İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 filminden 2'si İzlenir çıktı, 20 dizisinden 4'ü İzlenir çıktı
Meral Onuktav Çetinkaya, 5 Mart 1945 yılında Bursa’da doğmuştur. Dostlar Tiyatrosu, Bakırköy Belediye Tiyatroları gibi topluluklarda çalışmıştır. Meral Çetinkaya 1986 yılında Sızı adlı dizi ile ilk dizi deneyimini yaşamış en büyük çıkışını 1989 yılında rol aldığı Bizimkiler dizisinde canlandırdığı Ayla karakteri yapmıştır. Meral Onuktav, Oyuncu Yavuzer Çetinkaya ile 1992 yılında evlendi aynı yıl eşi kalp krizi nedeniyle 1992’de 44 yaşındayken vefat etti.

7 yaşındaki Melek, pavyonda çalışan annesi Şule ve onun zalim sevgilisi Cengiz'le aynı evde yaşamakta ve sistemli olarak dayak ve işkenceye maruz kalmaktadır. Minik kız ne yaşarsa yaşasın minik tavşanı Pamuk'la ve hayal ettiklerini yazdığı defterle mutlu olmaya çalışmakta ve bir gün hayatının tamamen değişeceğine inanarak hayaller kurmaktan hiç vazgeçmemektedir. Yeterince beslenemediği için çok çelimsiz ve bakımsız görünen minik Melek ile Zeynep arasında çok özel bir bağ kurulur. Zeynep aslında turna kuşlarını fotoğraflayan, soğuk duruşlu, duygularını pek belli etmeyen bir fotoğraf sanatçısıdır. Bir üniversiteye proje sunmuş ve onun onaylanmasını beklerken de geçici olarak okulda ücretli öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Kız kardeşleri ve annesi ile 10 yıldır görüşmüyordur. Melek'in son olarak ölüme terk edilmesi Zeynep'in bütün gelecek planlarını değiştirmesine neden olur.

İnci, düşünceleri nedeniyle cezaevine girmiş siyasi bir hükümlüdür. Annesinin cezası nedeniyle hapishanede büyümek zorunda kalan Barış ise kadınlar koğuşunda bütün mahkumların neşe kaynağıdır. Barış ile İnci arasında gelişen özel bağ, duvarlar arasında koskoca bir dünya yaratmalarını sağlar.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.

Genç bir adam olan Ercüment, ölmeye yemin etmiş yaşlı bir tur ekibiyle birlikte yolculuğa çıktığında başına geleceklerden bihaberdir. Hayatının en zor yolculuğuna çıkan Ercüment, hiçbir şeyin planlandığı gibi gitmediği turda kendisini beklenmedik olaylar içinde bulur.

Genç oyuncu Dilara, yakında zamanda çıkacak bir şampuan olan "Belinda" için çekilecek reklam filminde oynayacaktır. Provalara başlayan Dilara bir gün, reklam senaryosunun tüm unsurlarının gerçekleştiğini fark eder. Artık o Dilara değil Handan'dır. Genç kadın, gerçekleri kanıtlamak için çaresizce çabalar.

Demir Kadın Neslican, kanser tedavisi gördüğü sırada yaşama tutunma mücadelesiyle insanlara umut olan Neslican Tay'ın hayat hikayesini konu ediyor. Kendisine kanser teşhisi konmasıyla başlayan zorlu tedavi sürecinin aktarıldığı filmde, Neslican'ın bu süreçte yaşadıkları, yaşama tutunma mücadelesi gözler önüne seriliyor.

1989 yılında Beyoğlu'nda Balin pavyonda çalışan Hilmi Topaloğlu, abisi Mustafa Topaloğlu'nun önerisi ile müzik yapımcısı olur. Mustafa ve Hilmi Topaloğlu Unkapanı müzik çarşısında Nokta müzik isimli bir yapım şirketi kurarlar. Genç yeteneklerin peşine düşen yapımcı Hilmi Topaloğlu sırası ile önce Haluk Levent'i bulur.

Film, sevdiği kıza kavuşabilmek için arkadaşlarıyla birlikte imkansız bir görevin üstesinden gelmeye çalışan Temel'in hikâyesini anlatıyor.

