İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 filminden 2'si İzlenir çıktı
Michael John Myers, 25 Mayıs 1963 tarihinde Scarborough, Ontario, Kanada'da dünyaya gelmiştir. İngiltere'nin Liverpool şehrinden Kanada'ya göç eden sigortacı bir baba ve eski bir aktris olan ofis yöneticisi bir annenin oğlu olan Myers, evde yoğun bir İngiliz mizahı ve komedi kültürüyle büyüdü. Oyunculuk macerasına henüz çocuk yaşta rol aldığı televizyon reklamlarıyla başladı. Liseden mezun olduktan sonra ünlü doğaçlama komedi topluluğu The Second City'nin Toronto ve Chicago ekiplerine katılarak komedi yeteneğini profesyonel tiyatro sahnesinde keskinleştirdi. Myers'ı Amerika'da ve dünya çapında geniş kitlelere tanıtan asıl sıçrama tahtası, 1989 yılında kadrosuna katıldığı efsanevi skeç programı "Saturday Night Live" (SNL) oldu. 1995 yılına kadar yer aldığı bu programda yarattığı ikonik karakterlerle muazzam bir hayran kitlesi edindi. SNL'de doğan, heavy metal tutkunu Wayne Campbell karakterini beyaz perdeye taşıdığı "Wayne's World" (Wayne'in Dünyası) (1992) ve devam filmi "Wayne's World 2" (1993) ile sinemaya devasa bir giriş yaptı, böylece dönemin en büyük komedi yıldızlarından biri haline geldi. Kariyerini zirveye taşıyan ve onu küresel bir pop kültür ikonuna dönüştüren proje ise, kendi yazıp yapımcılığını üstlendiği casusluk parodisi "Austin Powers" serisi oldu. "Austin Powers: International Man of Mystery" (1997), "The Spy Who Shagged Me" (1999) ve "Austin Powers in Goldmember" (2002) filmlerinden oluşan bu seride, hem baş karakter Austin Powers'ı hem de efsanevi kötü adam Dr. Evil'ı (ve Fat Bastard, Goldmember gibi diğer birçok karakteri) aynı anda canlandırarak komedi dehasını kanıtladı. Kariyerindeki bir diğer devasa dönüm noktası ise DreamWorks'ün Oscar ödüllü efsanevi animasyon serisi "Shrek" (2001) oldu. Ana karakter Shrek'i kendine has İskoç aksanıyla seslendirerek dünya çapında milyarlarca dolar hasılat yapan ve "Shrek 2" (2004), "Shrek the Third" (2007) ve "Shrek Forever After" (2010) ile devam eden bu unutulmaz serinin kalbi oldu. Myers, komedi dışındaki yeteneklerini kült kulüp Studio 54'ü anlatan "54" (1998) filmindeki Steve Rubell rolüyle ve Quentin Tarantino'nun "Soysuzlar Çetesi" (Inglourious Basterds) (2009) ile Oscar ödüllü "Bohemian Rhapsody" (2018) filmlerindeki akılda kalıcı yardımcı rolleriyle gösterdi. "The Cat in the Hat" (2003) ve "The Love Guru" (2008) gibi yapımlarda da başrol oynadı. Yakın dönemde ise kendi yarattığı Netflix komedi dizisi "The Pentaverate" (2022) ve David O. Russell'ın "Amsterdam" (2022) filminde izleyici karşısına çıkmıştır. Oyunculuk, senaristlik ve yapımcılığın yanı sıra Myers, kamera arkasına da geçerek ünlü yetenek menajeri Shep Gordon'ın hayatını anlatan eleştirmenlerce beğenilmiş "Supermensch: The Legend of Shep Gordon" (2013) adlı belgeselin yönetmenliğini üstlenmiştir. Ayrıca 2016 yılında, kendi anılarını ve ülkesiyle olan ilişkisini mizahi bir dille kaleme aldığı "Canada" adlı çok satan bir kitap yayımlamıştır.

Şrek, oldukça korkutucu bir görünüme sahip, devasa, yeşil bir troldür. Yalnızlığın getirisiyle, hayatının geri kalanını beraber geçirebileceği, en az kendisi kadar çirkin bir yaratık bulmanın hevesindedir. Bir kahin, kehanetini açıklar. Şrek ile güzeller güzeli bir prenses olan Fiona arasında duygusal bir ilişki cereyan edecektir. Ancak Şrek ne kadar çirkinse Fiona bir o kadar güzeldir. Oldukça garip durumlar ve vaziyetler peyda olmak üzeredir.

Shrek ile Fiona balayından dönmüştür. Fiona'nın ailesinden gelen bir davet mektubuyla karşılaşırlar. Fiona'nın kral babasıyla kraliçe annesi, yeni evli çifti Uzak Ülke'ye davet etmektedir. Bunun üzerine yanlarına Eşek'i de alarak yola çıkarlar. Prensesin geri dönüşünü kutlamak için Uzak Ülke'nin vatandaşları sokaklara dökülmüştür. Kral ve Kraliçe de sevgili kızlarının ve hiç tanımadıkları damatlarının (yeni Prens) dönüşünü heyecanla beklemektedir. Ancak her ikisi de yeni damatlarının dış görünümüne hazırlıklı değildir. Üstelik sevgili kızları da çok değişmiştir. Shrek ile Fiona'nın bilmediği bazı gerçekler vardır. Bu sürpriz evlilikle birlikte Fiona'nın kral babasının geleceğe yönelik planları suya düşmüştür. Bunun üzerine o ana kadar ki bütün gelişmeleri tersine çevirebilmek için Fiona'nın Peri Vaftiz Annesinden, Yakışıklı Prensten ve ünlü canavar avcısı Çizmeli Kedi'den yardım ister.

