İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

9 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Pertevniyal Lisesi'nden mezun olan sanatçının tiyatroya ile tanışması, 1962 yılında ağabeyi Dinçer Çekmez ile birlikte İstanbul Şehir Tiyatroları'nın sınavına girmesi ile oldu. İki kardeş, Hamlet oyununda figüran olarak rol aldı. Metin Çekmez, bu deneyimin ardından İstanbul'da iki yıllık “Özel Gazetecilik Okulu"'nda gazetecilik öğrenimi gördü. Yükseköğrenimini tamamladıktan sonra oyunculuk alanında usta çırak ilişkisi içinde kendisini geliştirdi. 1970 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'nda kadroya girdi. 1972 yılında Ertem Eğilmez'in Tatlı Dilim filmindeki rolü ile sinema oyunculuğuna başladı. Birçok sinema filmi ve dizi filmde rol aldı. Süper Baba dizisindeki Cevdet karakteri, Adını Feriha Koydum dizisindeki Rıza karakteri, Kaderimin Yazıldığı Gün dizisindeki Ziya Yörükhan karakteri canlandırdığı unutulmaz karakterlerdendir. Sanatçı, 25 Ağustos 2021'de, dil kökü kanseri hastalığı nedeniyle Aydın'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 26 Ağustos 2021'de düzenlenen cenaze töreninin ardından Kuşadası Davutlar Mezarlığına defnedildi.

Üç çocuklu yalnız bir baba; Fikret.. Zamanında büyük bir hata yaparak ilk aşkı İpek ile değil, zengin bir kadın olan Şule ile evlenen Fikret, İpek'i bir türlü unutamayınca eşinden ayrılır ve çocuklarıyla beraber yaşamaya başlar. Düzenli bir işi olmayan Fikret, ailesine bakabilmek için canını dişine takar ama hep bir şeyler eksik kalır. Fikret'in büyük kızı Zeynep'in özgürlük savaşı, oğlu Alim'in aşkı ve Çengelköy semtindeki esnafın dertleri, sohbetleri ile unutulmayacak bir aile dizisi..

Halaskar ailesinin kapısı bir gece çalınır. Polisler içeri dalar ve Ali Halaskar'ın (İlker Aksum) eşi Melek Halaskar'ı (Tuba Büyüküstün) cinayete teşebbüsten tutuklarlar. Ali hiçbir şey yapamaz. Her şey çok hızlı gelişir. Bugüne kadar bir faturayı bile yatırmayı becerememiş tarih öğretmeni Ali, karısının masumiyetini ispatlama peşinde bir yola çıkar. Yol çok uzundur fakat Ali'nin sadece 20 dakikası vardır.

Şehrazat, ataerkil bir ailenin oğluyla evlenmiş, fakat aile bu evliliğe şiddetle karşı çıkmış ve oğullarını evlatlıktan reddetmişlerdir. Eşini, oğlu henüz bir yaşındayken trafik kazasında kaybeden Şehrazat, kısa süre sonra oğlunun lösemi olmasıyla bir kez daha sarsılır. Kaderin ağır sınavından geçen genç kadın, çaresizlik içinde tedavi için gerekli olan 200.000 doları bulmaya çalışır. Kendi çabaları ile para bulur fakat 150.000 dolar daha gereklidir. İstenmediğini bile bile çocuğu için zengin kayınpederine gider, durumu anlatır ve para ister fakat vicdansızca evden kovulur. Son çare olarak henüz üç ay önce işe başladığı ve deneme süresinin dolmadığı BinYapı Holding'in patronu Onur Aksal'dan borç ister. Fakat genç patron Binbir Gece Masalları kahramanı Şah Şehriyar'ın "Kadınlara asla inanma" felsefesinden yola çıkarak ağır bir bedel ister. İsteği Şehrazat ile bir gece geçirmektir. Bu her şeyin başlangıcı olur.

Yaşamlarını domates, biber ve kurbağa toplayarak geçiren köylülerden Elmas Kadın, kocası öldürülünce genç yaşta dul kalır. Kocasız kalan Elmas, günden güne büyüyen çocuğuyla yaşam savaşı verir. Bankaya ve kooperatife olan borçlarını ödeyebilmek için durmadan çalışmak zorundadır. Bu arada köyün delikanlıları da Elmas'a rahat vermezler. Ama genç kadın, 7 yıl hapiste yattıktan sonra özgürlüğüne kavuşan Balkanlı Ali'ye kanı kaynar. Ali de Elmas"a sevdalıdır. Onunla evlenmek ister. Ama bi gecelik bir beraberlikten sonra Ali'nin bu tutkusundan vazgeçtiği görülür. Çünkü bu evliliğe karşı çıkan Ali'nin dul annesidir. Elmas kaderine boyun eğerek...

