İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

11 filminden 2'si İzlenir çıktı
Michelle Marie Pfeiffer, 29 Nisan 1958 tarihinde Santa Ana, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Mütevazı bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Pfeiffer, lise eğitiminin ardından mahkeme muhabirliği eğitimi alırken fikrini değiştirerek oyunculuğa yöneldi. 1970'lerin sonunda katıldığı güzellik yarışmaları sayesinde dikkatleri üzerine çekti ve çeşitli televizyon dizilerinde küçük roller alarak sektöre adım attı. Sinemadaki ilk başrol deneyimini "Grease 2" (1982) müzikali ile yaşasa da, film eleştirmenlerden geçer not alamadı. Ancak bu rol, yönetmen Brian De Palma'nın dikkatini çekmesini sağladı ve kariyerinin dönüm noktası olan "Yaralı Yüz" (Scarface) (1983) filminde Al Pacino ile karşılıklı oynama fırsatını yakaladı. Canlandırdığı Elvira Hancock karakteri, onun sadece bir güzellik ikonu değil, aynı zamanda derinlikli bir oyuncu olduğunu kanıtladı. 1980'lerin sonu ve 1990'ların başı, Pfeiffer'ın Hollywood'un en çok aranan ve en saygın aktrislerinden biri haline geldiği dönem oldu. "Kasaba Cadıları" (The Witches of Eastwick) (1987) ve "Barmen" (Tequila Sunrise) (1988) gibi popüler yapımların ardından, "Tehlikeli İlişkiler" (Dangerous Liaisons) (1988) filmindeki Madame de Tourvel rolüyle ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını kazandı. Hemen ertesi yıl, "İki Erkek Bir Kadın" (The Fabulous Baker Boys) (1989) filmindeki caz şarkıcısı Susie Diamond performansı, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı ve Altın Küre ödülü getirdi; özellikle piyano üzerindeki ikonik sahnesi sinema tarihine geçti. Bu başarı serisini 1992 yapımı "Aşk Tarlası" (Love Field) ile üçüncü bir Oscar adaylığı izledi. Michelle Pfeiffer, dramatik rollerdeki başarısının yanı sıra gişe rekorları kıran yapımlarda da ikonik performanslar sergiledi. Tim Burton'ın "Batman Dönüyor" (Batman Returns) (1992) filminde canlandırdığı Kedi Kadın (Selina Kyle) karakteri, çizgi roman uyarlamaları tarihinin en beğenilen performanslarından biri olarak kabul edilir. Martin Scorsese'nin yönettiği "Masumiyet Çağı" (The Age of Innocence) (1993) ve büyük bir ticari başarı yakalayan "Sakıncalı Düşünceler" (Dangerous Minds) (1995) ile yıldızını parlatmaya devam etti. 2000'lerin başında "Gizli Gerçek" (What Lies Beneath) (2000) ve "Benim Adım Sam" (I Am Sam) (2001) gibi filmlerde rol aldıktan sonra ailesine zaman ayırmak için kariyerine kısa bir ara verdi. Sinemaya dönüşü, "Hairspray" (2007) ve "Yıldız Tozu" (Stardust) (2007) gibi fantastik ve müzikal yapımlarla oldu. Kariyerinin sonraki döneminde de risk almaktan çekinmeyen Pfeiffer, Darren Aronofsky'nin tartışmalı filmi "anne!" (mother!) (2017) ve "Doğu Ekspresinde Cinayet" (Murder on the Orient Express) (2017) gibi ansambl oyuncu kadrolu filmlerde yer aldı. Marvel Sinematik Evreni'ne "Ant-Man ve Wasp" (2018) filmiyle Janet van Dyne olarak dahil oldu. Yakın dönemde "French Exit" (2020) filmindeki performansıyla bir kez daha Altın Küre'ye aday gösterilen Pfeiffer, hem bağımsız sinemada hem de büyük bütçeli yapımlarda zarafeti, yeteneği ve çok yönlülüğüyle modern sinemanın en önemli figürlerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Tony Montana isimli Kübalı suçlu, Miami'ye gelip uyuşturucu lordu Robert Loggia'nın emrinde çalışmaya başlar. Montana'nın hırsı ve öfkesi basamaklaı hızla tırmanıp büyük bir suç şebekesinin başı olmasını sağlar. Film, uyuşturucu dünyasının gizli kapılar ardında dönen çarklarından başlayarak suç dünyasını gözler önüne serer.

