İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

19 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Melisa Sözen 6 Temmuz 1985’te İstanbul’da doğdu. 15 yaşında başladığı profesyonel oyunculuk kariyerinde her biri Türk televizyonlarında büyük ses getiren “Çemberimde Gül Oya”, “Bıçak Sırtı”, “Bir Bulut Olsam”, “Muhteşem Yüzyıl” ve “Şubat”ın da aralarında olduğu çok sayıda TV dizisinde rol aldı. Türkiye’nin en önemli yönetmenleriyle çalıştığı “Av Mevsimi”, “Bir Varmış Bir Yokmuş”, “Cenneti Beklerken” filmlerinin ardından 2014 yılında Nuri Bilge Ceylan’ın Altın Palmiye kazanan “Kış Uykusu” filmiyle uluslararası ilgi ve takdir kazandı. 2017’de Canal +’te yayınlanan Eric Rochant imzalı “Le Bureau des Legendes” dizisinin 3. sezonunda 8 bölüm rol alan Sözen, 2019 yılına Fransız komedyen Franck Gastambide ile başrolü paylaştığı “Damien veut changer le monde” ile girdi. 2015 yılında hem “Kalp Düğümü” oyunuyla Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin, hem de “Kış Uykusu” ile Sinema Yazarları Derneği’nin en iyi kadın oyuncu ödüllerini aynı yıl alarak büyük bir başarıya imza atan Melisa Sözen, son yıllarda Guanajuato Uluslararası Film Festivali (Meksika, 2015), İstanbul Uluslararası Film Festivali (Türkiye, 2016), Saraybosna Film Festivali (Bosna Hersek, 2017) ve Cannes Series (Fransa, 2018) gibi pek çok uluslararası festivalde jüri üyeliği de yaptı. Sözen İngilizce ve Fransızca biliyor.

Dizide, genç ve hırslı dedektif Kemal ile tecrübeli ortağı Settar, İstanbul’da işlenen gizemli bir seri cinayet vakasının peşine düşüyor. Hem kişisel hayatları hem de olaylara yaklaşımlarıyla birbirine tamamen zıt bu ikiliye, bir üniversitede öğretim görevlisi olan Yaşar da katılıyor. Ekip, cinayetleri çözmeye çalışırken buldukları her delille yüzyıllar boyu saklı kalan bir sır perdesini de aralıyor. Bu sır açığa çıkmaya yaklaştıkça, her bir karakterin geçmişinin hayaletleri de ortaya çıkmaya başlıyor.

Yurdanur Eroğlu'nun gençlik hikâyesi 1970'lerdeki üniversite öğrenci olaylarıyla başlar. Sağ ve sol fraksiyonlara uzak bir arkadaş çevresinden gelen Yurdanur, olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en yakın arkadaşını kaybeder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım eli Mehmet Eroğlu'nundur. Mehmet örgüt üyesi solcu bir gençtir ve bu genç adam hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Yurdanur'un eşi ve Feriha'nın babası olacaktır. Bu iki genç dönemin siyasi olayları fonunda karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, Yurdanur'un siyasal yelpazenin sağında olan babası Dinçer Bey ve annesi Sema karşılarına çıkan bir engel olacaktır.

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

İki çocuklu Dilek, kocasından ayrı yaşar ama hâlâ boşanmamıştır. Para kazanmak için bir arkadaşının tavsiyesiyle korsan taksi şoförlüğü yapmaya başlar. Bir gün arabasına daha önce hiç korsan taksiye binmemiş bir müşteri biner ve hayatı değişir.

Küçük bir kasabadan İstanbul'a okumaya gelen Zehra, annesinin eski bir arkadaşının yanına taşınır. Büyük şehre uyum sağlamaya çalışırken Zehra'nın benliği ve inancı sınanacaktır.

Bir anne ve küçük kızı Bambi, hayatlarını sürekli birilerinden kaçarak sürdürür. Lüks otellerde yaşayan anne ve kız, arkalarında sadece cesetlerden izler bırakarak yollarına devam eder. Ancak bir süre sonra lüks oteller yerini motele bırakır ve böylece peri masalının söz verildiği gibi olmayacağı ortaya çıkar.

Dizide, genç ve hırslı dedektif Kemal ile tecrübeli ortağı Settar, İstanbul’da işlenen gizemli bir seri cinayet vakasının peşine düşüyor. Hem kişisel hayatları hem de olaylara yaklaşımlarıyla birbirine tamamen zıt bu ikiliye, bir üniversitede öğretim görevlisi olan Yaşar da katılıyor. Ekip, cinayetleri çözmeye çalışırken buldukları her delille yüzyıllar boyu saklı kalan bir sır perdesini de aralıyor. Bu sır açığa çıkmaya yaklaştıkça, her bir karakterin geçmişinin hayaletleri de ortaya çıkmaya başlıyor.

