İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Lise yıllarında amatör tiyatro oyunlarında yer alan ve kısa filmler çeken Akdülger, Koç Üniversitesindeki eğitimine devam ederken okuldaki oyunculuk derslerine katıldı ve bu yıllarda da oyunlarında yer almaya devam etti. 2012'de Craft Tiyatro ekibine katıldı. Profesyonel tiyatro kariyeri 2012'de, Kaset oyunundaki rolüyle başladı. 2013'te gençlik dizisi Medcezir'de rol alarak televizyon sektörüne girdi. Aynı yıl başrol oynadığı ilk filmi, felç geçiren bir futbolcuyu konu alan Bensiz yayımlandı. Sinema deneyiminin ardından 2014'te Didaskali Tiyatro'nun hazırladığı Maşenka oyunuyla tekrar tiyatro çalışmalarına başladı. 2015'te, dönem dizisi Analar ve Anneler'de rol aldı. 2016'da, Duygu Asena'nın otobiyografik romanı Kadının Adı Yok'tan uyarlanan tiyatro oyunu Kahramanlar Hep Erkek'te yer aldı. Aynı yıl televizyon yapımlarındaki ilk başrolü olarak dönem dizisi Muhteşem Yüzyıl Kösem'in ikinci sezonunda IV. Murad'ı canlandırdı. Dizinin bitmesinin ardından tiyatroya dönen Akdülger, 2017'de tek kişilik oyun Baldan Karanlık'ta oynadı. Oyundaki performansıyla 2. Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri'nde "Yılın Umut Vaat Eden Erkek Oyuncusu" ödülünün sahibi oldu. Aynı yıl, Kırık Kalpler Bankası filminde yer aldı. 2018 Cannes Film Festivali'nde de gösterilen En Sevdiğim Kumaş filminde oynadı. 2018'de, polisiye türündeki Şahsiyet ve 2019'da, fantastik türündeki Atiye adlı internet dizilerinde yer aldı. Kariyeri boyunca çeşitli kısa filmlerde oynayan Akdülger, bazı kısa film yarışmalarında ise jürilik yaptı. 2019'un sonunda Burak Yeşildurak'la Journers adlı bir grup kurarak müzik yapmaya başladı.

Emekli bir adliye memuru olan Agâh Beyoğlu, İstanbul’un en kalabalık ve hareketli semti Beyoğlu’nda yalnız ve münzevi bir yaşam sürdürmektedir. Kızı yurtdışında yaşamakta, eşi ise yıllar önce vefat etmiştir. Agâh’ın bu tekdüze yaşantısı, kendisine konan Alzheimer Başlangıcı teşhisiyle altüst olur. Hastalığından ötürü er geç bütün anılarını unutacaktır. Bu gerçek karşısında başta bocalasa da Agâh, unutmanın bir fırsat olduğunu fark eder. Yıllardır planladığı ancak sürekli ertelediği bir cinayeti işlemek için bir fırsat! Nasıl olsa işleyeceği bu suçu gelecekte hatırlamayacak, hatırlamayacağı için de vicdan azabı çekmeyecektir.

1950'lerin kozmopolit İstanbul'unda bir anne, sorunlu geçmişi yüzünden yetiştiremediği asi kızıyla yeniden bağ kurmak için bir gece kulübünde çalışmaya başlar.

Çocuk hastanesinde tanışıp büyülü anlar yaşayan Bilge ve Can, 21 yıl sonra aniden telepatik olarak birbirlerini duymaya başlar. Çok geçmeden Can bu mücizenin arkasında büyük bir sır olduğunu keşfeder. Bunca yıl sonra onları bir araya getiren kaderin başka planları vardır.

Görevleri, borçlu insanları psikolojik baskı ile köşeye sıkıştırarak, yapabilecekleri en yüksek tahsilatı yapmak olan Duygu ve Bahadır, Ceren Gürel adlı bir borçlunun dosyasını takip etmeye başlar. İkili bir yandan genç kadını sıkıştırmak için akıl oyunları oynarken, öte yandan da dosyanın sonunda alınacak prim için birbirlerine karşı amansız bir mücadele içine girer.

İzmir'e giden bir trende yolları kesişen iki yabancı, çalkantılı ve şaşırtıcı biçimde bağlantılı aşk geçmişleri sayesinde yakınlaşır.

İstanbullu genç bir kadın psikiyatrist, tayinle geldiği ama şehre çok da uzak olmayan bir taşra kasabasında mecburi göreve başlar. Hafta içi görevine kasabada devam ederken hafta sonları da İstanbul'daki evine gelir. Çekici kocası Cem ile dışardan kusursuz gibi görünen bir evlilik sürdürmektedir; ama içten içe ters giden bir şeylerin olduğunu hisseder. Öte yandan bir gün hastaneye getirilen küçük yaşta bir kadın hasta olan Elmas ile ilişkisi Şehnaz'a bambaşka bir kapı açarken akli dengesini yitirmek üzere olan Elmas da Şehnaz'ın yardımıyla ruhundaki düğümleri bir bir çözecektir.