25 yaşındaki Sibel, babası ve kız kardeşi ile birlikte Karadeniz’de gözlerden uzak bir köyde yaşamaktadır. Dilsiz bir kız olan Sibel’in kendi halinde bir yaşantısı vardır. O, ancak atalarından kalma bir gelenek olan ıslık çalma sayesinde çevresindekilerle iletişim kurabilmektedir. Köy halkı tarafından dışlanan genç kız, onlar taradından uğursuz olarak kabul edilmektedir. Sibel'in hayatı, bir gün ormanda gezintiye çıktığı sırada bir yabancı ile karşılaşması ile bambaşka bir hal alır.

1950 yılında Kuzey Kore, Güney Kore' ye saldırdığında Birleşmiş Milletler' in yaptığı yardım çağrısı sonucu Türkiye, Kore'ye bir tugay gönderir. Her şey gönderilen tugayın içindeki askerlerden birisi olan Süleyman Astsubay'ın savaş meydanında annesi babası öldürülmüş küçük bir kız bulmasıyla başlar. Süleyman Astsubay bulduğu 5 yaşındaki küçük kıza ay gibi yüzü olduğu için Ayla ismini verir. 15 ay boyunca Ayla'nın bakımını üstlenen Süleyman Astsubay'ın artık Türkiye' ye dönmesi gerekmektedir. Ayla'yı bırakıp gitmek istemeyen Süleyman, Ayla'yı Türkiye'ye götürmek için birçok yolu dener ancak bir türlü Kore yasalarını aşıp Ayla'yı Türkiye'ye dönerken yanına alamaz. Savaş günlerini geride bıraktıktan 60 yıl sonra Ayla ve Süleyman tekrar bir araya gelirler.

Şehre bir güzellik gelir! Türkiye’nin güneydoğusunda, herkesin ve her şeyin “uzağında” küçük bir masal sehrinde geçer hikaye. 1980 yılının yaz ayları... Tüm ülke siyasi bir kaosun içindedir. Siyasi şiddet ülkeye egemendir. Sağda ve solda onlarca değişik fraksiyon türemiştir. Bu anlaşılmaz saçma, acıklı ve komik “anarşik” atmosfer “Vizontele” şehrine çok başka ve kendine özgü biçimde yansımıştır. Güner Sernikli bu uzak şehre sürgün edilmiş bir devlet memurudur. Her şeyin saçma bir rota izlediği günlerde Sernikli ailesi uzun ve çileli bir yolculuğun sonunda “Vizontele” şehrine gelirler. Sernikli Ailesi, o yaz şehre sanki bir hediye paketi gibi gelir. Güner bilgiyi, Tuba güzelliği, saflığı ve bizzat aşkı getirir. Evet, o yaz şehre çok güzel şeyler gelmiştir ama uzun süre kalamamıştır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Yıllardır büyük bir dürüstlükle idare ettiği küçük dükkanının kendisine kazandırdıklarıyla yetinen bir adamın hayatı, çağımızın en etkili gerçeği olan 'para' ile değişiyor. Selim, babadan yadigar giyim dükkanını yıllarca bir şekilde çevirmeyi başarmış, ailesini de pek sıkıntı yüzü göstermeden geçindirmiş, çevre esnaf tarafından sevilen ve güven duyulan bir adamdır. Ancak dürüstlüğün 'enayilik' olarak adlandırıldığı günümüz için fazla iyidir. Taksiye kendinden önce binen yolcunun koltukta unuttuğu içi para dolu çantayla birlikte bu ikilemi fazlasıyla hissedecektir. Para çantasıyla birlikte kendisiyle de mücadele etmeye başlayan Selim, paranın getirdikleriyle birlikte kendi dönüşümüne tanıklık edecektir.

