İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 filminden 5'i İzlenir çıktı
Michael Connell Biehn is an American actor whose work in 1980s and 1990s genre cinema helped define the modern action and science-fiction lead. He is most closely associated with James Cameron’s films, where he repeatedly embodied hardened, battle-tested characters grounded in realism rather than spectacle, most famously Kyle Reese in The Terminator (1984), Corporal Hicks in Aliens (1986), and Lieutenant Coffey in The Abyss (1989). Those performances became blueprints for the emotionally restrained, competent action hero and continue to influence how military and sci-fi protagonists are written and played. Beyond his Cameron collaborations, Biehn appeared in a run of cult and mainstream genre staples, including Navy SEALs (1990), Tombstone (1993), and The Rock (1996), often bringing a grounded intensity that contrasted with larger-than-life co-stars. His portrayal of Johnny Ringo in Tombstone is frequently cited as one of the era’s most memorable villains, defined by menace, precision, and restraint rather than excess. His cult status was later reinforced during the Tarantino–Rodriguez Grindhouse era with his appearance in Planet Terror (2007), part of the double-feature project released alongside Quentin Tarantino’s Death Proof, linking Biehn’s legacy to modern exploitation-inspired genre cinema. That legacy carried into modern franchise television with his appearance as Lang in The Mandalorian (2020), reinforcing his enduring connection to science fiction and action storytelling across generations. Biehn’s work has earned long-standing respect among filmmakers, actors, and genre fans, with his performance in Aliens earning a Saturn Award nomination and his overall body of work achieving lasting cult recognition. While never positioned as a traditional blockbuster star, his influence spans decades of science fiction, action, westerns, and modern franchise storytelling.

Nostromo'dan kurtulan tek kişi olan Teğmen Ellen Ripley, yarım yüzyıllık derin uykusundan uyandırılarak dünyaya getirilir. Bu sırada yaratıkları buldukları gezegenin sonradan kolonileştirildiği ve insanların yaşadığını öğrenir. Söz konusu koloniden bir süredir haber alınamamaktadır ve Ripley, uzman bir komando ekibi ile yaratıkları yok etmeye ve sağ kalanları kurtarmaya gider.

Bu orijinal animasyon antolojisi, insanlık tarihinin en dişli üç savaşçısının izinden gidiyor: Genç oğlunu kanlı bir intikam yolculuğuna gönderen bir Viking akıncısı, feodal Japonya’da Samuray kardeşine karşı acımasız bir taht mücadelesine girişen bir ninja ve dünya dışı bir tehlikeyi araştırmak üzere gökyüzünü mesken tutan bir II. Dünya Savaşı pilotu

1984 yılında, doğmamış oğlu gelecekte insanlığın kurtuluşu olacak genç bir kadını öldürmek için 2029 yılından yok edilemez bir cyborg yollanır. Genç kadının ve insanlığın tek umudu 2029 yılından gelen genç bir askerdir.

Film, 1881 ve 1882 yıllarında ABD'nin batısında yaşanmış birtakım tarihi olaylara dayanmaktadır. Kanun koruyucu olarak yıllarca görev yaptıktan sonra kendilerini emekliye ayıran silahşör Wyatt Earp ve iki kardeşi aileleri ile birlikte kendilerine yeni bir hayat kurmak için geldikleri Arizona'nın "Tombstone" kasabasında kendileri gibi silahşör olan eski dostları Doc Holliday'le karşılaşırlar. Sakin bir hayat umarlarken burada da karşılarına çıkan kanunsuzlarla çarpışmak zorunda kalırlar. Kasabanın ismi olan "Tombstone" aynı zamanda mezar taşı anlamına da gelmektedir.

