İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 1'i İzlenir çıktı, 3 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Hollywood'un en saygın ve kalıcı isimlerinden biri olan Michael Kirk Douglas, 25 Eylül 1944'te New Brunswick, New Jersey'de, efsanevi aktör Kirk Douglas ve aktris Diana Dill'in oğlu olarak dünyaya geldi. Sanatla iç içe bir ailede büyümesine rağmen, babasının gölgesinden çıkarak kendi kimliğini oluşturma yolunda önemli adımlar attı. Santa Barbara'daki Kaliforniya Üniversitesi'nde drama eğitimi aldıktan sonra kariyerine New York'ta tiyatro sahnelerinde başladı. Douglas'ın geniş kitlelerce tanınması, 1972-1976 yılları arasında Karl Malden ile başrolü paylaştığı popüler polisiye dizi "The Streets of San Francisco" (San Francisco Sokakları) ile oldu. Ancak sinema dünyasındaki ilk büyük etkisini kamera arkasında yaptı. Babasından haklarını devraldığı Ken Kesey romanının uyarlaması olan "One Flew Over the Cuckoo's Nest" (Guguk Kuşu) (1975) filminin yapımcılığını üstlendi. Film, En İyi Film de dahil olmak üzere beş temel Akademi Ödülü'nü kazanarak Douglas'a yapımcı olarak büyük bir prestij getirdi. 1980'lerde Hollywood'un önde gelen başrol oyuncularından birine dönüşen Douglas, bu dönemde hem ticari hem de eleştirel başarıya sahip birçok filme imza attı. "Romancing the Stone" (Amazon'da Fırtına) (1984) ve "Fatal Attraction" (Öldüren Cazibe) (1987) gibi filmlerle statüsünü pekiştirdi. Kariyerinin zirvesine ise Oliver Stone'un yönettiği "Wall Street" (Borsa) (1987) filmiyle ulaştı. Bu filmde canlandırdığı acımasız finansçı Gordon Gekko karakteri ve ikonik "Açgözlülük iyidir" repliğiyle En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazandı. 90'lı yıllarda "Basic Instinct" (Temel İçgüdü) (1992), "Falling Down" (Sonun Başlangıcı) (1993) ve "The Game" (Oyun) (1997) gibi unutulmaz filmlerle başarısını sürdürdü. 2000'li yıllarda da üretkenliğine devam eden Douglas, Steven Soderbergh'in "Traffic" (Trafik) (2000) filmindeki performansıyla beğeni topladı. Liberace'yi canlandırdığı "Behind the Candelabra" (2013) adlı TV filmiyle bir Emmy ve bir Altın Küre ödülü kazandı. Yeni nesil izleyicilerle ise Marvel Sinematik Evreni'nde canlandırdığı dahi bilim insanı Dr. Hank Pym karakteriyle "Ant-Man" (2015) ve devam filmlerinde buluştu. Son olarak Benjamin Franklin'i canlandırdığı "Franklin" (2024) dizisiyle de başarısını perçinleyen Michael Douglas, hem oyuncu hem de yapımcı olarak yarım asrı aşan kariyeriyle sinema tarihinde silinmez bir iz bırakmıştır.

Oyuncu koçu Sandy Kominsky ve en yakın dostu Norman Newlander yaşlanmanın inişli çıkışlı yollarında ilerlerken birbirlerinin hayatında kahkahanın eksik olmamasını sağlar.

Sürprizlerle dolu sıra dışı bir dünyada, taban tabana zıt olan dostlar Guy ve Sam, arkadaşlık ve leziz bir yemek gibi yeni şeyler denemeyi öğrenirler.

Dan Gallagher, evli, başarılı ve mutlu bir avukat. Karısının evde olmadığı bir gün, partiye giden Dan, burada cazibeli bir kadın olan Alex Forrest ile tanışıyor ve birlikte oluyor. Küçük bir kaçamak yaptığını düşünen Dan ertesi gün kadını unutmak niyetinde ancak Alex'ten kurtulmak sandığı kadar kolay değil.

