İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 filminden 1'i İzlenir çıktı
Milena Markovna Kunis, 14 Ağustos 1983 tarihinde, o dönem Sovyetler Birliği sınırları içinde yer alan Ukrayna'nın Çernivtsi şehrinde dünyaya geldi. Ailesi, Sovyetler Birliği'ndeki Yahudi karşıtı atmosferden kaçarak daha iyi bir gelecek umuduyla 1991 yılında, Mila henüz yedi yaşındayken Amerika Birleşik Devletleri'ne, Los Angeles'a göç etti. Yeni bir dil ve kültüre adapte olmakta başlangıçta zorlanan Kunis, İngilizce öğrenmek ve sosyalleşmek amacıyla katıldığı bir oyunculuk kursunda yeteneğini keşfetti. Kısa sürede reklam filmlerinde ve küçük rollerde görünmeye başladı. Büyük çıkışını ise henüz 14 yaşındayken, seçmelerde yaşını (18'e yakın olduğunu söyleyerek) farklı belirtmesine rağmen, Fox'un popüler sitcom dizisi That '70s Show (1998–2006)'daki Jackie Burkhart rolüyle yaptı. Bu rol, onu genç yaşta Amerika'da ve dünya çapında tanınan bir isim haline getirdi. That '70s Show ile yakaladığı şöhretin yanı sıra, Kunis seslendirme alanında da önemli bir başarıya imza attı. 1999 yılında, animasyon dünyasının kült yapımlarından biri haline gelen Seth MacFarlane imzalı Family Guy dizisinde Meg Griffin karakterini seslendirmeye başladı (bu rolü ikinci sezonda Lacey Chabert'ten devraldı). Kendine özgü sesiyle Meg karakterine hayat veren Kunis, bu rolü günümüze dek başarıyla sürdürmektedir. That '70s Show'un 2006'da sona ermesinin ardından Kunis, kariyer odağını tamamen sinemaya çevirdi ve daha çeşitli rollerle yeteneğini sergileme fırsatı aradı. Sinema kariyerinde dikkatleri üzerine çekmeye başladığı ilk projelerden biri, 2008 yapımı romantik komedi Aşkzede (Forgetting Sarah Marshall) oldu. Ancak uluslararası alanda eleştirmenlerin büyük beğenisini kazandığı ve oyunculuk yeteneğini farklı bir boyutta sergilediği yapım, Darren Aronofsky'nin yönettiği 2010 tarihli psikolojik gerilim Siyah Kuğu (Black Swan) idi. Filmde Natalie Portman'ın karakterinin rakibesi ve alter egosu olan Lily'yi canlandıran Kunis, bu performansıyla Venedik Film Festivali'nde Marcello Mastroianni Ödülü'ne layık görüldü ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre ile Sinema Oyuncuları Birliği (SAG) Ödülleri'ne aday gösterildi. Siyah Kuğu'nun getirdiği sanatsal başarının ardından Kunis, Hollywood'daki yerini sağlamlaştıran popüler filmlerde rol almaya devam etti. Justin Timberlake ile başrolleri paylaştığı Arkadaştan Öte (Friends with Benefits, 2011) ve Seth MacFarlane'in yönettiği büyük gişe hiti Ted (Ayı Teddy, 2012) gibi başarılı komedilerle ana akım sinemadaki yıldız statüsünü pekiştirdi. Fantastik macera Muhteşem ve Kudretli Oz (Oz the Great and Powerful, 2013) ve sevilen komedi serisi Eyvah Annem Dağıttı! (Bad Moms, 2016) ile devam filmi A Bad Moms Christmas (2017) gibi yapımlarla da geniş kitlelere ulaştı. Mila Kunis, Sovyet Ukrayna'sından Hollywood yıldızlığına uzanan etkileyici yolculuğu, sitcom ekranlarından beyaz perdeye başarılı geçişi, unutulmaz ses tonu ve hem komedi hem de dram türlerindeki çok yönlü oyunculuğuyla öne çıkan bir isimdir. Son yıllarda yapımcılığa da adım atan (Luckiest Girl Alive, 2022) ve özellikle anavatanı Ukrayna'ya yönelik insani yardım çabalarıyla da bilinen Kunis, sinema ve televizyondaki aktif kariyerine başarıyla devam etmektedir.

Dedektif Benoit Blanc karanlık bir geçmişi olan küçük kasaba kilisesinde işlenen ve imkânsız bir suçun kusursuz bir örneği olan cinayeti araştırmak için genç bir rahiple birlik olur.

Bir yazarın New York'ta kendine kurduğu mükemmel hayatı, bir gerçek suç belgeseli yüzünden korkunç lise geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalmasıyla birlikte altüst olur.