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Hikaye Ozan’ın (Kadir Doğulu) geçmişinde Ferruh’un (Mustafa Uğurlu) işlediği bir cinayeti sevgilisi Yeşim’e (Melisa Sözen) zarar gelmemesi adına üstlenmesi ile başlar. İşlemediği bu suçu üstlenmesi Ozan ve Yeşim’i farklı geleceklere sürüklerken Ozan bir kızı olduğundan habersiz yıllar geçirir. Yeşim, Zeyno’ya yapılacak ilik tedavisi için yıllar sonra Ozan’ın karşısına çıkar. Hayat ile ilgili en ufak bir beklentisi olmayan Ozan’ın hayatına Zeyno bir ışık demeti olarak düşer. Zeyno’nun hayatı Ozan’ın ellerindedir, ilik nakli için yaralanmaması gerekmektedir. Kızına ilik nakli yapabileceğini öğrendiği gün ise Ozan kendini yine işlemediği bir cinayetin faili olarak bulur. Fakat bu sefer kendisini feda edemeyeceği bir sebebi vardır...Kızı Zeyno.

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Sait, Nazım, Turgut, Orhan ve Aziz… Beş kardeşten oluşan bu aile, eski bir mahallede, dededen kalma ahşap bir konakta birlikte yaşamaktadırlar. Kardeşlerin en büyüğü Sait, depremde anne ve babalarını kaybettiklerinden beri ailenin babası gibidir. Tüm kardeşleri, her türlü zorluğa rağmen bir arada tutmayı başarmıştır. Duygusal gazeteci Nazım, mahallenin imamı Turgut, şarkıcılık hayalleri kuran bodyguard Orhan ile at yarışı tutkunu havai Aziz; hepsi Sait'in çocuğu gibidirler ve birbirlerinden ayrı bir yaşam sürmeyi hayal bile etmemektedirler. Ta ki Sait bir gün kardeşlerine, evleneceğini açıklayana kadar…

Mardin ve yöresini en büyük aşireti olan Derikfan aşiretinin ağası Cano'nun başı annesiyle derttedir. Annesi Sidar aşirete varis olacak bir torun istemektedir. Ancak bu hayali hiçbir zaman gerçekleşmeyecek gibi durmaktadır. Çünkü, Cano'nun imam nikahlı karısı Rukiye'yi sevmemektedir. Cano'dan umudu kesen Sidar bir gece ani bir karar ile İstanbul'da yaşayan oğlu Fırat'ın yanına yola çıkar. Ancak, Sidar'ın Fırat hakkında bilmediği bazı gerçekler vardır. Öte yandan Mardin'de, Cano çocuğu olmadığı için hakkında çıkan dedikodularla başa çıkamaz hale gelmiştir. O da çareyi İstanbul'a kardeşinin yanına gitmekte bulur. Çok korktuğu uçak yolculuğu sırasında ise hayatının aşkı olacak Lal ile tanışacak ancak Cano'nun sakarlıkları yüzünden bu tanışma Lal için olumlu olmayacaktır. Mardin'den İstanbul'a gelen Derikfan ailesini birçok sürpriz beklemektedir.

Leyla ile Mecnun'un yapımcılarından bir fantastik drama. Hikayesini Güzel ve Çirkin'den esinlenen dizi, İstanbul'un dehlizlerinde yaşayan bir adam ve yerin üstündeki güzel bir kadının hikayesini anlatacak. Televizyonda sunuculuk yapan Yağmur'u, ekranda ilk gördüğü andan itibaren özel bir ilgi ile takip eden Şubat, Haberler dediği bu genç kadının hayatına girer ve şimdiye kadar hayatlarında onları biraraya getirebilecek birçok şeyin yaşandığını farkederler. Şubat her geçen gün Haberler'e biraz daha bağlanırken, Yağmur yıllar önce öldürülen babasının katilini bulma peşindedir..

İstanbul Atatürk Havalimanı'na inen uçak, çok beklenen, çok özlenen bir yolcu getirir. Yolcunun adı Murat'tır. Kimine göre Murat bir oğul, kardeş, yeğen, dayı, kimine göre kuzendir... Bir başkasına göreyse eski sevgili… Murat, pilot olarak döner ülkesine. Mesleğini yapmak için heyecanlıdır. Hayat aslında "sen plan program yaparken başına gelen şeydir." Bu kural Murat için de geçerli olur. Bir anda kendini pilotluk yerine, ailenin balıkçı teknesinde reis olarak bulur. Bir başka şehirde, bir başka insanın, Ayşe'nin hayatı da tıpkı Murat gibi bir gece içinde değişir. Mutlu bir hayatı olduğunu sanırken bir anda kendini tek ve yapayalnız buluverir. Başka bir şehir, başka bir hayat onun için de kaçınılmaz görünmektedir.

Yaşanmış hayat hikayelerini televiyon ekranına taşımayı amaçlayan Önce Vatan, Hakan Evrensel'in 'Güneydoğu'dan Öyküler' isimli çok satan kitabından uyarlanıyor. Nefes: Vatan Sağolsun filminin senaristlerinin elinden çıkan dizide, askeri hemşire Aylin ve askerliğini Şırnak Asker Hastanesi'nde yapan Doktor Oğuz'un yaşadıkları, çatışmalar, yaralı taşıyan ambulanslar bütün gerçekliği ile yansıtılıyor. Sürekli ölümün konuşulduğu bu yerde, hastane görevlilerinin nihai hedefi herkesi hayatta tutmaktır... Diğer yanda terröristlerle mücadele eden Metin Yüzbaşı, birliğindeki askerleri sağsalim evlerine ulaştırmaya çalışır...