Michael Jackson'a gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson'ın hayat verdiği filmde, onu tüm zamanların en büyük şovmeni haline getiren en ikonik performansları da dahil olmak üzere Michael'ın hayatının tüm yönleri gözler önüne seriliyor.

1930'larda geçen Amsterdam, tanık oldukları cinayetin zanlısı haline gelen ve Amerikan tarihindeki en çirkin entrikalardan birini ortaya çıkaran üç arkadaşı takip ediyor.

Bohemian Rhapsody, Queen grubuna, müziklerine, klişelere meydan okuyan ve kuralları yıkarak dünyanın en sevilen sanatçılarından biri haline gelen ikonik solistlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Film, simgeleşmiş şarkıları ve devrimci sesiyle grubun meteorik yükselişine, Mercury'nin yaşam tarzının kontrolden çıkması ile çıkan iç çatışmaya ve yaşamını tehdit eden hastalığına rağmen Mercury'nin rock müzik tarihinin en büyük performanslarından birinde gruba liderlik ettiği Live Aid konserinin arifesinde muzaffer birleşme sürecine yayılıyor. Bu süreçte de, her zaman bir aile gibi olan ve günümüzde dışlanmışlara, hayalperestlere ve müzikseverlere ilham vermeye devam eden bir grubun mirasını süslüyor.

Serinin bu dördüncü filminde, Şrek ve Fiona'nın yaşamlarının nasıl değiştiğini ve gerçek mutluluğun ne anlama geldiğini keşfetmelerini konu alıyor. Şrek ve Fiona, bataklıklarında huzurlu bir hayat sürmekteler. Ancak, bir gün Şrek, her zaman hayalini kurduğu "sonsuz mutluk" gibi bir yaşam için bir dilek tutar. Dileği gerçekleşir, fakat bu durum her şeyin göründüğü kadar mükemmel olmadığını ortaya çıkarır. Şrek, dileği sonucunda kendini tamamen farklı bir dünyada bulur; burada her şey daha parlak ve pırıl pırıl görünmektedir, ama aynı zamanda da oldukça yanıltıcıdır. Bu yeni dünyada, Şrek ve Fiona, gerçek aşkın ve dostluğun değerini sorgulamak zorunda kalırlar.

Şrek ve Fiona'nın krallığın yönetiminde yaşadığı zorlukları ve bunun getirdiği sorumlulukları ele alıyor. Film, Şrek’in artık bir kral olduğunu öğrenmesiyle başlar. Ancak, Şrek ve Fiona bu yeni yaşam tarzından pek de memnun değillerdir. Huzurlu bataklık hayatlarını özlemektedirler. Bu durumda, tahtın gerçek varisi olan Artus'u bulmak için yola çıkarlar. Eşek ve Çizmeli Kedi de onlara katılır. Artus’u bulduktan sonra, onu ikna etmeleri gerekecektir ki bu süreçte birçok komik ve zorlu macera yaşarlar. Aynı zamanda, evde kalan Fiona ise Prens Charming ile karşı karşıya gelir. Charming, krallıkta gücü ele geçirmeye çalışırken, Fiona da onu durdurmak için kendi mücadelesini vermek zorundadır.

Shrek ile Fiona balayından dönmüştür. Fiona'nın ailesinden gelen bir davet mektubuyla karşılaşırlar. Fiona'nın kral babasıyla kraliçe annesi, yeni evli çifti Uzak Ülke'ye davet etmektedir. Bunun üzerine yanlarına Eşek'i de alarak yola çıkarlar. Prensesin geri dönüşünü kutlamak için Uzak Ülke'nin vatandaşları sokaklara dökülmüştür. Kral ve Kraliçe de sevgili kızlarının ve hiç tanımadıkları damatlarının (yeni Prens) dönüşünü heyecanla beklemektedir. Ancak her ikisi de yeni damatlarının dış görünümüne hazırlıklı değildir. Üstelik sevgili kızları da çok değişmiştir. Shrek ile Fiona'nın bilmediği bazı gerçekler vardır. Bu sürpriz evlilikle birlikte Fiona'nın kral babasının geleceğe yönelik planları suya düşmüştür. Bunun üzerine o ana kadar ki bütün gelişmeleri tersine çevirebilmek için Fiona'nın Peri Vaftiz Annesinden, Yakışıklı Prensten ve ünlü canavar avcısı Çizmeli Kedi'den yardım ister.

Şrek, oldukça korkutucu bir görünüme sahip, devasa, yeşil bir troldür. Yalnızlığın getirisiyle, hayatının geri kalanını beraber geçirebileceği, en az kendisi kadar çirkin bir yaratık bulmanın hevesindedir. Bir kahin, kehanetini açıklar. Şrek ile güzeller güzeli bir prenses olan Fiona arasında duygusal bir ilişki cereyan edecektir. Ancak Şrek ne kadar çirkinse Fiona bir o kadar güzeldir. Oldukça garip durumlar ve vaziyetler peyda olmak üzeredir.

Asla açıkta bırakılmamalı. Yüzyıllardır küresel olayları etkileyen gizli bir örgüt, içeriden gelen tehlikeli bir tehditle karşı karşıya. Kanadalı bir gazeteci onları ve dünyayı kurtarabilecek mi?