İnsanlığın bu dünyada tek olduğunu düşündüğü bir zamanda, kendi halindeki genç bir kız, Evrenin Kraliçesi tarafından suikaste gitmek üzeredir. Ancak dünya dışından başka birisi onu kurtarır. Ve Evrenin Kraliçesi'nin hükümdarlığını sona erdirmesi için o kıza ihtiyacı vardır.

Üç farklı şehirde gelişen üç ayrı hikayeyi işleyen filmde Michael, Julia ve Sean'ın aşk ekseninde buluşan farklı hikayelerine tanık oluyoruz. Yakın zamanda evliliği sonlanan Michael, Paris'te yaşar. Yeni sevgilisi Anna tarafından ziyaret edildiği esnada Anna, Michael hakkında büyük bir sırrı öğrenir ve artık ona güvenmesi oldukça zordur. Bu durum ilişkilerini zora sokacaktır. New York'ta yaşayan Julia, oğlunu öldürmeye teşebbüsle suçlanmaktadır, her ne kadar karşı çıksa da oğlunun vesayeti babası Rick'e verilir. Rick, anne ve oğlu arasındaki ilişkiyi tamamen bitirmenin peşindedir. Roma'ya bir iş gezisine çıkan Sean ise İtalyan Monica'ya aşık olur ve bu esnada büyük bir talihsizlik patlak verir. Monica'nın kızı kaçırılır; Sean ise küçük kızı kurtarmanın bir yolunu bulmak zorunda kalır.

Güvenilmez bir ahlak anlayışı olan küçük sirk sihirbazı Oscar Diggs, tozlu Kansas'tan ışıltılı Oz Diyarı'na gidince ün ve şöhret kendisini beklediği için çok şanslı hisseder. Ancak bir süre sonra Theodora, Evanora ve Glinda isimli üç tane cadıyla karşılaşır. Cadılar, Oscar'ın beklenen o kudretli büyücü olduğuna ikna olmamışlardır. Oz Diyarı'nın ve sakinlerinin karşı karşıya olduğu problemlerin içine istemeden de olsa çekilen Oscar, çok geç olmadan kimin iyi, kimin kötü olduğunu anlamak zorundadır.

8 yaşındaki John bir Noel gecesi oyuncak ayısının canlanmasını, kendisiyle konuşmasını diler ve ertesi sabah en iyi arkadaşı olan oyuncak ayı Ted, konuşan canlı bir ayıcığa dönüşür! John artık yalnız değildir aksine çok mutludur ama atladığı ufak bir detay vardır: Herkes büyür! Artık 30'lu yaşlarının ortasında olan John ayı Ted ile bir ömür geçirmiş, aynı evi paylaşmıştır. Dahası Ted de insan hayatına uyum sağlamış, John'dan daha çapkın, daha edepsiz ama bir o kadar da şirin bir yaratık olmuştur. Tek bir sorun vardır, Ted John'u hiç kimseyle paylaşmak istemez; bir seneden fazladır sevgilisi olan Lori'yle bile. John ise kendi hayatına devam edebilmek için ted'den ayrılmak zorunda olduğunu hisseder...

Claire ve Phil Foster yaşadıkları hayattan ve rutin evliliklerinden sıkılmış bir çifttir. Ancak bir restaurantta başlayan yanlış anlama bu sıradan çifti inanılmaz bir maceraya sürükler. Rüşvetçi polisler, acımasız mafya babaları ve çılgına dönmüş bir taksi şöförüyle uğraşmak zorunda kalan çifti, hiç unutamayacakları vahşi bir kovalamacaya beklemektedir.

Genç bir kadın olan Nina, yetenekli bir balerindir. Eski bir balerin olan ve dans konusundaki hırsını kendisine aşılayan annesi ile New York’ta yaşayan Nina’nın hayatı danstan ibarettir. Bale yönetmeni Thomas Leroy, sahneye koyduğu Kuğu Gölü Balesi’nin baş dansçısını yeni sezonda değiştirmeye karar verir. Zarif, masum ve saf Beyaz Kuğu ile kötülüğün, şehvetin ve bilinmezliğin temsilcisi Siyah Kuğu'yu aynı anda canlandırabilecek bir balerin arayan yönetmenin ilk tercihi Nina olur. Ancak rolü almak için elinden geleni yapan Nina’nın karşısında güçlü bir rakibi vardır. Nina, Beyaz Kuğu rolü için harikalar yaratsa da genç kadının Siyah Kuğu performansı pek de başarılı değildir. Rakibi Lily ise Siyah Kuğu rolü için iyi bir performans sergiler. Lily ve Nina arasındaki rekabet, çalışmalar boyunca ilginç bir dostluğa dönüşür. Bu süreçte Nina, hayatının mahvolmasına neden olan karanlık tarafıyla yüzleşmeye başlar.