Altılı ganyandan servet kazanan bir işçinin hayatı birden değişir. Yoksul işçinin kazandığı parayı duyan herkes etrafını sarar. Birden hiç tanımadığı onlarca akrabası olmuştur. Ama o kıvrak zekasıyla parayı kaptırmadan bu sözde akrabalardan kurtulur. Bir gün tüm mahalleliyi saran at yarışı oyununa merak salar ve işine gitmek için bindiği minibüste oynar. At yarışını tutturur fakat kuponu yatırmadığı için ikramiyeyi alamaz. Niyazi hergün minübüste kupon yaparak kendini sınar fakat kuponu yatırmaz. At yarışlarını izlemeye giden Niyazi tüm atları yine bilir. Buna şahit olan bir adam, at yarışlarını oynatan mafya babası Kazım’a haber verir.

Antakyalı köklü Yörükhan Ailesi’nin ortanca oğlu Kahraman Yörükhan, ailenin soyadını geleceğe taşıyacak 3 erkek çocuktan biridir. Ancak eşi Defne, çok istese de dünyaya bir evlat getirememektedir. Yörükhanların gözbebeği Kahraman’ın yolu, sıradan bir tarım işçisi ailenin kızı olan Elif ile kesişir. Bu kesişmenin ardından, her iki ailenin de hayatlarında fırtınalar kopacaktır.

Halaskar ailesinin kapısı bir gece çalınır. Polisler içeri dalar ve Ali Halaskar'ın (İlker Aksum) eşi Melek Halaskar'ı (Tuba Büyüküstün) cinayete teşebbüsten tutuklarlar. Ali hiçbir şey yapamaz. Her şey çok hızlı gelişir. Bugüne kadar bir faturayı bile yatırmayı becerememiş tarih öğretmeni Ali, karısının masumiyetini ispatlama peşinde bir yola çıkar. Yol çok uzundur fakat Ali'nin sadece 20 dakikası vardır.

Ailesi ile birlikte yaşadığı bodrum katından hayallerinin dünyasına seçkin bir üniversiteyi burslu olarak kazanmasıyla giren güzel kapıcı kızı Feriha kendi dünyasından çıkıp, yarattığı yalan dünyanın prensesi olacaktır. Ne var ki, bir genç kızın küçük pembe bir yalan üzerine inşa ettiği yeni dünyası, ailesini de çevresindeki herkesi de yutacak ve anne-kızın gerçek hayat ile mücadelesi adım adım geri dönüşü olmayan bir savaşa dönüşecektir.

Şehrazat, ataerkil bir ailenin oğluyla evlenmiş, fakat aile bu evliliğe şiddetle karşı çıkmış ve oğullarını evlatlıktan reddetmişlerdir. Eşini, oğlu henüz bir yaşındayken trafik kazasında kaybeden Şehrazat, kısa süre sonra oğlunun lösemi olmasıyla bir kez daha sarsılır. Kaderin ağır sınavından geçen genç kadın, çaresizlik içinde tedavi için gerekli olan 200.000 doları bulmaya çalışır. Kendi çabaları ile para bulur fakat 150.000 dolar daha gereklidir. İstenmediğini bile bile çocuğu için zengin kayınpederine gider, durumu anlatır ve para ister fakat vicdansızca evden kovulur. Son çare olarak henüz üç ay önce işe başladığı ve deneme süresinin dolmadığı BinYapı Holding'in patronu Onur Aksal'dan borç ister. Fakat genç patron Binbir Gece Masalları kahramanı Şah Şehriyar'ın "Kadınlara asla inanma" felsefesinden yola çıkarak ağır bir bedel ister. İsteği Şehrazat ile bir gece geçirmektir. Bu her şeyin başlangıcı olur.

Bundan yıllar önce Doğu Karadeniz'in dumanlı dağları arasındaki Sisköy büyük bir aşka tanık olmuştur. Asiye ile Adem'in aşkına... Asiye ile Adem birbirlerine varmak için karşılıklı sözler vermişler; ancak Asiye'yi istemeyen anasının sözünden dışarı çıkamayan Adem, sevdiğini alamadan Almanya'ya gitmiştir. Asiye burada, Adem orada evlenir, ikisinin de çocukları olur. Asiye'nin kocası yıllar sonra küçük kızları Fidan ile birlikte traktörle şehirden dönerken, bir trafik kazasında ölür. Virajda aniden karşısına çıkan bir arabanın farları gözünü almış ve ona çarpmamak için direksiyonu kırmıştır. Karşısına çıkan arabanın direksiyonunda ise, trajik bir rastlantı olarak, Almanya'dan izinli olarak köye gelmiş olan Adem vardır. Asiye kocasının ölümünden de Adem'i sorumlu tutar.

