kahraman olur. Mahir her ikisi de... 1970'lerde Beyazıt'ta mutlu bir aile… Bir nişan günü her şey değişti. İşlemediği bir cinayet yüzünden Kara ailesinin babası, Nazif idam hükmü aldı. Mahir o gün vazgeçti kendinden, hayatından, sevdalarından, yarınlarından. Tek yolu vardı artık. Gerçek katili bulup, adaleti sağlamak ve babasını darağacından kurtarmak. Darağacına giden bu yolda önünde bir de imkansız bir aşk var.