Filmde, bir kadının sevdiği adamla arasındaki gerilimli ilişki konu edilir. Zeynep, İngiltere’de çalıştığı bankadan ayrılarak Türkiye’ye yerleşir. Düzen kurup evlenmek ister. Bir tanıdığı vasıtasıyla bankada işe girer. İlk iş gününde bankanın müdürü Erol’la arasında bir ilişki başlar. Bir süre sonra Erol’un tutarsız davranışları Zeynep’i rahatsız eder. Zeynep bu durumu psikiyatrist arkadaşı Ümit’le sık sık konuşur. Ümit, Zeynep’e Erol’dan ayrılmasını telkin eder. Ancak Zeynep tüm çabalarına rağmen Erol’dan kopamayacaktır. (Meltem İşler Sevindi)

İnci, düşünceleri nedeniyle cezaevine girmiş siyasi bir hükümlüdür. Annesinin cezası nedeniyle hapishanede büyümek zorunda kalan Barış ise kadınlar koğuşunda bütün mahkumların neşe kaynağıdır. Barış ile İnci arasında gelişen özel bağ, duvarlar arasında koskoca bir dünya yaratmalarını sağlar.

Çocuklarına bakmak için mesleği olan avukatlığa ara veren Nehir'in, kocası Serdar ile mutlu giden evliliğinde bir gün Serdar'ın ortadan kaybolmasıyla gelişen olayları konu alıyor.

Ailevi sebeplerle Eskişehir’den İstanbul’a taşınan Servet ailesi bambaşka bir çevreye girerler. Başladıkları özel üniversitedeki ortama uyum sağlamaya çalışan ikizler Kerem ve Ece burada kendilerine hiç benzemeyen insanlarla tanışacak, bir yandan büyüme sancıları içinde yetişkinliğe doğru adım adım yol alırken bir yandan da kendilerini keşfedecekleri arayışlar, hatalar ve ilk aşkın heyecanlarıyla savrulacakları, adına gençlik denen uzun bir yolculuğa çıkacaklardır. İkizler büyüme sancılarıyla sınanırken babaları Harun 25 yıldır ayak basmadığı baba evine geri dönmek zorunda kalınca baba oğul arasındaki küslük derin hesaplaşmalarla tüm aileyi zorlayacaktır. Anneleri Beliz ise kendini keşfedeceği yeni bir döneme girecektir. İkizlerin dedesi Asaf ve babaanneleri Ayla, 25 yıl sonra oğulları ve torunlarıyla aynı çatı altında yaşamaya başladıklarında girecekleri çatışmalarla büyümenin ve olgunlaşmanın bir ömre yayıldığını anlayacaklardır.

Onur Buldu’nun 5 farklı karaktere hayat verdiği Sizi Dinliyorum’da, her bölümde 5 farklı çift ve birçok konuk oyuncu yer alıyor. Onur Buldu ve karakterleri, Sizi Dinliyorum’da eşsiz bir ilişki terapisi deneyimi sunuyor.

Aziz Payidar, Antakya'nın tek halı üreticisi olan Payidar ailesinin oğludur. Refah içinde bir yaşam süren Aziz'in hayatı, Fransız delegesi Mösyö Pierre’in oğlu Teğmen Andre’yi öldürmesiyle altüst olur. Yaşananlardan sonra Aziz, sevdiği kadın dahil her şeyi ardında bırakmak zorunda kalır. Aradan geçen iki yılın ardından herkes onun öldüğünü düşünürken Aziz geri döner. Her şeyini kaybetmiş bir adam olan Aziz, geri döndüğünde Antakya'yı bıraktığından daha kötü bir halde, ilk aşkı Dilruba'yı ise amcası Galip Payidar’ın oğlu Adem ile nişanlanmış bulur. Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan Aziz, zorlu bir mücadeleye girişir.

İbo, hayallerinin peşinden koşmayıp Bursa'da ailesinin yanında kalmaya devam etseydi nasıl bir hayatı olurdu? Nişanlısı tarafından terk edilen ve ailesiyle beraber yaşayan 37 yaşındaki İbo acaba ailesinin çizdiği yoldan mı gidecek, yoksa kendi yolunu mu çizecek?