Yılmaz siyasi bir mahkumun oğlu olarak hapishanede dünyaya gelir ve ilk çocukluk yılları kadınlar koğuşunda geçer. On bir yaşına geldiğinde koğuşta çıkan bir çatışma esnasında annesinin ölümüne neden olan bir gardiyanı öldürür. Bu olaydan sonra Yılmaz için uzun hapishane yılları başlayacaktır; önce ıslahevine, orda işlediği bazı suçlar nedeni ile de hapishaneye yollanır. Yılmaz’ın kişiliği tutukluluk hayatının zor koşullarında biçimlenir; öyle ki gerektiğinde acımasız bir yırtıcıya dönüşerek düşmanını yok eder. Bu özelliğinden dolayı hapishanede “Köpek” olarak anılan Yılmaz karanlık işler çeviren Reşat tarafından hapishaneden kaçırılır. Reşat’ın niyeti Yılmaz’ı kullanarak teşkilatın bir numaralı adamı olan Davut’u ortadan kaldırarak onun yerine geçmektir. Bu zemini hazırlayabilmek için teşkilatın diğer üyelerini de içine alan entrikalar çevirir. Yeraltı dünyasında “Köpek” olarak anılan Yılmaz, bozulan yeniden oluşumunda önemli rol oynayacaktır.

Hayatta en güvendiği kişi kızı Zümrüt (Hülya Avşar) olan Osman Karahan (Müşfik Kenter) kızı ile yılların sırlarını paylaşmakta ve her zaman var olan yakınlıklarını son günlerde pekiştirmektedir. İş hayatında da babasını yalnız bırakmayan Zümrüt, babası ile şirkete giderken bir suikast sonucu babasını kaybeder. Cinayetin sebebini hiç kimse bilmemektedir. Osman Karahan’ın ölümü ile birlikte aile içindeki birlik zayıflamaya başlamıştır. Tüm yaşananları dışarıdan takip eden German ailesinin planları, Osman Karahan’ın ölümü ile hayata geçmeye başlar. Osman Karahan’ın vasiyeti her iki ailede şaşırtacak ve olaylar akıl almaz bir noktaya varacaktır. Bu sırada Zümrüt güvenebileceği bir dost edinir.

Bu, ne pahasına olursa olsun zirveye ulaşmak ve sürekli zirvede kalmak için verilen büyük uğraşların öyküsüdür... Güzelliğinin ve şöhretin doruğunda bir film yıldızı Zeynep ve bir rastlantı sonucu tanıştığı, sonra sevdiği, sonra da evlendiği zengin, güçlü ve yakışıklı işadamı Şahin’in öyküsü. Tüm servetini Zeynep’in ayaklarına serecek kadar tutkulu, onun için ölümü bile göze alacak kadar yürekli, genç kadına büyük bir aşkla bağlı Şahin, gerçekte Zeynep’in tanıdığından çok farklı bir kişiliğe mi sahipti?.. Evdeki Şahin’le, iş dünyasındaki Şahin’i birbirinden ayıran gizem neydi?.. Bir yandan ailesine şefkatle kol kanat geren ideal bir eş, diğer yandan ucu cinayetlere varan karanlık ilişkilerde acımasız, ürkütücü, sırlarla dolu bir adam. Aile içi ve şirkette sürekli tırmanan gerilimin doruğunda gelişen beklenmedik olaylar, Şahin ve Zeynep’in ortak geleceği için zirvede olmak ya da olmamak kavşağında bir düğüm noktası oluşturacaktı. Tıpkı yaşamla ölüm arasında olduğu gibi…

Üç çocuklu yalnız bir baba; Fikret.. Zamanında büyük bir hata yaparak ilk aşkı İpek ile değil, zengin bir kadın olan Şule ile evlenen Fikret, İpek'i bir türlü unutamayınca eşinden ayrılır ve çocuklarıyla beraber yaşamaya başlar. Düzenli bir işi olmayan Fikret, ailesine bakabilmek için canını dişine takar ama hep bir şeyler eksik kalır. Fikret'in büyük kızı Zeynep'in özgürlük savaşı, oğlu Alim'in aşkı ve Çengelköy semtindeki esnafın dertleri, sohbetleri ile unutulmayacak bir aile dizisi..