Bu orijinal animasyon antolojisi, insanlık tarihinin en dişli üç savaşçısının izinden gidiyor: Genç oğlunu kanlı bir intikam yolculuğuna gönderen bir Viking akıncısı, feodal Japonya’da Samuray kardeşine karşı acımasız bir taht mücadelesine girişen bir ninja ve dünya dışı bir tehlikeyi araştırmak üzere gökyüzünü mesken tutan bir II. Dünya Savaşı pilotu

William ve Dakota Block, bir gece arka bahçelerinden gelen seslerle uyanırlar. Neler olduğunu anlamak için dışarı çıktıklarında karşılaştıkları manzara dehşet vericidir.Yaşanan bir patlama sonucu, ortalığa garip bir gaz yayılmıştır ve bu gazı soluyan insanlar, şiddet düşkünü canilere dönüşmüşlerdir. Giderek saldırganlaşan insanlar ortalığa dehşet saçmaktadırlar. Saldırılar sırasında bacağı kopan dansçı Cherry ve eski erkek arkadaşı Wray'nin de William ve Dakota'ya katılması ile birlikte olayların gizemini araştırmaya başlarlar.Robert Rodriguez ve Quentin Tarantino'nun iki film birden projesi olarak birlikte çektikleri Grindhouse'un Rodriguez yönetimindeki ikinci parçası olan Dehşet Gezegeni, eleştirmenler tarafından da başarılı bir çalışma olarak değerlendirildi. Özellikle Frank Miller uyarlaması Günah Şehri'nden sonra yönetmenin çalışmaları sinemaseverlerde büyük bir merak uyandırıyor.

Birleşmiş Milletler’in Çin’le önemli bir zirveye hazırlandığı günlerde bu iki gücü karşı karşıya getirmek isteyenlerin komplo kurduğu anlaşılır. Bunun için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri(Donald Sutherland), gizli bir ajan olan Neil Shaw’ı (Wesley Snipes) araştırması için görevlendirir. Shaw ve patronu bu komplonun arkasında Birleşmiş Milletler’in Çin Büyükelçisi Wong’un olabileceğini düşünmektedir. Ama Wong bir suikasta kurban gider ve olayın faili olarak Shaw tutuklanır, hapishaneye götürülürken teröristler tarafından kaçırılır.Suikastın tek görgü tanığı tercüman Julia Yates’dir (Marie Matiko) ancak o da kaçırılınca Shaw’ın durumu iyice zorlaşır...

Bir grup asi deniz komandosu, kimyasal silahlarla birlikte Alcatraz adasını ele geçirir ve turistleri rehin alırlar. Liderleri, eski bir savaş kahramanı olan bir generaldir. Gizli operasyonlarda ölen askerlerin ailelerine ödenmek üzere 100 milyon dolar fidye isterler. Aksi takdirde San Fransisco körfezini kimyasal silahlarla bombalayacaklardır. Onları durdurabilecek iki kişi, Alcatraz'dan kaçabilmiş tek mahkum ve bir kimyasal silah uzmanı zamana karşı ölümcül bir mücadeleye girişirler.

Film, 1881 ve 1882 yıllarında ABD'nin batısında yaşanmış birtakım tarihi olaylara dayanmaktadır. Kanun koruyucu olarak yıllarca görev yaptıktan sonra kendilerini emekliye ayıran silahşör Wyatt Earp ve iki kardeşi aileleri ile birlikte kendilerine yeni bir hayat kurmak için geldikleri Arizona'nın "Tombstone" kasabasında kendileri gibi silahşör olan eski dostları Doc Holliday'le karşılaşırlar. Sakin bir hayat umarlarken burada da karşılarına çıkan kanunsuzlarla çarpışmak zorunda kalırlar. Kasabanın ismi olan "Tombstone" aynı zamanda mezar taşı anlamına da gelmektedir.

Nostromo'dan kurtulan tek kişi olan Teğmen Ellen Ripley, yarım yüzyıllık derin uykusundan uyandırılarak dünyaya getirilir. Bu sırada yaratıkları buldukları gezegenin sonradan kolonileştirildiği ve insanların yaşadığını öğrenir. Söz konusu koloniden bir süredir haber alınamamaktadır ve Ripley, uzman bir komando ekibi ile yaratıkları yok etmeye ve sağ kalanları kurtarmaya gider.

1984 yılında, doğmamış oğlu gelecekte insanlığın kurtuluşu olacak genç bir kadını öldürmek için 2029 yılından yok edilemez bir cyborg yollanır. Genç kadının ve insanlığın tek umudu 2029 yılından gelen genç bir askerdir.