Müzisyen Peter, altı yılını televizyon yıldızı kız arkadaşı Sarah Marshall'ı idol haline getirmekle geçirmiştir. Sarah'ın attığı her adımda yanında olmaya çalışır. O, Sarah'ın hem sevgilisi hem de asistanıdır. Ancak Sarah tarafından "o gruptaki" "o adam" için aniden terk edilmesiyle birlikte kendisini yapayalnız bulur. Peter kendine gelebilmek için Hawaii'ye tatile gittiğinde hayatının en büyük kabusuyla karşı karşıya kalır. Eski sevgilisi ve erkek arkadaşı Aldous da aynı tatil köyünde kalmaktadır.

New York’ta DEA ajanı olan Max Payne hayatta herşeye sahiptir; çok iyi bir iş, mükkemmel bir iş ve güzel bir kız çocuk. İçinde olduğu bu Amerikan rüyası kısa zamanda bir kabusa dönüşür. Bir gün eve döndüğünde eşi ve bebeğini vahşice öldrülmüş halde bulur. Kendi başına bu cinayetin izlerinin peşine düşer ve fakat NYPD onu çeteler, acımasız işbirlikleri ve şehrin gördüğü en şiddetli fırtınanın arasına çeker. Kaybedecek hiçbirşeyi olmayan, dürüst ve metanetli bir adam olan Max, ailesini duyuğu sonsuz sevgiyle de beraber bu cinayetleri ve şehirdeki pislikleri çözmek için biçilmiş kaftandır. Yeraltı hayatının karanlığıyla uğraşırken, başka dünyalardan düşmanlar da onu karanlığa itecektir. Özlemle beklediği intikamın vakti gelmiştir!..

Küçük bir kız çocuğu iken psikopat bir katil tarafından gözlerinin önünde vahşice katledildiğini Rachel Newman kimseye bahsetmemişti. Ve kararını vermişti, hayatını seri katilleri yok etmeye adayacaktı. Yıllar sonra üniversitede seri katiller üzerine araştırmalar yapan bir öğrenciyle ve okuldaki hedeflerinin önünde duran engeller vardı. Güzel Rachel canileri yok etmek için yola çıkmışken, şimdi kendisi bir seri katile dönüşüyordu.

Wayne Szalinski geri döndü ve bu sefer kötü şöhretli küçültme makinesi tekrar yanlış ateşlendi; bu kez küçülen, yetişkinler oldu. Ebeveynlerinin hafta sonu için onları evde yalnız bıraktıklarına inanan çocuklar, abur cubur yiyerek, evde paten yaparak, yüksek sesle müzik çalarak ve arkadaşları için bir parti vererek, yeni keşfettikleri denetimsiz özgürlüklerinden yararlanırlar. Neredeyse 1 cm uzunluğunda olduklarından, umutsuzca çocukların onları fark etmelerini sağlamaya çalışan yetişkinler, çocukları hakkında da birkaç şey öğrenirler.

Once Craig Ferguson retires, James Corden will be taking over The Late Late Show. The show is a late night talk show that interviews celebrities and has its own bits. And of course, it's all hosted by James Corden.

The Late Late Show with Craig Ferguson is an American late-night talk show hosted by Scottish American comedian Craig Ferguson, who is the third regular host of the Late Late Show franchise. It follows Late Show with David Letterman in the CBS late-night lineup, airing weekdays in the US at 12:37 a.m. It is taped in front of a live studio audience from Monday to Friday at CBS Television City in Los Angeles, California, directly above the Bob Barker Studio. It is produced by David Letterman's production company Worldwide Pants Incorporated and CBS Television Studios. Since becoming host on January 3, 2005, after Craig Kilborn and Tom Snyder, Ferguson has achieved the highest ratings since the show's inception in 1995. While the majority of the episodes focus on comedy, Ferguson has also addressed difficult subject matter, such as the deaths of his parents, and undertaken serious interviews, such as one with Desmond Tutu, which earned the show a 2009 Peabody Award.

2000 yılından bu yana komedi ve animasyon dallarında Emmy adaylıklarının ve ödüllerinin gediklisi olan çizgi dizi Family Guy,sıra dışı Griffin ailesinin absürd hayatlarını ekranlara taşıyor. Zaman zaman The Simpsons efsanesine benzetilen çizgisi ile yıllardır geniş bir hayran kitlesi yaratan dizi, başı dertten kurtulmayan baba Peter Griffin, fedakar ama hafif bela paratoneri olan anne Louis ve onların üç çocuğu, ne yapsa yaramayan “loser” Meg, fil çocuk Chris, dünyayı ele geçirmeyi kafaya koyan bebek Stewieve tabii ki ailenin yegane üyesi entelektüel köpek Brian’ın çılgın maceralarını konu alıyor. Seth MacFarlane imzasını taşıyan dizi, ki kendisi aynı zamanda baba Peter Griffin’e sesiyle hayat veriyor, Amerikan toplumuna yaptığı güncel göndermeleri, zeki esprileri, konuk ünlüleri ve müzikleriyle son on yılın en sevilen animasyon komedileri arasında yer alıyor.