Birleşmiş Milletler’in sağlık programlarında uzun bir süredir çalışan Dr. Serdar Batur (Engin Altan Düzyatan), son olarak Güzelyurt adlı mayınlı bölgenin kıyısında yer alan bir sınır kasabasına gelir. Uzmanlık alanı cerrahi olan Dr. Serdar, bir taraftan bölgenin sağlık ocağında doktorluk yaparken, diğer taraftan da Birleşmiş Milletler’in bir görevlisi olarak sivillerden oluşan bir grup gönüllü ile mayınlı sahada çalışmalar yapmaktadır. Güzelyurt adlı bir sınır kasabasında belediye başkanı Aslan Bulut (Ünal Silver) ve ailesi, kendi kurdukları bu düzende yaşarken bir gün kasabaya gelen doktorun olayların içine dahil olmasıyla, var olan düzende değişmeler gerçekleşir.

İşlemediği bir suç yüzünden 10 yıl cezaevinde kalan Ali, Osmanlı hanedanından bir asilzade olmakla gurur duyan Orhan ve evli bir genç kadın olmasına rağmen aşkı henüz tatmamış Nisan’ın kaderini birbirine bağlayan 10 yıllık büyük bir sır...
Görsel yokYavuz, ailesine çok düşkündür. Bir gün yurtdışına yaptığı nakliyat sırasında çalıştığı şirketin kendisini kirli işlerine alet ettiğini anlar ve işten ayrılır. Bunun üzerine şirket tarafından tehdit edilen Yavuz, kendisini bir dizi kötü olayın içinde bulur.

Yurdanur Eroğlu'nun gençlik hikâyesi 1970'lerdeki üniversite öğrenci olaylarıyla başlar. Sağ ve sol fraksiyonlara uzak bir arkadaş çevresinden gelen Yurdanur, olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en yakın arkadaşını kaybeder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım eli Mehmet Eroğlu'nundur. Mehmet örgüt üyesi solcu bir gençtir ve bu genç adam hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Yurdanur'un eşi ve Feriha'nın babası olacaktır. Bu iki genç dönemin siyasi olayları fonunda karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, Yurdanur'un siyasal yelpazenin sağında olan babası Dinçer Bey ve annesi Sema karşılarına çıkan bir engel olacaktır.

Tarcan 50 yaşlarında babadan kalma bir eczacı. Biraz içine kapanık, daha çok bilimle kimya, simya ile ilgileniyor. Üniversitede okurken tanıştığı ilk aşkı tarafından bir doktora tercih edildiği için kadınlardan nefret eder ve onlardan olabildiğince uzak durur. Ancak bu durum 23 yaşındaki Şebnem'i görmesiyle değişir. Duyguları alt üst olan Tarcan, Şebnem'e sırılsıklam aşık olur. Fakat aralarında 20 yaş fark vardır. Tarcan bundan sonraki hayatını aradaki bu yirmi yaşı kapatmaya adar ve babasından kalan formül defterini kullanarak kendini gençleştirmek için deneylere başlar. Ancak kafasındaki hesaplar deneye uymaz ve geliştirdiği iksiri içince Şebnem kendisinden 14 yaş büyük olur. Yani Tarcan, iksiri içince dokuz yaşındaki afacana dönüşür. Tarcan çok büyük bir hata yaptığını anlar ama iş işten geçer. Çünkü Tarcan'ın ne zaman afacan, ne zaman yeniden Tarcan olacağı belli değildir. Bu gizemli dönüşüm hiç beklenmedik anlarda sürpriz bir şekilde ortaya çıkar.
Görsel yok30'lu yaşlarının başında olan Ayten Boralı, geçmişinden kaçarak yeni bir başlangıç yapmak için yeni bir mahalleye taşınır ve taşınması ile birlikte mahallede büyük bir curcuna yaşanır. Komşulara haber salınmış, bütün Boyacıköy sakinleri semtlerine taşınan bu gizemli kadını merakla izlemişlerdir. Yaşadığı büyük acıları geride bırakmak isteyen Ayten, Boyacıköy'de her şeye sıfırdan başlamak için kolları sıvar ancak mahalleli tek başına yaşayan bu güzel kadının nereden geldiğini, kimden kaçtığını merak etmektedir. Kimi zaman aşırıya kaçan bu merak yeni beladan uzak bir hayata başlamak isteyen Ayten'in işini zorlaştırmaktadır. Hakkında hiçbir şey bilmedikleri bu gizemli kadının gelişi başta kapı komşuları 16 yaşındaki Ferhat olmak üzere herkesin hayatını değiştirir. Ayten sırlarla dolu güzelliği ile sadece mahalledeki gençlerin gönlünü fethetmekle kalmaz, ağır abi taksi şoförü Yavuz'un da aklını başından alır.
Görsel yok