İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Ailesi Saraybosna'dan Bursa'ya göçen Mete Horozoğlu, Ankara'da doğdu. İlkokulu Ankara'da, ortaokulu Yalova’da, liseyi de Karamürsel’de okudu. 2001 yılında Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. 2010 yılında Bahçeşehir Üniversitesi'de İleri Oyunculuk Yüksek Lisansı'nı burslu olarak tamamladı. 2001-2003 yılları arasında Türkiye’deki ilk profesyonel üniversite tiyatrosu olarak Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde kurdukları Tiyatro Anadolu‘da oyuncu olarak çalıştı. 2002 yılında İstanbul‘a yerleştikten sonra birçok televizyon ve sinema projelerinde yer aldı. 2003-2004 sezonunda İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nda, 2004-2005 sezonunda Çığır Sahnesi Oyuncuları’nda ve 2005-2006 ve 2006-2007 sezonlarında Semaver Kumpanya başta olmak üzere birçok tiyatroda çalıştı. Yanık Koza dizisi ulusal çapta tanınmasını sağlasa da Nefes: Vatan Sağolsun filminde canlandırdığı "Yüzbaşı Mete" rolü ile dikkat çekmiş ve Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisindeki "Soner Talaşoğlu" karakteri ile popüler olmuştur.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Sıradan bir mahallenin, sıradan kadınları hiç bu kadar kışkırtıcı olmamıştı! Mahalleye yeni taşınan psikolog Eylem'e, terkedilmesinin acısını unutturmak amacıyla bir bir kapısını çalan kadınlar için, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Elbettte onlara dünyayı dar eden erkekler için de! Hayatını yatalak babasına adamış Vartanuş; mafya babası sevgilisinin metresliğinden eşi olmaya asla geçemeyeceğini anlayan Goncagül; çocuklarına ilişmediği sürece günlük koca dayaklarına alışmış Gülnur ve annesinin yediği her tokadı kendi ruhuna da yiyen kızı Tülay; hayatı pembe görmeye çalışan kuaför Füsun... Tüm bu kadınlar önce Eylem'i, sonra birer birer kendilerini ve belki de ülkedeki tüm kadınları Kurtuluş son durakta bulacaktır. Şiddetin ister psikolojik, ister fiziksel her türlüsüne karşı olan bu kadınlar beraber daha da güçlü olduklarını keşfedeceklerdir.

Filmde olaylar 14'üncü yüzyılda Bursa'da geçer. Anadolu'daki bütün devlet ve beylikler Moğol saldırısından yılmış, halk akın akın Moğollar' dan kaçıp Bursa'ya yerleşmektedir. Karagöz, Moğol vergi memurlarından kaçıp annesiyle Bursa'ya gelmiştir. Cahil ancak çok zeki, özellikle de kızdığında söz ve hareketleriyle etrafındakileri güldüren bir Türkmen göçeridir. Hacivat ise devletler arasında haber götürüp-getiren bir postacıdır. Zeki, lafazan, sefahat ve eğlenceye düşkün bir fırsatçıdır. Düştüğü zor durumlardan konuşması sayesinde kurtulur. Hacivat, Karagöz'ün hasta ineğini satın alınca tanışırlar. Hacivat, Karagöz'deki doğal yeteneğin farkına varır ve bundan yararlanmak ister.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmaya karar veren fakat boşandıktan sonra yaşadıkları evi birbirlerine bırakmayı reddederek aynı evde yaşamaya devam eden Teoman ve Berna, paravanla ikiye ayrılmış evin kendilerine ait kısmında bağımsızlıklarını ilan ederek diğerine inat yaşamaya devam etmektedir. Her iki taraf da evin tamamını elde edebilmek için akıl almaz yöntemlerle diğerini kaçırmaya çalışacaktır. 1999-2004 yılları arasında yayımlanmış olan Ayrılsak da Beraberiz dizisinin yeniden uyarlama versiyonudur.

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

1980'li yıllar. İzmir'in Gültepe Semti. Öyle bir semt ki Gültepe, her sokağı ayrı bir hikaye, ayrı bir yaşam mücadelesi, yürek burkan hayal kırıklıkları, umut arayışları, birbirleriyle çatışan aileler, yasak aşklar ve karşılıksız sevdalarla örülü. İşte tüm bu hikaye ve daha fazlasına, o mahallede yaşayan Seyfi, Gülali, Fevzi ve Murat adındaki dört yakın arkadaşın gözünden tanıklık edilecek. Gülümser bu dört çocuktan Gülali'nin annesidir. Kocası hapishaneye düşen Gülümser, her şeye rağmen ayakları üzerinde durmaya, oğluna sahip çıkmaya çalışmaktadır. Ancak semtin yakışıklı ve bıçkın minibüs şoförü Halil ile yasak ve gizli bir aşk yaşamaktan da kaçamayacaktır. Halil de Gülümser'e aşıktır. Onunla bir hayat kurmak istemektedir. Eşref ise, mahallenin hem korkulan hem de saygı duyulan ağır abisidir. Mahalle sakinlerinin yaşadıkları dönem, yer ve hayatla mücadelelerini bambaşka bir dille ekrana taşıyacak olan "Benim Adım Gültepe"nin ana kahramanlarından biri de, bizzat Gültepe'nin kendisi.

