İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

19 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
1978 yılında doğan oyuncu, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümünden mezun olmuştur. Konservatuardan mezun olduktan sonra Semaver Kumpanya’da tiyatro oyunlarında oynamaya başladı. 2003 yılında Işıl Kasapoğlu rejisiyle "Onikinci Gece" ve "Kuşlar Meclisi" oyunlarında oynadı. Bahçeşehir Üniversitesi'nde İleri Oyunculuk Yüksek Lisansını 2006 yılında bitirdi. Birçok başarılı yapımda yer alan oyuncu aynı zamanda 2008 Sinepark Kısa Film Festivali Ödülleri’nde "Yoldaki Kedi" adlı filmindeki performansıyla ‘En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ ve "Karatavuk" adlı oyundaki performansıyla 2008 VIII. LIONS Tiyatro Ödülleri’nde "En İyi Kadın Oyuncu (Küçük Salon)" ödülünü, 2009 13. Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nde "En Başarılı Kadın Oyuncu" ödülünü aldı.

Behzat Ç, 1985 yılında Polis Akademisi'nden mezun olmuş, cinayet bürosunda görev yapmakta olan bir polistir. Hizmet verdiği süre içerisinde almış olduğu cezalar nedeni ile hep başkomiser olarak kalmıştır. Behzat'ın eski eşi ile yaşadığı problemler kızına karşı ilgisiz kalmasına sebep olur. Bir süre sonra kızı Berna, intihar eder. Behzat, bu olaydan sonra yıkılır. Behzat Ç. ve ekibinde yer alan polisler Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet, sezon boyunca bir yandan Behzat'ın kızının ölümü ile ilgili olabilecek kişiler ile ilişki kurarken bir yandan da her bir bölümde yaşanan farklı cinayetlerin çözümü ile uğraşırlar.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Moda düşkünü, özgür ruhlu Merve evinden çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalınca para bulmak için bir flört uygulaması geliştirir. Ama çekici patronunun başka planları vardır.

Filmde olaylar 14'üncü yüzyılda Bursa'da geçer. Anadolu'daki bütün devlet ve beylikler Moğol saldırısından yılmış, halk akın akın Moğollar' dan kaçıp Bursa'ya yerleşmektedir. Karagöz, Moğol vergi memurlarından kaçıp annesiyle Bursa'ya gelmiştir. Cahil ancak çok zeki, özellikle de kızdığında söz ve hareketleriyle etrafındakileri güldüren bir Türkmen göçeridir. Hacivat ise devletler arasında haber götürüp-getiren bir postacıdır. Zeki, lafazan, sefahat ve eğlenceye düşkün bir fırsatçıdır. Düştüğü zor durumlardan konuşması sayesinde kurtulur. Hacivat, Karagöz'ün hasta ineğini satın alınca tanışırlar. Hacivat, Karagöz'deki doğal yeteneğin farkına varır ve bundan yararlanmak ister.

Başarılı bir avukat olan Mehmet'in, annesinin ölümünden sonra kendisinden uzaklaşan genç kızı Doğa ile yeniden bağ kurma çabasını anlatan bu sürükleyici yapım, aynı zamanda yıllardır saklanan sırları da gün yüzüne çıkaracak. Celal'in gizlediği bir ilişki tüm dengeleri sarsarken, Celal'in eşi Handan ise bu çözülmenin farkında olmadan ailesini bir arada tutmak için çabalayacak.

Eda ve Yaren Bursa’da yetiştirme yurdunda büyümüş, birbirlerini kardeş olarak kabul ederek kimsesizliklerini avutmaya çalışan iki genç kızdır. Yaren üniversite sınavına girip tıp fakültesini kazanarak doktor olmak istemektedir. Eda ise liseyi yarıda bırakmış, okuyarak bir yere varamayacağını düşünmektedir. İkisi de on sekiz yaşını doldurdukları için artık kendi hayatlarını kurmak isterken, iki kızın kaderi gittikleri bir ev partisinden sonra trajik bir şekilde tamamen değişecektir… Yaren kendisinden saklanan geçmişinin sırlarına doğru bir yolculuğa çıkarken, Eda bu yolculukta bütün krizleri fırsata çevirmeye başlar… Hayatın onlara borçlu olduğunu düşünüyor... Ve bu borcun karşılığı iyi talihle ödenmezse, Eda söke söke tahsilatı yapmaya kararlı…

“Katledilen hayallerin gerçek hayat hikayeleri” başlığıyla paylaşılan posterde gazete kupürleri yer alıyor ve gerçek olayların manşetleri göze çarpıyor. Bu manşetlerde kadın cinayetleri vurgusu çoğunlukla yer alıyor ve dizinin temelinde bu olayların anlatılması bekleniyor. Dizinin diğer yapımlar gibi bir mini dizi formatında olması ve şimdilik tek sezon yayınlanması planlar arasında.