Ant-Man serisinin bu üçüncü bölümünde Scott ve Hope'un birlikte geçirdiği zamanın yanı sıra, Scott'ın kızı Cassie'nin de önemli bir rol oynadığı bir hikaye sunar. Cassie, kuantum alanıyla ilgili araştırmalar yaparken yanlışlıkla bir portal açar ve bu durum onları kuantum dünyasına çeker. Kuantum Alanı'nın derinliklerinde hem tanıdık hem de yeni tehlikelerle karşılaşırlar. Bu yolculuk sırasında Kang the Conqueror adında güçlü bir düşmanla tanışırlar. Kang, zaman yolculuğu yetenekleriyle bilinen karmaşık bir karakterdir ve evrenin kontrolünü ele geçirme planları yapmaktadır. Ant-Man ve Wasp, Kang'ın planlarını durdurmak için birlikte çalışmak zorundadırlar ancak bu süreçte birçok zorlukla yüzleşirler.

Scott, "Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı" olaylarından sonra ev hapsine çarptırılmıştır. Kızı Cassie ile birlikte vakit geçirmeye çalışan Scott, aynı zamanda geçmişteki maceralarının sonuçlarıyla yüzleşmektedir. Ancak Hank Pym ve kızı Hope van Dyne, eski Wasp'ın kaybolduğu bir boyut olan Kuantum Alanı'na dair yeni bilgiler edinirler. Bu nedenle Scott’tan yardım isterler. Scott, Hank ve Hope'un planına katılmak zorunda kalır; çünkü Kuantum Alanı'nda kaybolmuş olan Janet van Dyne (Hope'un annesi) kurtarılmalıdır. Ancak bu süreçte, Darren Cross'un eski bir iş ortağı olan ve "Ghost" olarak bilinen tehlikeli bir düşmanla karşılaşırlar. Ghost, kuantum teknolojisi üzerinde deneyler yaparak kendine üstün güçler kazandırmıştır ve bu teknolojiye ulaşmaya çalışmaktadır. Scott ve Hope birlikte çalışarak düşmanı alt etmeye çalışmaları ve Janet'i kurtarmak için yoğun çaba sarf ederler.

Film, Scott Lang adında bir hırsızın hikâyesini merkezine alır. Scott, eski bir suçlu olarak hapisten çıktıktan sonra, kendi kızı Cassie'ye daha iyi bir baba olma çabası içindedir. Ancak, iş bulmakta zorlanır ve geçmişteki hatalarını telafi etmek için bir fırsat arar. Scott, Hank Pym adlı eski bir bilim insanıyla karşılaşır. Hank, ona Ant-Man kostümünü ve bu kostümün sağladığı küçülme yeteneğini verir. Amaçları, Hank'in eski iş arkadaşı Darren Cross'un tehlikeli bir teknoloji geliştirmesini engellemektir. Bu teknoloji, "Yellowjacket" adı verilen bir silah sistemidir ve düşmanlarının eline geçmemesi gerekmektedir. Scott, Ant-Man olarak hem fiziksel olarak küçülüp hem de karınca gibi iletişim kurabilme yeteneği kazanarak, ekibiyle birlikte büyük bir soygun planı yapar. Scott'ın hem bir baba olarak sorumluluklarını yerine getirmeye çalışması hem de süper kahraman olma yolundaki mücadeleleri, izleyicilere duygusal bir bağ sunar.