Murat ve Candan şehirli, üniversite mezunu bir çifttir. İki yıldır evlidirler ve çift olarak pek de uyumlu oldukları söylenemez; İkisi de farklı dünyalardan gelmektedirler. Murat ve ailesi Anadolu kültürüne daha yatkınken, Candan ve ailesi ise daha batılı bir düşünce yapısına sahiptir. Ancak birbirlerine deli gibi âşık olan bu çift her ne kadar anlaşmazlık içinde olsalar da birbirlerinden bir türlü kopamazlar. Evliliklerinin beşinci yılında bir çocuk sahibi olma kararı alırlar ve Candan aşklarının meyvesi, biricik oğulları Yankı’ya hamile kalır. Aşklarının meyveleri artık kucaklarındadır ve mutlu bir aile tablosu çizmektedirler. Candan ve Murat hala birbirlerinden çok farklı bir çifttirler ancak Yankı’dan sonra aralarındaki sorunları sevimli yollarla çözmeyi öğrenmişlerdir.

Kemal ve eşi Leyla’nın, çocukları Kerem ve Yasemin’le birlikte herkesi kıskandıracak bir hayatları vardır. Büyük bir aile şirketi, güzel bir ev, dışarıdan her şeye sahip, kusursuz bir aile gibi görünürler. Ancak bu muhteşem aile tablosu bir gecede yerle bir olur. Şarman Holding’in veliahtı, Leyla Şarman Özdemir ve Kemal Özdemir’in biricik oğulları Kerem, annesi ve babasının evde olmadığı bir gece, iki polis tarafından götürülür ve daha sonra kendisinden haber alınamaz. Ailenin biricik oğullarını bulmak için verdikleri amansız mücadele, aile içerisindeki ilişkilerin sarsılmasına ve herkesin kendine sakladığı sırların açığa çıkmasına da neden olur.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Ülkede işlenen üst düzey cinayetler... Ve bunları çözmek için devlet tarafından, alanında uzman 7 polisten oluşturulan özel bir birim... İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen davalara bakan üst düzey niteliklere sahip bu ekip, birbirinden farklı gizemli olayları inceleyip çözmeye çalışırken, peşlerinde geçmişin intikamını almak için geri dönen bir adam vardır. Aslında her çözülen dava, ekibi bilinmeyene bir adım daha yaklaştırır.

Ülkenin en önde gelen şirketlerinden birinin başında olan Oktay, işi gereği saygın ve zengin bir adamdır. Fakat kariyerinin hayatını etkilememesi için büyük çaba sarf eden Oktay, adına çamur atılınca dayanamaz ve kalp krizi geçirir. Artık kalp nakli sırasında bekleyen hastalardan biridir. Bir gün kaza yapan tır sürücüsü Hüseyin, Oktay'ın beklediği ikinci bir şans olacaktır... Fakat bu kalbin sahibi Oktay'ın neredeyse tam zıttı bir karakterdir. Hayatına bir başkasının kalbiyle devam edecek olan Oktay'ın yaşamı bu yeni yürekle mi şekillenecektir? Yılmaz Erdoğan’ın "Aşkları da devralır mı kalp nakli yaptıranlar?" sorusundan yola çıkarak oluşturulan hikaye ilgi çekici olmakla birlikte sosyal bir konu olan organ naklini de gündeme getiriyor.

Varlıklı biri olan Şehmuz'la evlenen genç kadın kısa zamanda hayal kırıklıklarıyla dolu evliliğini sona erdirir.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Ahmet Ümit'in 2002'de yayımlanan öykü kitabından 2004 yılında TRT için televizyona uyarlanmıştır. Yine öyküsünü Ahmet Ümit'in yazdığı Karanlıkta Koşanlar dizisinden sonra, yazarın kahramanları Nevzat ve Ali, ikinci kez televizyonda canlandırılmıştır.

Üniversiteliler için hayatta çok sorun var; dersler, aşklar, sınavlar. Yeşim Anadolu'dan gelip İstanbullu Tolga ile aynı evde yaşamaya başlar. Zamanla Yeşim'e âşık olan Tolga ise arkadaşlarından tepkilerle karşılaşır.