Antakya’dan, İstanbul’a uzanan bir var olma mücadelesinin ekrana geleceği Zalim İstanbul’da; üç çocuğu ile Antakya’da yaşayan Seher’in, lojistik sektörünün devleri arasında yer alan ve aynı zamanda memleketlileri olan Agah Karaçay ile yollarının kesişmesi herkesi yeni bir sınava sokacak.

Birbirlerinden tamamen zıt karakterlere, hayatlara sahip olan Aslı ve Burak sürpriz bir şekilde tanışırlar. Birbirlerini bir daha hiç görmeyeceklerini düşünürlerken, Aslı, Burak ve Volkan, Bodrum'da sonunu bilemedikleri bir oyunun içine düşerler. Tesadüfler zinciri onların peşini Bodrum'da da bırakmaz.

Defne, âşık olduğu adam tarafından doğmamış çocuğu ile birlikte terk edilmiştir. Oğlu Bora'ya babasının kendisini terk ettiğini söyleyemez ve ona babasının ağzından mektuplar yazar. Bu, onu bir süre oyalasa da, baba özlemi dayanılmaz hale geldiğinde Bora konuşmamaya başlar. Tekin, değerli antikalar, tablolar çalan bir sanat hırsızıdır. Hırsızlık yapmak için Defne'nin evine girdiğinde, Bora uyanır ve onu hiç görmediği babası sanar. Bora uzun bir süreden sonra ilk defa konuşmuştur. Defne tamamen çaresiz kalmıştır. Ya oğluna babasıyla ilgili tüm gerçekleri anlatacak ya da uzun süre sonra Bora'nın konuşmasını sağlayan hırsızın peşine düşerek onu baba diye eve getirecektir.

Mücadele içindeki bir annenin hayatı, vahim bir olayın ardından bir iş adamınınkiyle iç içe geçer ve ailelerini karmaşık bir zorluklar ve duygular ağında birbirine bağlar.

Efsane kadrosuyla herkesin beğenisini kazanan Güldür Güldür Show, aileden aşka, şöhretten teknolojiye, futboldan arkadaşlığa, birçok konuya kendisine özgü mizah anlayışı ile yeni bir yaklaşım getirmeye devam ediyor.

Varoşlardan çok zengin bir semte gelip, zengin bir ailenin yanında yaşamaya başlayan, fakir ama gururlu, gururlu olduğu kadar da zeki bir genç adam, semtin en güzel ve zengin kızı ile aşk yaşamaya başlar ve bu aşk herkesin hayatını değiştirir. The O.C.'nin yerli uyarlaması.

Ali Sunal, Alper Kul, Mine Tugay, İrem Sak, Okan Çabalar'ın rol aldığı "5'er Beşer", sıra dışı ve eğlenceli formatı ile tüm seyircileri ekran başına toplayacak. Derslerini daha ilgi çekici bir hale getirmek isteyen öğretim görevlisi Aziz Güngör Esen (Ali Sunal), ders konularını canlandırmalı anlatmaya karar verir. Ancak tiyatro kulübünün yeteneksiz, saf ve hırslı öğrencileri ile işler içinden çıkılmaz bir hale gelir. Hocasına hayran ve hayatının projesi olduğuna inanan İsmail (Alper Kul), asil ve profesyonel oyuncu Bengisu (Mine Tugay), mahalle kızı Sinem (İrem Sak) bitirim ve bıçkın Hakkı (Okan Çabalar) ile gittikçe artan kıskançlıklar, kavgalar, ders aralarında röportajlara yansımaya başlar.

Behzat Ç, 1985 yılında Polis Akademisi'nden mezun olmuş, cinayet bürosunda görev yapmakta olan bir polistir. Hizmet verdiği süre içerisinde almış olduğu cezalar nedeni ile hep başkomiser olarak kalmıştır. Behzat'ın eski eşi ile yaşadığı problemler kızına karşı ilgisiz kalmasına sebep olur. Bir süre sonra kızı Berna, intihar eder. Behzat, bu olaydan sonra yıkılır. Behzat Ç. ve ekibinde yer alan polisler Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet, sezon boyunca bir yandan Behzat'ın kızının ölümü ile ilgili olabilecek kişiler ile ilişki kurarken bir yandan da her bir bölümde yaşanan farklı cinayetlerin çözümü ile uğraşırlar.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Kapalıçarşı'nın büyülü atmosferi içinde, bir mucizenin peşindeki insanların hikayesini anlatır. Parasızlıkla boğuşan ve bu hayattan yırtmaya çalışan üç sıkı dost ve kasabalı bir genç kızın yolları Kapalıçarşı'da kesişir. Küçük bir kız çocuğunun incecik parmakları sayesinde mucize bir halı dokumaya girişirler. Dünyanın en ince halısı bittiğinde hayalleri gerçek olacaktır. Her biri kaderine karşı mücadele eden bu insanları kader bir araya getirmiştir. Fakat tam da asıl mucizenin bir araya gelmeleri olduğunu anladıkları anda hayat tokadını acı bir şekilde patlatır.