Sevdiği kadının aşkını kazanabilmek uğruna bir erkeğin yapabileceklerinin defalarca sınandığı hikayelere yeni bir örnek de, Matthew Vaughn'un son filmi Yıldız Tozu ile geliyor.Tristran, aşkının kalbini kazanabilmek için onun için kayan bir yıldızı yakalayacağına söz verir. Ama sevgilisi Yvaine ile çıktıkları bu yolda, korsanlar ve cadılarla dolu büyük tehlikeler onları beklemektedir.

Ant-Man serisinin bu üçüncü bölümünde Scott ve Hope'un birlikte geçirdiği zamanın yanı sıra, Scott'ın kızı Cassie'nin de önemli bir rol oynadığı bir hikaye sunar. Cassie, kuantum alanıyla ilgili araştırmalar yaparken yanlışlıkla bir portal açar ve bu durum onları kuantum dünyasına çeker. Kuantum Alanı'nın derinliklerinde hem tanıdık hem de yeni tehlikelerle karşılaşırlar. Bu yolculuk sırasında Kang the Conqueror adında güçlü bir düşmanla tanışırlar. Kang, zaman yolculuğu yetenekleriyle bilinen karmaşık bir karakterdir ve evrenin kontrolünü ele geçirme planları yapmaktadır. Ant-Man ve Wasp, Kang'ın planlarını durdurmak için birlikte çalışmak zorundadırlar ancak bu süreçte birçok zorlukla yüzleşirler.

Kral Stefan'ın ölümünün üzerinden beş huzurlu yıl geçmiştir. Malefiz ve Aurora'nın acı ve intikamla başlayan ve nihayetinde sevgiye dönüşen ilişkileri gelişmiştir. Aurora ile Prens Phillip'in evlilik planları ölümlü Ulstead Krallığı ile büyülü Moors Krallığı'na sonsuza kadar huzur getirecektir. Ancak eskilere dayanan insanlar ve perileri arasındaki kin bu birleşmenin önünde büyük bir engel olacaktır. Beklenmeyen bir olay bu iki ırk arasındaki savaşı tekrardan alevlendirerek Malefiz ve Aurora'nın bağlılıklarını test edecek ve gerçekten aile olup olmadıklarını sorgulatacaktır.

Scott, "Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı" olaylarından sonra ev hapsine çarptırılmıştır. Kızı Cassie ile birlikte vakit geçirmeye çalışan Scott, aynı zamanda geçmişteki maceralarının sonuçlarıyla yüzleşmektedir. Ancak Hank Pym ve kızı Hope van Dyne, eski Wasp'ın kaybolduğu bir boyut olan Kuantum Alanı'na dair yeni bilgiler edinirler. Bu nedenle Scott’tan yardım isterler. Scott, Hank ve Hope'un planına katılmak zorunda kalır; çünkü Kuantum Alanı'nda kaybolmuş olan Janet van Dyne (Hope'un annesi) kurtarılmalıdır. Ancak bu süreçte, Darren Cross'un eski bir iş ortağı olan ve "Ghost" olarak bilinen tehlikeli bir düşmanla karşılaşırlar. Ghost, kuantum teknolojisi üzerinde deneyler yaparak kendine üstün güçler kazandırmıştır ve bu teknolojiye ulaşmaya çalışmaktadır. Scott ve Hope birlikte çalışarak düşmanı alt etmeye çalışmaları ve Janet'i kurtarmak için yoğun çaba sarf ederler.

1930'lu yıllarda İstanbul ve Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi'nde bir cinayet işlenir. Amerikalı bir milyoner trende ölü bulunur.Trende çok sayıdaki yolcu arasında ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poirot da vardır.Trenin kara saplanıp durması, Poirot'a yerel yetkililer duruma el koymadan önce cinayeti çözmesi için birkaç saat zaman verecektir.