Atiye, genç ve güzel bir ressamdır. Ailesi ve sevgilisi Ozan’la mutlu bir hayatı olan Atiye, dünyanın en eski tapınaklarından olan Göbeklitepe’ye bir ziyaret gerçekleştirir. Atiye’nin bölgede yaptığı gezi sırdasında, Erhan adındaki bir arkeolog, Atiye ile Göbeklitepe arasında mistik bir bağlantı olduğuna dair bir sembol keşfeder. Bu olayın peşini bırakmayan ve irdelemeye başlayan Atiye, geçmişin izlerini de bulmaya çalışır ve kendisine bambaşka bir yol çizer. Atiye, geçmişi kovaladıkça ve yeni detaylara ulaştıkça, geçmişle geleceği, gerçek ile ruhani olayları birbirinden ayırt edememeye başlar.

Çukurdere'nin çamurlu sokaklarında büyüyen Damla onu yetiştiren Maksude'nin yanında evlatlık gibi değil hizmetçi gibi bir yaşam sürmektedir. Sefalet ve umutsuzluk içinde geçen günlerden bir gün kapılarını Yiğit adında genç bir avukat çalar. Gerçek anne babasının kim olduğunu bilmeyen Damla'ya dedesinin ülkenin sayılı zenginlerinden biri olan Azim Sancaktar olduğunu ve ona yeni bir hayat vermek istediğini söyler. Yiğit getirdiği haberle Damla'ya zorluklarla dolu bambaşka bir dünyanın kapılarını açmakla kalmayacak ona aşık da olacaktır.

Kadim şehir yüzyıllar boyunca defalarca kuşatılmış; ama ne toplar güçlü surlarında tek bir gedik açabilmiş ne de Haliç’in devasa zinciri düşman gemilerine geçit vermiştir. Üstelik Mehmed şehri almak istiyorsa yalnız Bizans İmparatorluğu'na ve arkasındaki Hristiyan âlemine karşı değil, devlet içindeki en büyük muhalifi kudretli veziriazam Çandarlı Halil Paşa’ya karşı da mücadele etmek zorundadır. Çağının çok ötesindeki bu büyük Sultan parlak zekâsı, askeri ve stratejik dehası, aklı ve zafere olan inancıyla, her türlü engeli aşarak ilerler. Tahta çıktıktan iki yıl sonra şehri kuşatır, yalnızca 53 gün süren bir kuşatmanın ardından, “imkânsız” denileni başararak Konstantinopolis’i fetheder. En büyük hayalini gerçekleştirerek adını tarihe yazdırır. O günden sonra Fatih namıyla anılan Sultan Mehmed Han, bu zaferiyle yeni bir çağın kapısını aralar ve yüzyıllar boyunca kıtalara hükmedecek olan büyük bir Cihan İmparatorluğu'nun da temellerini atar.

İstanbul’un en belalı mahallerinden Çukur’un kontrolü Koçova ailesinin elindedir. Koçovalıların Çukur’u yönetirken en önemli kuralları da uyuşturucuya asla izin vermemeleridir. Ancak gözünü bu mahalleye dikmiş ve bu yasağı kırmaya hazırlanan yeni bir grubun ortaya çıkması ile mevcut düzen bozulur.

Annesiz babasız büyümüş, genç yaşta hayatın yükünü sırtlamış, çok güzel ve gururlu bir genç kız olan Süreyya’nın, karizmatik iş adamı Faruk’a aşık olup Bursa’ya gelin gitmesiyle başlayan hikayesi.

7 yaşındaki Melek, pavyonda çalışan annesi Şule ve onun zalim sevgilisi Cengiz'le aynı evde yaşamakta ve sistemli olarak dayak ve işkenceye maruz kalmaktadır. Minik kız ne yaşarsa yaşasın minik tavşanı Pamuk'la ve hayal ettiklerini yazdığı defterle mutlu olmaya çalışmakta ve bir gün hayatının tamamen değişeceğine inanarak hayaller kurmaktan hiç vazgeçmemektedir. Yeterince beslenemediği için çok çelimsiz ve bakımsız görünen minik Melek ile Zeynep arasında çok özel bir bağ kurulur. Zeynep aslında turna kuşlarını fotoğraflayan, soğuk duruşlu, duygularını pek belli etmeyen bir fotoğraf sanatçısıdır. Bir üniversiteye proje sunmuş ve onun onaylanmasını beklerken de geçici olarak okulda ücretli öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Kız kardeşleri ve annesi ile 10 yıldır görüşmüyordur. Melek'in son olarak ölüme terk edilmesi Zeynep'in bütün gelecek planlarını değiştirmesine neden olur.

