İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Kendisini ailesine adamış bir kadın olan İpek Gümüşçü’nün hayatını derinden sarsan olaylar sonucu emniyette psikolog olarak çalışmaya başlamasıyla yaşadıklarını konu alıyor. İpek’in çocukluğundan beri tutkusu olan polisiye merakı onu cinayet büro baş komiseri Şahin Kara’yla sık sık karşı karşıya getirecek.

Melike (Nihal Yalçın) ve İlyas (Timur Acar) Özyürek çifti, kızları Ceren ve 6 yaşındaki küçük oğulları Kaan ile birlikte Şile'de yaşamaktadır. Bir akşamüzeri Melike ilk maaşını almasının heyecanıyla zamanı unutup vitrinlere bakarken, oğlu Kaan’ın okul çıkışına geç kalır. Annesini okulun bahçesinde bekleyen Kaan, bir kirpinin peşine takılır ve kirpiyi bir parka kadar takip eder. Bu sırada Zeynep (Songü Öden) ve Tuğrul (Feyyaz Duman) çiftinin 12 yaşındaki oğulları Efe de parktadır. O sırada Melike ve İlyas ise telaş içinde Şile sokaklarında çocukları Kaan'ı aramaktadır. Yaşanan acı bir olay her iki ailenin hem kesiştirecek, hem değiştirecektir.

Köklü ve güçlü bir aileden gelen Cezayir Türk, devleti için çalışan ve bir sabotaja kurban giden ağabeyinin intikamını alır. Devletin bekası ve ailesinin güvenliği için öldü gösterilerek yeni bir hayata başlar. Cezayir Türk, yurtdışında devam eden operasyonlarda bir yaralanma sonucu sınır tanımayan doktorlardan Firuze ile tanışır. Her ne kadar eşini ve ailesini özlese de onlara bir daha dönemeyeceğini bilmektedir. Firuze'ye aşık olup yeniden bir aile kuran Cezayir, bir süre sonra deşifre olur ve tekrardan hayata, İstanbul'a dönmek zorunda kalır. Fakat bu gelişmelerden ne yeni ailesinin ne de yıllardır onu özleyen ve mezarında dua eden ailesinin haberi vardır. Emanet ederek geride bıraktığı İstanbul ise bambaşka bir İstanbul olarak karşısına çıkacaktır.

Anne babalarını bir gece içinde, ansızın kaybeden altı kardeşin, Azize, Cemo, Zeliha, Fidan, Samet ve Balım’ın başlarına gelen felaketlere rağmen bir arada kalma ve hayata tutunma çabalarının hikayesidir. Hikâye İstanbul’da geçse de kardeşlerin başına gelen trajedinin kökeninde anne babaları Bala ve Rıfat’ın büyük aşkları vardır. Bu imkânsız aşk İstanbul’dan çok uzakta, Mardin’in bir köyünde başlar. Her türden çaresizliğe karşı umutla direnen, birbirlerinden kopmamak için çabalamayı asla bırakmayan altı kardeşin hayata tutunma hikayesidir. Kendileri de henüz gerçek anlamda yetişkin olmayan Azize, Zeliha ve Cemo, kardeşleri Fidan, Samet ve Balım’ın iyiliği uğruna erkenden büyümek zorunda kalan çocuklardır. Bütün hikâye Mardin’de, masum bir aşkla başlamıştır. İstanbul ise kardeşleri için her şeyi yapmaya ant içen bu üçlüyü çok çetin sınavlara sokacaktır.

Köklü ve güçlü bir aileden gelen Cezayir Türk, devleti için çalışan ve bir sabotaja kurban giden ağabeyinin intikamını alır. Devletin bekası ve ailesinin güvenliği için öldü gösterilerek yeni bir hayata başlar. Cezayir Türk, yurtdışında devam eden operasyonlarda bir yaralanma sonucu sınır tanımayan doktorlardan Firuze ile tanışır. Her ne kadar eşini ve ailesini özlese de onlara bir daha dönemeyeceğini bilmektedir. Firuze'ye aşık olup yeniden bir aile kuran Cezayir, bir süre sonra deşifre olur ve tekrardan hayata, İstanbul'a dönmek zorunda kalır. Fakat bu gelişmelerden ne yeni ailesinin ne de yıllardır onu özleyen ve mezarında dua eden ailesinin haberi vardır. Emanet ederek geride bıraktığı İstanbul ise bambaşka bir İstanbul olarak karşısına çıkacaktır.

Melike (Nihal Yalçın) ve İlyas (Timur Acar) Özyürek çifti, kızları Ceren ve 6 yaşındaki küçük oğulları Kaan ile birlikte Şile'de yaşamaktadır. Bir akşamüzeri Melike ilk maaşını almasının heyecanıyla zamanı unutup vitrinlere bakarken, oğlu Kaan’ın okul çıkışına geç kalır. Annesini okulun bahçesinde bekleyen Kaan, bir kirpinin peşine takılır ve kirpiyi bir parka kadar takip eder. Bu sırada Zeynep (Songü Öden) ve Tuğrul (Feyyaz Duman) çiftinin 12 yaşındaki oğulları Efe de parktadır. O sırada Melike ve İlyas ise telaş içinde Şile sokaklarında çocukları Kaan'ı aramaktadır. Yaşanan acı bir olay her iki ailenin hem kesiştirecek, hem değiştirecektir.

Kendisini ailesine adamış bir kadın olan İpek Gümüşçü’nün hayatını derinden sarsan olaylar sonucu emniyette psikolog olarak çalışmaya başlamasıyla yaşadıklarını konu alıyor. İpek’in çocukluğundan beri tutkusu olan polisiye merakı onu cinayet büro baş komiseri Şahin Kara’yla sık sık karşı karşıya getirecek.

Suna, 40’lı yaşların başında, dünyalar güzeli bir kadındır. Göksu sahilinde zar zor işlettiği ufak bir balıkçı dükkanı vardır. Çocuklarıyla beraber Göksu yakınlarında, bahçe içinde bir gecekonduda yaşar. Dişinden tırnağından arttırarak bir yandan çocuklarını okutmuş bir yandan da başlarını sokabilecekleri bir evleri olsun diye ev kooperatifine girmiştir. Hayattaki en büyük dayanağı büyük oğlu Yusuf’tur. Suna’nın kafasında güzel günler yakındır. Ev bitince, Yusuf da mezun olup avukat çıkınca, her şey yoluna girecektir. Yıllardır soluksuz çalışan Suna, balıkçı dükkanını kapatıp, evde yalnızca çocukları için yemek pişirecektir. Hatta Yusuf hayırlısıyla bir gün evlenince, Suna da torunlarını sevecektir. Ama zavallı Suna, kurduğu bu güzel hayallere koşarken, kaderin ona takacağı çelmeden habersizdir.

70’li yılların Türkiye’sinde sosyo-ekonomik açıdan sıkıntılar içinde yaşayan Ocak ailesinin hikayesini anlatan dizi, bir ailenin her şeye rağmen ayakta kalma çabasının ve aile bağlarına olan inançlarının hikayesini anlatacak.