Diana B Henriques’in biyografik romanından uyarlanan, ABD tarihinin en büyük mali dolandırıcısı olarak kabul edilen Bernie Madoff’un yükseliş ve düşüşünü konu alacak olan filmde ; yatırımcılara kendi paralarından geri dönenle veya sonraki yatırımcılardan gelen paralarla ödemenin yapıldığı bir dolandırıcılık yöntemi olan Ponzi Oyunu sebebiyle hüküm giyen Madoff’u De Niro canlandırırken, dolandırıcının eşi Ruth’a ise Pfeieffer hayat verecek. Alessandro Nivola ise babasını federal makamlara bildiren büyük oğul Mark’ı canlandıracak.

Sevdiği kadının aşkını kazanabilmek uğruna bir erkeğin yapabileceklerinin defalarca sınandığı hikayelere yeni bir örnek de, Matthew Vaughn'un son filmi Yıldız Tozu ile geliyor.Tristran, aşkının kalbini kazanabilmek için onun için kayan bir yıldızı yakalayacağına söz verir. Ama sevgilisi Yvaine ile çıktıkları bu yolda, korsanlar ve cadılarla dolu büyük tehlikeler onları beklemektedir.

Claire Spencer sesler duymaya ve ürkütücü görüntüler görmeye başladığında, dünya dışı bir ruhun onunla iletişim kurmaya çalıştığını düşünür. Bu sırada, kocası ona gördüğü her şeyin kafasında olduğunu söyleyerek güven vermeye çalışır. Ancak Claire araştırdıkça, sevdiği adamın bu konu hakkında düşündüğünden çok daha fazlasını bilebileceğini keşfeder.

William Shakespeare'in ölümsüz eseri, 400 yıllık bir aşk komedisi olan Bir Yaz Gecesi Rüyası bu kez İtalya'da ve 19. Yüzyıl sonlarında Tuscany'de geçmektedir. Her şey Hermia ve Lysander'ın ormanın derinliklerine kaçması ile başlar. Babası Hermia'nın Demetrius'la evlenmesini istemektedir. Kaçmalarının asıl sebebi de budur. Oysa ki Demetrius'a ümitsizce aşık olan Helena onun için yerlerde sürünmektedir. Peri Puck ise elindeki iksiri farklı çiftleri eşleştirmek için kullanır. Edepsizce ve hiç beklenmedik bir şekilde eşleştirdiği çiftlerin hayatını da allak bullak edecek, işleri iyice karıştıracaktır.

Eskiden ordu adına çalışan Louanne Johnson (Michelle Pfeiffer) toplum tarafından dışlanmış öğrencilerin olduğu bir lisede ilk öğretmenlik deneyimini gerçekleştirmek üzere işe başlar... Okulun en başarısız ve en serseri öğrencilerin bulunduğu sınıfa düşen öğretmen haylazları dize getirmek için verdiği mücadeleyi anlatıyor... Gerçek yaşanmış olaydan sinemaya uyarlanan film özellikle 'müzikleri' ile ön planda...

Al Pacino ve Michelle Pfeiffer büyüleyici bir romantik komedi ile ekranı dolduruyor. Frankie (Pfeiffer) New York'ta bir kafede garsondur. Bir dizi yanlış ilişkiden sonra Frankie'nin istediği son şey hayatına girecek yeni bir adamdır. Pacino ise kafeye alınan yeni aşçı olarak ortaya çıkar. Frankie için gerçekten çıldırmaktadır. Frankie'ye göre ise birbirlerinden çok farklıdırlar. Ancak 'Karşılaşmadan öncesinde bile biz bir çifttik' diyerek ne demek istemektedir? Garry Marshall (Pretty Woman) yönetmenliğinde Frankie & Johnny 'eşsiz bir komedi anlayışıyla eşsiz bir aşk filmi' (David Sheenan, KNBC-TV, Los Angeles).

Tony Montana isimli Kübalı suçlu, Miami'ye gelip uyuşturucu lordu Robert Loggia'nın emrinde çalışmaya başlar. Montana'nın hırsı ve öfkesi basamaklaı hızla tırmanıp büyük bir suç şebekesinin başı olmasını sağlar. Film, uyuşturucu dünyasının gizli kapılar ardında dönen çarklarından başlayarak suç dünyasını gözler önüne serer.