Karadere Mahallesi’nin serseriliği ile ün yapmış asi gençlerinden Umut, sebep olduğu bir olay sonrasında mahalleyi terk edip Tunceli’de öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Ta ki kardeşi Kaya’nın, bir sınıf arkadaşı tarafından okulda vurulduğunu öğrenene dek. Haberi alan Umut mahalleye geri döner. Aradan altı yıl geçmiş, mahallede çok şey değişiştir. Altı sene önce dostu olanlar artık düşmanıdır.

Eşiyle yedi yıl önce ayrılan Soner, bu süre boyunca deli dolu bir hayat yaşamış, çapkınlığın dibine vurmuştur. Bir gün eski eşi Sevil oğlu Efe ile birlikte Soner'in kapısına dayanır ve artık Efe'ye onun da bakması gerektiğini söyler. Hayatı bir anda allak bullak olan Soner'in bir çocuğa ayıracak vakti yoktur. Ama Efe sıradan bir çocuk değildir. Efe ve Soner zaman geçtikçe baba-oğul olmaya başlayacaklar mı? Yoksa aralarındaki uçurum daha da açılacak mı?

Gülbahar Isparta'nın köklü ailelerinden birinin himayelerine aldığı, büyütüp okuttukları bir genç kızdır. Eğitimini tamamlamak için bulunduğu İtalya'da iş gezisi için Venedik'e gelen Aslan ile tanışır. Gülbahar'ın restaurantta bir tatlı yüzünden çıkardığı kavga Aslan'ın dikkatini çeker. Tatlı bir sürprizle başlayan bu tanışıklık kısa sürede aşka dönüşür. Gülbahar'ın yıllardır gizlice onu seven en yakın arkadaşı Serdar, Aslan ile Gülbahar arasındaki aşkı farketmesiyle işlerin karışması bir olur. Serdar bir planla sevenleri ayırır. Ama Gülbahar ile Aslan'ın yollarının ülkeye döndüklerinde yine kesişeceğinden herkes habersizdir..
Görsel yokÜç farklı nesilden ve üç farklı karakterden evliliğe üç farklı bakış. Merkezde olan evliliğimizin ana kahramanı yani annesi Canan . "Biz birlikte bir takımız" diye düşünüyor. Bedia yani babannemiz "ben babanızın hayatının bir parçasıyım" diye düşünüyor. Genç kızımız yani yeni evlenecek Elvan ise "biz ikimiz de özgür birer bireyiz, evli olmamız birbirimizin hayatına karışma hakkını bize vermez" diye düşünüyor. Hep erkeğin arkasında duran ama evi, belki de aileyi yöneten babaannelerimiz, anneannelerimiz ve ne kadar terslenseler de onların gönlünü hoş tutmak için didinen dedelerimiz. Aslında örtülü bir iktidar eski kadınlarınki. Çoğu zaman sesleri yükselmez ama biliriz ki onlar ne söylüyorsa olur. Ve eşlerini mahcup etmemek onların en önemli hayat felsefesidir. Emin ile Bedia arasındaki ilişki de böyle bir ilişki. Merkezdeki ilişkimiz (Canan-Tarık) aslında çok mükemmel görünüyorlar uzaktan bakınca. Ama işler hiç de öyle değil.

Aliye, Edirne'de yaşayan evli ve iki çocuklu zengin bir ailenin gelinidir. Büyük bir evde kaynanası ve görümcesi ile birlikte yaşamaktadır. Evliliğinde aradığı mutluluğu bulamayan Aliye, kocası Sinan’ın genç bir kızla kendisini aldattığını tesadüf eseri öğrenir. İki çocuğunu da alarak evden ayrılan Aliye, İstanbul’da yaşayan, diş hekimliği yapan dayısı Feyyaz’ın yanına kaçmaya çalışır. Tren garında kendisini bulan Sinan’ın çocuklarından birisini almasına engel olamaz. İstanbul’da kendisine yeni bir hayat arayışına giren Aliye, aynı zamanda Sinan’ın aldığı diğer çocuğunu kurtarma telaşındadır.

Kadir ve Gülbeyaz’ın zorlu aşklarının anlatıldığı Gülbeyaz dizisi, dram, romantik ve komedi dallarında yayınlanmış bir Türk dizisidir. Yıllar önce aralarındaki aşk ilişkisi olan Demir Dede ile Ana daha sonra birbirlerine düşman olmuşlardır. Amasra’da yaşayan bu aileler arasında her zaman bir çekişme vardır. Her yıl yapılan yöresel yarışmalarda birbirlerine türlü tuzaklar hazırlarlar.