Elvis’ten, Elton John’dan, Madonna’dan ve Lady Gaga’dan önce Liberace vardı: usta bir piyanist, inanılmaz bir şovmen ve sahne ve televizyonun göz alıcı yıldızı. Şovmenlikle, ışığıyla ve abartıyla özdeşleşmiş bir isim olan Liberace izleyicilerin onu sevmesine ve 40 yıllık kariyeri boyunca ona sadık bir hayran kitlesi oluşturmasına neden olan dünyaca ünlü bir artistti. Liberace hem sahnede hem sahne dışında aşırı uçlarda bir yaşam sürdü. 1977 yazında, yakışıklı ve genç yabancı Scott Thorson soyunma odasına girdi ve aralarındaki yaş farkına ve farklı dünyalara ait olmalarına rağmen, aralarında beş yıl sürecek bir ilişki başladı. BEHIND THE CANDELABRA bu ilişkinin kamera arkasını Las Vegas’taki Hilton Hotel’de tanışmalarından acı ayrılıklarına kadar her şeyiyle gözler önüne seriyor..

Connor Mead çok başarılı bir moda fotoğrafçısıdır. Aynı zamanda alemlerin bir numaralı insanıdır. Tam bir playboy olan Connor'ın hayatında romantizm, kötü bir şakadan ibarettir. Nitekim, müzmin romantik, küçük erkek kardeşinin evlenmek üzere olduğu haberini alınca kendini tutamaz ve işlerin içine etmek için yola koyulur. Ancak, Connor'ın önünde çok büyük bir engel vardır. Merhum Amcası Wayne ta öte alemden, Connar'a ciddi bir ders vermek için gelmiştir, hem de Connor'ın ex aşkları ile birlikte. Geçmiş, Bugün ve Yarına ait üç hayalet kızarkadaş, onu; belki de gerçek aşkı bulacağı eğlenceli ve ibretlik bir yolculuğa çıkaracaklardır.

Başarılı bir psikiatristin kızı kaçırılır. Kaçıranlarla bağlantı kurduğunda, imkansıza yakın bir talepleri olduğunu anlar psikiatrist: Gizli bir kodu bilen katatonik bir genç kadın vardır. Psikiatristten istenen, bir anlamda onun zihnine girerek, hatırlayamadığı bu şifreyi ona hatırlatmasıdır. Kızını kurtarmak için mesleki becerisini devreye sokan psikiatrist rolündeki Michael Douglas'ın oyun gücüyle dikkat çeken, gerilimli bir yapım...

Eski bir rock yıldızı olan Johnny Boz, seks sırasında acımasızca katledilir ve dava San Francisco Emniyeti'nden dedektif Nick Curran'a verilir. Soruşturma sırasında Nick, Boz'un ölmeden önce en son yanında görülen polisiye roman yazarı kız arkadaşı Catherine Tramell ile tanışır. Catherine çok zeki ve manipülatif bir kadındır ve Nick onun Boz'u öldürdüğüne aşağı yukarı ikna olmasına rağmen, herhangi bir kanıt bulamaz. Daha sonra Catherine ile tehlikeli ve şehvet dolu bir akıl oyunu oynamaya başlar. Ancak ilişkileri ilerledikçe birbirlerine iyice kapılırlar ve çelişen kanıtlar, Nick'i Catherine'in masumiyeti konusundaki şüphelerini sorgulamaya iter.

Dan Gallagher, evli, başarılı ve mutlu bir avukat. Karısının evde olmadığı bir gün, partiye giden Dan, burada cazibeli bir kadın olan Alex Forrest ile tanışıyor ve birlikte oluyor. Küçük bir kaçamak yaptığını düşünen Dan ertesi gün kadını unutmak niyetinde ancak Alex'ten kurtulmak sandığı kadar kolay değil.

Sürprizlerle dolu sıra dışı bir dünyada, taban tabana zıt olan dostlar Guy ve Sam, arkadaşlık ve leziz bir yemek gibi yeni şeyler denemeyi öğrenirler.

Oyuncu koçu Sandy Kominsky ve en yakın dostu Norman Newlander yaşlanmanın inişli çıkışlı yollarında ilerlerken birbirlerinin hayatında kahkahanın eksik olmamasını sağlar.

Hollywood Yabancı Basın Birliği tarafından verilen, yerli ve yabancı film ve televizyon alanındaki mükemmelliği takdir eden yıllık ödül töreni.