Urfa sıra gecelerinin önde gelen ailelerinden birinin Bozoğlu ailesinin beş oğlundan biri Cemal, kan davası yolunda kaybettiği abisinin karısıyla nikahlanır ve onun çocuğuna babalık yapar. Kendisini ailesine adayan Cemal'in yüreği, bir gün Ceylan'a çarpar. Cemal artık abisinin emaneti Selva ve Ceylan arasında savrulmaya başlar.

Cevher Holding, ülkenin en büyük maden şirketlerinden birisidir. Ailenin iki oğlundan birisi olan Murat Cevher de bu holdingin patronudur. Annesi Sitare Hanım, eşi Süreyya ve kızı Ece ile olağan düzenini devam ettiren Murat Cevher'in hayatı, karşısına Defne'nin çıkmasıyla değişecektir. Defne'ye âşık olan Murat, bu aşkın bedelini çok ağır ödeyeceğini henüz bilmemektedir. Murat Cevher'in eşi Süreyya'nın intiharından sonra ailenin aldığı bir karar, hepsinin hayatını alt üst eder. Fakat iki sene sonra ortaya çıkacak bir gerçek, kimsenin beklemediği kadar ağır olur.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Şehrazat, ataerkil bir ailenin oğluyla evlenmiş, fakat aile bu evliliğe şiddetle karşı çıkmış ve oğullarını evlatlıktan reddetmişlerdir. Eşini, oğlu henüz bir yaşındayken trafik kazasında kaybeden Şehrazat, kısa süre sonra oğlunun lösemi olmasıyla bir kez daha sarsılır. Kaderin ağır sınavından geçen genç kadın, çaresizlik içinde tedavi için gerekli olan 200.000 doları bulmaya çalışır. Kendi çabaları ile para bulur fakat 150.000 dolar daha gereklidir. İstenmediğini bile bile çocuğu için zengin kayınpederine gider, durumu anlatır ve para ister fakat vicdansızca evden kovulur. Son çare olarak henüz üç ay önce işe başladığı ve deneme süresinin dolmadığı BinYapı Holding'in patronu Onur Aksal'dan borç ister. Fakat genç patron Binbir Gece Masalları kahramanı Şah Şehriyar'ın "Kadınlara asla inanma" felsefesinden yola çıkarak ağır bir bedel ister. İsteği Şehrazat ile bir gece geçirmektir. Bu her şeyin başlangıcı olur.

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Ahmet Ümit'in 2002'de yayımlanan öykü kitabından 2004 yılında TRT için televizyona uyarlanmıştır. Yine öyküsünü Ahmet Ümit'in yazdığı Karanlıkta Koşanlar dizisinden sonra, yazarın kahramanları Nevzat ve Ali, ikinci kez televizyonda canlandırılmıştır.

Kadir ve Gülbeyaz’ın zorlu aşklarının anlatıldığı Gülbeyaz dizisi, dram, romantik ve komedi dallarında yayınlanmış bir Türk dizisidir. Yıllar önce aralarındaki aşk ilişkisi olan Demir Dede ile Ana daha sonra birbirlerine düşman olmuşlardır. Amasra’da yaşayan bu aileler arasında her zaman bir çekişme vardır. Her yıl yapılan yöresel yarışmalarda birbirlerine türlü tuzaklar hazırlarlar.

Yazlıkçılar, 1993-1998 yılları arasında, önce TRT 1'de, 1994 yılından itibaren de Star TV'de yaz aylarında yayınlanmış tv dizisi. Oyuncu kadrosunun ağırlıklı kesimi Bizimkiler dizisinin oyuncularından oluşan dizin çekimleri önce Tekirdağ'a bağlı Kumbağ'da, daha sonra Burhaniye'ye bağlı Ören'de yapıldı.

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.
Görsel yok